İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

14 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Cihat Tamer, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi’nden mezun olduktan sonra, 1959’da Bakırköy Halkevi’nde amatör olarak tiyatroya başladı. 1961’den itibaren sırasıyla Münir Özkul Tiyatrosu, Bulvar Tiyatrosu, Üç Maymun Kabare Tiyatrosu, Devekuşu Kabare, Üsküdar Oyuncuları, Dostlar Tiyatrosu ve Cihat Tamer-Ercan Yazgan Tiyatrosu’nda çeşitli oyunlarda görev aldı. Sinema filmleri ve tv dizilerinde oynadı. Sanatçı Çasod üyesidir.

Bizimkiler, 1989-2002 yılları arasında 13 yıl kesintisiz olarak yayınlanmış, Türk televizyonculuk tarihinin en uzun süren dizisidir. Dizi, bir apartmanda oturan, yöneticisinden kapıcısına kadar 7 farklı ailenin gündelik yaşamını, birbirleriyle ilişkilerini ve eksen ailenin, iş ve akrabalık ilişkilerini konu etmektedir. Gündelik yaşam içindeki sıcak, gerilimli, tartışmalı olayları “durum komiği” içinde aktarmaktadır. Apartmanın beceriksiz ama titiz, herkesi ve her şeyi denetim altında tutmaya çalışan yöneticisi Sabri bey; kapıcılığı küçük avantalarla besleyerek kazanç kapısı haline getirmiş, bunun yanında dışarıda çevirdiği işlerle de köşe dönmeye çalışan, dalavereci kapıcı Cafer’le her gün sürtüşmektedir. Bütün dizi boyunca süren bu çekişmenin yanında ailelerin kendi içlerindeki ve aralarındaki ilişkiler de bütün bölümlerde ayrı ayrı sergilenmektedir. Yönetici Sabri, karısı Ayla’nın hırçınlıklarıyla uğraşmaktadır.

Kocabaş'ların otoriter reisi Şehmuz, evin titiz ve klorak bağımlısı kadını Servet, aynı evde damatları iç güveysi Selahattin, kızları Gülistan, torunları Orçun, Orçun'un sevgilisi Eylem ve bekar oğulları Rıza ile birlikte oturmaktadırlar. Antakya’dan İstanbul-Cihangir’e taşınan Kocabaşlar geleneklerine bağlı olan babaları Şehmuz Bey’in hakimiyeti altındadır. Damatları Selahattin, eşi Gülistan’a hiç bağlı değildir; üstelik onu pavyonda tanıştığı Tülay ile aldatmaktadır. Evin tek oğlu olan Rıza, hiç sevmediği Nurhayat ile ailesinin baskısıyla nişanlanmıştır. Ancak bu duruma daha fazla katlanamaz ve Nurhayat’tan ayrılma kararı alır. Bu karar Kocabaşlar için yıkım olur. Aile, Rıza ve Nurhayat’ın arasını düzeltmek için seferber olur. İki defa tertiplenen düğünde önce Rıza, sonra Nurhayat kaçar ve böylece ilişkileri sona erer. Bu olaylar yaşanırken tüm ailenin hayatını değiştirecek bambaşka bir gelişme yaşanır. Deniz, yanında kardeşi Bora ile birlikte, bir dizide bir bölüm konuk oyunculuk yapmak için İzmir’den İstanbul’a gelir. Yıllardır aradığı fırsatı bulamayan Deniz’in hiç beklemediği bir anda şansı döner. Dizinin başrol oyuncusu sette olay çıkartıp işi bırakır. Bir anda bölüm oyunculuğundan başrole terfi eden Deniz, İstanbul’da ev arayışına girer. Setteki diğer bir oyuncu Açılay da ev aramaktadır ve Deniz’e ev arkadaşı olmayı teklif eder. Şehmuz Bey de Rıza’ya kızar ve Nurhayat ile evlendirdikten sonra oturmalarını planladıkları yan daireyi kiraya vermeye karar verir. Herkes bu daireyi tutmak üzere harekete geçer. Damat Selahattin o dairede metresi Tülay’ı oturtmayı planlarken, büyük bir tesadüf sonucu Deniz ve Açılay da aynı eve talip olur. Ancak Şehmuz evi sadece ailelere kiralamaktadır. Daireyi çok isteyen Deniz, Açılay ve Bora’nın aklına bir plan gelir. Plan işe yarar; Şehmuz Bey’i ikna edip evi tutarlar. Ancak ilk başta yolunda giden işler kısa bir süre sonra kontrolden çıkar. Bütün bunların üzerine Deniz'in annesi ve babasının İzmir'den İstanbul'a taşınması ile işler iyice çığırından çıkar.

