İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

16 filminden 1'i İzlenir çıktı
Ekrem Dümer, 15 Ekim 1928 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelmiştir. Türk tiyatrosu ve sinemasının emektar isimlerinden biri olan Dümer, aynı zamanda kendisi gibi oyuncu olan Yalçın Dümer'in babasıdır. Sanat hayatına İstanbul Şehir Tiyatroları'nda başlayan usta oyuncu, tiyatro sahnesinde kazandığı disiplin ve tecrübeyi sinemaya başarıyla aktarmıştır. 1950'li yıllardan itibaren sinemada aktif olarak rol almaya başlayan Dümer, kısa sürede Yeşilçam'ın en güvenilir ve aranan karakter oyuncularından biri haline geldi. Genellikle canlandırdığı otorite figürleriyle tanınır. Sakin, olgun ve beyefendi tavrıyla polis komiseri, doktor, hâkim, avukat, fabrikatör veya müşfik aile babası rollerine hayat verdi. Canlandırdığı bu karakterlerle filmlere bir ciddiyet ve inandırıcılık katmasıyla bilinirdi. Kariyeri boyunca yüzlerce filmde rol alan Ekrem Dümer, Türk sinemasının en parlak dönemlerine tanıklık etti. Kemal Sunal, Tarık Akan, Filiz Akın gibi sayısız yıldızla aynı seti paylaştı. Özellikle Kemal Sunal filmlerindeki rolleriyle geniş kitleler tarafından tanındı. "Sosyete Şaban" (1985) filmindeki komiser ve "Tarzan Rıfkı" (1986) filmindeki doktor rolleri bunlardan sadece birkaçıdır. Ayrıca, "Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor" (1983) gibi kült serilerde de yer alarak adını unutulmazlar arasına yazdırmıştır. Sinemanın yanı sıra televizyon dizilerinde de önemli roller üstlendi. 1990'lı yılların en sevilen ve unutulmaz yapımlarından biri olan "Süper Baba" (1993-1997) dizisinde canlandırdığı Fiko'nun dostu "Nihat" karakteri, onun kariyerinin son dönemindeki en bilinen ve sevilen performanslarından biri oldu. Bu rolüyle daha genç kuşaklar tarafından da tanındı ve takdir edildi. Türk sinemasına ve tiyatrosuna 50 yıla yakın süre hizmet veren Ekrem Dümer, 23 Mart 2000 tarihinde, 71 yaşında İstanbul'da hayatını kaybetmiştir.

Ragıp Elibol (Kemal Sunal) zengin ve cimri bir işadamıdır. Çocuklarının annesi Melek ile ayrılmış, Dürdane (Yasemin Yalçın) ile evlenmiştir. Oğlu Cengiz üniversitede okumakta, kızı Zeliha ise evde koca beklemektedir. Bir gün Ragıp’a arabalarıyla gezerken çarpar. Aslında yapmak istedikleri ve parasızlıktan yapamadıkları çok şeyleri olan dört genç bu olanağı onun sağlayabileceğini düşünerek Ragıp’ı kaçırırlar. Gizli bir örgüt olduklarını söyleyip fidye isterler. Karısı Dürdane polise haber verir, fidye karşılığı tehdit edildiğini anlatır. Bu fidye işine ailesi ve iş ortağı da dahil tanıdığı herkes sevinir. Hiç kimse de istenen fidyeye katılmaz. Ragıp kendisini kaçıranların sayesinde hiç seveni olmadığını öğrenmiştir. Gençler paradan ümidi kesince Ragıp’ı serbest bırakırlar.

Doğdugu günden beri her olaya gülen Yusuf Şaplak'ın hayat hikayesi, yaşadıkları... Filmde çok ince noktalarda verdiği toplumsal mesajlar izleyiciye filmin ana teması için yol gösterir niteliktedir.

Eşi, çocukları ve kaynanası ile yoksul bir yaşam sürdüren Osman (Kemal Sunal), geçimini hamallık yaparak temin etmektedir. Mahalle esnafına ve evsahibine borcu dağ gibi birikmiştir. Eşi Leman (Yasemin Yalçın) ve kaynanası (Nevzat Okçugil) tarafından da sürekli aşağılanması cabası!.. Birgün mahallenin biletçisi Şakir (Şemsi İnkaya) ona zorla bir piyango bileti satar. Osman bileti bir yere saklar ama nereye sakladığını unutur. Osman büyük ikramiyenin Şakir’in sattığı biletlerden birine çıktığını öğrenir ve kendisinin sanarak büyük bir sevince kapılır.

