İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

20 filminden 6'sı İzlenir çıktı
Christian Charles Philip Bale, 30 Ocak 1974 tarihinde Haverfordwest, Galler'de dünyaya gelmiştir. İngiliz bir ailenin çocuğu olan Bale, çocukluk yıllarını İngiltere, Portekiz ve Amerika Birleşik Devletleri gibi farklı ülkelerde geçirmiştir. Annesinin sirk performansçısı olması, onun sanat dünyasına erken yaşta ilgi duymasını sağladı. İlk oyunculuk deneyimini reklam filmlerinde ve Londra'daki tiyatro sahnelerinde, Rowan Atkinson ile birlikte "The Nerd" oyununda rol alarak edindi. Bale'in sinema dünyasındaki ilk büyük çıkışı ve onu uluslararası alanda tanıtan yapım, henüz 13 yaşındayken Steven Spielberg'in yönettiği II. Dünya Savaşı draması "Güneş İmparatorluğu" (Empire of the Sun) (1987) oldu. Bu filmde canlandırdığı Jim Graham karakteriyle eleştirmenlerden büyük övgü topladı. 1990'larda "Newsies" (1992), "Swing Kids" (1993) ve "Küçük Kadınlar" (Little Women) (1994) gibi yapımlarda yer alarak gençlik rollerinden yetişkin rollerine başarılı bir geçiş yaptı. "Velvet Goldmine" (1998) gibi bağımsız filmlerdeki cüretkar rolleriyle dikkat çekti. Kariyerindeki en belirgin dönüm noktalarından ve kültleşen performanslarından biri, Bret Easton Ellis'in romanından uyarlanan "Amerikan Sapığı" (American Psycho) (2000) filmindeki Patrick Bateman rolü oldu. Bu performansıyla hem karanlık mizahı hem de fiziksel disiplini başarıyla harmanlayarak yeteneğini kanıtladı. Metot oyunculuğuna olan aşırı bağlılığı ve rolleri için geçirdiği radikal fiziksel değişimlerle tanınan Bale, özellikle Trevor Reznik karakteri için hayati tehlike oluşturacak kadar kilo verdiği "Makinist" (The Machinist) (2004) filmi ile hafızalara kazındı. Hemen ardından Christopher Nolan'ın "Batman Başlıyor" (Batman Begins) (2005) filmi için kısa sürede kas kütlesini artırarak Bruce Wayne/Batman karakterine hayat verdi. Nolan'ın yönettiği "Kara Şövalye" (The Dark Knight) (2008) ve "Kara Şövalye Yükseliyor" (The Dark Knight Rises) (2012) filmleriyle devam eden bu üçleme, hem eleştirel hem de ticari açıdan büyük başarı elde etti ve Bale'i küresel bir süperstar haline getirdi. Bu süreçte Hugh Jackman ile başrolü paylaştığı "Prestij" (The Prestige) (2006) ve western türündeki "3:10 Yuma Treni" (3:10 to Yuma) (2007) gibi önemli yapımlarda da yer aldı. Dicky Eklund'u canlandırdığı biyografik drama "Dövüşçü" (The Fighter) (2010) filmindeki performansıyla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü (Oscar) ve Altın Küre kazandı. David O. Russell ile işbirliğini sürdürerek "Düzenbaz" (American Hustle) (2013) filminde rol aldı ve bu rol için yine büyük bir fiziksel değişim geçirdi. Finansal krizi konu alan "Büyük Açık" (The Big Short) (2015) ve Dick Cheney'yi canlandırdığı "Vice" (2018) filmleriyle de Oscar adaylıkları elde etti. Ayrıca "Asfaltın Kralları" (Ford v Ferrari) (2019) filmindeki Ken Miles performansı ile büyük beğeni topladı. Son dönemde Marvel Sinematik Evreni'ne katılarak "Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü" (Thor: Love and Thunder) (2022) filminde Gorr karakterini canlandıran Christian Bale, jenerasyonunun en yetenekli ve bukalemun gibi şekil değiştirebilen oyuncularından biri olarak kabul edilmektedir.