Mümtaz’ın hayatında hiçbir şey yolunda gitmemektedir. Yine böyle bir günde onun yolu Derya ile kesişir. Dahil oldukları büyük bir kaza, Derya ile Mümtaz’ın hayatını geri dönüşü olmayacak bir şekilde değiştirir. Mümtaz ile Derya aile olabilmenin zorlukları ve sonsuz aşkın sınırlarıyla mücadele etmek zorunda kalır

Efe (8), ailesiyle birlikte dedesi Hakkı’yı (70) ziyaret etmek için İzmir’e gider. Tatil, ablası Hira (15) için heyecan doluyken, Efe için oldukça sıkıcı görünmektedir. Ancak, markette tanıştığı satranç takımı üyesi Ceren (8) ve arkadaşları ona meydan okuyunca işler değişir. Daha önce hiç satranç oynamamış olan Efe, dedesinden yardım ister ama reddedilir. Bu sırada gizemli satranç taşları, Efe’ye oyunu öğretmek için harekete geçer. Bu macera, aile içinde geçmişin kırgınlıklarını iyileştirirken yaz tatilini unutulmaz kılar.

Üniversite öğrencisiyken yazdığı bir şiir yüzünden hapse atılan ve hapiste olduğu için babasının cenazesine katılamayan Muntazam adlı bir gazeteci, bu olaydan dolayı paranoya yaşamaya başlar.

İlki bir takside geçen serinin ikinci filmi ise bir berber dükkanını temel alıyor. Berber Adnan, mahallenin dedikodu kazanıdır. Mahalledeki müşterileri hakkında her şeyi bilmektedir. Adnan, işten kovulacağını öğrenince işine dört kolla sarılan Aykut, kızının sosyal medya hesapları üzerinden internet fenomeni olmak için uğraşan İzzet'i, plaza hayatını terk ederek her şeyi bırakıp köye yerleşen Merve ve kız istemeye gittikleri köyde başına gelmeyen kalmayan Meriç'in birbirinden eğlenceli hikayelerini seyircilerle buluşturur.

Büyük bir işhanında çaycı olarak çalışan Yoksul tecrübeli, saf ve iyi niyetli bir adamdır. Çay ocağının sahibi Süleyman onun iyi niyetinden her konuda yararlanmaktadır. Aynı iş hanında tekstil atölyesinde çalışan aşık olduğu kız da Yoksul'un temiz duygularıyla oynamakta ve ondan ödenmeyen borçlar almaktadır. Bir gün bir iş yeri sahibi olan Kerim Bey Yoksul'a nasıl davranması gerektiği hakkında öğüt verir. Yoksul'un yaşadığı bu olaylar çok sıradan gözükse de aslında tüm rolleri değiştirecek bir güce sahiptir.

Birbirlerine çok benzeyen bir mafya babasıyla bir figüranın iç içe geçen hikâyesi anlatılır. Filmlerde figüranlık yapan Osman, Lale ile evlenmek ister. Kızın ağabeyi Hamza, başlık parası olmadan bu evliliğe izin vermez. Bir gün Osman mahalleden birkaç arkadaşıyla birlikte gazinoya eğlenmeye gider. Gazino patronu, Osman'ı kendisine çok benzeyen mafya babası Seyfi ile karıştırır. O günlük haracını Osman'a verir. Aynı olay Osman'ın gittiği diğer gazinolarda da tekrarlanır. Bu durumu öğrenen diğer mafya liderleri Seyfi'yi kendi bölgelerinden haraç almakla suçlar. Bunun üzerine Seyfi kendi adına para toplayan Osman'ın peşine düşecektir.

Film, bir suç çetesinin bir iş adamını soyma girişimini anlatır. Murat, Necdet, Cemil ve Selma ortak çalışan, hırsızlık ve soygun yapan bir çetenin üyeleridir. Son hedefleri çok zengin bir iş adamı olan Orhan İnan’dır. Bu sebeple bir plân hazırlarlar. Orhan’ın geçtiği yol üzerinde Selma bir saldırıya uğrar. Orhan onu kurtarır ve evine götürür. Selma geçmişe ait hiçbir şey hatırlamaz. Amaçları Selma’nın güzelliği ile Orhan’ı kendisine âşık etmesi ve servetinin çalınmasıdır. Ancak çetenin de bilmediği bazı gerçekler vardır. Bir oyun ile soygun olarak başlayan bu durumun aynı şekilde ilerlemesi mümkün olmayacaktır.

