İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

16 dizisinden 4'ü İzlenir çıktı
Devrim Yakut is a Turkish actress(Theatre, Tv series, Movies)and Acting Coach. She was born in Ankara in 27th May 1968. She was graduated from DTCF; Theatre Department of Ankara University in 1992. She first had her education of theatre hypothesis at DTCF Theatre Department and then acting education. She attended to the staff of Adana State Theatre in 1994 and she continued her duty there till 2003. She worked in The Atelier of Adana Theatre which she is also among the founders. In this foundation, she also worked as productor and instructor besides her job of acting. She was appointed to Ankara State Theatre in 2003. She is lecturing on Fundamentals of Acting in DTCF Theatre Department of Ankara University till 2005. She conducted her duty of Assistant Principle in Ankara State Theatre in 2007, between the years 2007-2008 she was the principal of Ankara State Theatre. She attended to Asya Production Theatre with the play "Kocasini Pisiren Kadin" in the theatre season of 2006-2007. Still, she lectures in Post-Graduate programme of Bahcesehir University in Istanbul. Awards: She received The Best Actress in Musical or Comedy of Sadri Alisik Theatre Awards in 2007. Also she received Ankara Art Foundation's Promising Actress Award with the play "5th Frank". She had The Best Actress Award in VIII Lions Awards by "Tek Kisilik Sehir" and with "Tek Kisilik Sehir" she was awarded with Ankara Art Foundation's Best Actress of The Year Award.

Metin, Ali ve Feyyza orta halli bir mahallede büyümüş aynı evde aileleri ile yaşamak zorunda olan üç kardeştir. Tesisatçılık yapan Metin ve Ali “Dünya’ya barış ve mutluluk getirecek” diye iddia ettikleri bir icada imza atarlar. Kardeşler kimsenin ciddiye almadığı icatlarının gerçekten çalıştığını göstermeleriyle hayal bile edemeyecekleri bir maceranın içerisine sürüklenirler.

Bir gün “Cesur” adında yakışıklı ve gizemli bir adam, sakin ve huzurlu bir kasaba olarak bilinen “Korludağ” ın ortasına bomba gibi düşer. Daha ilk adımını attığında karşısına güzeller güzeli “Sühan” çıkar. Bu sıra dışı karşılaşmadan sonra aralarında karşı koyamadıkları bir çekim oluşur. Ama bilmedikleri bir şey vardır. Bu iki gencin mutluluk hayali geçmişten beri düşman olan ailelerinin karşı çıkmasıyla imkansız bir aşka dönüşür.

İstanbul'un zengin muhitlerinden birinde, butik bir sitede çalışan hizmetliler ve onların iş verenlerinin iç içe geçmiş hayatlarını konu edinen dizide; yukarıdakiler ve aşağıdakiler arasındaki büyük uçuruma da tanıklık ediyoruz. Aşkın, sırların, yalanların ve bütün bunlara inat sırt sırta vermiş üç kadının; bazen ağlatan, bazen de güldüren hikayesini izleyeceğiz Kirli Sepeti'nde...

Nalan, sıcakkanlılığı ile herkesin ilk görüşte sevgisini kazanan, dünyalar güzeli bir genç kadındır. Ailesinin tek çocuğu olduğu için el bebek gül bebek büyütülmüş, hayatını varlık içinde yaşamış ve en iyi okullardan dereceyle mezun olan Nalan, Türkiye’nin en büyük oteller zinciri olan Koroğlu’nun şirketinde mimar olarak çalışırken birden kendisini Sedat Koroğlu’yla evlilik arifesinde bulur. Nalan ve Sedat, geçmişlerinde sakladıkları karanlık sırlardan uzaklaştıklarını düşünerek, umutla bu masalda el ele yürümeye başlasalar da; kısa bir zaman sonra hayatları, gerçek bir karanlığa gömülecektir.

Gülse Birsel'in senaryosunu kaleme aldığı Aile Arasında filminin ikincisi için hazırlıklar başladı. Ünlü senarist, Oksijen TV'ye verdiği röportajda devam filminin hikayesini bulduğunu, filmin senaryosunu 2024 yılının yaz döneminde yazacağını duyurdu.

D.I.S.C.O. istihbarat teşkilatının uzun zamandır gizlilikle yürüttüğü operasyon, Ajan Ertan yüzünden başarısız olur. Teşkilattan uzaklaştırma alan Ertan, eşi Seda ile birlikte Kıbrıs'a tatile gider. Burada yolu Bandırma Fön Birinci'si Zafer ve eşi Aynur ile kesişir. Ertan'ın ajan olduğun öğrenen Zafer'in susmak için tek şartı vardır. Ertan'ın yarım kalan operasyonunu birlikte bitirmek. Çünkü teşkilatın peşinde olduğu örgüt aynı oteldedir ve operasyonun kaderi Ertan'ın elindedir. Hayatında saha ajanlığı yapmamış olan Ertan, Zafer'i mecburen dahil ederek operasyona girişir.

