İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


İstanbul'da bir dolandırıcılık çetesinin lideri olan Kandemir, yanında yetiştirdiği ekibiyle kendine özgü tarzı ve ilkeleri olan soygunlar yapmaktadır. Ekibin temel felsefesi; “adaletli çalmak”tır. İhtiyacı olmayandan, ihtiyaçları kadarını, ihtiyaçtan çalarlar. Ferdi, Karlos, Yaren ve Bahadır'dan oluşan bu tayfayı birbirine bağlayan en temel şey dostluktur. Ancak Kandemir’in eski ve değerli dostu olan Ali Rıza Kaptan'ın kendisi yüzünden tuzağa düşürülüp ceza evine girdiğini öğrenmesi her şeyi değiştirir.

Aşkta bir türlü yüzü gülmeyen Pelin, nihayet şeytanın bacağını kırar ve hayallerindeki erkekle evlenmeye karar verir. Ancak müstakbel damat, nikah günü ortadan kaybolur ve Pelin, aşık olduğu adam tarafından düğününde terk edilir. Ardından, görmüş geçirmiş bir kadın, Pelin’in mutlu olamama sebebini, geçmişte üzdüğü birinin ahından kaynaklandığını söyler. Her şey Pelin’in bu ahın peşine düşmesiyle başlar.

Ekim, orta sınıf bir mahallede yaşayan lise öğrencisi genç bir kızdır. Bir sabah okula giderken yaşadığı trajik bir olayla hayatı temelinden sarsılır. Gözünün önünde en yakın arkadaşı Leyla’ya bir araba çarpıp kaçar. Ona çarpan araba, mahallenin yakınındaki zengin çocukların gittiği özel bir okulun içine saklanarak sırra kadem basar. Mahalleli adalet isterken okul yönetimi mahalleden başarılı üç gence vereceği bursla tepkileri yumuşatmaya çalışır. Ekim’le birlikte Bekir ve Ayşe de sınavı kazanmıştır, ancak çok geçmeden hayatlarının aslında daha da zorlaşmak üzere olduğunu anlarlar. Ancak Ekim’in en yakın arkadaşını yatağa mahkum edenlerin peşini bırakmaya niyeti yoktur. Emin olduğu tek şey vardır. Suçlu, okuldaki zengin ve şımarık çocuklardan biridir. Onun bir yandan bu karanlık sır perdesini aralamak ve adaleti sağlamak için uğraşırken, duyguları kafasını karıştıracak ve yüreğini alt üst edecektir.

Dört yaşındaki oğluyla yaşayan Nesrin, bir yandan eski eşi Ömer'in baskıları ve bürokratik engellerle uğraşırken bir yandan da sevgilisi Selim ile olan birlikteliğinde kritik kararlar almanın eşiğindedir.

Ufo, birbirlerinden bambaşka hayatlar yaşayan iki gencin ilişkisine odaklanıyor. Motosikler yarışçısı olan Ese ile müzik tutkunu olan Deniz, bambaşka dünyanın insanlarıdır. Ancak hayat onların yolunu kesiştirir ve ikili kendilerini bu dünyaya fazla gelecek bir aşkın içinde bulur.

Bir Türkiye distopyasındayız. Devlet, tek bir koldan yayın yapan yeni yayın ağları kurmuştur. Mehmet, inşaat alanlarının arasından güvenlik görevlisi olarak çalıştığı apartmana ulaşmak için yürür. O gün, belediyenin apartmana yeni bir anten yerleştireceğini öğrenir. Fakat belediye görevlisinin anteni takarken düşmesi sonucu Mehmet’in gerçeklik algısı bozulmaya başlar. Anten ve antenden gelen yayın apartman sakinleri için bir tehdit haline gelmeye başlayınca, Mehmet buna sebep olan tuhaf varlığın peşine düşer.

Yıllar önce bir mektup ile Alanur ve Ziya’nın ayrılan yolları çocukları yüzünden beklenmedik bir şekilde kesişir. Ve iki aile arasında genç aşıkların üzerinden nefes kesen bir hesaplaşma yaşanır.

Ekim, orta sınıf bir mahallede yaşayan lise öğrencisi genç bir kızdır. Bir sabah okula giderken yaşadığı trajik bir olayla hayatı temelinden sarsılır. Gözünün önünde en yakın arkadaşı Leyla’ya bir araba çarpıp kaçar. Ona çarpan araba, mahallenin yakınındaki zengin çocukların gittiği özel bir okulun içine saklanarak sırra kadem basar. Mahalleli adalet isterken okul yönetimi mahalleden başarılı üç gence vereceği bursla tepkileri yumuşatmaya çalışır. Ekim’le birlikte Bekir ve Ayşe de sınavı kazanmıştır, ancak çok geçmeden hayatlarının aslında daha da zorlaşmak üzere olduğunu anlarlar. Ancak Ekim’in en yakın arkadaşını yatağa mahkum edenlerin peşini bırakmaya niyeti yoktur. Emin olduğu tek şey vardır. Suçlu, okuldaki zengin ve şımarık çocuklardan biridir. Onun bir yandan bu karanlık sır perdesini aralamak ve adaleti sağlamak için uğraşırken, duyguları kafasını karıştıracak ve yüreğini alt üst edecektir.

