İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

18 filminden 1'i İzlenir çıktı, 12 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
23 Aralık 1959 tarihinde İstanbullu bir ailenin kızı olarak Denizli'de dünyaya geldi. Dedesinin memuriyeti nedeniyle çocukluğu Denizli'de geçti. Babası gazeteci ve fotoğrafı Oktay İybar'dır. 1973 yılında Lise yıllarında anne ve babası ayrıldılar, bu sebeble İstanbul Kız Lisesi'nde başladığı liseyi Erenköy Kız Lisesi'nde bitirdi. 1982'de İstanbul Belediye Konservatuvarı'na girdi; okulu dört yılda tamamladı. Sedef İybar adında bir kız kardeşi vardır. 1982 yılında amatör olarak başladığı tiyatro hayatına, 1983 yılında dahil olduğu Gönül Ülkü - Gazanfer Özcan Tiyatrosu ile devam etti. Kurulduğu tarihten beri çalıştığı Beşiktaş Kültür Merkezi'nin (BKM) dışında, Kent Oyuncuları, Hadi Çaman, Yeditepe Oyuncuları, Devekuşu Kabare, Dormen Tiyatrosu ve Ortaoyuncular gibi topluluklarla çalıştı. 1987'de Magazin Gazetecileri Derneği tarafından "Yılın Televizyon Yıldızı" seçildi. 1993 yılında Antalya Film Festivali'nde "Tersine Dünya" adlı filmdeki rolüyle Altın Portakal ödülünü aldıktan sonra, 1995 yılında (Suna Pekuysal'dan sonra bu ödülü alan ikinci kadın oyuncu olarak) İsmail Dümbüllü, 1996, 1997 ve 1998 yıllarında Altın Kelebek-Yılın Komedi Sanatçısı, 1996 ve 1997 yıllarında da MGD-Komedi Sanatçısı ödüllerinin sahibi oldu. 1997 yılında Yılmaz Erdoğan ile birlikte pek çok başarılı tiyatrocuyu bünyesinde barındıran "Bir Demet Tiyatro" dizisinde yer aldı. Yine büyük ilgi toplayan ve Yılmaz Erdoğan ile birlikte çalıştığı "Otogargara", "Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü?" ve "Bana Bir Şeyhler Oluyor" adlı oyunlarda yer aldı. Televizyon ekranında yer aldığı diğer yapımlar ise "Ölümsüz Aşk" adlı dizi ve Reha Muhtar, Hülya Avşar ve Beyazıt Öztürk ile birlikte yorumcu olarak yer aldığı "Pişti" programıdır. Demet Akbağ, 1980 yılında birinci evliliğini İskender Akbağ ile yaptı. 1984 yılında boşandı. Bodrum'da yaptığı ikinci evliliğini ise ancak sekiz ay sürdürebildi. Demet Akbağ, üçüncüsünde 19 Eylül 1999 tarihinde Zafer Çika ile Milano'da evlenmiştir. Ali (d.2000) adında bir oğlu vardır. 2008 yılında , Kanal 1'de yayınlanan "Süper Aile" adlı yarışma programının sunuculuğunu yapmıştır. 2013 yılında ise Show TV'de yayınlanan sunuculuğunu Murat Başoğlu'nun yaptığı "Benzemez Kimse Sana " adlı yarışma programında Seyfi Dursunoğlu, Erol Evgin ile birlikte jüri koltuğunda oturdu. Ancak program kısa bir süre sonra yayından kaldırıldı.

En büyük eğlence kaynağı, herkesin büyük ilgi gösterdiği yazlık sineması olan bir kasaba… Kasabanın deli oğlanı Emin, çevresindeki tüm insanlara her türlü işte yardım eden ve herkesin sevdiği bir adamdır. Televizyonun henüz yeni yeni Anadolu’ya yayılmaya başladığı bu dönemde köy halkı dönemin en büyük icadıyla tanışmaya hazırlanmaktadır. Televizyona dair çeşitli beklentiler vardır. Mekanik işlerle uğraşmayı seven Emin de televizyonun nasıl bir buluş olduğunu merak etmektedir. Televizyon kasabaya gelirken, beraberinde birçok şey getirecektir.

Türkiye’nin ilk seyircili sitcomu olan Bir Demet Tiyatro’da orta sınıf bir işçi ailesinin yaşadıkları, ailenin 30 yaşlarındaki işsiz ve bıçkın oğlu Mükremin, sivri dilli ve zeki kız kardeşi Lütfiye, fantezileriyle oduncunun karısı Feriştah gibi karakterler aracılığıyla izleyiciye aktarılır.