Sakarlığı ve beceriksizliği yüzünden bir baltaya sap olamayan Rıfkı, kendini Tarzan sanmaktadır ve zamanının büyük çoğunluğu ormanda geçmektedir. Fakir ve saf bir delikanlı olan Tarzan Rıfkı tesadüfler sonucu kendisini mafyanın içinde bulur. Ve bu kanunsuz adamlar Rıfkı'yı kendi kirli işlerinde kullanmak isterler. Ama sakarlığı yüzünden mafyanın bütün işlerini alt üst eden Rıfkı, sonunda mafya babasını da çileden çıkarır. Çareyi Rıfkı'yı ortadan kaldırmakta arayan mafya, akla gelmeyecek her türlü yola başvurarak harekete geçer.

Altılı ganyandan servet kazanan bir işçinin hayatı birden değişir. Yoksul işçinin kazandığı parayı duyan herkes etrafını sarar. Birden hiç tanımadığı onlarca akrabası olmuştur. Ama o kıvrak zekasıyla parayı kaptırmadan bu sözde akrabalardan kurtulur. Bir gün tüm mahalleliyi saran at yarışı oyununa merak salar ve işine gitmek için bindiği minibüste oynar. At yarışını tutturur fakat kuponu yatırmadığı için ikramiyeyi alamaz. Niyazi hergün minübüste kupon yaparak kendini sınar fakat kuponu yatırmaz. At yarışlarını izlemeye giden Niyazi tüm atları yine bilir. Buna şahit olan bir adam, at yarışlarını oynatan mafya babası Kazım’a haber verir.

Hilmi Tok milyarder bir iş adamıdır. Birgün tek başına kullandığı arabasıyla kaza yaparak ölür. Tüm mirasını köyde davulculuk yapan oğlu Bayram'a bırakmıştır. Aynı sırada bir gazeteci Çarıklı Milyoner hakkında yalan haberler yazar. Bayram, kim olduğunu bilmeden gazeteci Suna'ya aşık olur.

Köyden İstanbul'a zengin olma hayalleriyle gelen Şaban, dolandırılarak bütün parasını kaybeder. Çaresiz bir şekilde gezerken karısı tarafından terk edilmiş zengin iş adamı Faik Bey ile tanışır. Sarhoş olduğu zamanlarda Şaban ile çok yakın arkadaş olan Faik Bey, kendine gelince Şaban’ı tanımaz. Şaban, bir gün çiçek satıcısı Hülya ile karşılaşır. Gözleri görmemesine rağmen çiçek satarak ailesinin geçimini sağlayan Hülya'ya âşık olur. Hülya’nın durumu gören Şaban, ona yardım etmeye çalışacaktır.

Birbirlerine çok benzeyen bir mafya babasıyla bir figüranın iç içe geçen hikâyesi anlatılır. Filmlerde figüranlık yapan Osman, Lale ile evlenmek ister. Kızın ağabeyi Hamza, başlık parası olmadan bu evliliğe izin vermez. Bir gün Osman mahalleden birkaç arkadaşıyla birlikte gazinoya eğlenmeye gider. Gazino patronu, Osman'ı kendisine çok benzeyen mafya babası Seyfi ile karıştırır. O günlük haracını Osman'a verir. Aynı olay Osman'ın gittiği diğer gazinolarda da tekrarlanır. Bu durumu öğrenen diğer mafya liderleri Seyfi'yi kendi bölgelerinden haraç almakla suçlar. Bunun üzerine Seyfi kendi adına para toplayan Osman'ın peşine düşecektir.

Tek yumurta ikizi kardeşler birbirlerini görmeden yıllarca ayrı dünyalarda yaşamlarını sürdürürler. İkisi de birbirlerinden farklı şartlarda yetişmiştir. Biri etrafında terör estiren bir gangster, diğeri ise mütevazı bir banka memuru olup çıkar.

Saf görüntüsüne inat, cin fikirli Seyyid (Kemal Sunal); büyük bir apartmanda kapıcılık yapmaktadır ama işler öyle bir hal almıştır ki; yönetici ve apartman sakinleri de dahil artık Seyyid’in hizmetindedir.

Film, kanser olduğunu öğrenen bir kadının ömrünün son günlerinde yaşadığı aşkı anlatır. Büyük bir şirketin sahibi olan Ayfer Tezmen, kansere yakalanır. Doktor çok uzun süre yaşamayacağını söyler. Ayfer ölüm fikriyle yaşamakta zorlanınca yaşadığı şehirden uzaklaşıp Kıbrıs’a gider. Burada kendini öldürmesi için bir kiralık katil tutar. Fakat tuttuğu kiralık katil ile aşk yaşamaya başlar. Ayrıca hastalığı her geçen gün ilerlemektedir.

Filmde, Ahmet ve Kemal isimli iki eski arkadaşın bir cinayeti çözmek için birlikte verdikleri mücadele anlatılır. “Baba” lakaplı Ahmet, muhasebe memuru olarak geçimini sağlamaktadır. Aynı fabrikada işçi olarak çalışan oğlu Ali ise bir sendika üyesidir. Fabrika müdürü, oğlunu sendikadan ayrılmaya ikna etmesi için Ahmet’e baskı yapmaktadır. Bu sırada fabrikada başlayan grev sırasında Ali öldürülür. Ahmet, oğlunun katilini bulmak için askerlik arkadaşı olan iş adamı Kemal’den yardım ister. Bu süreçte hem Kemal hem de Ahmet kendi hayatlarını sorgulamaya başlayacaktır..

