İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

Babası Kilisli, annesi ise Arnavut kökenlidir. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Tiyatro Bölümü Oyunculuk Anasanat Dalı’ndan mezun oldu. Mezun olduktan sonra İstanbul’a gelerek çeşitli dizilerde sinema ve reklam filmlerinde rol aldı. İlk olarak Levent Kırca Tiyatrosu’nun “Ateşin Düştüğü Yer” oyununda görev aldı. 2009 yılında Nergis Öztürk ile beraber kendi tiyatrosunu kurdu. ”Bunu Yapan İki Kişi” isimli komedi oyunu ile Lions En İyi Komedi Kadın Oyuncu Ödülü'nü ortağı ile birlikte paylaştı. Daha sonraki yıllarda birçok tiyatro oyununda görev alan başarılı oyuncu, 2011 yılında ablası Özlem Kunduracı ile beraber Doda Sanat Eğitim Danışmanlık Yapım Şirketini kurdu. Ayrıca babası TRT Radyosu’nda çalışmaktadır ve annesi Nur Balçın ise 1975 senesinde Japonya tarafından düzenlenen bir güzellik yarışmasında Türkiye’yi temsil etmiştir.

Dizi, Ertuğrul Gazi'nin oğlu ve Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu Osman Bey'in hayatına odaklanacak.

“O; Güneşi bayrak, göğü çadır eyleyip kısraklarını uçsuz bucaksız ovalara sürdü. Yağız yeri titretip, mavi göğü deldi. Pusatlarını yar eyleyip, ordularını gür kıldı. Daha çok denize, daha çok toprağa ilahi muştuyu taşıdı. Dünyanın iki hükümdara dar geldiğine inandı. Ve dünyayı bir hükümdara yar kıldı. Süleyman Şah oğlu Ertuğrul ümitlerin tükendiği bir çağda dirilişin adı oldu. ”Diriliş “Ertuğrul” , dünyanın kaderini belirleyen adamın hikayesi.

Ailesinin gözbebeği İnci (Nilsu Berfin Aktaş), Ulusözler Koleji’nin burslu öğrencisidir. Sınıf arkadaşı ve aynı zamanda okul sahibinin oğlu Mert’ten (Eren Ören) hamile kalır. Üniversite sınavına hazırlanan ve hayallerine koşan iki gencin hayatı sonsuza kadar değişir. Evlatlarının hayatındaki değişim aileleri de derinden etkileyecektir. İnci’nin annesi Seher (Günay Karacaoğlu), aynı okulda hademe olarak çalışmaktadır. Selahattin (Şevket Çoruh) ile kurdukları dünyada, evlatları için mücadele etmektedirler. En büyük hayalleri de onları her zaman gururlandıran kızları İnci’nin doktor olmasıdır. Turgut (Murat Aygen), Ulusözler Koleji’nin sahibi ve müdürüdür. Baskı ve korkuyla sindirdiği Aylin’le (Didem Balçın) evlilikleri proje gibidir. Aylin her ne kadar bu projenin bir parçası olarak kalsa da evlatları için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırdır. Henüz doğmamış bebeğin, iki genç ve aileleri üzerinde estireceği rüzgar merak konusudur.

Çakallarla Dans serisinin 8. filmi

Necmi'nin arkadaşı, Çakallar'ı dünya çapında bir güzellik yarışmasının organizasyonunda görev almaya davet eder. Kızların güzelliği onları büyülese de görevlerini yerine getirmeye çalışırlar. Güzellik yarışmasını yöneten Nalan ve Lidya ile Fatma arasında bir dostluk doğar. Ancak Fatma'nın kızların kostümleri arasında çok sayıda ham pırlanta bulması, Çakallar'ı kaosa sürükler. Yarışmayı düzenleyen Kral Mustafa, Nalan'ın eski aşkıdır ve aynı zamanda tehlikeli bir mahallenin lideridir. Ham pırlantaları ele geçiren Nalan, Çakallar'ın yardımıyla Mustafa'nın krallığını temelden sarsar. Mustafa'yı uzun süredir takip eden polis ekibi, Çakallar'ı kullanarak olayın peşine düşer ve polisin de dahil olduğu karmaşık bir durum ortaya çıkar.