Bir evlilik, iki aşk, üç bela, Dokuz Kere Leyla... Adem, güzeller güzeli metresi Nergis için Leyla ile 20 yıllık evliliğini bitirmeye karar verir. Ancak Leyla'dan doğal bir yolla kurtulması neredeyse imkansızdır. Diğer yandan bu duruma bir çözüm bulamazsa yasak aşkı Nergis çok yakında parmaklarının arasından kayıp gidecektir. Üstelik Adem tüm bu aşk trafiğininin arasında kendisine ait antika el yazmasının peşinde olan Mahdum Bey ve kıskanç avukatı Haris ile de uğraşmak zorundadır.

4 ferdi olan Mutlu ailesinin aile reisi Sıtkı, cimriliğiyle bilinen bir adamdır. Eşi Türkan ise yaşadığı hayattan bıkmış, kocasının aileye olan ilgisizliğinden şikayetçidir. Yıllardır tatile gitmemiş olan çift, terapistlerinin de ikna çabalarının sonuç vermesiyle birlikte bir karavan kiralarlar. Antalya'ya doğru yola çıkan çifti bu yolda kimi aksilikler beklemektedir. Arabaları bozulan çift, Yavaşlar Köyü'ne gitmek zorunda kalır. Köylülerin misafiri olan şehirli çift, burada köylülere öğretecebilecekleri kimi şeyler olduğunu fark eder. Bu ortaklık hem iki kültürü birleştirecek hem de haklı bir mücadeleye destek verecektir.

Hedefim Sensin, çiğ köfte satarak geçimini sağlayan Zekeriya Taştan’ın hikayesini konu ediyor. Genç bir adam olan Zekeriya Taştan, İstanbul sokaklarında çiğ köfte satarak geçimini sağlar. Oldukça geveze bir adam olan Zekeriya’nın başına ne gelirse çenesinden gelir. Bir gün konuşmaması gereken bir yerde ve zamanda yine kendisini tutamaz. Ama bu sefer başına büyük bir dert alır ve İstanbul’u terk etmek zorunda kalır. Artık onun yeni yuvası ilk defa ayak bastığı Gökçeada olur. Burası Zekeriya’nın hayatı için adeta bir dönüm noktası olur. Gökçeada’ya gelmesi ile hayatı değişen sadece Zekeriya değildir. Onun gelişi ile birlikte Hafize’nin, Leyla’nın ve Yarım Hasan’ın hayatı da bambaşka bir hal alır.

Yeliz erkek kardeşi Ahmet'e fazlasıyla düşkün, onu herkesten kıskanan bir kadındır. Ondan ayrılmak istemediği için kardeşini birlikte yaşamaya zorlamıştır. Ancak bir gün Ahmet, Deniz ile tanışır, güzel kadına aşık olan Ahmet kısa süre sonra evlilik teklif eder. İşlerin ciddiye bindiğini fark eden Yeliz ise, Ahmet'in daha önceki sevgililerine yaptığı gibi Deniz'e de hayatı dar etmeye karar verir. Deniz müstakbel görümcesine karşı son derece iyi niyetli davranmaktadır, ancak Yeliz'in kıskançlığı, kardeşini kaptırmama konusundaki inadı komik olaylara yol açacaktır.

Hayatının ikinci baharını yaşamak isteyen ve evlilik hayatını üniversite eğitimine tercih ederek 50 yaşına gelen Nadide’nin hikayesini izleyeceğiz. Eşini kaybettikten sonra gençlik hatalarını telafi etmek için kolları sıvayan Nadide, yalnız ve orta yaşlılar için öngörülen dikiş kursundan, koroya; gezilerden kabul günlerine hiçbir aktivitede aradığı mutluluğu bulamaz ta ki gazetede gördüğü bir haberle kendisini önce okul sıralarında, ardından mavi sulara kendini atar. Bir grup genç ve gizemli bir kaptan ile "yeni bir başlangıca" yelken açar!

Profesör Niyazi Gül, hayvanlarla konuşabilme gibi eşsiz bir yeteneğe sahip, hayvansever bir veterinerdir. Asistanı Hediye ile birlikte gizli bir formül geliştirirken İzmir'de sakin bir hayat süren Niyazi'nin dünyası, Sultan Şahmerdan ve Rıza Kabakoz'un onu kaotik bir at yarışı macerasının içine çekmesiyle altüst olur.

Hayatının aşkıyla evlendikten sonra hayat Hüseyin için daha da zorlaşmıştır. Büyüyen ailesini geçindirmek için gece gündüz çalışır. Firuzan ise ünlü bir şarkıcı olmuştur.

