İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

1 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Demián Bichir Nájera, 1 Ağustos 1963 tarihinde Meksiko, Meksika'da dünyaya gelmiştir. Tiyatro yönetmeni Alejandro Bichir ve aktris Maricruz Nájera'nın oğlu olan Demián, kendisi gibi oyuncu olan Odiseo ve Bruno adında iki kardeşe sahiptir; bu durum onları Meksika'nın en tanınmış sanatçı ailelerinden biri olan "Bichir Hanedanı"nın bir parçası yapmaktadır. Kariyerine genç yaşta Meksika'da tiyatro ve televizyon yapımlarıyla başlayan Bichir, özellikle Ulusal Tiyatro Topluluğu ile Shakespeare oyunlarında sahne alarak yeteneğini geliştirdi. Sinemadaki ilk büyük çıkışını, Meksika tarihinin karanlık bir dönemini anlatan "Rojo Amanecer" (1989) filmiyle yaptı. 1990'lar boyunca "Hasta morir" (1994) ile En İyi Erkek Oyuncu dalında Ariel Ödülü kazandı ve gişe rekorları kıran "Sexo, pudor y lágrimas" (1999) gibi yapımlarla ülkesinde tartışmasız bir yıldız haline geldi. ABD'ye taşınarak kariyerini uluslararası arenaya taşıyan Bichir, Salma Hayek ile birlikte rol aldığı "Kelebekler Zamanı" (In the Time of the Butterflies) (2001) filmiyle dikkat çekti. Ancak asıl tanınırlığını, Steven Soderbergh'in yönettiği biyografik film "Che"de (2008) canlandırdığı Fidel Castro rolü ve popüler kara mizah dizisi "Weeds"te (2008-2010) oynadığı uyuşturucu baronu ve politikacı Esteban Reyes karakteriyle gerçekleştirdi. Bichir'in kariyerindeki en büyük dönüm noktası ve Hollywood'daki yerini sağlamlaştıran proje, Chris Weitz'in yönettiği bağımsız drama "Daha İyi Bir Hayat" (A Better Life) (2011) filmi oldu. Oğlu için daha iyi bir gelecek kurmaya çalışan göçmen bir bahçıvanı canlandırdığı bu filmdeki derinlikli ve dokunaklı performansı, ona En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar adaylığı getirdi. Bu başarı, Anthony Quinn'den sonra bu kategoride aday gösterilen ikinci Meksikalı aktör olmasını sağladı. Bu prestijli adaylığın ardından Hollywood'un büyük bütçeli yapımlarında aranan bir yüz haline geldi. Quentin Tarantino'nun "The Hateful Eight" (2015) filminde Bob karakteriyle kendine has bir performans sergiledi. Bilimkurgu ve korku türlerine de adım atarak Ridley Scott'ın "Alien: Covenant" (2017) filminde ve "Korku Seansı" evreninin parçası olan "Dehşetin Yüzü"nde (The Nun) (2018) Peder Burke rolüyle yer aldı. Televizyon tarafında ise Diane Kruger ile başrolü paylaştığı suç draması "The Bridge" (2013-2014) ile başarısını sürdürdü. Son yıllarda George Clooney'nin yönettiği "The Midnight Sky" (2020), dev bütçeli "Godzilla vs. Kong" (2021) ve "Let the Right One In" (2022) dizisi gibi projelerde boy gösteren Bichir, hem bağımsız sinemada hem de blockbuster filmlerdeki çok yönlülüğüyle uluslararası sinemanın saygın aktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Genç Alex, ailesini ziyaret etmek için Meksika’ya gider. Burada büyükbabasının kulübesinde gizlenmiş genç efsanevi bir yaratık keşfeder. Kısa süre içerinde ikisi arasında beklenmedik bir arkadaşlık oluşur. Efsanevi yaratığı kurtarmak için Alex ve kuzenleri ömür boyu sürecek bir maceraya atılır.

Ezelî bir düşmanlık iki efsanevi yaratığı karşı karşıya getirirken bilinmeyen bölgelere yapılan bir keşif görevi, Titanların kökenlerine ilişkin gizemleri açığa çıkarır.

Lily Brooks-Dalton’un “Good Morning, Midnight” adlı kitabından uyarlanan film, kıyamet sonrasında geçiyor ve Kuzey Kutbu’nda yaşayan yalnız bir bilim insanı olan Augustine’in, astronot Sully ve meslektaşlarının her şey gizemli bir küresel felâkete dönüşmeden evlerine dönebilmeleri için mücadele verme hikayesini anlatıyor.

Genç bir kadının kendi evlerinde tüm ailesini katletmesinin ardından, oğluyla yaşayan bir anne ve bir dedektif olayı çözmek için mücadele vereceklerdir. Kadın, bir süre sonra evin intikamcı bir ruh tarafından lanetlendiğini öğrenir. Eve giren her kimse, vahşi bir şekilde ölmeye mahkumdur. Bu durumda kendisini ve oğlunu mahallelerinde bulunan bu evdeki şeytani ruhlardan kurtarmak için mücadele vermek zorundadır.

Romanya'daki bir manastırda yaşayan genç bir rahibenin intihar etmesi sonucu sorunlu geçmişinin etkisinden kurtulamayan bir rahip ile nihai yeminini etmenin eşiğindeki çırak bir rahibe, Vatikan tarafından bölgeye gönderilir. İkilinin amacı olayı araştırmaktır. Ancak birlikte, manastırın korkunç sırrını keşfederler. Hayatlarının yanı sıra inançlarını ve ruhlarını da tehlikeye atan ikili, şeytani rahibe biçiminde boy gösteren kötü niyetli Valak ile karşı karşıya kalır. Manastır, yaşam ve lanet arasında korkunç bir savaş alanı haline gelecektir.

Covenant adlı bir gemi, sakin ve bilinmeyen bir gezegene iniş yapar. Tayfa, başlangıçta gezegeni keşfedilmemiş bir cennet olarak görse de, karanlık kendini gösterdiğinde ekibin fikri değişecektir.

Bir FBI ajanı olan Katerina James'e yeni bir görev verilir. Fakat bu sefer ki ortağı büro içerisinden değil, Boston polis departmanındandır. Kaçıklığı ile ün yapmış kadın polis memuru Shannon Mullins ile birlikte çalışarak bir Rus gangsterin ve çetesinin peşine düşerler. İkisi de birbirinden kişilik ve çalışma yöntemi olarak oldukça farklı olan bu iki kadın erkeklere taş çıkartacak bir iş birliği ile çete avına çıkarlar! Tabii bu komik macera boyunca başlarına türlü işler de açılacaktır...