İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

12 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı

Aşkın ve nefretin, dostluğun ve düşmanlığın, iyiliğin ve kötülüğün en uçlarda yaşandığı bir hikaye... Poyraz, dibi görmüş bir adam. Hayatta sevdiği, değer verdiği her şeyi ailesini, mesleğini, karısını ve oğlunu kaybetmiş. Bütün bu dertlerle dalga geçerek ayakta kalmış. Canından çok sevdiği oğlunu, kayınpederi Ünsal’dan almak için çaresizlik içinde düşünürken, oğlunu almak için eski amiri Mümtaz, ona bir teklif yapar. Bahri Umman adlı bir mafya babasının yanına girecek ve ona bilgi sağlayacaktır. Çaresiz kalan Poyraz, bu teklifi kabul etmek zorunda kalır. Bu arada Ayşegül diye bir kızla tanışmıştır. Poyraz, kendi başını belaya sokma konusunda uzman olduğundan, Ayşegül’ü de her belanın içine katmayı başarır. İkili, ilk andan itibaren birbirlerinden hoşlanmışlardır. Ne var ki bu iki yaralı, yorgun ve yalnız insan için aşk imkansız gibi görünmektedir. Çünkü Ayşegül, Poyraz’ın patronu Bahri Umman’ın kızıdır ve üstelik Poyraz bu gerçeği Ayşegül’den saklamak zorundadır.

Kadir Adalı, karısı ve kızını bir terör eyleminde kaybetmiştir. Olanlar yüzünden büyük bir suçluluk duymaktadır ve çok acı çekmektedir. İntihar etmeye karar verir. Hayatına bir araba kazasıyla son vermek isteyen Kadir, farkında olmadan bu kaza ile hayatının bütün akışını değiştirecektir. Kadir’in ölmeyi planlandığı kazaya 4 araba karışır. 4 araba, 4 hayat, 4 insan...

Yaşamını beş çocuğuna iyi fikirler ve temiz bir isim vermeye adayan Ali Rıza Tekin, yaşadığı bir olayda haksızlığa göz yumması istenince kaymakamlık görevinden istifa eder. Kızı Necla da İstanbul'da mimarlık bölümünü kazanınca, ailecek İstanbul'a, kendilerine ait eski bir konağa taşınırlar. Çocukların okul masrafları aileyi sıkıntıya sokunca Ali Rıza Bey yeniden çalışmaya başlar. Yeni işinde de prensiplerinden ödün vermesi istenince yine istifa eder. Askerden dönen oğlu Şevket bir bankada iyi bir maaşla çalışmaya başlayınca Ali Rıza Bey'in yükü hafifler. Ama Şevket gönlünü halihazırda evli bir kadın olan meslektaşı Ferhunde'ye kaptırır. Ferhunde ivedilikle boşanıp Şevket'le evlenir evlenmez dizginleri ele alır, evin bütün düzenini değiştirir. Oğuz Ayhan'ın da aileye sinsice girmesiyle beraber olaylar yavaş yavaş kötüye gider. Ali Rıza Bey tüm olanlara direnmeye çalışsa da ömrünün sonuna dek seyretmeye mahkum olduğu "Yaprak Dökümü" artık başlamıştır.

Kesişme; İyi ki Varsın Eren, Trabzon Maçka'da teröristlerle kahraman Mehmetçiğin çatışması sırasında hayatını kaybeden Eren Bülbül ve onu korumaya çalışırken şehit olan Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik’in hayat hikayesini konu ediyor.

Onbaşı Muhsin daha önce Balkan Savaşı’nda savaşmış keskin bir nişancıdır. Yeniden seferberlik ilân edilince kardeşi Hasan ile beraber savaşa katılır. Savaş esnasında birbirine destek olan iki kardeş düşmanla mücadele edecektir.

“Katledilen hayallerin gerçek hayat hikayeleri” başlığıyla paylaşılan posterde gazete kupürleri yer alıyor ve gerçek olayların manşetleri göze çarpıyor. Bu manşetlerde kadın cinayetleri vurgusu çoğunlukla yer alıyor ve dizinin temelinde bu olayların anlatılması bekleniyor. Dizinin diğer yapımlar gibi bir mini dizi formatında olması ve şimdilik tek sezon yayınlanması planlar arasında.

Suna, 40’lı yaşların başında, dünyalar güzeli bir kadındır. Göksu sahilinde zar zor işlettiği ufak bir balıkçı dükkanı vardır. Çocuklarıyla beraber Göksu yakınlarında, bahçe içinde bir gecekonduda yaşar. Dişinden tırnağından arttırarak bir yandan çocuklarını okutmuş bir yandan da başlarını sokabilecekleri bir evleri olsun diye ev kooperatifine girmiştir. Hayattaki en büyük dayanağı büyük oğlu Yusuf’tur. Suna’nın kafasında güzel günler yakındır. Ev bitince, Yusuf da mezun olup avukat çıkınca, her şey yoluna girecektir. Yıllardır soluksuz çalışan Suna, balıkçı dükkanını kapatıp, evde yalnızca çocukları için yemek pişirecektir. Hatta Yusuf hayırlısıyla bir gün evlenince, Suna da torunlarını sevecektir. Ama zavallı Suna, kurduğu bu güzel hayallere koşarken, kaderin ona takacağı çelmeden habersizdir.

Kadir Adalı, karısı ve kızını bir terör eyleminde kaybetmiştir. Olanlar yüzünden büyük bir suçluluk duymaktadır ve çok acı çekmektedir. İntihar etmeye karar verir. Hayatına bir araba kazasıyla son vermek isteyen Kadir, farkında olmadan bu kaza ile hayatının bütün akışını değiştirecektir. Kadir’in ölmeyi planlandığı kazaya 4 araba karışır. 4 araba, 4 hayat, 4 insan...

