İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

14 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Tiyatro oyuncusu ve yönetmeni, sinema ve dizi oyuncusu. 12 Mayıs 1968, Denizli’nin Güney ilçesinde doğdu. İlk orta ve lise eğitiminin ardından 1994 yılında Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümünden mezun oldu. 1999 yılından 2002 yılına kadar yayımlanan Deli Yürek isimli dizide Kuşçu karakterini canlandırdı. 2005 yılında İzmir Şehir Tiyatrosu kadrosuna dahil olarak 2007 yılına kadar çeşitli oyunlarda yer aldı. TRT 1 ekranlarından yayımlanan Bir Yusuf Masalı ve Yeşil Deniz dizilerinden sonra Kalk Gidelim dizisinde Muhtar Sefer Zeytin rolündedir.

90’lı yıllarda Yeşilova isimli bir Ege kasabasında yaşayan sıcak, samimi insanların hikayesini anlatır Yeşil Deniz. Belediye hoparlöründen 24 saat anons yapılan, herkesin herkesi tanıdığı ve hakkında dedikodu yapacak kadar malumata sahip olduğu bir yerdir Yeşilova. Kasaba halkı Yeşil Deniz adını verdikleri tarlalarda çalışırken tek eğlence kaynakları kasabanın radyosu olan Ova Fm ve Radyocu İsmail’in yaptığı istek programıdır. Bu kasabada eğer bir kişi birine istek yollarsa o kişinin de karşı tarafa yollaması şarttır. Yoksa elalemin içine çıkacak yüzü kalmaz. Tabii ki bu istekler ücrete tabidir… İstek programı halkın eğlencesi olmasının yanı sıra kasabada hiç eksik olmayan aşk hikayelerinin de en büyük romantizm kaynağıdır. “Yeşil Deniz” Yeşilova halkı için yalnızca tarlanın adı değil, hayatın adıdır aslında…

Yusuf askerliğini bitirdikten sonra yaşadığı mahalleye geri döner ve ailesi onu sevinçle karşılar. Araba tamircisinde çalışan Yusuf'un dükkanına bir gün zengin bir ailenin kızı olan Feraye, hasarlı arabasını bırakmak için gelir. Yusuf, tamir olduktan sonra arabayı Feraye'nin evine bırakmaya gider ve karşılaştığı zenginlikten etkilenir. Mahallelerine sık uğrayan mafya ağası Kara Hamit'i yeni ve zengin bir hayata başlaması için bir fırsat olarak gören Yusuf, tam mafya babası ile konuşmaya gittiğinde Kara Hamit için kurulan bir pusunun ortasında kalır...

25 yaşındaki Sibel, babası ve kız kardeşi ile birlikte Karadeniz’de gözlerden uzak bir köyde yaşamaktadır. Dilsiz bir kız olan Sibel’in kendi halinde bir yaşantısı vardır. O, ancak atalarından kalma bir gelenek olan ıslık çalma sayesinde çevresindekilerle iletişim kurabilmektedir. Köy halkı tarafından dışlanan genç kız, onlar taradından uğursuz olarak kabul edilmektedir. Sibel'in hayatı, bir gün ormanda gezintiye çıktığı sırada bir yabancı ile karşılaşması ile bambaşka bir hal alır.

Zonguldak’ta yaşayan, iki genç şair Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu, yeni yeni modernleşen bu madenci kentinde memuriyet hayatlarını sürdürürken, bir yandan da sanatla, edebiyatla ve en çok da şiirle iç içe yaşamaktadırlar. Ayakları üzerine yeni kalkan genç Cumhuriyet, bir yandan modernleşme çabasındayken, aynı yıllarda Avrupa’da da çetin bir savaş yaşanmaktadır. Belediye Başkanı’nın kızı Suzan’ın Zonguldak’a geri gelmesiyle Rüştü ve Muzaffer’in şiire olan inancı daha da artar. Henüz lise öğrencisi olan Suzan, çevrenin istememesine rağmen iki gençle yakın arkadaş olur. Fakat 1940’lı yılların vebası olan verem, iki genç insanın da sağlığını git gide tehdit etmektedir. Rüştü ve Muzaffer’in hem kendi gelecekleri, hem de dünyanın gidişatı hayra alamet değildir...