Ford v. Ferrari, 1966 yılında düzenlenen Le Mans 24 Saat Yarışı’nın gerçek hikayesini konu alıyor. Henry Ford II ve Lee Iacocca ikilisi, tuhaf ancak kararlı bir grup Amerikalı mühendis ve tasarımcıdan sıfırdan bir otomobil yapmalarını ister. Otomotiv vizyoneri Carroll Shelby (Matt Damon) ve İngiliz şoförü Ken Miles’ın (Christian Bale) başını çektiği ekip, uzun yıllardır pistlere egemen olan Ferrari’yi Fransa’da düzenlenen 1966 Le Mans Dünya Şampiyonası’nda alt etmek için işe koyulur.

Bölge Başsavcısı Harvey Dent'in ölümünün ardından Batman, savcının itibarının zedelenmemesi için Dent'in işlediği suçlardaki sorumluluğunu üstlenmiştir ve bundan dolayı Gotham Polis Teşkilatı tarafından aranmaktadır. 8 yıl sonra Batman, gizemli kadın Selina Kyle ve Gotham polislerini köşeye sıkıştıran yeni suç örgütü lideri acımasız Bane ile karşılaşmıştır. Kara Şövalye, kendisini düşman olarak gören şehrini korumak için bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Batman efsanesinin devamı olan Batman Başlıyor'da Kara Şövalye Gotham şehrinin iyiliği için her şeyi göze alıyor. Anne ile babasının ölümünün ardından hayal kırıklığına uğrayan miras zengini Bruce Wayne (Christian Bale) adaletsizliğe karşı savaşmak ve korkanlardan beslenenleri korkutmak için dünyayı gezer. Gotham'a geri dönen Wayne, şehri tehdit eden kötü güçlerle gücü, zekası ve bir dizi ileri teknoloji cihazı kullanan maskeli kahraman Batman olarak ortaya çıkar.

Sektör dışından dört kişi, büyük bankaların, medyanın ve devletin görmezden geldiği küresel ekonomik çöküşün yaklaştığını fark edince akıllarına bir fikir gelir: Büyük Açık. İddialı yatırımları sayesinde modern bankacılığın karanlık yüzüyle tanışırlar. Artık herkesi ve her şeyi sorgulamak zorundadırlar.

Yalnız olan Frankenstein, kendisine bir eş yaratması için çığır açan bilim insanı Dr. Euphronious'u bulmak üzere 1930'ların Chicago'suna gider. İkili, öldürülmüş genç bir kadını hayata döndürür ve "Gelin" doğar. Sonrasında gelişen olaylar ise ikisinin de hayal edebileceğinin ötesindedir: Cinayet! Ele Geçirilme! Vahşi ve radikal bir kültürel hareket! Tehlikeli ve alevli bir aşka tutulan kanun kaçağı âşıklar!

1930'larda geçen Amsterdam, tanık oldukları cinayetin zanlısı haline gelen ve Amerikan tarihindeki en çirkin entrikalardan birini ortaya çıkaran üç arkadaşı takip ediyor.

Genç bir öğrencinin yardımıyla Batı Cephesi’t-ndeki ABD Askeri Akademisi’nde meydana gelen gizemli cinayetleri çözmeye çalışan kıdemli bir dedektifin hikâyesini konu ediyor. Dedektif Augustus Landor (Christian Bale), daha sonra dünyaca ünlü bir yazar olacak olan detay odaklı öğrenci Edgar Allan Poe’dan (Harry Melling) yardım alarak bu cinayetleri araştırır.

