İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

14 filminden 3'ü İzlenir çıktı, 3 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Daniel Michael "Danny" DeVito Jr., 17 Kasım 1944 tarihinde Neptune Township, New Jersey'de dünyaya gelmiştir. İtalyan asıllı bir ailenin oğlu olan DeVito, çocukluğunu Asbury Park'ta geçirdi. İlk gençlik yıllarında kız kardeşinin güzellik salonunda çalıştıktan sonra oyunculuk tutkusunun peşinden giderek Amerikan Dramatik Sanatlar Akademisi'nde eğitim aldı. Kariyerine tiyatro sahnelerinde başlayan DeVito, Michael Douglas ile yapımcılığını üstlendiği ve rol aldığı 1975 yapımı kült film "Guguk Kuşu"nda (One Flew Over the Cuckoo's Nest) canlandırdığı Martini karakteriyle sinema dünyasında ilk ciddi çıkışını yaptı. Ancak Danny DeVito'yu geniş kitlelere tanıtan ve ona bir yıldız statüsü kazandıran yapım, 1978-1983 yılları arasında yayınlanan televizyon dizisi "Taxi" oldu. Dizide canlandırdığı huysuz, otoriter ve kurnaz taksi durağı şefi Louie De Palma karakteri, ona hem bir Emmy hem de bir Altın Küre ödülü kazandırdı. 1980'ler boyunca sinema kariyerine ağırlık veren aktör, Michael Douglas ve Kathleen Turner ile birlikte "Amazon'da Fırtına" (Romancing the Stone) (1984) ve devam filmi "Nil'in İncisi" (The Jewel of the Nile) (1985) gibi başarılı macera-komedi filmlerinde rol aldı. Özellikle Arnold Schwarzenegger ile oluşturduğu tezat ikili dinamikleriyle "İkizler" (Twins) (1988) ve daha sonra "Ufaklık" (Junior) (1994) filmlerinde büyük gişe başarıları elde etti. 1990'larda oyunculuk yelpazesini genişleten DeVito, Tim Burton'ın yönettiği "Batman Dönüyor" (Batman Returns) (1992) filminde canlandırdığı grotesk ve ürkütücü Penguen (The Penguin) karakteriyle hafızalara kazındı. Sadece oyunculuğuyla değil, kamera arkasındaki vizyonuyla da öne çıkan DeVito, kurduğu Jersey Films şirketi aracılığıyla "Ucuz Roman" (Pulp Fiction) (1994), "Get Shorty" (1995) ve "Erin Brockovich" (2000) gibi sinema tarihinin önemli yapımlarına yapımcı olarak imza attı. Yönetmenlik koltuğunda da başarı sağlayan sanatçı, kara komedi klasiği "Güllerin Savaşı" (The War of the Roses) (1989) ve çocuk edebiyatı uyarlaması "Matilda" (1996) gibi filmleri hem yönetti hem de bu filmlerde rol aldı. 2000'li yıllarda televizyona güçlü bir dönüş yapan usta oyuncu, 2006 yılında katıldığı uzun soluklu sit-com "It's Always Sunny in Philadelphia" dizisindeki ahlaki sınırları olmayan Frank Reynolds karakteriyle kült bir statüye ulaştı ve yeni nesil izleyicilerin de hayranlığını kazandı. Seslendirme sanatçısı olarak da "Herkül" (1997) animasyonundaki Philoctetes ve "Loraks" (2012) filmindeki Loraks karakterlerine kendine has sesiyle hayat verdi. Danny DeVito, kendine özgü fiziği, enerjik komedi tarzı ve başarılı yapımcılık kariyeriyle Hollywood'un en saygın ve çok yönlü figürlerinden biri olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

1950'lerin başında Los Angeles küçük bir kasaba olmaktan çıkıp hayaller şehrine dönüşmeye başlamıştır.Yer altı dünyasının patronu Mickey Cohen'in hapse girmesiyle şehirdeki diğer suç örgütleri arasında liderlik savaşı başlar. Bir gece Cohen'in adamlarına baskın düzenlenir ve hepsi öldürülür. Öldürülenler arasında eski bir polis de vardır. Bu olayı araştırmak üzere L.A. Polis Departmanından üç polis görevlendirir. Görevlendirilen polisler karakter olarak birbirlerinden çok farklıdır Ve araştırmaları onları güzel bir kadına kadar götürür.

