İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

16 filminden 1'i İzlenir çıktı
Clifford Vivian Devon Curtis, 27 Temmuz 1968 tarihinde Rotorua, Yeni Zelanda'da dünyaya gelmiştir. Yeni Zelanda'nın yerli halkı olan Māori kökenli (Te Arawa ve Ngāti Hauiti kabilelerinden) bir aileden gelen Curtis, gençlik yıllarında geleneksel Māori dövüş sanatları ve danslarıyla ilgilendi. Oyunculuk kariyerine adım atmaya karar verdikten sonra eğitimini ülkesindeki prestijli Yeni Zelanda Drama Okulu'nda tamamladı. Ardından sanatsal vizyonunu genişletmek amacıyla İsviçre'ye giderek Teatro Dimitri'de fiziksel tiyatro üzerine yoğun bir eğitim aldı. Kariyerine tiyatro sahnelerinde başlayan oyuncu, sinema dünyasındaki ilk çıkışını Jane Campion'ın yönettiği ve üç Akademi Ödülü kazanan başyapıt "Piyano" (The Piano) (1993) filmindeki küçük rolüyle yaptı. Ancak onu ülkesinde tanınan bir yıldıza dönüştüren ve oyunculuk yeteneğini gözler önüne seren yapım, Yeni Zelanda sinemasının kült filmlerinden "Bir Zamanlar Savaşçıydılar" (Once Were Warriors) (1994) oldu. Kendi kültürünün izlerini taşıyan uluslararası hit "Balina Binicisi" (Whale Rider) (2002) filmindeki Porourangi rolüyle de eleştirmenlerden tam not alarak kariyerini uluslararası arenaya taşıdı. Hollywood'a geçiş yaptığında, karakteristik fiziksel yapısı ve olağanüstü oyunculuk uyumu sayesinde endüstride eşine az rastlanır bir kariyere imza attı. Curtis, uzun yıllar boyunca Latin Amerikalı, Arap, Hintli, Çeçen ve daha birçok farklı etnik kökenden karaktere inandırıcı bir şekilde hayat vererek Hollywood'un en başarılı "bukalemun" karakter oyuncularından biri oldu. "Üç Kral" (Three Kings) (1999), "Blow" (2001), Denzel Washington'a eşlik ettiği suç gerilimi "İlk Gün" (Training Day) (2001), bilimkurgu filmi "Gün Işığı" (Sunshine) (2007) ve aksiyon klasiği "Zor Ölüm 4" (Live Free or Die Hard) (2007) gibi dev bütçeli yapımlarda kilit roller üstlendi. Sinemadaki istikrarlı başarısının yanı sıra televizyon dünyasında da büyük bir etki yaratan yetenekli aktör, popüler kıyamet sonrası dizisi "Fear the Walking Dead"de (2015-2017) canlandırdığı ana karakter Travis Manawa ile dünya çapında geniş bir hayran kitlesi edindi. Son yıllarda stüdyoların dev aksiyon projelerinde sıkça boy gösteren Curtis; "Meg: Derinlerdeki Dehşet" (The Meg) (2018), "Hızlı ve Öfkeli: Hobbs ve Shaw" (Fast & Furious Presents: Hobbs & Shaw) (2019) ve "Reminiscence" (2021) gibi gişe filmlerinde yer aldı. Kariyerinin en epik ve dönüm noktası niteliğindeki rolünü ise usta yönetmen James Cameron'ın gişe rekorları kıran destanı "Avatar: Suyun Yolu" (Avatar: The Way of Water) (2022) ile elde etti. Bu devasa görsel şölende okyanus klanı Metkayina'nın lideri Tonowari karakterine hayat veren Cliff Curtis, sadece kendi yeteneğini taçlandırmakla kalmayıp serinin vizyona girecek diğer devam filmlerinde de rol almak üzere anlaşma sağlamış ve uluslararası sinema endüstrisindeki saygın konumunu sağlamlaştırmıştır.

Pandora gezegeninde geçen destansı macera devam ediyor. Sully ailesi, Pandora'nın Kül halkı kabilesiyle tanışır ve yeni tehditlerle yüzleşirler. İnsanlar, Pandora'nın kaynaklarını sömürmeye devam ederken, Na'vi halkı doğayla uyum içinde yaşamaya çalışır. Jake ve Neytiri, ailelerini korumak ve Pandora'yı savunmak için büyük bir mücadeleye girişirler.

Kötü niyetli bir maden operasyonu sebebi ile görevleri tehdit edilen ve zora giren ekibin yolculukları kaosa sürüklenir. Hayatta kalmak için yüksek riskli bir savaşın içine giren araştırma ekibi, zamana karşı nabız gibi atan bir yarışta acımasız yırtıcıları zekâlarıyla alt etmeye ve onları geride bırakmaya çalışır.