"Queen Sugar" dizisinden uyarlanan "Kraliçe", ülkenin en ünlü basketbolcularından birinin adının büyük bir skandala karışması sonucu eşinin hayatının alt üst olmasını konu alıyor.

Âşık olmadığı biriyle evlenmek üzere olan Mehmet, tünelden önceki son çıkışı kullanıp nikâh masasını terk ederken; tüm köyün sorumluluğunu üstlenip tünelin sonundaki ışığa kavuşmaya çalışan Zeliş… Kader bu defa biri özgürlüğüne, diğeri kurtuluşuna koşarken umulmadık bir şekilde örer ağları. Mehmet, Zeliş'in tepesine düşer. Evet, tam tepesine. Ele avuca sığmayan Mehmet'le inatçı mı inatçı Zeliş'in hikayesi böylece başlar. Mehmet, kurtulduğunu zannederken başka bir esarete düşmüştür; artık Zeliş'in esiridir. Zeliş, Mehmet'e, köye verdiği tüm zararı ödetmeye kararlıdır. Mehmet'in tek kurtuluş yolu ise arkasında bıraktığı, koşarak kaçtığı hayatına dönmesidir. Mehmet'i doğduğuna pişman etmeye kararlı olan Zeliş, geri adım atmaz; Mehmet'e hayatı dar eder. Mehmet de bulduğu her fırsatta kaçmayı deneyip, Zeliş'ten kurtulmanın yollarını arar.

Neslihan’ın dışardan bakıldığında muhteşem, gıpta edilen bir hayatı vardır. Neslihan da bu ilüzyona inanmış, kusursuz bir yaşam sürdüğünü zannederken hayatta en güvendiği insanın, kocasının onu uzun zamandır aldattığını öğrenir. Üstelik de kardeşi yerine koyduğu Damla’yla. Üstüne bastığı bütün taşlar yerinden oynar ve Neslihan doğruyu yanlışı, iyiyi kötüyü yeniden sorgulamak, yeniden anlamlandırmak zorunda kalır ki yeniden ayağa kalkıp, kendi için, ailesi için, çocukları için mücadele edebilsin…

Adalar’da ortaya çıkan at vebası yüzünden bir gecede bütün atlar itlaf edilir. Aynı gece faytoncuların başı, kardeşi tarafından gizlice öldürülür. Amacı, yıkılacak olan fayton krallığının mirasına konmaktır. Ancak yeğeni Hazar, babasının intikamını almaya kararlıdır.

Kaderin yanlış anlamalarla bir araya getirdiği kimsesiz genç bir adam (Aras Aydın), öfkeli nişanlısından kaçan genç bir kadın (Ayça Ayşin Turan), her biri nev-i şahsına münhasır bireylerden oluşan Kayserili Altınsoylar! Birlik ve beraberliğin altını çizerken zaman zaman güldüren, zaman zaman ağlatan, ama hep umut var diyen kocaman bir aile dizisi.

Demir (Sarp Levendoğlu), kendine çok güvenli, zeki ve eğlenceli bir zengin çocuğudur. Bununla birlikte özellikle kadınlarla sağlıklı ilişkiler kuramayan, onları anlamaya çalışmayan, sorumluluk nedir pek bilmeyen, gününü gün etmeye çalışan karakterdir. Hukuk fakültesini babasının zoruyla bitirmiştir. Doğayla iç içe bir hayat sürmekte, seyahatler yapıp doğa belgeselleri çekmektedir. Nil (Pelin Akil) ise, adaletin ve gerçeklerin peşinden koşan, idealist bir avukattır. Bununla birlikte kendine güven sorunları vardır ve kadın olarak kendini pek beğenmez. Kötü talih, bu iki zıt karakterin yollarını birleştirir ve her şey de bu anda başlar.

