İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

4 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı
Chloë Stevens Sevigny (18 Kasım 1974 doğumlu) Amerikalı sinema oyuncusu, moda tasarımcısı ve eski modeldir. Sevigny, 1990'ların ortalarında, hem modelleme hem de New York'un moda sahnesinde dikkatini çeken New York'un yeni "it kızı" olarak etiketleyen New York'un Sassy dergisindeki çalışmasıyla geniş moda kariyeriyle tanındı. Sevigny, ilk filmini tartışmalı Larry Clark filmi Kids'te (1995) başrol oynayarak yaptı ve bu performansıyla Independent Spirit Ödülü'ne aday gösterildi. On yıl boyunca genel olarak iyi karşılanan bağımsız ve genellikle avangard filmlerdeki uzun roller dizisi, Sevigny'nin bağımsız film kraliçesi olarak ününü sağladı. Sevigny, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Akademi Ödülü ve Altın Küre adaylığı aldığı Boys Don't Cry'daki ilk ana rolüyle ciddi eleştirel ve ticari tanınırlık kazanması ancak 1999'a kadar sürdü. Sevigny, American Psycho (2000), Party Monster (2003), The Brown Bunny (2003) ve Dogville (2003) gibi çoğunlukla bağımsız sanat evi filmlerinde oyunculuk yapmaya devam etti. Sevigny, 2006'da HBO televizyon dizisi Big Love'da başrol oynadı ve 2010'da En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Altın Küre kazandı. Ayrıca Sevigny'nin iki Off-Broadway tiyatro kredisi var ve birkaç müzik videosunda rol aldı. Ayrıca, en son Manhattan'ın Açılış Töreni butiği ile birlikte birkaç gardırop koleksiyonu tasarladı.

Nadia, sürekli ölmekte ve 36. doğum günü partisini tekrar yaşamaktadır. Gerçeküstü bir zaman döngüsünde sıkışıp kalmıştır ve fâni olduğu gerçeğiyle yüzleşmelidir.

Kariyerlerinin başlarında başlayan , "Whatever Happened to Baby Jane?" filminin setinde doruk noktasına ulaşan ve adeta bir Oscar kan davasına dönüşen Bette Davis ile Joan Crawford arasındaki efsanevi rekabete dayanır.

The story of Bill Henrickson and his life in suburban Salt Lake City, balancing the needs of his three wives -- Barb, Nicki and Margene-- their seven kids, three new houses and the opening of his newest hardware store. When disturbing news arrives about Bill's father, he is forced to reconnect with his polygamist parents who live on a fundamentalist compound in rural Utah.

Vizyoner yönetmen Luca Guadagnino'nun imzasını taşıyan bu sürükleyici psikolojik dramada, bir üniversite profesörü (Julia Roberts), parlak bir öğrencinin (Ayo Edebiri) meslektaşlarından birine (Andrew Garfield) yönelttiği suçlamanın, geçmişinde sakladığı karanlık bir sırrı açığa çıkarma tehlikesi yaratmasıyla kişisel ve mesleki bir krizin eşiğine gelir. Nora Garrett tarafından kaleme alındı.

Maren Yearly, saygı duyulacak biri olmak isteyen genç bir kadındır. Ancak utanç verici ihtiyaçları onu dibe sürükler. Çocukluğundan itibaren büyük bir probleme sahip olan Maren, ne zaman biri onu çok umursasa, onları yemekten kendini alıkoyamaz. Onun hayatı, annesinin kendisini terk etmesinden sonra hiç tanımadığı babasını aramaya karar vermesiyle bambaşka bir hal alır. Erkek arkadaşıyla çıktığı bu yolculukta Maren sadece babasını değil, kendisini de arar.

Sakin bir kasaba günün birinde gizemli bir olayla karşı karşıya kalır. Mezarların açılması, anlamsız cinayetlerin arka arkaya gelmesi ile birlikte sonunda bunun bir zombi salgını olduğu ortaya çıkar. Kasabanın yerel polisleri, kasaba halkını korumak için göreve girişirlerken kasabanın kimi sakinleri de hayatları için mücadele etmeye başlayacaktır. Yolu kasabadan geçmekte olan yolcuların da kasabada mahsur kalması ile birlikte zombi akınına karşı hayatta kalanların mücadelesi başlamış olur.

30'ların Amerika'sında Rock dağlarında bir kasabadayız. Peşindeki gangsterlerden kaçan güzeller güzeli Grace, bir kasabaya sığınmak zorunda kalır. Kadına acıyan kasaba halkı, başlangıçta iyi niyetlerle kadına sahip çıkar ve arasına alır. Fakat kadının konumunun kendileri açısından da bir tehlike arz etmesiyle aralarındaki ilişki farklı boyutlar kazanmaya başlayacaktır. Grace, kasabalının öteki yüzünü görmeye başlar ve çaresiz bir şekilde kendini kurban olarak bulur.

Patrick Bateman, aileden zengin bir adamdır. Gençliği ve yakışıklı olması, kendisine hem işinde hem de sosyal hayatında avantajlar sağlamaktadır. Oldukça sıradan bir hayata kapılıp gidiyormuş gibi görünen Bateman'ın hayatının karanlık tarafın ise oldukça derinliklidir. Bateman, insanları sebepsiz yere öldürmekten hoşlanan ve öldürdüğü insanların vücutlarından hatıra olarak aldığı parçaları evinde saklayan bir akıl hastasıdır. Bunu kendisi dışında kimse bilmemektedir.

Nebraska’nın Falls şehri, Brandon Teena (Hilary Swank) adındaki delikanlıyla ilgili dedikodularla çalkalanıyordu, tüm kadınların olduğu gibi tüm kasabalının da dikkatini ve ilgisini çekmişti. Karizmatik kişiliği ve masum yüzünün arkasında kocaman bir sır gizliyordu. O herkesin olduğunu zannettiği kişi değildi. Her genç insan gibi hatalar yapıyordu ve bu hatalarını da çok pahalıya ödemek zorundaydı. Yeni sevgilisi Lana ve gözü pek arkadaşı John arasındaki sınırları yanlışlıkla aşınca sır, bir vahşetle ortaya çıktı. Brandon Teena; hararetli bir aşık, toplumdan dışlanmış kimsesiz bir hayalperest, cesur bir hırsız ve haksızlığa uğramış trajik bir suçluydu. Bu filmdeki rolü Hilary Swank’a bir Oscar ödülü kazandırdı, ancak Chloe Sevigny aday olduğu 'En İyi Yardımcı Aktrist' dalında ödül alamadı.