James Cameron'ın Pandora dünyasına geri döndüğü duygu yüklü aksiyon ve macera filmi "Avatar: Suyun Yolu" yeni zirvelere ulaşıyor ve saklı kalmış derinlikleri keşfediyor. İlk filmdeki olayların yaklaşık on yıl sonrasında geçen "Avatar: Suyun Yolu"nda Sully ailesinin hikayesi, peşlerini bırakmayan sorunlar, birbirlerini korumak için yaptıkları, hayatta kalmak için verdikleri mücadeleler ve katlandıkları trajediler anlatılıyor. Tüm hikaye, izleyicilerin yeni Na'vi kültürleri ve egzotik deniz canlılarıyla tanıştıkları Pandora'nın nefes kesici atmosferinde geçiyor.

Overlook’ta yaşadığı travmayı bir türlü üzerinden atlatamayan Dan, uzun süre huzur bulabilmek için mücadele etmiştir. Dan, o güne dek tanık olmadığı güçte “parıltı” olarak tabir ettiği yeteneğe sahip olan Abra ile tanıştığında geçmişiyle barışır. Abra’nın hayatta kalabilmesi için daha önce hiç olmadığı kadar güçlü bir şekilde korkularıyla yüzleşerek ölüm ve yaşam arasında büyük bir mücadele içine girmesi gerekmektedir.

Birbirlerinden hiç haz etmeyen Amerikan Diplomatik Güvenlik Hizmetlerinin sadık ajanı Luke Hobbs ile eski bir İngiliz askeri elit ajanı olan kanunsuz Deckard Shaw, siber genetik ile güçlendirilmiş anarşist Brixton’nın insanlığın sonunu getirecek bir virüsü ele geçirmemesi için birlikte çalışmak zorunda kalır. Artık bu ezeli düşmanların insanlığı sonsuza dek değiştirebilecek biyolojik, sinsi bir tehdidi durdurmak için birlikte çalışmaktan başka seçenekleri yoktur. (Hızlı ve Öfkeli serisinin spin-off filmi olan Hobbs & Shaw, seriden tanıdığımız Luke Hobbs ve Deckard Shaw karakterlerine odaklanıyor.)

Uluslararası bir deniz altı gözlem programının parçası olan derin deniz sualtısı, soyunun çoktan tükenmiş olduğu düşünülen büyük bir yaratık tarafından saldırıya uğrar. Hasar gören denizaltı, mürettebatı içeride kapana kısılmış bir halde, Pasifik Okyanusu'nun en derin yerinde durmaktadır. Vizyoner Çin okyanus bilimcisi, kızı Suyin'in gönülsüzlüğüne rağmen, mürettebatı kurtarması için uzman derin deniz kurtarma dalgıcı Jonas Taylor'ı tutar. Taylor sualtının çevresinde süzülen bu canavarla daha önce de karşılaşmıştır; tarih öncesinden kalan ve iki buçuk milyar yıl önce soyunun tükendiği zannedilen, 23 metrelik bir Megalodon.

Yıl MS 26-36, Mesih olduğunu iddia eden İsa, "halkı isyana teşvik etmek" suçuyla yargılanmış ve Pontius Pilatus bu mahkemeye başkanlık etmiştir. Dönemin Yahudiye eyalet valisi Pontius Pilatus, güçlü bir Roma yüzbaşısı olan Clavius ile yardımcısı Lucius'u halk arasında yükselen Yahudi peygamber söylentilerini ve Yeshua'nın (Nasıralı İsa) çarmıha gerildikten sonraki ilk 40 gün içerisinde ortadan kaybolan kayıp bedeninin arkasındaki gizemi araştırması için görevlendirir.

Jack, ağzı çok iyi laf yapan herkesi ikna edebilen bir temsilcidir. Günün birinde Jack'in yaşadığı evin bahçesinde Bodhi ağacının çıkmasıyla Jack'in hayatı zindana döner. Jack'in her konuşmasında Bodhi ağacında bir yaprak eksilir ağaçta son yaprağın düşmesi demek hem Jack'in hem Bodhi ağacının yok olması demektir. Jack, artık konuşmayı bırakıp insanlarla iletişim kurabileceği bir yol aramak zorundadır.

Hava, Su, Toprak, Ateş… Kaderleri birbirine bağlanmış dört ülkedir. Ateş Ülkesi’nin diğerlerine karşı vahşice bir savaş başlatmasıyla bir anda herşey değişir. Koskoca bir yüzyıl geçtiği halde bu yıkım sürecini değiştirecek en küçük bir umut belirtisi bile yoktur. Nickelodeon yapımı animasyon televizyon dizisini temel alan The Last Airbender, Aang’ın hayatta kalma mücadelesinin açılış bölümüdür.

