İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

7 filminden 2'si İzlenir çıktı, 2 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
David Hattersley Warner (July 29, 1941 – July 24, 2022) was an English actor. Born in Manchester, he attended the Royal Academy of Dramatic Art and worked in the theatre before attaining prominence on screen in the early 1960s through his lead performance in the Karel Reisz film Morgan: A Suitable Case for Treatment, for which he was nominated for the BAFTA Award for Best Actor in a Leading Role. Warner portrayed both romantic leads and villainous characters across a range of media, including The Ballad of Cable Hogue, Straw Dogs, Cross of Iron, The Omen, Holocaust, The Thirty Nine Steps, Time After Time, Time Bandits, Tron, A Christmas Carol, Portrait in Evil, Titanic, Mary Poppins Returns and various characters in the Star Trek franchise, in the films Star Trek V: The Final Frontier and Star Trek VI: The Undiscovered Country, and the television series Star Trek: The Next Generation. In 1981, he won an Emmy Award for Outstanding Supporting Actor in a Miniseries or Special for his portrayal of Pomponius Falco in the television miniseries Masada.

Mavi bir kedi olan 12 yaşındaki Gumball Watterson'ın, ailesi ve diğer tuhaf yaratıklarla yaşadığı ilginç olaylar.

Teknolojinin son sürat ilerlediği bir dönemde, insanlar üstesinden gelemeyecekleri hiçbir sorun olamayacağına inanmaya başlamışlardır. 'Titanic' adlı dev transatlantik ise, insanlığın doğaya karşı gövde gösterisi gibidir. Bu 'Düşler Gemisi' nin yolcuları arasında Avrupa`da birkaç yıl geçirdikten sonra Amerika'ya dönmekte olan, Jack Dawson adlı genç ve fakir bir ressam ile nişanlısıve annesiyle Philadelphia`ya gidenRose DeWitt Bukater adlı zengin bir genç kız da vardır. İki genç şans eseri tanışacak, aralarındaki sınıf farkına aldırmaksızın birbirlerine yakınlaşacaktır. Yola çıkılmasından dört buçuk gün sonra, 10 Nisan 1912'de, Titanic iki saat kırk dakika sürenve sulara gömülmesiyle son bulan, hazin olayların başlamasına neden olacak buz dağına çarpacaktır.

ABD'li diplomat Robert Thorn (Gregory Peck), karısı Katherine'in (Lee Remick) hamileliği bir Roma hastanesinde ölü doğumla sona erdiğinde yerine annesi ölen başka bir bebeği alır. Küçük Damien (Harvey Stephens) büyür ancak beşinci doğum günü partisinde dadısı gizemli bir şekilde ölür. Peder Brennan (Patrick G. Troughton) da Thorn'u Şeytan'ın oğlunu evlat edindiği konusunda uyardıktan sonra ölür. Uğursuz yeni dadı Bayan Baylock (Billie Whitelaw) Damien'ı özenle korurken, fotoğrafçı Jennings (David Warner) ona Damien'ın partisinden dadı ve Brennan'ın nasıl öleceğini belirten işaretlerin bulunduğu fotoğraflar gösterince Thorn'un korkuları artar. Thorn, Damien'ın kimliğini doğrulayan ve Thorn'a tek çözümün evlatlık oğlunu öldürmek olduğunu söyleyen şeytan çıkarıcı Bugenhagen'i (Leo McKern) arar. Cesetler üst üste yığılırken Thorn, görevini yapmaya çalışır ancak yasalar dünyayı Mahşer'den kurtarmaya çalışmanın önüne geçer.

İlk filmin sevimli minikleri Michael ve Jane artık büyümüşlerdir. İkili, Michael, üç çocuğu ve kâhyaları Ellen’la birlikte Cherry Tree Lane’de hayatlarını sürdürmektedirler. Ancak acı bir olay yaşanır ve Michael kişisel bir kayıp yaşar. Bu olayın ardından esrarengiz dadıları Mary Poppins tekrar Banks’lerin hayatına girer. Bu süreçte Poppins, iyimser sokak lambası yakıcısı Jack’le birlikte eşsiz sihir becerilerini kullanarak ailenin hayatlarında eksik olan mutluluk ve merak hissini yeniden keşfetmelerine yardımcı olacaktır. Poppins'in eksantrik kuzeni Topsy dahil olmak üzere renkli ve tuhaf karakterler de bu süreçte eğlenceli bir yol sunacaklardır.