Aydın emekli bir tiyatrocudur; oyunculuğu bıraktıktan sonra Kapadokya'ya babasından yadigar kalan butik oteli işletmek için geri döner. Aydın o günden sonra başlayan kış uykusu bu gözlerden ırak otelin içerisindeki gündelikleriyle, kâh yerel bir gazeteye köşe yazıları yazarak kâh her zaman niyetlendiği ancak bir türlü başlayamadığı tiyatro tarihi kitabını yazmayı düşünerek geçer. Tüm bu süreçte hayatında iki kadın vardır: Kendisine her anlamda uzak ve soğuk davranan genç karısı Nihal ve boşandıktan sonra yanlarına taşınan kız kardeşi Necla... Kışın bastırması ve artan kar yağışı bu küçük taşrada en çok Aydın'ın sinirlerine dokunur ve onu uzaklara gitmeye teşvik eder...

8 Çocuklu Midyatlı sıradan bir kadın olan Xate'nin komşularından tek farkı, kocasının Midyat Belediye Başkanı olmasıdır. Bir gün, başına gelenler onun da Midyatlılar'ın da hayatını değiştirir. Okuma yazması olmayan Xate, Midyat Belediye Başkanı olur. Mutfak işlerine girişir gibi giriştiği devlet işlerinde çocuklarının kendi aralarındaki çocukça rekabeti, Midyat halkına kahkahalar attıran maceralara neden olur. Ancak hiçbir şey Xate'yi yolundan döndürmez. Hükümet gibi kadın Xate, işleri elinin hamuru ile çözmenin yolunu her seferinde bulur. Midyat'ta henüz kimse farkında olmasa da sadece onun için değil, tüm ülke için hayat eskisi gibi değildir aslında. Fakat en azından Midyat'ın değişimine giden yol, kahkahalarla doludur.

Hükümet Kadın 2'de ilk filmde yaşananların 7 yıl öncesine gidiyor. Xate ve kocası Aziz Veysel'in, Faruk ile olan azılı mücadelesine tanık oluyoruz. Xate'in, Güneydoğu'nun ilk kadın belediye başkanı olmasına henüz yedi yıl vardır ve şimdilik, belediye başkanı Aziz Veysel'in eşi olarak yaşamaktadır. Faruk'un bitmek bilmeyen koltuk sevdasının kökeni de bu günlere dayanmaktadır. Xate, sıradan sabahlardan birinde Aziz Veysel'i evden uğurlarken beklenmedik bir sürprizle karşılaşır. Bu kötü sürpriz de Xate ve Faruk'u bir kez daha karşı karşıya getirir. Daha da beklenmedik olanı ise tüm kasabalıyı şaşkına çeviren erken seçim kararıdır.

Sıradan bir mahallenin, sıradan kadınları hiç bu kadar kışkırtıcı olmamıştı! Mahalleye yeni taşınan psikolog Eylem'e, terkedilmesinin acısını unutturmak amacıyla bir bir kapısını çalan kadınlar için, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! Elbettte onlara dünyayı dar eden erkekler için de! Hayatını yatalak babasına adamış Vartanuş; mafya babası sevgilisinin metresliğinden eşi olmaya asla geçemeyeceğini anlayan Goncagül; çocuklarına ilişmediği sürece günlük koca dayaklarına alışmış Gülnur ve annesinin yediği her tokadı kendi ruhuna da yiyen kızı Tülay; hayatı pembe görmeye çalışan kuaför Füsun... Tüm bu kadınlar önce Eylem'i, sonra birer birer kendilerini ve belki de ülkedeki tüm kadınları Kurtuluş son durakta bulacaktır. Şiddetin ister psikolojik, ister fiziksel her türlüsüne karşı olan bu kadınlar beraber daha da güçlü olduklarını keşfedeceklerdir.

Nihayet babasını bulan Hüseyin'in artık tek bir amacı vardır: Yeni arkadaşının da yardımıyla, sevdiği kıza kavuşmak!

Büyükannesi ve büyükbabasıyla küçük bir köyde yaşayan klarnetçi İstanbul'a gitmek zorunda kalır. Burada aniden gelen şöhretin tadını çıkaran bir şarkıcıyla tanışır.

Bir çete lideri, Süpermen kılığındaki intihara meyilli adamı işe alır. Bu sırada çeteyle bağlantılı çalıntı bir arabayı kullanan kadın ise çeteden intikam almayı planlar.