Yıl 2057, insanlık güneşin her geçen gün giderek yok olmasını izlemektedir… Bu insanlığın da yok olması demektir. Dünya’nın son umudu Icarus II adlı bir uzay gemisindeki sekiz kişilik erkek ve kadınlardan oluşan Kaptan Kaneda liderliğindeki ekiptedir. Görevleri güneşi tekrar hareket geçirmesi ve beslemesi beklenen bir nükleer başlığı taşımaktır.Bu yolculuk sırasında Dünya ile radio bağlantıları kesilir. Ekip bundan 7 yıl önce aynı amaçla göreve çıkarılan Icarus I’den değişik sinyaller almaya başlarlar. Yaşadıkları garip bir kaza onları görevlerini bir yana bırakıp hayatları için savaşmak zorunda bırakacaktır. Peki ya hepimizin geleceği...

Geçen yıllarda artık yaşlanmaya başlayan polis memuru John McClane, karısından boşanmış ve alkol tedavisi görmektedir. Artık polis departmanında çalışmayan McClane, devlete bağlı bir güvenlik biriminde tehlikeli bilgisayar korsanlarını takip etmektedir. Matt Foster adlı genç bir korsanı tutuklamak için yolda olduğu bir sırada, trafiğin içinde sıkışmış durumdayken terörist saldırıların modern bir halini ilk elden yaşar. Greg Pope tarafından yönetilen bir bilgisayar korsanları çetesi, Amerika'nın bilgisayar altyapı unsurlarına saldırıp işe trafik ışıklarından başlayarak sistemleri teker teker kapatmaktadırlar. Bankalar arası bilgisayar ağlarına ve borsaya da müdahale ettikten sonra Amerika'nın ekonomisi çökmeye başlamıştır. Her zamanki gibi McClane, bütün bu olayların ortasında kalıvermiştir.

Kaynak, üç farklı zamanda bir adamın sevdiği kadını kurtarmak için başından geçen bin yıllık serüveni konu almaktadır. 15. yüzyılda İspanya'da yaşayan Tomas, ölümsüzlük verdiği sanılan efsanevi bir çeşmenin arayışına çıkar. Günümüzde Tommy Creo adlı bir bilim adamı, kanser olan eşi Izzy'yi kurtarabilmek için umutsuzca bir tedavi yöntemi keşfetmeye çalışmaktadır. 25. yüzyılda, astronot olan Tom ise uzaydaki gezintisi sırasında kendisini çok uzun sürelerdir rahatsız eden olayların arkasındaki gerçekleri keşfeder. Bu üç adamın hikayesi, tek ve ortak bir gerçeğe uzanmaktadır.

Silahlı bir katliama kurban giden bir adamın dul kalan eşi, silah üreticilerine dava açınca, bu patlayıcı duruşmada çıkarlar çok yükselir. Terazideki milyonlarca dolar ile, ahlaksız bir juri uzmanı, müşterisi için, seçilmiş juriyi garantiye almak için harcamadan kaçınmayacaktır. Jurinin, bir üyesi tarafından, kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirildiği açığa çıkınca tansiyon yükselir. Bu davada, kazanmak için her şey yapılacaktır...

Okyanusun ortasında seyreden bir kurtarma gemisi mürettebatı, ansızın şiddetli bir kasırganın patlak vermesi ile mahsur kalırlar ve bölgede rastladıkları terke dilmiş üstün teknolojiye sahip bir Rus araştırma gemisine çıkarlar. Ancak, terk edilmiş görülen bu esrarengiz gemide, ters giden bir şeyler var gibidir…

Film bir rüya tatilinin nasıl curcunalı tropikal bir kabusa dönüştüğünü anlatıyor. Kaba ve hırçın kargo uçağı pilotu Quinn Harris (Ford) ümitsizce Tahiti'ye gitmek için uçak arayan keskin dilli New Yorklu Robin Monroem (Anne Heche) ile karşılaşana kadar turistlerden nefret eder. Hava muhalefetinden darbe yemiş uçağı fırtınaya girer. Terk edilmiş bir adada Quinn ve Robin baş başadırlar ve çabucak cennetin bütün tehlikelerini keşfetmeye başlarlar. Onların talihsizliklerini, hiçbir gezi broşüründe bulamayacağınız Altı Gün Yedi Gece'lik bir eğlenceye dönüştürme şansı sizin elinizde!

İngiltere'den mektup yoluyla bulduğu bir erkek ile evlenmeye karar veren, konuşma problemleri olan bir kadın, küçük kızı ve de çok değer verdikleri piyanosunu da yanına alarak evleneceği kişi ile tanışmak için Yeni Zelanda'ya doğru yola çıkarlar. Evlendikten bir süre sonra yanlış bir seçim yaptığını kavrayan genç kadın, yerli halk ile kaynaşmayı başarmış bir beyaz ile piyanonun etrafında başlayan yakınlaşması tutkulu bir aşka dönüşecektir.

Olimpos Dağı'nda anlaşmazlık hüküm sürerken ve yüce Zeus paranoyaya kapılırken üç fâninin kaderinde insanlığın geleceğini yeniden şekillendirmek yazılıdır.

Philadelphia'da yetenekli bir adli tıp uzmanı, suçları çözmek için becerilerini kullanır, kurallara meydan okurken kendi duygusal mücadelelerini de dengeler.