Marvel Studios'un "Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü" filminde Gök Gürültüsü Tanrısı, kendini bulacağı benzersiz bir yolculuğa çıkıyor. Ne var ki çabaları, Tanrı Kasabi Gorr olarak bilinen ve tüm tanrıları yok etmeyi amaçlayan bir katil tarafından sekteye uğratılıyor. Thor da onunla şavaşmak için Kral Valkyrie'nin, Korg'un ve Yüce Thor olarak büyülü çekiç Mjolnir'i açıklanamayan bir biçimde kullanmayı başaran eski kız arkadaşı Jane Foster'in yardımına başvurur. Hep birlikte, Tanrı Kasabı'nın kininin ardında yatan gizemi açığa çıkarmak ve iş işten geçmeden önce onu durdurmak üzere kozmik bir maceraya atılırlar.

Ford v. Ferrari, 1966 yılında düzenlenen Le Mans 24 Saat Yarışı’nın gerçek hikayesini konu alıyor. Henry Ford II ve Lee Iacocca ikilisi, tuhaf ancak kararlı bir grup Amerikalı mühendis ve tasarımcıdan sıfırdan bir otomobil yapmalarını ister. Otomotiv vizyoneri Carroll Shelby (Matt Damon) ve İngiliz şoförü Ken Miles’ın (Christian Bale) başını çektiği ekip, uzun yıllardır pistlere egemen olan Ferrari’yi Fransa’da düzenlenen 1966 Le Mans Dünya Şampiyonası’nda alt etmek için işe koyulur.

Filmde, iki dünya arasında kalmasına rağmen kaderini kabul ederek bir efsaneye dönüşen Mogli'nin öyküsü anlatılıyor. Mogli kendini ne ormandaki vahşi hayata ne de insanların medeni dünyasına ait hissetmektedir. Gerçekten nereye ait olduğunu bulmak için çıktığı yolculukta, bu iki farklı dünyanın kendine has tehlikeleriyle yüzleşmek zorundadır.

Film, 2001-2009 yılları arasında George W. Bush'un başkan yardımcılığını yapan, 11 Eylül sonrası Afganistan ile Irak işgallerindeki sorumlulukları başta olmak üzere ABD siyasi tarihinin en büyük yetkilerine sahip başkan yardımcısı olarak anılan Dick Cheney'nin güce erişim sürecini ve bu gücü nasıl kullandığını anlatıyor.

Savaş ve şiddetin etkisiyle karakteri sertleşmiş olan yüzbaşı Joseph J. Blocker'a (Christian Bale), bir Cheyenne savaş şefi ve ailesinin Montana'daki kabile topraklarına geri dönüş yolculuğunda eşlik etme görevi verilir. Blocker hayatı boyunca içinde yaşadığı şiddet dolu hayattan yorgun düşmüş olsa da bu görev onun için oldukça zor olacaktır; zira eşlik ettiği şef yıllar boyunca en büyük düşmanlarından biri olmuş ve birçok arkadaşının hayatını ellerinden almıştır. Ancak kayıplar konusunda şef de en az Blocker kadar payına düşeni almıştır. Tehlikeli topraklardan yola çıkarak, vahşi ancak etkileyici batıya doğru ilerleyen kafile bu yolda birçok zorlukla karşılaşacaktır. Zorluklar arttıkça, Blocker emirleri yerine getirirken kendi bağnazlığıyla yüzleşmeye mecbur kalacak, bir yandan da bu yolculuğa ailesinin bir baskında katledildiğine tanıklık eden intihara meyilli bir dul kadın da (Rosamund Pike) dahil olacaktır.

Sektör dışından dört kişi, büyük bankaların, medyanın ve devletin görmezden geldiği küresel ekonomik çöküşün yaklaştığını fark edince akıllarına bir fikir gelir: Büyük Açık. İddialı yatırımları sayesinde modern bankacılığın karanlık yüzüyle tanışırlar. Artık herkesi ve her şeyi sorgulamak zorundadırlar.