Her biri kendi dünyasında yaşayan aile; oyunculukla aklını bozmuş bir anne, boks maçlarında ringe çıkarak dayak yiyen ve bunu bağımlılık yapmış bir baba, ilaçların yan etkilerini görmek için çeşitli ilaçlar içen takıntılı bir dayı, ölmek isteyen karamsar bir kardeş ve yaptığı işe tövbe edip çıka gelen kiralık katil teyze… Bir gün yıllardır kendilerinden uzakta yaşayan kızları Zeynep’in doğum yapacağını öğrendikleri video ile İstanbul’dan Antalya’ya yola çıkarlar.

Senelerdir kısa yoldan para kazanmak için girdikleri maceraların sonucunda mesleklerini kaybeden -sözde- çakallar, ülkeyi etkisi altına alan hayat pahalılığından da gol yiyerek çıkılmaz bir sokağa gelmişlerdir. Evren, kendi ülkelerinde mülteci gibi yaşayan ekibimize bir işaret fişeği gönderir. Kardeşi Fatma ve tüm çakalları, tüm ulaşım ve konaklama masraflarını karşılamak koşuluyla Yunanistan’ın Kos Adası’ndaki ablasının dördüncü evliliğine davet eder. Ancak işler karmaşıklaşır: Manolya’nın yıllardır İstihbarat için çalıştığını öğrenirler. Görevleri, İtalyan bir mafya olan Enrico’nun sevgilisi Anna Karenina’yı kendi taraflarına çekip, önemli bir eylem planının hard diskinin ele geçirilmesidir. İstanbul’daki fakirliğe demir atmış çakallar, Yunanistan’ın Kos Adası’nda uluslararası bir kaosun ortasına düşerler.

Hakim karşısına geçen çakallar grubu, birbirlerinden 100 metre uzak kalma şartıyla tahliye edilirler. Fakat bu durum ekip için hiç kolay olmayacaktır. Kayınço Gökhan’ın hayatı aldığı haberle bambaşka bir hal alır. Gökhan, yıllar önce yaşadığı tek gecelik bir ilişkiden çocuğu olduğunu öğrenir. Üstelik kızı Leyla, zengin ve züppe bir çocuk olan Sinan ile birliktedir.

Serinin sevilen karakterleri Muhasebeci Servet, Kayınço Gökhan, Köfte Necmi ve Del Piero Hikmet hayat mücadelesi içinde ekonomik yetersizlikler sebebiyle aynı evde yaşamaya başlamıştır. Ev arkadaşlığı onlar için uyum sağlanması zor bir şeydir. Günün birinde Berber Hüseyin abi, kahramanlarımızın karşısına çılgın ancak cazip bir planla çıkar. Almanya'daki dayıoğlu vefat ettiğinde vasiyet olarak da neyi işaret ettiği belirsiz bir harita bırakmıştır. Bunun bir hazine haritası olduğuna kanaat getiren kahramanlarımız tutundukları bu umut ışığının peşinden Edirne’ye doğru yola koyulurlar.

4 kahramanımız Gökhan, Hikmet, Necmi ve Servet koşullu olarak hapishaneden salındıktan sonra birlikte grup terapisine gitmektedir. Ancak Del Piero Hikmet'in günün birinde vapurda karşılaştığı Mihriban'a aşık olmasıyla hayatları değişir. Mihriban dilsiz bir genç kadındır, Hikmet de onun konuşabilmesi için gereken parayı bulabilmek adına arkadaşlarıyla birlikte tekrar pis işlere bulaşmak zorunda kalacaktır.