Zümrüt Kuloğlu Nevşehir’in en müflis mahallesinde babası, annesi ve iki kız kardeşiyle birlikte yaşamakta, İç Anadolu’nun en kudretli ailelerinden Demirkanların fabrikasında çalışmaktadır. Zümrüt’ün annesi Ülfet halinden sürekli şikayet eden, kızlarını hayırlı bir kısmetle evlendirip yaşadıkları rezil hayattan kurtulmanın hesapları peşinde olan bir kadındır. Zümrüt bir yandan onun baskılarıyla başa çıkmaya uğraşırken diğer yandan Demirkanların varislerinden Adil Demirkan'ın evlenme teklifini annesinden gizlemeye çalışmaktadır. Ne var ki Ülfet bunu öğrenecek ve kızını nikah masasına oturtmak için bin bir çeşit oyuna başvuracaktır. Zümrüt ise her şeye rağmen direnecektir. Çünkü yüreğini kavuran bir sır vardır. Zümrüt, Demirkanların Suriye’de şehit düşen torunu Serhat’a aşıktır. Ve bu aşk küle dönmüştür.

Ümran ve Umay’ın Hayatlarının Sınavı... Hayalleri ve hayatları birbirinden bambaşka olan iki anne; Ümran (Ayça Bingöl) ve Umay (Nur Fettahoğlu). Ümran ve kızı Hayat, küçük bir köyde yaşarken, “Sosyetik güzel’’ Umay Karay ve kızı Hayal, İstanbul’dadır. Hayallerde bile birleşemeyecek kadar farklı hayatlar yaşayan annelerin yolları, yıllar sonra karşılaşınca beklenmedik olaylara neden olur.

Kapadokya’nın zengin ve güçlü adamlarından, ileri yaştaki Fikret Karakaya, genç güzel Zühre ile evlenmek ister. Zühre, düğün için Niğde’den konağa getirilir. Mertliği ile tanınan taş ustası Seyit’in yolu Zühre’yle bu süreçte kesişir. Ateş ve su kadar birbirlerinden uzak durmaları gerekse de, Seyit ile Zühre arasında, tutkulu, büyüleyici bir aşk başlar. Ancak aşkları, değdikleri herşeyi, yakıp yıkar, küle döndürür. Üstelik karşılarında Fikret Karakaya kadar güçlü bir engel daha vardır. Çoban Yıldızı, Seyit ile Zühre’nin Kapadokya’nın masalsı dünyasında başlayıp, İstanbul’a uzanan, soluk soluğa izlenecek, gerilim dozu yüksek bir aşk hikayesi.

Aşkta bir türlü yüzü gülmeyen Pelin, nihayet şeytanın bacağını kırar ve hayallerindeki erkekle evlenmeye karar verir. Ancak müstakbel damat, nikah günü ortadan kaybolur ve Pelin, aşık olduğu adam tarafından düğününde terk edilir. Ardından, görmüş geçirmiş bir kadın, Pelin’in mutlu olamama sebebini, geçmişte üzdüğü birinin ahından kaynaklandığını söyler. Her şey Pelin’in bu ahın peşine düşmesiyle başlar.

İstanbul'da bir dolandırıcılık çetesinin lideri olan Kandemir, yanında yetiştirdiği ekibiyle kendine özgü tarzı ve ilkeleri olan soygunlar yapmaktadır. Ekibin temel felsefesi; “adaletli çalmak”tır. İhtiyacı olmayandan, ihtiyaçları kadarını, ihtiyaçtan çalarlar. Ferdi, Karlos, Yaren ve Bahadır'dan oluşan bu tayfayı birbirine bağlayan en temel şey dostluktur. Ancak Kandemir’in eski ve değerli dostu olan Ali Rıza Kaptan'ın kendisi yüzünden tuzağa düşürülüp ceza evine girdiğini öğrenmesi her şeyi değiştirir.

Gül Çıkmazı Sokağı'nda yaşayan Handan bir sabah intihar eder. Yakın arkadaşları intiharın ardındaki sır perdesini açığa çıkarmaya çalışırken kendi hayatları karmaşık bir hal alır. Titizlik, düzen takıntısı olan yemek konusunda becerileri olan dört dörtlük eş ve anne Nermin, kocasının ani boşanma isteği ile yıkılır, 4 çocuğu ile yapayalnız baş etmeye çalışan Elif kendisine yardım edecek birisini arar ama bulamaz. Eski güzellik kraliçesi yeni ev kadını Zeliş'in aklı mahallenin genç üniversitelisi Levent'in ilgisi ile karışır. Eşinin genç bir kız uğruna terk ettiği Yasemin, sokağa yeni taşınan Sinan ile tanışır. Bunu duyan eski kocası Kenan deliye döner. Yasemin, Sinan için mahallenin şen dulu Emel ile didişmek zorunda kalır.

Gençliğinde çok iyi top oynarken sakatlanmış, pes etmeyip teknik direktörlüğe hırs yapmış emekli, içi futbol ateşi ile yanan Ziya Fikret Tamyol'un yaşamından kesitler... Başarısızlığa yenilmeyen, umutlarının peşinden koşarak, inandığı, güvendiği ve gönülden istediği hedefine ulaşmakta ilerleyen bir teknik direktörün öyküsü...