İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

7 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Sinema ve dizi film oyuncusu, TV programı sunucusu. 1979, İstanbul doğumlu. Tuna Huş ve Gülgün Feyman gibi usta isimlerden spikerlik eğitimi almış olan Değer Soysal Alp, uzun bir süre sunucu olarak kariyerini sürdürmüş, Show TV'nin Spor Sayfası isimli spor bültenini sunmuştur. Değer Soysal Alp, 2011 yılından itibaren daha önce Karakol, Şeref Bey, Leyla ile Mecnun, Ali Ayşe’yi Seviyor, Elbet Bir Gün gibi birçok dizide yer aldı. Yeni projelerde yer almayı sürdürmektedir.

Mete, zengin bir babanın şımarık oğludur. Taşkınlıklarına son vermek isteyen babası onu sıra dışı bir cezaya çarptırır. Mete, zamanda yolculuk yaparak 16. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu’nda kurmaca bir köye gönderilir ve bir seyis olarak yaşamaya zorlanır. Mete köyde, hayatını tamamen değiştiren Asena ile karşılaşır.

Hakan kadınlarla uzun süreli ilişki kurmakta problem yaşayan genç bir çapkındır. Yaşadığı sahil beldesine gelen turistlerle kısa süreli ilişkiler yaşar, bağlanmaktan hep kaçınır. Ablasının terk ettiği eniştesi ve 5 yeğeninden başka hayatına kimseyi sokmaz. Hakan için işler, bir gün tesadüfen karşılaştığı Bahar'a ilk görüşte aşık olmasıyla tamamen değişir. Bahar ile yakınlaşmaya çalışan Hakan, Bahar'ın son derece nadir görülen bir rahatsızlığı olduğunu öğrenir. Bahar geçirdiği bir kaza sonucu, kaza gününden sonra olan hiçbir şeyi hafızasında tutamamaktadır. Her gün aynı güne –iki yıl önceye – uyanıp oradan devam etmektedir. Bahar'ın abisi ve babası da onun mutsuz olmasını engellemek için her gün kaza günündeymiş gibi davranmakta, türlü türlü numaralarla Bahar'ı da buna inandırmaktadırlar. Hakan'ın da olaya dahil olmasıyla birlikte üçü birden Bahar'ı mutlu etmek için her yolu denerler. Hakan, her sabah bir önceki günü unutan Bahar'ı kendisine her gün yeniden aşık etmek zorunda kalır.

Mahallenin gözbebeği Avukat Doğan ile güzeller güzeli komşusu Melike’nin 5 yaşından beri nasıl olup da kavuşamadıklarının hikayesi... Bazen kavuşmak için iki tarafın da çok sevmesi yeterli olmaz ama ayrılmak da "Kısmet" değildir.

Köklü ve güçlü bir aileden gelen Cezayir Türk, devleti için çalışan ve bir sabotaja kurban giden ağabeyinin intikamını alır. Devletin bekası ve ailesinin güvenliği için öldü gösterilerek yeni bir hayata başlar. Cezayir Türk, yurtdışında devam eden operasyonlarda bir yaralanma sonucu sınır tanımayan doktorlardan Firuze ile tanışır. Her ne kadar eşini ve ailesini özlese de onlara bir daha dönemeyeceğini bilmektedir. Firuze'ye aşık olup yeniden bir aile kuran Cezayir, bir süre sonra deşifre olur ve tekrardan hayata, İstanbul'a dönmek zorunda kalır. Fakat bu gelişmelerden ne yeni ailesinin ne de yıllardır onu özleyen ve mezarında dua eden ailesinin haberi vardır. Emanet ederek geride bıraktığı İstanbul ise bambaşka bir İstanbul olarak karşısına çıkacaktır.

Fırat Sunel'in 'Salkım Söğütlerin Gölgesinde' ve Gürsel Balcı'nın 'Sınırdaki Sır' adlı romanlarından serbest olarak uyarlanan Büyük Sürgün Kafkasya, 1944 yılında Stalin'in emriyle sürgün edilen Ahıska Türklerinin trajik hikayesini anlatıyor. Yaşadıkları topraklardan sürgün edilen binlerce insanın, sahipsiz, unutulmuş bir halkın yürek burkan hikayesi.

Biri gelinlik provasından, biri nikah masasından, biri düğün salonundan kaçan üç kadın; Almilla, Şebnem ve Kainat’ın hayatlarının aşkına yetişmek için gittikleri İzmir Adnan Menderes Havaalanı’nda yolları kesişir. Hayatı bir anda kesişecek ve kader ortaklıkları İstanbul’da da devam edecek, aşkı kovalayan üç kadının iç içe geçen hikayeleri, onları birbirine sımsıkı bağlayacaktır. İstanbul’a adım atar atmaz, hem de hiç farkında olmadan şöhret rüzgarına tutulan kızlarımız için hayli ışıltılı başlayan İstanbul macerası, giderek kabusa dönüşecek ve "kaçak gelinler"imiz, İstanbul duvarına toslayacaktır. Üstelik bu İstanbul serüveninde, hayallerindeki "beyaz atlı prens"ler de onları hep hayal kırıklığına uğratır ve olaylar iyice içinden çıkılmaz bir hal alacaktır.

Bu hikaye İstanbul’un küçük bir mahallesinde geçmektedir. Şirin bir berber dükkanında usta, kalfa çalışan bir baba, oğlun hikayesi. Yılların berberi, fenni sünnetçisi Kemal Bey karısını kaybettikten sonra hayatı sıradan, her günü birbirinin aynı geçmektedir; ta ki Ayten Hanım ile tanışana kadar… 60 yaşına gelen Kemal Bey, 45 yaşındaki Ayten Hanım’a aşık olmuştur. İkinci hayatı başlamıştır. Bu ikinci hayat bütün mahalleyi ve en önemlisi Ali’yi etkiler. Ali 35 yaşına gelmesine rağmen babasının yanında çalışan, aynı evde kalan müzmin bekar. Kimseyi beğenmeyen bu adam yalnız kalmayı tercih etmiştir; ki o da Ayten Hanım’ı istemeye gittiği geceye kadar…
Görsel yokSuç oranının artması üzerine İçişleri Bakanlığı yeni bir proje geliştir. Daha önce görevinden uzaklaştırılan, iş yapma şekilleri farklı ama yetenekli polisleri tekrar iş başına getirir. Bunun için bir pilot uygulama başlatır.İstanbul’un suç oranı en yüksek bölgesinde bir karakola “operasyon tim” adı verilen özel bir birim yerleştirilir. Polisler arasındaki çatışmalar, suç, adalet, yasa dışı olaylar, aksiyon dozu yüksek “Karakol” da.

Aynı gün, aynı hastanede dünyaya gelen iki bebek, yatak sayısının azlığından dolayı yan yana yatırılırlar. Ailelerinin "doğar doğmaz birbirlerini buldular" sözü üzerine beşik kertmesi yapılan bebekler, isimlerini de efsane aşıklar Leylâ ile Mecnun'dan alırlar. Aradan 25 yıl geçer. Bir sabah ailesi Mecnun'a durumu anlatır ve Leyla'yı istemeye giderler. Mecnun başta bu durumdan rahatsızlık duysa da Leyla'yı görür görmez aşık olur. Onu etkilemek için ne yapacağını bilemeyen Mecnun, bir gece rüyasında ak sakallı dedeyi görür. Ak sakallı dedenin rüyalarından çıkıp Mecnun ile beraber yaşamaya başlamasıyla da işler karışır.