Bir başkasına şaka gibi, kabus gibi gelebilecek bir gün, Oflu Hoca için sıradan bir gündür. Çünkü o her gün yerel kanalda, akıl hocalığı yaptığı programda, tahammül sınırlarını zorlayan abuk sorulara yanıt vermekte; yöredeki her dişi için artık bir tehlike unsuru haline gelmiş babasını mümkün mertebe zapt etmeye çalışmakta ve bir “deli mıknatısı”na dönmüş ekmek fırınında, envai çeşit abuk olay yaşamaktadır. Tüm bunlar yetmezmiş gibi, Oflu Hoca’nın hayatını birdenbire değiştirecek ve onu pek de istemediği, komik bir rekabetin ortasına düşürecek olaylar ardı ardına yaşanmaya başlar. Öncelikle Hoca’nın da gençliğinde futbol oynadığı Doğanspor kulübünün zor durumdan kurtulması için “namuslu, zeki ve gönüllerin şampiyonu” bir başkan gerekmektedir. Bu özelliklerden bir tanesini bile taşımayan ve hiç de güven vermeyen Müteahhit Ahmet ile Oflu Hoca’nın başkanlık mücadelesi inanılmaz olaylar eşliğinde başlar.

İlk filmde çakallık üzerine çakallık yapan kahramanlarımız başlarını dertten kurtaramamış ve nihayetinde hapse girmişlerdir. Mahallelerinden ve futboldan uzak kaldıkları hapishanede günler zor günler geçmektedir. Fakat onlara arka çıkan Tayyar abileri vardır. Bir gün bir mucize olur ve suçlular üzerinde yapılacak tıbbi bir deney için kobay arandığı haberi gelir. İşin ucunda şartlı tahliye olduğunu duyan Kayınço Gökhan, Köfte Necmi, Muhasabeci Servet ve Del Piyero Hikmet deney haplarını yutup kobay olmaya karar verirler. Dışarı çıkınca artık çakallık yapmayacaklarına dair de birbirlerine söz verirler. Zaten asıl mesele çakal olmak değil, çakallarla dans edebilmektir.

Büyük bir şirketin muhasebecisi olan Servet, gözünü para hırsı bürümüş karısının gazına gelerek şirketin internet hesapları üzerinden hatırı sayılır miktarda bir parayı patronundan çalma planı yapar. Bu planın bir parçası da en yakın arkadaşı olan Gökhan'dır. Parayı onun hesabına aktarıp herhangi bir olumsuz durumda suçu onun üzerine yıkacaktır.

Hayatı haksızlıklara karşı savaşmakla geçen Şule Yüksel Şenler'in, yolunu seçme özgürlüğünden yoksun bırakılan on binlerce gence ışık saçmasının hikâyesi

Aynı üniversitede okuyan Ali ve Seher, bir münazara sırasında tanışır ve yolları kesişir. “Bir insanı suça iten toplum mudur, yoksa kendi seçimleri mi?” sorusu, onların hem düşünsel hem de duygusal bir bağ kurmasını sağlar. İkili, zalimlere karşı omuz omuza verdikleri mücadeleyle İstanbul’un suç dünyasını altüst eder.

Ailesinin gözbebeği İnci (Nilsu Berfin Aktaş), Ulusözler Koleji’nin burslu öğrencisidir. Sınıf arkadaşı ve aynı zamanda okul sahibinin oğlu Mert’ten (Eren Ören) hamile kalır. Üniversite sınavına hazırlanan ve hayallerine koşan iki gencin hayatı sonsuza kadar değişir. Evlatlarının hayatındaki değişim aileleri de derinden etkileyecektir. İnci’nin annesi Seher (Günay Karacaoğlu), aynı okulda hademe olarak çalışmaktadır. Selahattin (Şevket Çoruh) ile kurdukları dünyada, evlatları için mücadele etmektedirler. En büyük hayalleri de onları her zaman gururlandıran kızları İnci’nin doktor olmasıdır. Turgut (Murat Aygen), Ulusözler Koleji’nin sahibi ve müdürüdür. Baskı ve korkuyla sindirdiği Aylin’le (Didem Balçın) evlilikleri proje gibidir. Aylin her ne kadar bu projenin bir parçası olarak kalsa da evlatları için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırdır. Henüz doğmamış bebeğin, iki genç ve aileleri üzerinde estireceği rüzgar merak konusudur.