Cennetin Çocukları, İskender’in karanlık sokaklardan sıcacık bir aile ortamına uzanan dönüşüm yolculuğunu ekrana taşıyor.

Sokak çocuklarının çoğu yirmi yaşını görmez. Görenlerin de yaşadığı söylenemez. Uyuşturucu, şiddet, cinsel taciz, açlık… Sokak çocuklarının kaderi, ya mapus ya mezardır. Bu çocuklardan beş tanesi, bu kadere karşı koymayı başarır. Kendilerine "Köksüzler" diyen; en büyüğü 13, en küçüğü 6 yaşında, biri kız, biri otistik, beş sokak çocuğunun, çöplükte kırk günlük bir bebek bulmalarıyla başlayan ve "Köksüzler"den "Ateş Kuşları"na dönüşmelerini anlatan Ateş Kuşları; çocukların zorluklara, acılara ve her şeye rağmen kadere karşı koyma hikayelerini ele alacak.

Kızıl Goncalar, seküler bir Atatürkçü olan Levent (Özcan Deniz) ve mutaassıp bir tarikatın içinde yaşayan Meryem’in (Özgü Namal) kaderlerinin kesişmesini konu alırken, inanç ve fikir ayrılıklarına rağmen "evlat" söz konusu olduğunda anneliğin/babalığın birleştirici gücüne dikkat çekiyor.

İsmail'in gidişinin üzerinden geçen birkaç yılın ardından, Yeşilova'nın sıcak ve samimi kasabasında teknoloji çağının ayak sesleri duyulmaya başlamış, sadıçların hayatlarında da büyük değişiklikler olmuştur.

Genç yaşta zengin olan Mustafa Ali, köyünden ve ailesinden uzun yıllar uzak kalmıştır. Hayırsız olan Mustafa Ali, iflas bayrağını çektikten sonra ailesiyle köyüne geri döner.

Devşirme olarak İstanbul’a gelip paşalığa kadar yükselen amcasının peşinden payitahta gelen bir Macar kızının bir Türk genciyle olan aşk hikayesi... Paşanın kızına vurgun kabadayısıyla, terzinin kızına talip olan fırıncısıyla, berberi, manavı şerbetçisiyle eğlenceli bir Osmanlı mahallesi dizisi...

90’lı yıllarda Yeşilova isimli bir Ege kasabasında yaşayan sıcak, samimi insanların hikayesini anlatır Yeşil Deniz. Belediye hoparlöründen 24 saat anons yapılan, herkesin herkesi tanıdığı ve hakkında dedikodu yapacak kadar malumata sahip olduğu bir yerdir Yeşilova. Kasaba halkı Yeşil Deniz adını verdikleri tarlalarda çalışırken tek eğlence kaynakları kasabanın radyosu olan Ova Fm ve Radyocu İsmail’in yaptığı istek programıdır. Bu kasabada eğer bir kişi birine istek yollarsa o kişinin de karşı tarafa yollaması şarttır. Yoksa elalemin içine çıkacak yüzü kalmaz. Tabii ki bu istekler ücrete tabidir… İstek programı halkın eğlencesi olmasının yanı sıra kasabada hiç eksik olmayan aşk hikayelerinin de en büyük romantizm kaynağıdır. “Yeşil Deniz” Yeşilova halkı için yalnızca tarlanın adı değil, hayatın adıdır aslında…

Bir insanın kaderi, belki de bir ulusun kaderini değiştirir... Ustura Kemal'in hikayesi, Mütarekenin, yokluk yıllarının, yorgun ama gururlu İstanbul'un, bir milletin kurtuluş mücadelesini ekranlara yansıtıyor.İşgale karşı omuz omuza, birlikte dayanışma içerisinde yaşayan azınlıkların, Osmanlı topraklarında kardeşçe yaşayan her milletten insanın hikayesini, İstanbul'un ara sokaklarında yaşayan insanların sımsıcak dostluklarını, aşklarını izlerken geçmişi çok büyük bir özlemle anacak.