Sevgililer Günü'nü yalnız geçirmek istemeyen Aslı, her şeyi planlamışken beklenmedik bir karışıklık tüm düzenini altüst eder. Bu tesadüf, onu hiç hesapta olmayan bir yolculuğun içine sürükler. Yolda karşılaştığı sürprizler ve yeni tanıştığı insanlar, Aslı'nın hayatına bambaşka bir yön verir. Bu beklenmedik serüven sırasında Aslı, aşkın bazen en umulmadık anda, hiç planlanmamış bir anda kapıyı çalabileceğini fark eder.

Elif, bir gazetede astroloji yazarı olarak göreve başlar. Burçlar hakkında hiç bilgisi olmamasına rağmen mesleğini yapmaya çalışan Elif, medya dünyasında hayran olduğu gazeteciyle aynı gazetede olduğunu öğrenince çok mutlu olur. Bu sırada genç meslektaşı Fırat’la kendini rekabet dolu bir serüvenin içinde bulan Elif, hiç beklemediği maceralar yaşar, üstelik astroloji de onun rehberi olur.

Engin, başarıya, güce ve lüks yaşama değer veren bir iş insanıdır. Orta sınıf bir ailenin kızı olan hayalperest Pelin ise, kendisini olduğu gibi kabul edecek doğru kişiyi beklemesi gerektiğini düşünür. Engin ve Pelin’in yolu bir partide kesişir. Gecenin sonunu hatırlamayan ikili, kendilerini iki yıldır evli oldukları bir rüyanın içinde bulurlar. Tamamen farklı karakterlerde olan Engin ve Pelin, birbirlerine tahammül etmekte zorlanır. İçine düştükleri kabustan kurtulmanın yolunu arayan Engin ve Pelin, bu süreçte birbirlerine yakınlaşmaya başlar. Onlar, kabus olarak düşündükleri rüyanın artık sonsuza dek sürmesini isterlerken eski hayatlarına uyanır. Birbirlerinden uzakta olan iki aşığın, aşklarını gerçek bir hikayeye dönüştürebilmeleri kendilerine bağlıdır.

Gülseren'in hayatı, acısıyla tatlısıyla Türkiye'nin yıllar içinde geçirdiği değişimin aynası. Onu başkalarından ayıransa sivri dili, zekâsı ve ateş böceklerine sevdası.

Hiçbir ortak noktası olmayan kardeşler, babalarının ölümünün ardından aile mirasının bulunduğu kasanın kilidini açmak için birbiriyle yarışır.

21 yıllık eşinin aniden terk ettiği Fikret ve 21 yıllık müzisyen sevgilisi tarafından terk edilen müzikhol vokalisti Solmaz komik bir tesadüfle tanışması ve dost olmasının ardından Solmaz'ın kızı Zeynep, bu sırada ailesiyle ilgili yalanlar söylediği Adanalı sevgilisinden evlenme teklifi alır. Solmaz, Fikret'ten, kızının saygın, efendi, emniyet müdürü babası rolünü oynamasını ister. Aile arasında bir kız isteme, bir de düğün olacak ve bu iş bitecektir. Ancak damadın geleneklere bağlı olan ailesi detaylı evlilik seremonileri planlamaktadır. Asla yalan söyleyemeyen, nevrotik ve tedirgin bir insan olan Fikret, sert, silah taşıyan ve kebapçı zinciri sahibi bir Adanalı aileye karşı hayatının rolünü oynamak zorundadır.

Eski zaman masallarına bir yolculuk yapan filmde macera ve kahkaha hiç bitmiyor. Salur, kötü adamlar tarafından esir alınan sevdiklerini kurtarabilecek mi? Peki esir alınan oba halkı kötü adamları alt edebilecek mi? Salur Kazan: Zoraki Kahraman'da hepimizin bildiği masallar mizahi ve modern bir dille yeniden karşımıza çıkıyor.