Dizi, Ertuğrul Gazi'nin oğlu ve Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu Osman Bey'in hayatına odaklanacak.

Yağmur daha bebekken annesi tarafından terk edilen, zeki, merhametli, sevgi dolu bir genç adam… Melek ise inatçı, adaletli ve hayatını doğaya adamış bir genç kız. Bu iki kalbi birleştirecek olan kişi ise Melek’in annesi Rukiye’den başkası değil. Büyük kızı ve damadına kızıp huzurevine yerleşen ve Yağmur’u da öz oğlu gibi seven Rukiye, Melek ve Yağmur’u evlendirebilmek için türlü planlar yapar. Ama kaderin cilvesi Rukiye’nin işini kolaylaştırır. Çünkü Yağmur; huzurevine adeta bir melek gibi yetişen Melek’e daha ilk görüşte aşık olmuştur. Rukiye’nin huzurevinden ayrılmasıyla Çekilmez ailesinin de başkahramanı olan Yağmur, Melek’in eniştesi Necmettin’in Melek’i zengin iş ortağı ile evlendirme hayallerine karşı savaşı kazanabilecek miydi? Yağmur ve Melek çevresinde dönen onca entrikaya rağmen bir araya gelecek mi, gelemeyecek mi, gelseler de mutlu olacaklar mı? Bu kaderin örülen ağlarında gizlidir.

Aşk, ihanet, vicdan, adalet ve intikamın iç içe girdiği, hayatı bir anda değişen insanların birbirlerine dokunan hikayelerini izleyicisiyle buluşturmaya hazırlanıyor. Hayatının en güzel dönemlerini, hayallerini, geleceğini ve sevdiği kadını işlemediği bir suç yüzünden kaybederek müebbet mahkumu olan ”Dağhan” ın acı dolu hayatını izleyeceğiz. Dizide Fahriye Evcen ise; yıllarca artan suçluluk duygusundan kurtulmak isteyen, bu yüzden de Dağhan’ın müebbetine son verecek olan avukat “Selvi” karakteri ile izleyici karşısına çıkacak.

Marangoz İbrahim, Taraklı kasabasının sevilen bir simasıdır. Dört kızı Aysu, Burcu, Tuba ve Gökçe, oğlu Arda ve babası Faik’le beraber hayatını sürdürmektedir. Arda’nın doğumunda karısını kaybettiğinden beri duldur. İbrahim’in dört kızının peşinden ise birbirinden hayta Oral, İsmail ve Fatih koşmaktadırlar. Kasabada sevilen bir ev lokantası işleten Nalan ise çocukluğundan beri İbrahim’e karşılıksız aşk beslemektedir. Tek amacı İbrahim’le evlenmektir. İbrahim’in Nalan ile evlenmesini istemeyen kızları, babalarının çocukluk aşkı, uzun zaman önce Taraklı’yı terk etmiş olan Alev’i Taraklı’ya çağırırlar. Alev beklenmedik bir biçimde ortaya çıkar. Gel gelelim, bu davet başlarına büyük dertler açacaktır. Belki de babalarını kaybedeceklerdir. Alev’in gelmesiyle İbrahim’e arabasıyla çarpması bir olur. Ortalık bir anda can pazarına döner. Acaba İbrahim yaşayacak mıdır? Bütün bu gariplikleri normale döndürmek vazifesi ise kasabalının Yalazacısı Santral ve yorgancı Settar Baba’ya düşer.