Oyuncu koçu Sandy Kominsky ve en yakın dostu Norman Newlander yaşlanmanın inişli çıkışlı yollarında ilerlerken birbirlerinin hayatında kahkahanın eksik olmamasını sağlar.

1983 yapımı Larry McMurtry'nin kitabından James L. Brooks tarafından sinemaya uyarlanan bu film ile En İyi Uyarlama Senaryo Akademi Ödülü, En İyi Yönetmen Akademi Ödülü'nü ve filmin yapımcısı olarakta En İyi Film Akademi Ödülü kazanmıştır. James L. Brooks'un 30 yıllık sevgi dolu ilişkisinin senaryolaştırılmış versiyonunda, Shirley McLaine ve Debra Winger son derece dokunaklı unutulmaz bir anne kız ilişkisinde izliyoruz.

Eyalet Akıl Hastanesi'nde kısa bir tatil kulağa pek de kötü gelmiyor, öyle değil mi? Randle P. McMurphy, damarlarında kan yerine elektrik dolaşan, ağzı çok iyi laf yapan özgür ruhlu bir mahkumdur. McMurphy, deli numarası yaparak kendisini "kaçıklar" olarak nitelediği adamların yanına aldırır. Hemen ardından, onun bulaşıcı düzensizlik sevdası, yeni geldiği yerdeki uyuşturucu rutinle karşı karşıya gelir. McMurphy, Dünya Kupası maçları oynanırken yeni arkadaşlarının yatıştırıcı ilaçlara boğulmuş bir şekilde ortalıkta bornozlarla dolaşmasına dayanamaz.

Beklenmedik bir aile trajedisinin ardından, Deetz ailesinin üç nesli Winter River'daki evlerine geri döner. Beterböcek'in hâlâ peşini bırakmadığı Lydia'nın hayatı, asi genç kızı Astrid'in tavan arasındaki gizemli kasaba maketini keşfetmesi ve Öbür Dünya'ya açılan kapının kazara açılmasıyla altüst olur. Her iki âlemde de sorunlar baş gösterirken birinin Beterböcek'in adını üç kez söylemesi ve yaramaz iblisin kendi tarzı karmaşayı ortaya çıkarmak için geri dönmesi artık an meselesidir.

Bir kadın ve oğlu, evlerini doğaüstü işgalcilerden kurtarmak için sözde ruhani uzmanlardan oluşan rengarenk bir ekipten yardım ister.

Sirkin sahibi Max Medici, eski yıldız Holt Farrier ve çocukları Milly ve Joe'yu, çok büyük kulakları yüzünden sirkte alay konusu olan yavru bir filin bakımı için işe alır. Ancak, Dumbo'nun uçabildiğini fark etmeleriyle, yeni ve büyük eğlence merkezi Dreamland için hayvanları toplayan girişimci V.A. Vandevere'nin ilgisini çeken sirk muhteşem bir dönüşüm yaşar.

Çete geri dönüyor ama bu sefer oyun değişiyor. Jumanji’ye içlerinden birini kurtarmak için döndüklerinde hiçbir şeyin bekledikleri gibi olmadığını keşfederler. Çete, dünyanın en tehlikeli oyunundan kaçabilmek için bilinmeyen ve keşfedilmemiş parçaları bulmak ve kurak çöllerden karlı dağlara uzanan yollardan geçmek zorunda kalır.

