İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Sırtını yüksek kayalıklara dayamış, yüzünü yüce bir denize dönmüş, etekleri zeytinliklerle süslü küçük fakir bir köy. Köyün sakinleri sert bir coğrafyayla başa çıkmak için uğraş veren, sade ve çalışkan insanlardır. Zaman her gün ezan sesiyle beş ayrı vakte bölünür. İnsana özgü bütün olaylar her gün bu beş vakit dilimi içinde yaşanır. Yetişkinler büyüklerinden gördüklerini çocukları üzerinde devam ettirirler. Sevgilerini beceriksizce gösterip, dayağı cennetten çıkma sayarlar. Babalar daima oğullarından birini ötekine üstün tutar. Anneler kızlarına acımasızca buyurur. Çocukluktan gençliğe geçen, 12-13 yaşlarında üç çocuk Ömer, Yakup ve Yıldız bu beş vakitli filmde, köy sakinleri arasında öne çıkar. Beş vakit geçer ve çocuklar bu küçük köyde öfkeyle suçluluk arasında gidip gelerek, ağır ağır büyürler.

Yıllardır büyük bir dürüstlükle idare ettiği küçük dükkanının kendisine kazandırdıklarıyla yetinen bir adamın hayatı, çağımızın en etkili gerçeği olan 'para' ile değişiyor. Selim, babadan yadigar giyim dükkanını yıllarca bir şekilde çevirmeyi başarmış, ailesini de pek sıkıntı yüzü göstermeden geçindirmiş, çevre esnaf tarafından sevilen ve güven duyulan bir adamdır. Ancak dürüstlüğün 'enayilik' olarak adlandırıldığı günümüz için fazla iyidir. Taksiye kendinden önce binen yolcunun koltukta unuttuğu içi para dolu çantayla birlikte bu ikilemi fazlasıyla hissedecektir. Para çantasıyla birlikte kendisiyle de mücadele etmeye başlayan Selim, paranın getirdikleriyle birlikte kendi dönüşümüne tanıklık edecektir.

Kadir ve Gülbeyaz’ın zorlu aşklarının anlatıldığı Gülbeyaz dizisi, dram, romantik ve komedi dallarında yayınlanmış bir Türk dizisidir. Yıllar önce aralarındaki aşk ilişkisi olan Demir Dede ile Ana daha sonra birbirlerine düşman olmuşlardır. Amasra’da yaşayan bu aileler arasında her zaman bir çekişme vardır. Her yıl yapılan yöresel yarışmalarda birbirlerine türlü tuzaklar hazırlarlar.

Bir ada hikayesi olan Rina'da Ali, Ömer ve Umut adalı üç yakın arkadaştır. Ali plajda çalışmakta ve her yaz aşık olduğu kızın tatile gelmesini beklemekte, Umut babasıyla balıkçılık yapmakta ve adada sepetçilik yapan Zehra'ya sırılsıklam aşık ama bir türlü sevgilisinin abisine konuyu açamamakta, Ömer ise babasıyla üzüm bağında çalışmaktadır. Ayrıca bağın kendisine ayrılan küçük bir kısmında kendi şaraplarını üretmek üzere formüller üretmektedir. Bu üç kafadarın tek umudu ise birlikte bir şarap fabrikası kurmaktadır. Tüm çabaları gerekli parayı bir araya getirmek içindir. Bu hayale sıkı sıkı sarılan kafadarların hayatı Vasilis'ten gelen bir haberle alt üst olur. Artık herkes için gerçek duygularıyla yüzleşme vakti gelmiştir.

Sırtını yüksek kayalıklara dayamış, yüzünü yüce bir denize dönmüş, etekleri zeytinliklerle süslü küçük fakir bir köy. Köyün sakinleri sert bir coğrafyayla başa çıkmak için uğraş veren, sade ve çalışkan insanlardır. Zaman her gün ezan sesiyle beş ayrı vakte bölünür. İnsana özgü bütün olaylar her gün bu beş vakit dilimi içinde yaşanır. Yetişkinler büyüklerinden gördüklerini çocukları üzerinde devam ettirirler. Sevgilerini beceriksizce gösterip, dayağı cennetten çıkma sayarlar. Babalar daima oğullarından birini ötekine üstün tutar. Anneler kızlarına acımasızca buyurur. Çocukluktan gençliğe geçen, 12-13 yaşlarında üç çocuk Ömer, Yakup ve Yıldız bu beş vakitli filmde, köy sakinleri arasında öne çıkar. Beş vakit geçer ve çocuklar bu küçük köyde öfkeyle suçluluk arasında gidip gelerek, ağır ağır büyürler.

Yıllardır büyük bir dürüstlükle idare ettiği küçük dükkanının kendisine kazandırdıklarıyla yetinen bir adamın hayatı, çağımızın en etkili gerçeği olan 'para' ile değişiyor. Selim, babadan yadigar giyim dükkanını yıllarca bir şekilde çevirmeyi başarmış, ailesini de pek sıkıntı yüzü göstermeden geçindirmiş, çevre esnaf tarafından sevilen ve güven duyulan bir adamdır. Ancak dürüstlüğün 'enayilik' olarak adlandırıldığı günümüz için fazla iyidir. Taksiye kendinden önce binen yolcunun koltukta unuttuğu içi para dolu çantayla birlikte bu ikilemi fazlasıyla hissedecektir. Para çantasıyla birlikte kendisiyle de mücadele etmeye başlayan Selim, paranın getirdikleriyle birlikte kendi dönüşümüne tanıklık edecektir.