Film, uçak kazasında öldüğü sanılan bir kadının beş yıl sonra geri dönmesiyle birlikte yaşananları konu alır. Abdi, genç bir avukattır. Karısı Melike, beş yıl önce bir uçak kazasında kaybolur. Cesedi bulunamasa da Abdi karısından umudunu kesmiştir. Bu nedenle Azra ile evlenmek için mahkemeye başvurur. Ancak nikâh günü Melike aniden çıkagelir. Melike’nin ani gelişiyle birlikte işler karışır. Abdi ve Azra balayı için İzmir’deki bir otele gider. Melike durumu öğrenince İzmir’e gitmek üzere yola çıkar. Abdi bir yanda eski karısı diğer yanda balayı yapmaya geldiği yeni karısı arasında kalacaktır.

Babası küçükken ölmüş olan İlker, konserleri, turneleri ve diğer işleri nedeniyle oğluna zaman ayıramayan ünlü bir sanatçı olan Selma’nın yatılı okulda okuyan oğludur. Annesi o denli meşguldür ki, birbirlerini ancak yılda birkaç kez görebilmektedirler. Çevresindeki herkes İlker’in zenginlik içinde, harika bir hayat sürdüğünü sanır, oysa gerçek tam tersidir. Annesinin tatil günü onu almaya gelmemesi, eve yalnız gitmesi de üzer İlker’i. Annesi eve gelince çok sevinir. Birlikte lunaparka giderler. Elektriği olmadığı için kapalı olan lunaparkın iki gün sonra açılacağını öğrenip dönerler. İki gün sonra ise, annesi İzmir’e konsere gider. Mutsuz İlker, yanına kız arkadaşını da alıp otobüsle İzmir’e gider.

Veli (Kartal Tibet) ile Ali (Kadir İnanır) birbirlerinden tümüyle farklı karakterlere sahip iki kardeştir. Fırıldak Ali çapkınlık, hırsızlık ve dolandırıcılıkla gününü gün ederken, Veli ise hamallık yaparak gece-gündüz demeden çalışıp, sevdiği kızla evlenebilmek için başlık parası biriktirmektedir. Küçük yaşta ayrıldıkları için birbirlerini tanımayan bu iki zıt kardeşten Ali, kendisini bir çetenin önemli adamı gibi gösterip sağdan soldan haraç toplamaktadır. Fırıldak Ali, annesi ile birlikte bir otel lobisinde tanıştığı Peri (Gülşen Bubikoğlu) ve babası Nurullah Bey’e kendilerini zengin gibi tanıtırlar. Amaçları para sızdırmaktır. Bu arada oyununu anlayan çeteden kaçarken Veli ile çarpışır. Ona yemek ısmarlar. Öyküsünü öğrenir. Veli’ye çok zengin biri olduğunu söyler ve elindek

Sonradan ünlü bir şarkıcı olan trikotaj işçisi Neşe, çileli Anadolu kadını Fatma ve birbirleriyle arkadaşlık eden çocuklarının öyküsü.

Bu, ne pahasına olursa olsun zirveye ulaşmak ve sürekli zirvede kalmak için verilen büyük uğraşların öyküsüdür... Güzelliğinin ve şöhretin doruğunda bir film yıldızı Zeynep ve bir rastlantı sonucu tanıştığı, sonra sevdiği, sonra da evlendiği zengin, güçlü ve yakışıklı işadamı Şahin’in öyküsü. Tüm servetini Zeynep’in ayaklarına serecek kadar tutkulu, onun için ölümü bile göze alacak kadar yürekli, genç kadına büyük bir aşkla bağlı Şahin, gerçekte Zeynep’in tanıdığından çok farklı bir kişiliğe mi sahipti?.. Evdeki Şahin’le, iş dünyasındaki Şahin’i birbirinden ayıran gizem neydi?.. Bir yandan ailesine şefkatle kol kanat geren ideal bir eş, diğer yandan ucu cinayetlere varan karanlık ilişkilerde acımasız, ürkütücü, sırlarla dolu bir adam. Aile içi ve şirkette sürekli tırmanan gerilimin doruğunda gelişen beklenmedik olaylar, Şahin ve Zeynep’in ortak geleceği için zirvede olmak ya da olmamak kavşağında bir düğüm noktası oluşturacaktı. Tıpkı yaşamla ölüm arasında olduğu gibi…

Eski İstanbul Hanımefendisinin, yalısının odalarını öğrenci kızlara kiralamasının sonucunda bir araya gelen öğrencilerin ve kuşkusuz ki konak sahibinin kızı Müstesna'nın başından geçen komik olaylar.

Doktor Cemal ve diğer hastane personelinin özverili çalışması…