İnsanların varlığına inanan genç ve zeki bir yeti, bu fikrinde diretse de kimseyi kendine inandıramaz. Ancak günün birinde beklenmedik bir şey olur ve karşısına bir insan çıkıverir. Bir "küçükayak" bulduğu haberi sevimli yetimize ün kazandırmanın yanı sıra sevdiği kızın kalbini kazanma şansını da sunar. Ancak bu yeni keşif, sakin yeti topluluğunu, karlı köylerinin ötesindeki büyük dünyada neler olabileceğine dair bir kargaşaya sürükler.

Jim Carrey, 1999'da "Man on the Moon" filminde kült komedyen Andy Kaufman'ı canlandırmış ve büyük övgüler almıştı. Ancak filmin set arkası da bir o kadar etkileyiciydi. Kaufman'ın ailesi ve arkadaşlarının eksik olmadığı kalabalık film setinde Kaufman ya da onun sıklıkla kullandığı salon şarkıcısı alter ego karakteri Tony Clifton olarak dolaşan Carrey'nin role adanmışlığı ve inandırıcılığı o kadar yüksekti ki, set aralarında bile rolden çıkmıyor ve set ekibi Carrey'ye seslenirken, o gün yansıtmayı seçtiği karaktere göre "Tony" ya da "Andy" diye hitap ediyorlardı. Carrey'nin adanmışlığı 100 saatlik set görüntüleri arasından ayaklanan ve röportajlarla zenginleştirilen bu belgeselde ortaya konuyor. Carrey 18 yıl aradan sonra geriye dönüp bakarak kendi hayatı ile Kaufman arasındaki paralellikleri, Andy ve Tony karakterlerini canlandırırkenki deneyimlerini ve kariyerindeki süreci seyircilerle paylaşıyor.

Beth başarılı bir emlakçıdır ama şanssız bir aşıktır. Kardeşinin düğününe gitmek için Romaya gider ve orada Nick ile tanışır. Ancak depresif bir anında dilek kuyusundaki dilek paralarını çıkarmış ve bir nevi lanetlenmiştir. Laneti çıkardığı paraları atan yani aşk dileyen erkeklerin aşkıdır. Ve Nick de onlardan biridir. Bu arada Beth ile Nick yakınlaşır. Ama bir sorun vardır, Beth Nick'in aşkının gerçek olup olmadığını nasıl anlayacaktır...

Drew Barrymore ve Ben Stiller tarafından canlandırılan genç çift, yaşamlarını yoluna koymalarına rağmen mutlulukların beşiğine henüz sahip olamadıkları için sıkıntı yaşamaktadırlar. Uzun aramalardan sonra hayallerinin evine kavuşurlar. Cennet yuvası görünümündeki dubleks eve sahip olmaları için hiçbir engel yoktur'Evin sahibi yaşlı kadın dışında!İkili ne yapıp edip eve yerleşmeye karar verirler. Ve bunun için plan yapmaya başlar. Fakat kısa sürede rakiplerinin ne kadar zorlu olduğunun farkına varacaklardır...

Herkül arkadaşı uçan at Pegasus ve girişken eğitimcisi Phil ile birlikte, görev için yola çıkar. Ancak bu hiç de kolay bir görev değildir. Görevinde Yunan güzellik abidesi Meg ve kızıl kafalı karakter Hades ile mücadele etmek zorundadır.

1950'lerin başında Los Angeles küçük bir kasaba olmaktan çıkıp hayaller şehrine dönüşmeye başlamıştır.Yer altı dünyasının patronu Mickey Cohen'in hapse girmesiyle şehirdeki diğer suç örgütleri arasında liderlik savaşı başlar. Bir gece Cohen'in adamlarına baskın düzenlenir ve hepsi öldürülür. Öldürülenler arasında eski bir polis de vardır. Bu olayı araştırmak üzere L.A. Polis Departmanından üç polis görevlendirir. Görevlendirilen polisler karakter olarak birbirlerinden çok farklıdır Ve araştırmaları onları güzel bir kadına kadar götürür.

