İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Hayatı boyunca hiç çalışmamış ve çalışmaya da niyeti olmayan Tarık gittiği bir iş görüşmesinde, çok zenginken, babasının işlerinin kötü gitmesi nedeniyle her şeyini kaybeden İrem'e aşık olur. Gidecek yeri olmayan İrem, Tarık'ın davetiyle yaşadığı mahalleye gelir ve mahalledeki kitap kafede çalışmaya başlar. İrem'in hayali başarılı olmak, kendi işini kurmak ve bir gün tekrar eski günlerine dönebilmektir. İrem'i etkilemenin yolunun iş kurmaktan geçtiğini gören Tarık ise bir gün, tutucu ve vizyonu olmayan ilham perisi İlhan'la karşılaşır. Ve ilham perisinin verdiği fikirlerle hepsi başarısızlıkla sonuçlanacak olan birbirinden eğlenceli iş girişimlerine atılır.

4 adam, 1 kadın… Buydu Zuhal Soydaşlı’nın hikayesi. Üç erkek evladın annesi, bir türlü büyüyemeyen bir adamın karısıydı. Özetle; kendi evinin yalnızıydı. Son oğlunu kucağına aldıktan birkaç ay sonra Millî Eğitim Bakanlığı’ndaki görevinden emekli olmak zorunda kaldı Zuhal. Birkaç gün sonra da kocası Hasan Soydaşlı’nın onu aldattığını öğrendi. Oğullarıyla birlikte sığabileceği bir yuva uğruna, çalışmaktan başka çaresi yoktu Zuhal’in. Çocuklarıyla birlikte ayakta, hayatta kalmaya çalıştığı şehrin ta kendisiydi Zuhal. Ankara’ydı o. Denizi yoktu, boğazı yoktu. Hiçbir zaman da olmayacaktı. Ama direnişti, mücadeleydi. Çünkü anne olmak başlı başına, “tek başına” bir mücadeleydi.

Lise yıllarından beri ayrılmamış üç yakın arkadaş; Mert, Emir ve Volkan. Mert'in nişanın olduğu gün, aralarında Mert'in nişanlısının kardeşi Umut'un da dahil olduğu büyük bir olaya karışırlar ve bu olay hepsinin hayatını değiştirir. O günden sonra her birinin tutması gereken bir söz, korumak zorunda oldukları bir sır vardır. Ama bu sır o kadar büyüktür ki taşıması o genç bedenlere ağır gelecektir.

4 adam, 1 kadın… Buydu Zuhal Soydaşlı’nın hikayesi. Üç erkek evladın annesi, bir türlü büyüyemeyen bir adamın karısıydı. Özetle; kendi evinin yalnızıydı. Son oğlunu kucağına aldıktan birkaç ay sonra Millî Eğitim Bakanlığı’ndaki görevinden emekli olmak zorunda kaldı Zuhal. Birkaç gün sonra da kocası Hasan Soydaşlı’nın onu aldattığını öğrendi. Oğullarıyla birlikte sığabileceği bir yuva uğruna, çalışmaktan başka çaresi yoktu Zuhal’in. Çocuklarıyla birlikte ayakta, hayatta kalmaya çalıştığı şehrin ta kendisiydi Zuhal. Ankara’ydı o. Denizi yoktu, boğazı yoktu. Hiçbir zaman da olmayacaktı. Ama direnişti, mücadeleydi. Çünkü anne olmak başlı başına, “tek başına” bir mücadeleydi.

Hayatı boyunca hiç çalışmamış ve çalışmaya da niyeti olmayan Tarık gittiği bir iş görüşmesinde, çok zenginken, babasının işlerinin kötü gitmesi nedeniyle her şeyini kaybeden İrem'e aşık olur. Gidecek yeri olmayan İrem, Tarık'ın davetiyle yaşadığı mahalleye gelir ve mahalledeki kitap kafede çalışmaya başlar. İrem'in hayali başarılı olmak, kendi işini kurmak ve bir gün tekrar eski günlerine dönebilmektir. İrem'i etkilemenin yolunun iş kurmaktan geçtiğini gören Tarık ise bir gün, tutucu ve vizyonu olmayan ilham perisi İlhan'la karşılaşır. Ve ilham perisinin verdiği fikirlerle hepsi başarısızlıkla sonuçlanacak olan birbirinden eğlenceli iş girişimlerine atılır.

Lise yıllarından beri ayrılmamış üç yakın arkadaş; Mert, Emir ve Volkan. Mert'in nişanın olduğu gün, aralarında Mert'in nişanlısının kardeşi Umut'un da dahil olduğu büyük bir olaya karışırlar ve bu olay hepsinin hayatını değiştirir. O günden sonra her birinin tutması gereken bir söz, korumak zorunda oldukları bir sır vardır. Ama bu sır o kadar büyüktür ki taşıması o genç bedenlere ağır gelecektir.