Sert mizacıyla tanınan Belediye Reisi Aziz Özay'ın kent çapında meşhur iki özelliği daha vardır: Biri herkesin imrendiği meyve bahçesi, ikincisi de evlenme çağına gelmiş, birbirinden güzel 3 kızı. Kasaba merkezine inmeyen, insan içine çok çıkmayan kızların taliplisi ise çoktur. Aziz Bey'in eşi Ayda ve kızları Muazzez, Türkan ve Safiye 'nin öyküleri 1970'li yılların sonunda Hakkari'de başlar ve 1990'lı yılların sonunda Antalya’ya dek uzanır.

Suriçili dolmuş şoförü Rıza, doğup büyüdüğü mahallede, esnafın ve mahallelinin göz bebeği olan bir gençtir. Rıza’ya bildiği her şeyi unutturup ezber bozduran ise Ayperi olacaktır. “Bana Masal Anlatma” sıradan bir mahallede, eskimeyen dostlukların kanatları altındaki iki gencin hikayesi. Delikanlı, kalbi iyilikle dolu, kızlar konusunda şeytanın bacağını kıramamış, çekingen dolmuş şoförü Rıza. Kız ise elini attığı her şeyi değiştirip güzelleştiren masal kahramanı, hayran olunası Ayperi.

İlk filmde oğlunu evlendiren İsmail, ikinci filmde torununu sünnet ettirme telâşına girişir. Eski takım bir araya gelir, başını olmadık belâlara sokar, sünnet düğünü şehir çapında bir hadise halini alır.

Ramazan Bayramı'nın ilk gününde İsmail, arkadaşlarıyla bayram namazından dönerken oğluyla karşılaşır. Yurt dışında yaşayan oğlu, alelacele bir düğün yapmak için gelmiştir.

Zonguldak’ta yaşayan, iki genç şair Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu, yeni yeni modernleşen bu madenci kentinde memuriyet hayatlarını sürdürürken, bir yandan da sanatla, edebiyatla ve en çok da şiirle iç içe yaşamaktadırlar. Ayakları üzerine yeni kalkan genç Cumhuriyet, bir yandan modernleşme çabasındayken, aynı yıllarda Avrupa’da da çetin bir savaş yaşanmaktadır. Belediye Başkanı’nın kızı Suzan’ın Zonguldak’a geri gelmesiyle Rüştü ve Muzaffer’in şiire olan inancı daha da artar. Henüz lise öğrencisi olan Suzan, çevrenin istememesine rağmen iki gençle yakın arkadaş olur. Fakat 1940’lı yılların vebası olan verem, iki genç insanın da sağlığını git gide tehdit etmektedir. Rüştü ve Muzaffer’in hem kendi gelecekleri, hem de dünyanın gidişatı hayra alamet değildir...

İstanbul’un kenar mahallelerinde büyüyen Yusuf, ailesini ayakta tutmaya çalışan, haksızlığa boyun eğmeyen bir delikanlıdır. Çocukluk aşkı Hazan’la mütevazı bir hayatın hayalini kurarken, kader onu yeraltı dünyasının, güç oyunlarının ve sınıf çatışmasının ortasına sürükler. Yıllar sonra bambaşka bir kimlikle yeniden ortaya çıktığında artık hiçbir şey eskisi gibi değildir; geçmişin yaraları ve saklanan sırlar onu hem kalbinin hem de intikamının peşinden gitmeye zorlayacaktır.

Döneminin ilerisinde bir hayat sürdüren Şakir Paşa ailesinin entrika ve sırlarla dolu hayatlarını anlatan dizinin hikayesi 1912’de başlıyor. Halikarnas Balıkçısı adıyla Bodrum’u bugünkü ününe kavuşturan Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın İtalyan eşiyle beraber Büyükada’ya ailesinin evine dönmesi, herkesin hayatını kökünden değiştirecektir. Bu değişim sadece yaşandığı dönemi etkilemekle kalmayacak; aileden, modern resmin ustası prenses Fahrelnissa Zeid, ilk Türk gravür sanatçısı Aliye Berger ve ilk Türk seramik sanatçısı Füreya Koral gibi birbirinden başarılı isimlerin çıkmasına da vesile olacaktır.

İstanbul'un zengin muhitlerinden birinde, butik bir sitede çalışan hizmetliler ve onların iş verenlerinin iç içe geçmiş hayatlarını konu edinen dizide; yukarıdakiler ve aşağıdakiler arasındaki büyük uçuruma da tanıklık ediyoruz. Aşkın, sırların, yalanların ve bütün bunlara inat sırt sırta vermiş üç kadının; bazen ağlatan, bazen de güldüren hikayesini izleyeceğiz Kirli Sepeti'nde...