Kocabaş'ların otoriter reisi Şehmuz, evin titiz ve klorak bağımlısı kadını Servet, aynı evde damatları iç güveysi Selahattin, kızları Gülistan, torunları Orçun, Orçun'un sevgilisi Eylem ve bekar oğulları Rıza ile birlikte oturmaktadırlar. Antakya’dan İstanbul-Cihangir’e taşınan Kocabaşlar geleneklerine bağlı olan babaları Şehmuz Bey’in hakimiyeti altındadır. Damatları Selahattin, eşi Gülistan’a hiç bağlı değildir; üstelik onu pavyonda tanıştığı Tülay ile aldatmaktadır. Evin tek oğlu olan Rıza, hiç sevmediği Nurhayat ile ailesinin baskısıyla nişanlanmıştır. Ancak bu duruma daha fazla katlanamaz ve Nurhayat’tan ayrılma kararı alır. Bu karar Kocabaşlar için yıkım olur. Aile, Rıza ve Nurhayat’ın arasını düzeltmek için seferber olur. İki defa tertiplenen düğünde önce Rıza, sonra Nurhayat kaçar ve böylece ilişkileri sona erer. Bu olaylar yaşanırken tüm ailenin hayatını değiştirecek bambaşka bir gelişme yaşanır. Deniz, yanında kardeşi Bora ile birlikte, bir dizide bir bölüm konuk oyunculuk yapmak için İzmir’den İstanbul’a gelir. Yıllardır aradığı fırsatı bulamayan Deniz’in hiç beklemediği bir anda şansı döner. Dizinin başrol oyuncusu sette olay çıkartıp işi bırakır. Bir anda bölüm oyunculuğundan başrole terfi eden Deniz, İstanbul’da ev arayışına girer. Setteki diğer bir oyuncu Açılay da ev aramaktadır ve Deniz’e ev arkadaşı olmayı teklif eder. Şehmuz Bey de Rıza’ya kızar ve Nurhayat ile evlendirdikten sonra oturmalarını planladıkları yan daireyi kiraya vermeye karar verir. Herkes bu daireyi tutmak üzere harekete geçer. Damat Selahattin o dairede metresi Tülay’ı oturtmayı planlarken, büyük bir tesadüf sonucu Deniz ve Açılay da aynı eve talip olur. Ancak Şehmuz evi sadece ailelere kiralamaktadır. Daireyi çok isteyen Deniz, Açılay ve Bora’nın aklına bir plan gelir. Plan işe yarar; Şehmuz Bey’i ikna edip evi tutarlar. Ancak ilk başta yolunda giden işler kısa bir süre sonra kontrolden çıkar. Bütün bunların üzerine Deniz'in annesi ve babasının İzmir'den İstanbul'a taşınması ile işler iyice çığırından çıkar.

Garipler Mahallesi benzer dertleri paylaşan, orta halli İstanbulluların yaşadığı bir semtttir. Mahallede ailesiyle beraber yaşayan garson Mahir, çalıştığı gece kulübünde bir müşterinin kafasında şişe kırar ve kovulur. Bir tesadüf eseri gelinlikle uçurumdan atlamak üzere olan Pelin'i kurtarır. Üstelik Pelin, kendisini kovan patronunun kızıdır! Pelin takıntılı bir şekilde Mahir’e aşık olur. Fakat Mahir, yaşadığı mahalleden Fidan isimli bir kızla nişanlıdır. Şimdi Mahir'in önünde iki seçenek ve zor bir soru vardır: Sevdiği ve nişanlı olduğu Fidan ile mi evlenecek yoksa kaderin karşısına çıkarttığı zengin Pelin'i mi tercih edecektir?

Emin, karısı Zehra, çocukları Filiz ve Mert, damadı Naci ile birlikte yıllar sonra kasabaya yerleşip sakin bir hayat süren, büyük şehirlerde hayatı boyunca yaşadığı ayak oyunlarından bıkmış, deneyimli, donanımlı biridir. Bu nedenle yerleştiği kasabalılar onu rahat bırakmaz ve zorla belediye başkan yardımcısı yaparlar. Ancak belediye başkanının bir gece ansızın vefat etmesiyle Emin’in tüm hayatı değişir. Başkan yardımcısı olan Emin geçici olarak başkanlık koltuğuna oturur. Yeni belediye başkanını belirleyecek olan belediye meclisi toplanır. Ancak iki grubun oyları eşit olduğundan Emin’in oyu önem kazanır. İktidar kavgalarına bulaşmak istemeyen Emin tarafsız kalır. Ama bir türlü belediye başkanı seçilemez. İki taraf da birbirlerinden habersiz, kukla olarak kullanabileceklerini düşündükleri Emin’i başkanlık koltuğuna oturtmak konusunda karar alırlar. Ve böylece Emin, yapılacak yerel seçimlere kadar belediye başkanı olur.