Firavun Ramses'in şiddetinden kaçmak için, Hz. Musa'ya güvenen 600 bin kişiyle birlikte bin bir türlü engeli aşma çabalarını anlatan film, Musa'nın doğumu ve Mısır kraliyet ailesi tarafından evlat edilişiyle başlıyor. Sonrasında ise firavuna baş kaldırıp Mısır'da köle olarak çalıştırılan İbraniler'i serbest bırakılmasını sağlamasıyla başlayan ve ölümüne kadar geçen sürece odaklanıyor.

Bölge Başsavcısı Harvey Dent'in ölümünün ardından Batman, savcının itibarının zedelenmemesi için Dent'in işlediği suçlardaki sorumluluğunu üstlenmiştir ve bundan dolayı Gotham Polis Teşkilatı tarafından aranmaktadır. 8 yıl sonra Batman, gizemli kadın Selina Kyle ve Gotham polislerini köşeye sıkıştıran yeni suç örgütü lideri acımasız Bane ile karşılaşmıştır. Kara Şövalye, kendisini düşman olarak gören şehrini korumak için bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Amerika’nın Büyük Bunalım yıllarında geçen filmde, FBI ajanı Melvin Purvis’in o dönemin en ünlü suçluları John Dillinger, Baby Face Nelson ve Pretty Boy Floyd’u cezaevine tıkma çabası anlatılıyor.

Yıl 2018. Geçte olsa Mahşer Günü gelip, modern uygarlığı yıkarak geçmiştir. Beklenildiği gibi makineler kontrolü ele geçirmiştir. Hayatı boyunca uyarıldığı geleceği durdurmak için elinden geleni yapan ama başarısız olan John Connor geriye kalan bir grup insanı Skynet'e ve ordularına karşı direnmek için örgütlemiştir. Ancak John Connor'ın bu savaşı kazanabileceğine olan inancı Marcus Wright isminde bir yabancının ortaya çıkmasıyla sarsılır. Bu garip, yeni dünyada uyanan Marcus en son bir hapishane hücresinde olduğunu hatırlamaktadır. Connor, Marcus'un gelecekten mi yoksa geçmişten mi geldiğini anlamaya çalışırken Marcus’un güvenilir biri olup olmadığına karar vermek zorundadır. Bu sorulara cevap bulmak için yeterli zamanı olmayan Conor, Marcus’u da yanlarına alarak, küçük bir saldırı timi ile birlikte Skynet'in insanoğlunu tamamen ortadan kaldırabilecek son saldırısını engellemek için Skynet'in ana üssüne doğru yola çıkar.

Batman, Teğmen Jim Gordon ve Bölge Savcısı Harvey Dent’in yardımlarıyla, şehir sokaklarını sarmış olan suç örgütlerinden geriye kalanları temizlemeye girişir. Bu ortaklığın etkili olduğu açıktır, ama ekip kısa süre sonra kendilerini, Joker olarak bilinen ve Gotham şehri sakinlerini daha önce de dehşete boğmuş olan suç dehasının yarattığı karmaşanın ortasında bulurlar.

19. yy sonlarında Londra’da Robert Angier, sevgili eşi Julia McCullough ve Alfred Borden hem arkadaştırlar hem de bir sihirbazın asistanlarıdırlar. Bir gösteri esnasında Julia ölünce Robert, onun ölümünden Alfred’i suçlar ve birbirlerine düşman olurlar. Zaman içinde ikisi de hem ünlü olurlar hem de rakip sihirbazlara dönüşerek birbirlerinin sahne üstünde performansını sabote etmeye kalkışırlar. Alfred başarılı bir hile yapınca Robert, rakibinin sırrını çözmek konusunu takıntı halinde getirir ve trajik olaylar birbirini kovalar.