1900’lü yılların başında maceraperest, asi, heyecanlı ve zekası bedenine sığmayan genç tıp talebesi Ziya’nın en büyük dileği, çok iyi bir hekim olup tıbbın çare bulamadığı birçok salgın hastalığa derman olabilmektir. İstanbul’da tanıştığı delilik ve dahilik arasında duran hekim İhsan, onu bu dünyada anlayabilen tek kişi olmuştur. Birbirini bulan bu iki eksantrik ve yaralı ruh, beraber giriştikleri gizli ve yasaklı deneyin bedellerini ağır bir şekilde ödeyeceklerdir. Zira kodlarını çözmeye çalıştıkları kadim bir yazı onları adeta felaketin kapısına getirip bırakır.

Nalan, sıcakkanlılığı ile herkesin ilk görüşte sevgisini kazanan, dünyalar güzeli bir genç kadındır. Ailesinin tek çocuğu olduğu için el bebek gül bebek büyütülmüş, hayatını varlık içinde yaşamış ve en iyi okullardan dereceyle mezun olan Nalan, Türkiye’nin en büyük oteller zinciri olan Koroğlu’nun şirketinde mimar olarak çalışırken birden kendisini Sedat Koroğlu’yla evlilik arifesinde bulur. Nalan ve Sedat, geçmişlerinde sakladıkları karanlık sırlardan uzaklaştıklarını düşünerek, umutla bu masalda el ele yürümeye başlasalar da; kısa bir zaman sonra hayatları, gerçek bir karanlığa gömülecektir.

O romantik ve hassas olduğu kadar prensiplerine sıkı sıkıya bağlı ve son derece inatçı. Arnavutluk'tan Türkiye'ye göç eden ve en iyi aşçılar arasında gösterilen Şeref Bey bu kez yeni bir hayat için yola çıkıyor ama hiç beklemediği sürprizler ve kim bilir belki de yeni bir aşk onu bekliyor.

Ömrünü çocuklarına adamış, fedakâr bir anne olan Zerrin’in hayattan tek beklentisi çocuklarının mutlu yuvalar kurduklarını görebilmektir. Ama ne mümkün! Büyük kızı Rüya, eski bir oyuncuya platonik aşık, başını kaldırıp da çevresindeki taliplerine dönüp baktığı görülmemiş. Küçük oğlu Serkan anasının kuzusu, kolay kolay evden gitmeyeceği belli. Ortanca kızı Öykü ise yurtdışında, işinde gücünde, kariyerinde... Zerrin yakın zamanda çocuklarının mürüvvetini görmeyi beklemezken, Öykü’nün evleneceği haberini vermesiyle dünyalar onun olur. Dört gözle dünürleriyle tanışacağı günü bekleyen Zerrin’i kız isteme gününde kötü bir sürpriz bekliyor. Aksoy ve Arslansoy aileleri karşı karşıya geliyor ve eski defterler bir bir açılıyor. Sadece Zerrin değil, Öykü ve Rüya da bu karşılaşmadan nasibini alıyorlar. Ortalık birbirine girmişken bu curcunadan geriye bir tutam aşk, bir yudum mutluluk ve bolca kahkaha kalıyor.

Hayat Sırları, yıllardır sırtlarında taşıdıkları, kimseye anlatamadıkları büyük sırları, ilmek ilmek ördükleri mutlu yuvalarına bomba gibi düşen Kuzgun ailesinin, sevgiyle sarmalanmış, ama bir o kadar da tehlikelerle dolu hikayesini anlatıyor.

1896'da, Sultan Abdülhamid'in padişahlığının 20. yılından itibaren döneme damgasını vuran önemli olayları ekrana taşıyacak olan “Payitaht – Abdülhamid”, dizisinde, uzun süre sonra Osmanlı'nın zaferi ile sonuçlanan bir savaş: ''Yunan Harbi''ne yer verilecek. 1. Siyonist Kongre ile Sultan'dan istenen Filistin toprakları, Padişah'ın sonuna kadar vermediği ve masadan düşmanın hüsranla kalktığı bir dönem olarak ekrana gelecek. Yine Sultan'ın başarılı olduğu bir önemli proje, Hicaz Demiryolu çalışmaları ve dahası Payitaht Abdülhamid dizisinde yer alacak diğer önemli tarihi olaylar arasında. Sultan Abdülhamid Han ile birlikte ülkenin mücadelesine tanıklık ederek, günümüze taşınan güçlü bir milletin evlatlarına ve gelecek tarihimize armağan niteliğinde sunulmayı vaat eden dizi, 'Mücadele!’ Ana temasındaki mesajla seyirciye sunulacak.