Ömer zengin bir holding şirketinin tek varisi, uçarı kaçar ve çapkın bir delikanlıdır. Babası Haşmet Bey ise oğlunu adam etme umuduyla, her fırsatta onu işe bağlamaya çalışır. Bir arazi meselesini çözmek için beraber Kaz Dağları'na iş gezisine giderler. Ömer için bu seyahat, çapkınlıklarına skor ekleyeceği bir tatildir. Fakat bu sefer hiç ummadığı biçimde sert bir kayaya çarpar. Her kadını tavlayabileceğini sanan Ömer, zor koşullarda hayat mücadelesi vermiş olan Ayşe'yi bir türlü baştan çıkartamaz; çıkartamadıkça da azmi artar. Kendisine yüz vermeyen bu sıradan kızı tavlamak uğruna arkadaşlarıyla büyük bir bahse giren Ömer, kumar masasının ciddiyetini Adatepe köyünde nikah masasına oturduğu anda fark eder. Kaçmak işe yaramaz, artık Ayşe ile evlidir! Ömer kimseyi üzmeden bu işten paçayı sıyırarak, İstanbul'a kaçma planları yapar.
Görsel yokÜç farklı nesilden ve üç farklı karakterden evliliğe üç farklı bakış. Merkezde olan evliliğimizin ana kahramanı yani annesi Canan . "Biz birlikte bir takımız" diye düşünüyor. Bedia yani babannemiz "ben babanızın hayatının bir parçasıyım" diye düşünüyor. Genç kızımız yani yeni evlenecek Elvan ise "biz ikimiz de özgür birer bireyiz, evli olmamız birbirimizin hayatına karışma hakkını bize vermez" diye düşünüyor. Hep erkeğin arkasında duran ama evi, belki de aileyi yöneten babaannelerimiz, anneannelerimiz ve ne kadar terslenseler de onların gönlünü hoş tutmak için didinen dedelerimiz. Aslında örtülü bir iktidar eski kadınlarınki. Çoğu zaman sesleri yükselmez ama biliriz ki onlar ne söylüyorsa olur. Ve eşlerini mahcup etmemek onların en önemli hayat felsefesidir. Emin ile Bedia arasındaki ilişki de böyle bir ilişki. Merkezdeki ilişkimiz (Canan-Tarık) aslında çok mükemmel görünüyorlar uzaktan bakınca. Ama işler hiç de öyle değil.

“Koltuk Sevdası” dizisinde, güncel olaylar, medyaya yansıyabilecek skandallar, ülkenin gündemindeki sorunlar vb. sık sık dizi içinde yansıma buluyor. Geri planda politikacılar da kimi özellikleriyle boy gösteriyor. Kuşkusuz bu dizi kimseye ders vermek, doğruları öğretmek gibi bir amaç ya da iddia taşımıyor. Güldürü düzeyini düşürmeden ve insan sıcaklığından, hayatın temel güzelliklerinden kopmadan seyirciyi neşelendirmek; kendilerini aşırı ciddiye almamaya, çevreleri kadar kendi yaptıklarına da eleştirel gözle bakmayı yönlendirmeyi amaçlıyor. Kısacası “Koltuk Sevdası” sadece devletin, politikacıların ya da bürokratların değil, bir ölçüde halkımızın düşünme biçimini, değer yargılarımızı, önceliklerimizi, bize özgü bakış açılarını yansıtan bir güldürü dizisi olmayı hedefliyor.

Sevgi dolu bir mahallede yaşanan dostluklar, aşklar, küslükler, aile kavgaları, acı da olsa sonu daima tatlıya bağlanan onlarca olay...

Bizimkiler, 1989-2002 yılları arasında 13 yıl kesintisiz olarak yayınlanmış, Türk televizyonculuk tarihinin en uzun süren dizisidir. Dizi, bir apartmanda oturan, yöneticisinden kapıcısına kadar 7 farklı ailenin gündelik yaşamını, birbirleriyle ilişkilerini ve eksen ailenin, iş ve akrabalık ilişkilerini konu etmektedir. Gündelik yaşam içindeki sıcak, gerilimli, tartışmalı olayları “durum komiği” içinde aktarmaktadır. Apartmanın beceriksiz ama titiz, herkesi ve her şeyi denetim altında tutmaya çalışan yöneticisi Sabri bey; kapıcılığı küçük avantalarla besleyerek kazanç kapısı haline getirmiş, bunun yanında dışarıda çevirdiği işlerle de köşe dönmeye çalışan, dalavereci kapıcı Cafer’le her gün sürtüşmektedir. Bütün dizi boyunca süren bu çekişmenin yanında ailelerin kendi içlerindeki ve aralarındaki ilişkiler de bütün bölümlerde ayrı ayrı sergilenmektedir. Yönetici Sabri, karısı Ayla’nın hırçınlıklarıyla uğraşmaktadır.