Hayri ve Orhan piyasaya sürdükleri başarısız kasetler sonucu borç batağında olan iki müzik yapımcısıdır. İkili, Sansar isimli menajerin 'genç yetenek' diye lanse ettiği, o sıralar Almanya'da yaşayan Ferhat ile irtibata geçerler. Telefonda şarkı söylettikleri Ferhat'ın sesini çok beğenirler ve acil bir eylem planı oluştururlar: Ferhat gelecek, altyapıyı söyleyecek, kasetten gelen paralarla borçlar ödenecek ve düze çıkılacaktır. Firuze isimli gizemli, kararlı ve zengin bir kadın gelir. Ferhat'ı televizyonda seyretmiş ve çok beğenmiştir. Parası olduğunu ve Ferhat'a yatırım yapmak istediğini söyler. Ama her şeyden önce imajlarını değiştirmeleri gerekmektedir: Yeni bir ofis, şık kıyafetler, yaşayacakları güzel bir villa.

Şehre bir güzellik gelir! Türkiye’nin güneydoğusunda, herkesin ve her şeyin “uzağında” küçük bir masal sehrinde geçer hikaye. 1980 yılının yaz ayları... Tüm ülke siyasi bir kaosun içindedir. Siyasi şiddet ülkeye egemendir. Sağda ve solda onlarca değişik fraksiyon türemiştir. Bu anlaşılmaz saçma, acıklı ve komik “anarşik” atmosfer “Vizontele” şehrine çok başka ve kendine özgü biçimde yansımıştır. Güner Sernikli bu uzak şehre sürgün edilmiş bir devlet memurudur. Her şeyin saçma bir rota izlediği günlerde Sernikli ailesi uzun ve çileli bir yolculuğun sonunda “Vizontele” şehrine gelirler. Sernikli Ailesi, o yaz şehre sanki bir hediye paketi gibi gelir. Güner bilgiyi, Tuba güzelliği, saflığı ve bizzat aşkı getirir. Evet, o yaz şehre çok güzel şeyler gelmiştir ama uzun süre kalamamıştır.

En büyük eğlence kaynağı, herkesin büyük ilgi gösterdiği yazlık sineması olan bir kasaba… Kasabanın deli oğlanı Emin, çevresindeki tüm insanlara her türlü işte yardım eden ve herkesin sevdiği bir adamdır. Televizyonun henüz yeni yeni Anadolu’ya yayılmaya başladığı bu dönemde köy halkı dönemin en büyük icadıyla tanışmaya hazırlanmaktadır. Televizyona dair çeşitli beklentiler vardır. Mekanik işlerle uğraşmayı seven Emin de televizyonun nasıl bir buluş olduğunu merak etmektedir. Televizyon kasabaya gelirken, beraberinde birçok şey getirecektir.

Yunus ve Ahmet komşudur. Yunus’un oğlunun güttüğü koyunlar Ahmet’in bahçesine girip sebzelere zarar verir. Ahmet buna kızıp Yunus’un oğlunu dövünce, Yunus ve Ahmet kavga ederler. Yunus, Ahmet’le barışmaya niyetlense de Ahmet’in dava açtığını görünce o da ona karşı dava açar. Birbirlerine dava açan ikili, bürokrasi sebebiyle sürekli adliyeye gidip gelmek zorunda kalır. Bu koşuşturmadan maddi zarar görmeye başlayan iki komşu zaman geçtikçe pişman olacaktır.

Sandık Kokusu, güçlü bir kadının ayakta kalma mücadelesini, aile olabilmenin, geçmişten gelen yüklere rağmen özgürleşebilmenin zorlu yolculuğunu derinlikli karakterleriyle izleyici ile buluşturuyor. Anne ve kızlarının hikayelerinin anlatılacağı dizide; kah gülecek kah ağlayacak ama her zaman kendinizden bir şeyler bulacaksınız.

Perihan Emgen (Demet Akbağ); kızı, torunları ve çok sevmese de kızı için katlandığı damadı ile yıllar içinde kelimenin tam anlamıyla tırnakları ile kazıyarak kurduğu rahat, konforlu ve iktidarlı bir hayat sürmektedir. Bir gece karakoldan gelen telefon ile hepsinin hayatı sonsuza dek değişecektir! Kızı Berna’nın cesedi bulunmuştur! Demir parmaklıklar ardında, karşısında gencecik bir avukata Perihan’ın hayatını neden alt üst ettiğini anlatan Ferda Kendirci (Evrim Alasya) ise tırnakları ile kazıyarak bir mahalle kuaförü sahibi olmuştur ama Perihan’ın sahip olduklarının peşindedir!

Demet Akbağ şaka çetesi lideri olarak, Türkiye'nin bir çok ünlü ismine akla hayale gelmeyecek şakalar yapıyor!