"Bak Şu Konuşana" serisinin üçüncü filmiyle yine izleyicilerini kırıp, geçiriyor. Serinin son filmi olan "Bak Şimdi Konuşana"da, Ubriacco Ailesi'nin maceraları devam ediyor... James, uluslararası bir kozmetik firmasının başarılı yöneticisi Samantha'nın özel pilotluğunu üstlenir. Mollie ise evde çocuklarla uğraşmaktadır. Tam bu sırada James, eve bir köpek getirir. Bu da yetmezmiş gibi Samantha da onlara bir köpek hediye eder. Bir sokak köpeği olan Rocks ile süslü ve keyif düşkünü Daphne, çok geçmeden birbirlerine karşı oldukça kuvvetli duygular beslemeye başlarlar. Mikey ve Julie aileye yeni katılan köpeklerle çok iyi anlaşırlar. Çünkü onlarda konuşabilmektedirler.

Hırslı bir genetikçinin yaptığı bir deney sonucunda birbirine hiç mi hiç benzemeyen ikizler dünyaya gelir. Derken kardeşler birbirini hiç tanımadan ayrılırlar. Yıllar sonra kardeşler biraraya gelir: Julius yüksek öğrenim görmüş, iri yarı ama altın gibi kalbi olan bir adamdır. Vincent ise ufak tefek boylu, sürekli dalavere peşinde olan kadın avcısının tekidir. Birbirini yeni bulmuş kardeşler, annelerini bulmak için uzun ve zorlu bir yolculuğa çıkarlar. Ve tabii sonunda beklediklerinden daha fazlasını bulacaklarından habersizdirler!

1983 yapımı Larry McMurtry'nin kitabından James L. Brooks tarafından sinemaya uyarlanan bu film ile En İyi Uyarlama Senaryo Akademi Ödülü, En İyi Yönetmen Akademi Ödülü'nü ve filmin yapımcısı olarakta En İyi Film Akademi Ödülü kazanmıştır. James L. Brooks'un 30 yıllık sevgi dolu ilişkisinin senaryolaştırılmış versiyonunda, Shirley McLaine ve Debra Winger son derece dokunaklı unutulmaz bir anne kız ilişkisinde izliyoruz.

Eyalet Akıl Hastanesi'nde kısa bir tatil kulağa pek de kötü gelmiyor, öyle değil mi? Randle P. McMurphy, damarlarında kan yerine elektrik dolaşan, ağzı çok iyi laf yapan özgür ruhlu bir mahkumdur. McMurphy, deli numarası yaparak kendisini "kaçıklar" olarak nitelediği adamların yanına aldırır. Hemen ardından, onun bulaşıcı düzensizlik sevdası, yeni geldiği yerdeki uyuşturucu rutinle karşı karşıya gelir. McMurphy, Dünya Kupası maçları oynanırken yeni arkadaşlarının yatıştırıcı ilaçlara boğulmuş bir şekilde ortalıkta bornozlarla dolaşmasına dayanamaz.

Bu samimi belgesel dizisi, Arnold Schwarzenegger'in vücut geliştirme şampiyonluğundan Hollywood ikonluğuna ve politikacılığa uzanan çok yönlü hayatını ve kariyerini konu alıyor.

Oyuncu koçu Sandy Kominsky ve en yakın dostu Norman Newlander yaşlanmanın inişli çıkışlı yollarında ilerlerken birbirlerinin hayatında kahkahanın eksik olmamasını sağlar.

It's Always Sunny in Philadelphia 4 Ağustos, 2005'te FX kanalında yayına başlamış bir komedi dizisidir. Dizi aynı zamanda oyuncuları olan Rob McElhenney, Glenn Howerton ve Charlie Day tarafından yaratılıp geliştirilmiştir. Dizi, kişisel çıkarlarından başka hiçbir şey düşünmeyen ve Güney Philadelphia'da "Paddy's" adında oldukça başarısız bir İrlanda barı işleten bir arkadaş grubunun başından geçen maceraları anlatmaktadır.