Batman efsanesinin devamı olan Batman Başlıyor'da Kara Şövalye Gotham şehrinin iyiliği için her şeyi göze alıyor. Anne ile babasının ölümünün ardından hayal kırıklığına uğrayan miras zengini Bruce Wayne (Christian Bale) adaletsizliğe karşı savaşmak ve korkanlardan beslenenleri korkutmak için dünyayı gezer. Gotham'a geri dönen Wayne, şehri tehdit eden kötü güçlerle gücü, zekası ve bir dizi ileri teknoloji cihazı kullanan maskeli kahraman Batman olarak ortaya çıkar.

Patrick Bateman, aileden zengin bir adamdır. Gençliği ve yakışıklı olması, kendisine hem işinde hem de sosyal hayatında avantajlar sağlamaktadır. Oldukça sıradan bir hayata kapılıp gidiyormuş gibi görünen Bateman'ın hayatının karanlık tarafın ise oldukça derinliklidir. Bateman, insanları sebepsiz yere öldürmekten hoşlanan ve öldürdüğü insanların vücutlarından hatıra olarak aldığı parçaları evinde saklayan bir akıl hastasıdır. Bunu kendisi dışında kimse bilmemektedir.

Efsane siyahi dedektifin maceralarını konu alan filmde Samuel L. Jackson başrolde. Bir dönemin umut veren yönetmenlerinden John Singleton, Shaft’ın devam filmiyle karşımızda. Kahramanımız ise 1971 yapımı aynı adlı filmin dedektifinin adaşı ve yeğeni John Shaft (Samuel L. Jackson). New York şehri dedektifi John Shaft’a, Trey Howard’ın (Mekhi Phifer), zengin bir emlakçının oğlu olan Walter Wade, Jr. (Christian Bale) tarafından ırkçı nedenlerle öldürülmesi olayını soruşturma görevi verilir. Shaft, cinayetin görgü tanığı Diane Palmieri’yi (Toni Collette) bulur ama kadın çabucak ortadan kaybolur ve mahkemeye çıkmaz. Wade Jr. kefaletle serbest bırakılır, İsviçre’ye kaçar. İki yıl sonra geri döndüğünde Shaft onu ülkeden ayrıldığı için yeniden tutuklar. Pasaportu elinden alınan Wade Jr., emniyet amirliğinde Dominikli uyuşturucu kaçakçısı Peoples Hernandez’e (Jeffrey Wright) rastlar. Katil zanlısı yeniden kefaletle serbest bırakılınca, Shaft görevinden istifa eder.

William Shakespeare'in ölümsüz eseri, 400 yıllık bir aşk komedisi olan Bir Yaz Gecesi Rüyası bu kez İtalya'da ve 19. Yüzyıl sonlarında Tuscany'de geçmektedir. Her şey Hermia ve Lysander'ın ormanın derinliklerine kaçması ile başlar. Babası Hermia'nın Demetrius'la evlenmesini istemektedir. Kaçmalarının asıl sebebi de budur. Oysa ki Demetrius'a ümitsizce aşık olan Helena onun için yerlerde sürünmektedir. Peri Puck ise elindeki iksiri farklı çiftleri eşleştirmek için kullanır. Edepsizce ve hiç beklenmedik bir şekilde eşleştirdiği çiftlerin hayatını da allak bullak edecek, işleri iyice karıştıracaktır.

Muhteşem Disney Klasikleri'nin gerçek ruhu, müzik, eğlence, macera ve güzel mi güzel animasyonla dolup taşan bu olağanüstü filmde kendini gösteriyor. Cesaret ve arkadaşlığın bu efsanevi hikayesi, Pocahontas'ın, yani özgür ruhlu prensesin, bir gemi dolusu gizemli İngiliz göçmeni izlemesiyle başlar. Rakun Meeko ve Sinekkuşu Flit ile birlikte Pocahontas ve Kaptan Smith arasında çok güçlü bir arkadaşlık başlar. Ancak birbirinden çok farklı iki kültür arasındaki gerilim tırmanya başladığında Pocahontas, herkesin barış içinde yaşaması için bir yol bulmak zorundadır. Tek çözüm Söğüt Nine'ye gidip, akıl danışmaktır.