“O; Güneşi bayrak, göğü çadır eyleyip kısraklarını uçsuz bucaksız ovalara sürdü. Yağız yeri titretip, mavi göğü deldi. Pusatlarını yar eyleyip, ordularını gür kıldı. Daha çok denize, daha çok toprağa ilahi muştuyu taşıdı. Dünyanın iki hükümdara dar geldiğine inandı. Ve dünyayı bir hükümdara yar kıldı. Süleyman Şah oğlu Ertuğrul ümitlerin tükendiği bir çağda dirilişin adı oldu. ”Diriliş “Ertuğrul” , dünyanın kaderini belirleyen adamın hikayesi.

Mardin'in en güçlü aşiretlerinden olan Bahtiyanların konağında, konaktakilerden daha güvenilen bir adam vardır. Aziz Bahtiyan'ın sağ kolu Nadir, ağasına duyduğu sadakat ve sözü dinlenirliği ile tüm yöre halkı tarafından sayılan ve sevilen biri olmuştur. Karısı ve oğluyla konağın müştemilatında yaşayan Nadir, Mardin'e Aziz Ağa'nın oğlu Civan Bahtiyan aracılığı ile büyük bir kumara gelen Kudret ve kızkardeşi yüzünden zor anlar yaşar. Haksızlığın ve ihanetin en büyüğünü yaşayan Nadir ve onun yanındakiler için firar başlar.
Görsel yokYağmur, varlıklı bir ailenin kızıdır. İtalya’da yaşamaktadır. Anne ve babasından sonra ablası da ölünce Türkiye’ye döner. Döndüğünde beş parasız kaldıklarını öğrenir. Üstelik servetlerini tüketen eniştesi hapse girmiş ve ablasının küçük kızı Eylül ortada kalmıştır. Aile avukatları gözden kaçan bir arsanın tapusunu Yağmur’a uzatır. Yağmur’un, yeğeni Eylül’ü de yanına alarak arsayı satmak için gittiği kasabada, onu bir onur savaşı bekler.

Dizide, bir hayli zengin ancak görgüsüzlüğüyle dünürü Yıldız Hanım'ı çileden çıkartan Ahmet Bey ile kibarlık budalası Yıldız Hanım'ın komik zıtlaşmaları ve arada kalan çocuklarının iki aileyi bir arada tutmak için gösterdiği yoğun çabalar anlatılmaktadır.

Öğrencilik bitmiştir. Artık her biri pembe yıllarını geride bırakmış, acımasız hayatın kollarına düşmüşlerdir. Bazıları daha şanslıyken, bazıları ise sürünmektedir ve yaşam onları değiştirmeye başlamaktadır. Değişmeyen ise aralarındaki komik sevimli ve onlara yaşama kafa tutma gücü veren ilişkileridir. Geçen yıllar onları eskisine göre daha gerçekçi tipler yapsa da, eski neşelerini ve dostluklarını hayata karşı kalkan olarak tutmaya çalışmaktadırlar. Gerçek hayatın tam ortasında, yani asıl şimdi sorunlarla nasıl başa çıkacaklardır? Gerçek dostlukların ortaya çıkmasının zamanı gelmiştir.
Görsel yokRüzgar ve eski bir doktor olan babası Çınar Rüzgarlı Bahçe'nin değirmenlerinden birinde yaşarlar. Rüzgar'ın dört gözle askerden dönmesini beklediği çocukluk aşkı Mercan'ın döndüğü gün, aynı zamanda nişan günü olacaktır. Askerden yalnız dönmeyen Mercan, yanında komutanı ve en iyi dostu olan Ozan'ı da getirir. Ozan'ın gelişi Rüzgarlı Bahçe'ye gelişi bazı sırları açığa çıkartacak ve dengeleri bozacaktır.