İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

4 filminden 1'i İzlenir çıktı
Dean-Charles Chapman, 7 Eylül 1997 tarihinde Romford, Essex, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Sanat kariyerine oldukça erken bir yaşta adım atan Chapman, ilk büyük başarısını kamera önünden önce tiyatro sahnelerinde kazandı. Londra'nın ünlü West End tiyatrosunda sahnelenen "Billy Elliot the Musical" oyununda gösterdiği performansla dikkatleri üzerine çekti. Bu yapımda önce 'Small Boy', ardından 'Michael' ve son olarak başrol 'Billy Elliot' karakterlerini canlandırarak, aynı oyun içinde bu üç farklı rolü de oynayan nadir ve en uzun süreli oyunculardan biri olarak tiyatro tarihine geçti. Televizyon dünyasındaki asıl büyük çıkışını, tüm dünyada izlenme rekorları kıran HBO dizisi "Game of Thrones" ile gerçekleştirdi. Chapman'ın bu dizideki serüveni oldukça sıra dışıdır; ilk olarak üçüncü sezonda Martyn Lannister adlı ufak bir rolle izleyici karşısına çıktı. Ancak daha sonra, dördüncü sezondan itibaren Kral Joffrey'nin kardeşi Tommen Baratheon rolünü devralarak ana kadroya dahil oldu. Dizinin finaline kadar canlandırdığı naif ve trajik Kral Tommen performansı, onun küresel çapta tanınmasını sağladı. Bu süreçte "Before I Go to Sleep" (2014) ve Liam Neeson'lı "The Commuter" (2018) gibi filmlerde yan rollerde yer alarak sinema tecrübesi kazandı. Dean-Charles Chapman'ın sinema kariyerindeki en büyük dönüm noktası ise Sam Mendes'in yönettiği, I. Dünya Savaşı draması "1917" (2019) oldu. George MacKay ile başrolü paylaştığı bu filmde, abisini kurtarmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkan Onbaşı Tom Blake karakterine hayat verdi. Filmin duygusal yükünü sırtlayan performansı ve karakterinin yaşadığı trajik dönüşüm, eleştirmenlerden tam not aldı ve filmin uluslararası başarısında büyük pay sahibi oldu. Bu başarının ardından prestijli dönem filmlerinde ve modern yapımlarda yer almaya devam etti. Netflix yapımı "The King" (2019) filminde Timothée Chalamet ile birlikte rol alarak Thomas of Lancaster'ı canlandırdı. Ayrıca "Blinded by the Light" (2019), "Here Are the Young Men" (2020) ve Lena Dunham'ın yönettiği "Catherine Called Birdy" (2022) gibi filmlerle filmografisini çeşitlendirdi. Yakın dönemde ise Disney+ yapımı Star Wars dizisi "The Acolyte" (2024) kadrosuna katılarak Jedi Ustası Torbin karakteriyle büyük bütçeli franchise dünyasına adım attı. Tiyatro kökenli disiplini ve duygusal derinliği olan rolleri başarıyla canlandırmasıyla, kendi jenerasyonunun yetenekli İngiliz aktörleri arasında yer almaktadır.

1917, I. Dünya Savaşı'nın doruk noktasında, kendilerine imkânsıza yakın bir görev verilen iki İngiliz asker Kıdemsiz Onbaşı Schofield ve Kıdemsiz Onbaşı Blake'in hikâyesini anlatıyor. Blake'in abisinin de içinde bulunduğu 1.600 asker bir tuzağa doğru ilerlemektedir. Askerlerin hayatlarını kurtaracak mesajı düşman bölgesini geçip tabura ulaştırmak için Schofield ve Blake zamanla yarışacaktır.

İngiltere tahtının gönülsüz veliahdı olan dikbaşlı prens Hal, kraliyet yaşantısına sırtını dönerek halkın içinde yaşamaya başlamıştır. Ancak despot babasının ölümünün ardından Hal, V. Henry olarak taç giyer ve kaçmaya çalıştığı hayatı kabullenmek zorunda kalır. Şimdi genç kral hem babasının ona miras bıraktığı saray siyaseti, kaos ve savaş içinde ilerlemek hem de geçmiş yaşantısındaki duygusal ilişkilerde yolunu bulmak zorundadır. Buna en yakın arkadaşı ve akıl hocası olan, yaşlanan alkolik şövalye John Falstaff ile olan ilişkisi de dâhildir.

Sigorta pazarlamacısı Michael’ın hayatı işten eve gidip geldiği bir rutinle devam etmektedir. Fakat gizemli bir yabancıyla iletişime geçerek bulunduğu trendeki bir kişinin kimliğini ortaya çıkarmak zorunda kalır. Zamana karşı yarışan Michael, kendini ölümcül bir komplonun içinde bulur. Hayatta kalmak ve diğer yolcuları kurtarmak artık onun elindedir.

Film yakışıklı, zeki ve maceraperest bir insan olan Robin Cavendish'in 28 yaşında doktorlar tarafından çocuk felci teşhisi konulması sonucunda birdenbire değişen hayatını konu alıyor. Boynundan aşağısı tamamen felç olan ve nefes almak için bir makineye muhtaç olan Robin Cavendish, doktorların ilk başta umutsuz konuşmasına rağmen umudunu yitirmeyerek uzun yıllar hayata tutunmasıyla adından söz ettirmiştir.

New Yorklu, kalbi kırık bir kadın aşkı bulma umuduyla Londra'ya taşınınca tipik romantik kahramanlara hiç ama hiç benzemeyen bağımsız bir müzisyene âşık olur.

İmparatorluk'un yükselişinden yüz yıl önce, Jedi Düzeni ve Galaktik Cumhuriyet barış ve refah içinde gelişmektedir. Bu sırada, seri suçları soruşturan bir Jedi ustası geçmişinden tehlikeli bir savaşçıyla karşı karşıya gelir.