İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Biri gelinlik provasından, biri nikah masasından, biri düğün salonundan kaçan üç kadın; Almilla, Şebnem ve Kainat’ın hayatlarının aşkına yetişmek için gittikleri İzmir Adnan Menderes Havaalanı’nda yolları kesişir. Hayatı bir anda kesişecek ve kader ortaklıkları İstanbul’da da devam edecek, aşkı kovalayan üç kadının iç içe geçen hikayeleri, onları birbirine sımsıkı bağlayacaktır. İstanbul’a adım atar atmaz, hem de hiç farkında olmadan şöhret rüzgarına tutulan kızlarımız için hayli ışıltılı başlayan İstanbul macerası, giderek kabusa dönüşecek ve "kaçak gelinler"imiz, İstanbul duvarına toslayacaktır. Üstelik bu İstanbul serüveninde, hayallerindeki "beyaz atlı prens"ler de onları hep hayal kırıklığına uğratır ve olaylar iyice içinden çıkılmaz bir hal alacaktır.

Ayşe spent years in prison, accused of murdering her husband. Upon her release, her sole purpose is to reunite with her daughter, Zeynep, who was taken from her years ago. However, her daughter has now been adopted by another man, and she doesn't know who Ayşe is. For Ayşe, the only way to achieve this reunion is to win the trust, and even the heart, of Kemal, the man who adopted her daughter. Her biggest obstacle in this process is her former mother-in-law, İlter, who blames Ayşe for her son's death and seeks revenge.

İlişkileri lisede yapılan acımasız bir "şakaya" dayanan ve 20 yıl sonra hayatın yollarını yeniden kesiştirdiği dört kadının güç mücadelesinde eski kinler ve hırslar ortaya çıktıkça aralarında cinayete kadar varan korkunç bir hesaplaşma başlar. Merve Aksak (Aslıhan Gürbüz), Oya Toksöz (Gökçe Bahadır), Arzu Kaymaz (Tülin Özen) ve Pelin Kaner'in (Bade İşcil) karıştığı bu vakâyı (ya da vakâları), Cinayet Büro Başkomiseri Kemal (Tansu Biçer) ve yardımcısı Derya (Hayal Köseoğlu) çözmeye uğraşırlar ancak bu dört kadının çetrefilli dünyasını aydınlatmak düşündüklerinden daha zor olacaktır.

Ayşe spent years in prison, accused of murdering her husband. Upon her release, her sole purpose is to reunite with her daughter, Zeynep, who was taken from her years ago. However, her daughter has now been adopted by another man, and she doesn't know who Ayşe is. For Ayşe, the only way to achieve this reunion is to win the trust, and even the heart, of Kemal, the man who adopted her daughter. Her biggest obstacle in this process is her former mother-in-law, İlter, who blames Ayşe for her son's death and seeks revenge.

İlişkileri lisede yapılan acımasız bir "şakaya" dayanan ve 20 yıl sonra hayatın yollarını yeniden kesiştirdiği dört kadının güç mücadelesinde eski kinler ve hırslar ortaya çıktıkça aralarında cinayete kadar varan korkunç bir hesaplaşma başlar. Merve Aksak (Aslıhan Gürbüz), Oya Toksöz (Gökçe Bahadır), Arzu Kaymaz (Tülin Özen) ve Pelin Kaner'in (Bade İşcil) karıştığı bu vakâyı (ya da vakâları), Cinayet Büro Başkomiseri Kemal (Tansu Biçer) ve yardımcısı Derya (Hayal Köseoğlu) çözmeye uğraşırlar ancak bu dört kadının çetrefilli dünyasını aydınlatmak düşündüklerinden daha zor olacaktır.

Biri gelinlik provasından, biri nikah masasından, biri düğün salonundan kaçan üç kadın; Almilla, Şebnem ve Kainat’ın hayatlarının aşkına yetişmek için gittikleri İzmir Adnan Menderes Havaalanı’nda yolları kesişir. Hayatı bir anda kesişecek ve kader ortaklıkları İstanbul’da da devam edecek, aşkı kovalayan üç kadının iç içe geçen hikayeleri, onları birbirine sımsıkı bağlayacaktır. İstanbul’a adım atar atmaz, hem de hiç farkında olmadan şöhret rüzgarına tutulan kızlarımız için hayli ışıltılı başlayan İstanbul macerası, giderek kabusa dönüşecek ve "kaçak gelinler"imiz, İstanbul duvarına toslayacaktır. Üstelik bu İstanbul serüveninde, hayallerindeki "beyaz atlı prens"ler de onları hep hayal kırıklığına uğratır ve olaylar iyice içinden çıkılmaz bir hal alacaktır.

Ayten eşini kaybettikten sonra maddi sıkıntı çeken, iki çocuk sahibi bir annedir. Çocuklarının hem koruyucusu ve kollayıcısı, hem de artık onuruyla geçindiren kişidir. Kızı Laçin ise ailesinin yaşadıklarından sonra gücün maddiyattan geçtiğine inanmaya başlar. Laçin için yeterince para kazandıktan sonra etik değerler önemini kaybeder. Ayten, kızı Laçin'e bir noktadan sonra söz geçiremeyecektir.

‘Kavak Yelleri’ başında kavak yelleri esen, içinde kasırgalar oluşan, kanında tatlı zehir dolaşan, büyümek için sabırsızlanan dört gencin hikayesini anlatıyor. Yazları cıvıl cıvıl, kışları ise ıssız bir Ege kasabasında yaşayan Deniz (İbrahim Kendirci), Aslı (Pelin Karahan), Efe (Dağhan Külegeç) ve Mine (Aslı Enver) herkese kendi hikayesinden bir şeyleri hatırlatacak. Mutlu ve güvenli ailesinden kopup kendi yolunu bulmaya, büyümeye çalışan Deniz; idealist, güçlü, maddi zorluklara rağmen okuyan, hayata karşı sert görünmeye çalışan hassas Aslı; rahat ve esprili tavırlarıyla içindeki acıyı saklamaya çalışan Efe. Ve ayrık otu, isyankar Mine. Sıkı dostluklar, ilk aşklar, ÖSS baskısı, okul, aşılmaya çalışılan aile sorunları herkese tanıdık gelecek. Büyümenin zorlukları yetmezmiş gibi, kahramanlarımız bir de ÖSS’yle savaş vermekte ve artık büyük gün de yaklaşmaktadır. Akıllarının başlarında olmadığı bir dönemde hayatlarının en önemli sınavına girip, en önemli kararını vermeleri gerekmektedir.