İş adamı Şinasi Bey, hukuk tahsili yapmış olan oğlu Selim'in bir bar kızına gönlünü kaptırmasından ve her şeyden elini eteğini çekmesinden ötürü dertlidir. Güzelliği ile cemiyet hayatında nam salmış olan hayat kadını Semra'ya, yüklü miktarda ödeme yaparak oğlunun kalbini çalması ve gönlünü kaptırdığı kızdan ayırması konusunda yardım ister. Uludağ'da inzivaya çekilmiş olan Selim ile görevini yerine getirmek üzere aynı otele giden afet-i devran Semra'nın hikayesi de yine orada başlar. Ancak isim konusunda bir yanlış anlaşılma neticesinde işler karışır.

Emine, adı fahişeye çıkmış genç ve güzel bir kızdır. Zavallı kız, vilayet tarafından Anadolu'nun küçük bir köyüne sürgün edilir. Vali, kıza kalacak bir ev bulsa da, evin sahibi kızın güzelliğine dayanamayıp kıza tecavüz etmeye kalkınca kız evden dövülerek kovulur. Hastanede iyileştikten sonra kalacak yeri olmayan kıza tek yardım eden kumandan olur ve kızı kirayı kendisinin ödeyeceği bir eve yerleştirir. Emine, geçinebilmek için iş arasa da kimse ona yardım eli uzatmaz. Tek yardım eden hastabakıcı Server olur. Bu yüzden de kısa zamanda başka bir yere sürgün edilir. Kumandan da kasaba dışına çıkınca yalnız kalan Emine çektiği zulme daha fazla dayanamaz.

Film, bir suç çetesinin bir iş adamını soyma girişimini anlatır. Murat, Necdet, Cemil ve Selma ortak çalışan, hırsızlık ve soygun yapan bir çetenin üyeleridir. Son hedefleri çok zengin bir iş adamı olan Orhan İnan’dır. Bu sebeple bir plân hazırlarlar. Orhan’ın geçtiği yol üzerinde Selma bir saldırıya uğrar. Orhan onu kurtarır ve evine götürür. Selma geçmişe ait hiçbir şey hatırlamaz. Amaçları Selma’nın güzelliği ile Orhan’ı kendisine âşık etmesi ve servetinin çalınmasıdır. Ancak çetenin de bilmediği bazı gerçekler vardır. Bir oyun ile soygun olarak başlayan bu durumun aynı şekilde ilerlemesi mümkün olmayacaktır.

Leyla, ailesinin eksik ve yanlış eğitiminin sonucu, kültürüne yabancı bir kişi olmuştur. Viyana'daki müzik eğitimi sırasında kökenlerine bağlı Mehmet'le tanışır ve bir ilişki yaşamaya başlar. Ancak Leyla'nın ölçüsüz batı hayranlığı bu ilişkiyi bitirecektir.

Yıl 1920, yer İstanbul. 1. Dünya Savaşı’nda bozguna uğrayan Osmanlı’nın başkenti müttefikler tarafından işgal edilmiş durumdadır. Anadolu’nun İstanbul’dan bir bilgi akışına ihtiyacı vardır, İstanbul’un elitleri ise konudan bağımsız "tatlı" bir hayat yaşamaktadırlar. Sait Molla önderliğinde kurulan İngiliz Muhipleri Cemiyeti, İngilizlerle İstanbul cemiyet hayatını kaynaştırır. Bu noktada Deli Saraylı ve Hüsrev Binbaşı’ya bir görev verilir. Bu ekip İstanbul’da bir konak tutarak istihbarat sağlayacaktır. Yabancı oldukları cemiyet hayatına giren ekip, tam bir aile olarak kurulur, tüm aile fertleri (uşaktan ailenin çocuklarına kadar) istihbarat için çalışırlar. Ancak yabancı oldukları bu ortamda herkes bol bol pot kırmaktadır.

B2 koğuşundaki kadınlar, en ağır suçlardan hüküm giymiş mahkumlardır. Kimileri talihsiz, mağdur kadınlar, kimileriyse iflah olmaz suçlulardır. Fakat onlar aynı zamanda birer eş, birer anne, birer evlattır. Belki de hepsinden önemlisi; Onlar birer kadındır. İçinde bulundukları ortamda, çoğu zaman güçlü mahkumların kendi koydukları kurallar, hapishane kurallarının önüne geçer. İçeride geçerli olan tek kural vardır: Güçlü olan ayakta kalır! Sadist gardiyanların, kin ve güç savaşlarının egemen olduğu, en içgüdüsel duygularla hareket edilen, korkutucu ve huzursuz bir dünyadır onlarınki. Tüm bu şiddet ve yoksunluk içinde, yine de sımsıcak dostlukların, kadın duygularının hakim olduğu bir iç dünya yaratmayı başarabilen isimsiz kahramanlar onlardır.