Türk televizyonlarında yetişkinlere yönelik yapılan ilk yerli çizgi film olan Fırıldak Ailesi; Sabri, Yıldız, Dürdane, Afet, Zeki ve Tosun'dan oluşan orta sınıf bir Türk ailesinin satirik bir parodisidir.

Çamlıhemşin’in Şenyuva Köyü, her yıl düzenlenen müzik festivalinin heyecanı içindedir. Bir yandan Ali İhsan’ın dedesine hürmeten köye dikilen heykelinin açılışı, bir yandan festivalin organizasyon hazırlığı Şenyuva’nın durağanlığını bozarken, Muhtar’ın eşi Hilmiye, kavuşamamış iki eski sevdalı Ali İhsan ve Adalet’i bir araya getirmek için ant içer.

Benzemez Kimse Sana, Endemol Türkiye tarafından yapılan yarışma programı. Formatın uygulandığı orijinal program adı "Tu cara me suena" (Spain) olan yarışma. Her biri farklı bir vakıf adına yarışan ünlüler, çeşitli şarkıcıların, popüler şarkılarını canlı performanslarla ortaya koyup onların taklidini yaparlar.

Reşat Altın, ailesini ve yaşadığı apartmanını çevresindeki komşularından korumak isterken, annesi Saadet devreye girerek yeni komşularıyla gayet samimi olacaktır. Erkeklerden hiç hazzetmediği için kendini feminizme adamış olan opera sanatçısı İsmet Reşat'ın üst komşusudur. Avrupa'da eğitim görmüş olan İsmet, 15 yılda toplam 5 koca değiştirmiştir. Reşat'ın apartmanına taşındıktan sonra onun bütün dengesini alt üst edecektir. Reşat başlarda hiç anlaşamadığı bu cadı kadına karşı ileride yumuşayacaktır.

Yıl 1896. Osmanlı Balkanlardaki hakimiyetini yavaş yavaş kaybetmektedir. Kahramanımız Sütçü Ramiz Makedonya bölgesinde Manastır şehrine yakın bir köyde evlilik çağındaki üç kızı ve karısıyla birlikte yaşan fakir bir Türk köylüsüdür. Ramiz ve ailesinin ekseninde gelişen olaylar fonda Balkanlardan çekilmekte olan cihan imparatorluğunun o yıllarına da bir ayna da tutmayı hedeflemektedir.

İsmet, İstanbul'un küçük ve bir aileymişçesine birbirine bağlı semtlerinden birinde canından çok sevdiği oğlu Özgür ile birlikte yaşayan bir meyhanecidir. Özgür ölecektir, çok sevdiği hayattan ve babasından koparılmadan önce yaşayabileceği sadece 1 ayı kalmıştır. Herkes birlik olup bu haberi baba oğuldan saklamaya ve Özgür'e son ayını olabilecek en mutlu şekilde yaşatmaya karar verir. Şimdi akıllarında Özgür'ün gerçek aşk olmadan olmayacağına inandığı fakat babasının artık vaktinin geldiğini düşündüğü Özgür'ün milli olma durumu vardır. Bakalım mahalleli Özgür'e ölmeden önce ölümsüz aşkını yaşatabilecek midir?

Türkiye’nin ilk seyircili sitcomu olan Bir Demet Tiyatro’da orta sınıf bir işçi ailesinin yaşadıkları, ailenin 30 yaşlarındaki işsiz ve bıçkın oğlu Mükremin, sivri dilli ve zeki kız kardeşi Lütfiye, fantezileriyle oduncunun karısı Feriştah gibi karakterler aracılığıyla izleyiciye aktarılır.

Türkiye Müzik Ödülleri (1995'ten 2009'a kadar Kral TV Video Müzik Ödülleri ve 2009'dan 2013'e kadar Kral Müzik Ödülleri adıyla), her yıl Doğuş Yayın Grubu tarafından düzenlenen, Kral TV'de yayınlanan ve internet ortamında da canlı izleme imkânı bulunan müzik ödülleri törenidir. Uzan döneminde de Star TV ile ortak yayınla yayınlanan ödüller 2012'de düzenlenen törenle birlikte Kral Pop TV ve Star TV ile ortak yayınla yayınlanmaya başlamıştır.

Altın Kelebek Ödülleri, Hürriyet Kelebek tarafından 1972'den bu yana Türkiye'de dağıtılan müzik ve televizyon ödülleri. Ödüllerin verileceği kişiler Hürriyet ve Kelebek eki okurlarının oylarıyla seçilmektedir. Ödül töreni Kanal D ve teve2'den canlı olarak yayınlanmaktadır.