Yıl 2029... Astronot Leo Davidson, rutin bir uzay görevi sırasında yaşanan arıza nedeniyle 'ilginç' bir gezegene düşer. Gezegenin ilginçliği, burada insanla maymun arası yaratıkların hüküm sürüyor olmasındandır. Aynı zamanda insanların da yaşadığı, ama artık sadece köle olarak kullanıldıkları bir gezegendir burası. Bu gezegenden kurtulmanın hesaplarını yapan Leo, şaşırtıcı gerçeklerle yüzleşeceğinin farkında değildir.

Teknolojinin son sürat ilerlediği bir dönemde, insanlar üstesinden gelemeyecekleri hiçbir sorun olamayacağına inanmaya başlamışlardır. 'Titanic' adlı dev transatlantik ise, insanlığın doğaya karşı gövde gösterisi gibidir. Bu 'Düşler Gemisi' nin yolcuları arasında Avrupa`da birkaç yıl geçirdikten sonra Amerika'ya dönmekte olan, Jack Dawson adlı genç ve fakir bir ressam ile nişanlısıve annesiyle Philadelphia`ya gidenRose DeWitt Bukater adlı zengin bir genç kız da vardır. İki genç şans eseri tanışacak, aralarındaki sınıf farkına aldırmaksızın birbirlerine yakınlaşacaktır. Yola çıkılmasından dört buçuk gün sonra, 10 Nisan 1912'de, Titanic iki saat kırk dakika sürenve sulara gömülmesiyle son bulan, hazin olayların başlamasına neden olacak buz dağına çarpacaktır.

Federasyon ile Klingonlular arasındaki 'Soğuk Savaş', dağılmakta olan imparatorluğun liderinin barış çağrısı ile son bulmaya başlar. Amiral Kirk ve ekibi, Klingon hükümdarına barış görüşmeleri sırasında eşlik etmek üzere acil olarak göreve çağrılır.Kahramanlarımız kendilerini siyasi bir suikastin içine çekilmiş bulurlar ve Kirk ile McCoy cinayeti işlemiş görünmektedirler. Klingonlular tarafından yargılanıp buzlarla kaplı bir sürgün gezegenine gönderilen ikili hemen kaçış planlarına başlar. Bütün bunlar olurken, Spock ve ekibin geri kalanı da gerçek suçluyu aramaktadırlar. Ve hiç kuşkusuz, galaksiler arası barışın geleceği bu çabalara bağlıdır.

Kirk, Spock ve McCoy acil bir görev için Yıldızgemisi Atılgan'a çağrılırlar ve bir süre sonra kendilerini isyan halinde bir Volkanlının esiri olarak bulurlar. Volkanlının amacı evrenin sonundaki 'Büyük Bariyer'in ardında ne olduğunu keşfetmektir. Yolculuk, giderek hayatın anlamını çözmeye dönük metafizik bir arayışa ve yaratılışın gizemini çözme çabasına dönüşür. Bir süre sonra da Klingonlular, Volkanlılar ve İnsanlar arasında bir karşılaşmaya dönüşecektir. Bu mücadelenin taraflarından biri de, kaçınılmaz olarak 'Tanrı' olarak adlandırabileceğimiz çok güçlü bir varlıktır.

Video oyunları tasarlayıp programlayan Kevin, patronun kendi işlerini çaldığını ispatlamaya çalışırken kendi yazıdığı programın içinde esir olur. Burada tüm program ve prosedürler kişilik kazanmıştır. Programcı ve kullanıcılar ise adeta tanrısal varlıklar gibi görülmektedir.

ABD'li diplomat Robert Thorn (Gregory Peck), karısı Katherine'in (Lee Remick) hamileliği bir Roma hastanesinde ölü doğumla sona erdiğinde yerine annesi ölen başka bir bebeği alır. Küçük Damien (Harvey Stephens) büyür ancak beşinci doğum günü partisinde dadısı gizemli bir şekilde ölür. Peder Brennan (Patrick G. Troughton) da Thorn'u Şeytan'ın oğlunu evlat edindiği konusunda uyardıktan sonra ölür. Uğursuz yeni dadı Bayan Baylock (Billie Whitelaw) Damien'ı özenle korurken, fotoğrafçı Jennings (David Warner) ona Damien'ın partisinden dadı ve Brennan'ın nasıl öleceğini belirten işaretlerin bulunduğu fotoğraflar gösterince Thorn'un korkuları artar. Thorn, Damien'ın kimliğini doğrulayan ve Thorn'a tek çözümün evlatlık oğlunu öldürmek olduğunu söyleyen şeytan çıkarıcı Bugenhagen'i (Leo McKern) arar. Cesetler üst üste yığılırken Thorn, görevini yapmaya çalışır ancak yasalar dünyayı Mahşer'den kurtarmaya çalışmanın önüne geçer.