Doktorlar Türkiye'nin en ünlü ve en iyi hastanesinde eğitime başlayan bir grup genç cerrahın hikayesidir. Ancak kahramanlarımızı tanıdıkça ve onların renkli, bir o kadar sıra dışı hayatlarına tanık oldukça hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlarız. Hayatın tüm renkleri bu dizinin içinde yer alacaktır. Hastaneye gelen her hasta, kurtarılan ya doktorların elinden kayıp giden her hayat bize bir gerçeği gösterecektir. Ne kadar kibirli ya da önyargılı olduğumuzu... Nefretlerimizi ya da sevgilerimizi... Gururumuzun, kıskançlığımızın, öfke ya da açgözlülüğümüzün eşlik ettiği hayatımızda kaybettiklerimizin değerini. Elbette aşkla beraber! Bu dizi... Bütün değerlerin içinin boşaltıldığı, paranın tek güç olduğu ve her kapıyı açacağı düşüncesinin empoze edildiği dizilerin arasında bir vaha olacaktır!

Mezopotamya'nın bereketli toprakları. Hiçbir penceresi birbirine bakmayan, yüksek avlulu evleri, daracık sokakları olan topraklarda kanun tanımaz töreler, töreye karşı gelen aşk! Kalbinde hep hasret büyütmek zorunda kalan bir kızla, töreleri ve kalbi arasında kalan Boran'ın tutkulu aşk hikâyesi! Yazgısı, onu üç yaşındayken özünden, ailesinden koparıp, İstanbul'a sürükler. Kökleri doğuda, batı dünyasına ait Sıla, bir yalanla büyür. Sıla başka bir dünyaya kök salmaya çalışırken o farkında değildir ki, o topraklar kızların kaderini başkaları yazar. Sıla'nın hiç duymadığı berdel kelimesi, hayatının tüm seyrini değiştirir. Hiç tanımadığı ağabeysinin canını kurtarmak için, hiç görmediği aşiret reisi Boran'la zorla evlendirilir. Artık Sıla kocaman bir evde, yıkılmaz kuralları olan bir töreye hapistir. Sıla her gün kaçış planları yapar ama farkında değildir ki, asıl kaçmaya çalıştığı şey, içinde yavaş yavaş büyüyen Boran'a duyduğu umarsız aşktır.
Görsel yokFotoğrafçılık bölümü öğrencisi Deren bir cafede part time çalışmaktayken, devamlı müşterileri olan iş adamı Hakana aşık olmuştur. Ama Hakan, Derenin farkında değildir. Deren'in bu platonik aşkını arkadaşları bilmekte ama bu durumu ciddiye almamakta ve bu sevdanın sonu olmadığını düşünmektedirler. Deren'in hiç tanımadığı ve saf bir aşkla gerçekten çok sevdiği Hakan kendi çıkarı için herkesi kullanabilecek kadar acımasız birisidir. Bir gün Hakan cafe önünde kapkaççıların saldırısına uğrayınca ilk yardıma koşan Deren olur ve onun hayatını kurtarır. Hastanede bir dizi yanlış anlaşılma sonucu önce Hakanın nişanlısı sanılır bunu düzeltme fırsatı bulamadan Hakanın ailesi ile tanışır. Hakan'ın kardeşi Can, Derenle tanıştığında, bu nişanlılık oyunundan kuşkulanır, abisinin karakteri ile bağdaşmayan bu durum yüzünden Deren'i gözaltında tutmaya başlar.

Aslı ve Yusuf genç bir çifttir. Aslı, akciğer kanseri tanısıyla hastaneye yatar. Bu durum ikisinin de içine kapanmasına neden olur ve ilişkileri kötüye ditmektedir. Aslı’nın hastanede Elena isimli bir oda arkadaşı vardır, kocasından şiddet görmüş olan Elena taburcu olduktan sonra başka kimsesi olmadığı için Yusuf’u arar ve ikili suçluluk duygusuna rağmen yakınlaşmaya başlar.

Estağfurullah Yokuşu fakir bir mahallede onurlu bir şekilde yaşamak için mücadele eden ve desteği birbirlerine duydukları sevgiden alan iki gencin aşk hikayesi. Bu aşk hikayesinden yola çıkılarak mahallede yaşanan yaşam kavgası, delice kıskançlıklar, derin pişmanlıklar, yıllarca saklandıktan sonra gün ışığına çıkan sarsıcı sırlar, taşkın öfkeler, insanın yüreğini yakıp kavuran aşklar anlatılmaktadır.

Kadir ve Gülbeyaz’ın zorlu aşklarının anlatıldığı Gülbeyaz dizisi, dram, romantik ve komedi dallarında yayınlanmış bir Türk dizisidir. Yıllar önce aralarındaki aşk ilişkisi olan Demir Dede ile Ana daha sonra birbirlerine düşman olmuşlardır. Amasra’da yaşayan bu aileler arasında her zaman bir çekişme vardır. Her yıl yapılan yöresel yarışmalarda birbirlerine türlü tuzaklar hazırlarlar.