Dizi, geçmiş zamanların İstanbul’unda saray çevresi ve halk arasında yaşanan ramazan âdetlerini, yardımlaşmayı, dünden bugüne değişmeyen gelenekleri ve Osmanlı mutfağına ait eşsiz yemekleri Dilruba ve Ahmet’in saf aşkı eşliğinde izleyiciyle paylaşıyor. İftarıyla, sahuruyla, Cumhur Müezzinliği ve Enderun Teravihi ile, saray mutfağından konak iftarına, güllaçtan temcid pilavına sofra gelenekleri, Osmanlı ramazanlarının maddi manevi tüm lezzetleri bir arada…

Esmer, güzeller güzeli genç bir kızdır. Her gün saatlerce dolaştığı dağlardan toplayıp, ilaç yaptığı otlar gibi yabanidir. Okuma yazma bilmeyen Esmer, resimlerine bakmaktan eskittiği masal kitabını kolunun altına alıp, dağlarda gezer. Bir gün her zamanki gibi dağlarda dolaştığı bir gün, yerde yatan bir adam görür. Kendisini ısıran yılanın acısıyla kıvranan bu adam, köyün köklü ailelerinden Elbeylilerin oğlu Ali Murat'tır. Esmer, adamın yarasını keser, içindeki zehri akıtarak Ali Murat'ı ölümden kurtarır. Esmer ve Ali Murat ilk gördükleri anda birbirlerine vurulurlar..

Halil Efe, Muğla'nın Bozüyük köyünde çiftçilik yapmaktadır. Murat ve Güven isimli iki oğulları vardır. Onları İstanbul'da okutan Halil Efe’nin tek arzusu oğullarının iyi birer ziraat mühendisi olarak köye dönmeleri ve işlerin başına geçmeleridir, ama çocukların bu işe hiç niyetleri yoktur.

Vatan ve millet sevgisini, istersek her zorluğun üstesinden gelebileceğimiz inancı ve fikrini 70 milyona ulaştırma hedefiyle yola çıkan bu yapım, aynı siperde kucak kucağa can veren Türk'ün, Kürt'ün, Laz'ın, Çerkez'in, Boşnak'ın, Arap'ın hikâyesi… Alevinin, Sünninin, Hıristiyanın, Musevinin hikâyesi… Cahilinden âlimine, demircisinden mühendisine, marangozundan hekimine bir milletin hikâyesi... Mustafa Kemal Atatürk gibi eşsiz bir kahramanı ortaya çıkaran tarihin hikâyesi...

Aslı ve Yusuf genç bir çifttir. Aslı, akciğer kanseri tanısıyla hastaneye yatar. Bu durum ikisinin de içine kapanmasına neden olur ve ilişkileri kötüye ditmektedir. Aslı’nın hastanede Elena isimli bir oda arkadaşı vardır, kocasından şiddet görmüş olan Elena taburcu olduktan sonra başka kimsesi olmadığı için Yusuf’u arar ve ikili suçluluk duygusuna rağmen yakınlaşmaya başlar.

Yusuf askerliğini bitirdikten sonra yaşadığı mahalleye geri döner ve ailesi onu sevinçle karşılar. Araba tamircisinde çalışan Yusuf'un dükkanına bir gün zengin bir ailenin kızı olan Feraye, hasarlı arabasını bırakmak için gelir. Yusuf, tamir olduktan sonra arabayı Feraye'nin evine bırakmaya gider ve karşılaştığı zenginlikten etkilenir. Mahallelerine sık uğrayan mafya ağası Kara Hamit'i yeni ve zengin bir hayata başlaması için bir fırsat olarak gören Yusuf, tam mafya babası ile konuşmaya gittiğinde Kara Hamit için kurulan bir pusunun ortasında kalır...