Bir gün “Cesur” adında yakışıklı ve gizemli bir adam, sakin ve huzurlu bir kasaba olarak bilinen “Korludağ” ın ortasına bomba gibi düşer. Daha ilk adımını attığında karşısına güzeller güzeli “Sühan” çıkar. Bu sıra dışı karşılaşmadan sonra aralarında karşı koyamadıkları bir çekim oluşur. Ama bilmedikleri bir şey vardır. Bu iki gencin mutluluk hayali geçmişten beri düşman olan ailelerinin karşı çıkmasıyla imkansız bir aşka dönüşür.

Mardin ve yöresini en büyük aşireti olan Derikfan aşiretinin ağası Cano'nun başı annesiyle derttedir. Annesi Sidar aşirete varis olacak bir torun istemektedir. Ancak bu hayali hiçbir zaman gerçekleşmeyecek gibi durmaktadır. Çünkü, Cano'nun imam nikahlı karısı Rukiye'yi sevmemektedir. Cano'dan umudu kesen Sidar bir gece ani bir karar ile İstanbul'da yaşayan oğlu Fırat'ın yanına yola çıkar. Ancak, Sidar'ın Fırat hakkında bilmediği bazı gerçekler vardır. Öte yandan Mardin'de, Cano çocuğu olmadığı için hakkında çıkan dedikodularla başa çıkamaz hale gelmiştir. O da çareyi İstanbul'a kardeşinin yanına gitmekte bulur. Çok korktuğu uçak yolculuğu sırasında ise hayatının aşkı olacak Lal ile tanışacak ancak Cano'nun sakarlıkları yüzünden bu tanışma Lal için olumlu olmayacaktır. Mardin'den İstanbul'a gelen Derikfan ailesini birçok sürpriz beklemektedir.

Metin, Ali ve Feyyza orta halli bir mahallede büyümüş aynı evde aileleri ile yaşamak zorunda olan üç kardeştir. Tesisatçılık yapan Metin ve Ali “Dünya’ya barış ve mutluluk getirecek” diye iddia ettikleri bir icada imza atarlar. Kardeşler kimsenin ciddiye almadığı icatlarının gerçekten çalıştığını göstermeleriyle hayal bile edemeyecekleri bir maceranın içerisine sürüklenirler.

Yıllar sonra mahallesine geri dönmeye karar Keriman, ailesinin ve mazide kalan büyük aşkı Yunus’un hayatında tüm taşları yerinden oynatır. Efsane aşıklar Keriman ve Yunus’un yeğenleri Müge ve Emre’nin de teyzesi ve dayısı gibi birbirlerine aşık olmaları da kaderin garip bir cilvesidir. Aradan geçen yıllar içinde Yunus giderek zenginleşmiş önemli bir iş adamı olmuştur. Ortağının kızı ile nişanlanan Yunus Keriman’ın gelmesiyle eski aşkını unutamadığını fark eder. Yunus’un hayatındaki en büyük zaafı Keriman’dır. Keriman da onca yıl geçmesine rağmen hala ilk günkü gibi Yunus’a aşıktır. Ne yazık ki sadece Keriman’ın bildiği aşılamaz bir engel vardır. Bu engel Keriman’ın ailesine ve Yunus’a karşı soğuk ve anlaşılmaz davranmasına sebep olur.

On sene önce kızının düğününde fenalaşan ve nedeni belirlenemeyen bir sebeple komaya giren Gül Hanım, onun dünya umurunda olmayan kocası gamsız Hasan, annesinin yokluğunda aileyi bir arada tutmaya çalışan zavallı Defne ve başına buyruk büyüyen üç çocuğun eğlenceli hikâyesi anlatılıyor.

50'li yılların sonlarında geçen hikayede; Sineklidağ adındaki kenar mahallede anasıyla yaşayan Ali ve dayısıyla yaşayan Zilha'nın umutsuz aşkları, Ali'nin üzerine kalan cinayet sebebiyle mapusa düşmesiyle yarım kalır. Ali'nin demir parmaklıklardan kurtuluşu adeta bir kahraman yaratır, o artık mahallelinin yegane umudu Keşanlı Ali'dir. Herkesten intikam almaya ve Zilha'ya kavuşmaya da yeminlidir.

Hisarbuselik; hayallerinin peşinden gidenlerin öyküsünün anlatıldığı, sevgisini koşulsuz yaşamak isteyenlerin dizisi... Dizinin kahramanları, yılların geçmesine, koşulların farklılaşmasına aldırmadan hayallerinin peşinden gidiyor. Karşılaşılan sıkıntılara göğüs gerebilmenin tek anahtarı da "sevgi"yi sınırsız yaşama isteği...