Kızlarım İçin, Süreç Film imzalı, yönetmenliğini Mesude Tekin Erarslan yaptığı, başrollerini Fikret Kuşkan, Tuvana Türkay, Elifcan Ongurlar, Sanem Yeles, Ahsen Eroğlu, Serdar Özer, Özgün Çoban, Anıl Tetik ve Hakan Yufkacıgil'in paylaştıkları bir Kanal D televizyon dizisidir.

Çocuk denecek yaşta girdiği yeraltı dünyasının tepesine doğru tırmanmakta olan Hızır Çakırbeyli ve ailesinin hikayesi anlatılmaktadır. Yeraltı dünyasına giren her adam haksızlıklara başkaldırmaya yemin eder. Güçlenip zenginleştikçe kendisi bu haksızlıkların kaynağı olur.

Aşkın ve nefretin, dostluğun ve düşmanlığın, iyiliğin ve kötülüğün en uçlarda yaşandığı bir hikaye... Poyraz, dibi görmüş bir adam. Hayatta sevdiği, değer verdiği her şeyi ailesini, mesleğini, karısını ve oğlunu kaybetmiş. Bütün bu dertlerle dalga geçerek ayakta kalmış. Canından çok sevdiği oğlunu, kayınpederi Ünsal’dan almak için çaresizlik içinde düşünürken, oğlunu almak için eski amiri Mümtaz, ona bir teklif yapar. Bahri Umman adlı bir mafya babasının yanına girecek ve ona bilgi sağlayacaktır. Çaresiz kalan Poyraz, bu teklifi kabul etmek zorunda kalır. Bu arada Ayşegül diye bir kızla tanışmıştır. Poyraz, kendi başını belaya sokma konusunda uzman olduğundan, Ayşegül’ü de her belanın içine katmayı başarır. İkili, ilk andan itibaren birbirlerinden hoşlanmışlardır. Ne var ki bu iki yaralı, yorgun ve yalnız insan için aşk imkansız gibi görünmektedir. Çünkü Ayşegül, Poyraz’ın patronu Bahri Umman’ın kızıdır ve üstelik Poyraz bu gerçeği Ayşegül’den saklamak zorundadır.

30'lu yaşlarının başında olan Serçe, İstanbul'da, iki oğlu ve kız kardeşiyle birlikte sakin bir hayat yaşamaktadır. Eşi Ramazan'ı trafik kazasında kaybettikten sonra çıkan taliplerin hiçbirini kabul etmeyip kendisini çocuklarına ve kız kardeşine adamıştır. Ancak bir gün hiç beklenmedik bir şey olur; Serçe tüm evlilik hayatı boyunca büyük bir yalanla yaşadığını öğrenir.

Hayatta sahip oldukları en değerli şey birbirleri olan, bir baba ve bir kız. Mutlu, huzurlu küçük bir aile. Her şey bu ailenin babası Adil’in, iftiraya uğramasıyla başlar. Adil’in yöneticiliğini yaptığı bankanın sahibi, kendi bankasını dolandırmış ve suçu Adil’in üzerine yıkmıştır. Adil’e atılan bu iftirada, aşık olduğu kadın da büyük rol oynar. Adil, suçsuzluğunu kanıtlayamaz ve hapse mahkum olur. Kızı Derin ise babasından kopartılarak yetimhaneye gönderilir. Baba ve kız, bir daha birbirlerini göremeyeceklerdir.

Kapalı bir kasaba yaşamı içinde bir ayrık otu gibi büyümüş özgür ruhlu güzeller güzeli Asiye dere tepe dolaşırken, kasabanın bitimindeki motokros pistinde antrenman yaparken küçük bir kaza yapan sevimli yakışıklı muzip İlyas ile tanışır. Bu ilk görüşte aşk birkaç günde baş döndürücü bir hızla tırmanırken, sorunlar da beraberinde gelir.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'nde özel bir ekipte görev yapan polislerin aile yaşamları ve İstanbul sokaklarındaki maceraları anlatılmaktadır. Ve bu şehrin her sokağını, herkes için daha güzel, daha yaşanır bir yer yapmak uğruna her türlü kötülüğe ve sıkıntıya meydan okuyan, sevinçte, kederde, aşkta ve yalnızlıkta her zaman birbirlerinin yanında olan bu yürekli polisler, “birliktelik ruhu” ve “mücadele azmiyle” minibüsleriyle bu metropolün sokaklarını arşınlamakta ve karşılarına çıkan her türlü kanunsuzlukla savaşarak suçluların korkulu rüyası olmaktadırlar. Ekip görevleri sırasında değişik ve çeşitli insan hikayeleriyle sürekli karşılaşmaktadır. Zaman zaman gülümseten, zaman zaman da iç burkan bu hikayelere, meslek yıllarının tecrübesi ve babalığıyla yaklaşan, ekibin diğer genç üyelerine de yol gösteren Emniyet amiri Rıza Baba olur.

Yaşamını beş çocuğuna iyi fikirler ve temiz bir isim vermeye adayan Ali Rıza Tekin, yaşadığı bir olayda haksızlığa göz yumması istenince kaymakamlık görevinden istifa eder. Kızı Necla da İstanbul'da mimarlık bölümünü kazanınca, ailecek İstanbul'a, kendilerine ait eski bir konağa taşınırlar. Çocukların okul masrafları aileyi sıkıntıya sokunca Ali Rıza Bey yeniden çalışmaya başlar. Yeni işinde de prensiplerinden ödün vermesi istenince yine istifa eder. Askerden dönen oğlu Şevket bir bankada iyi bir maaşla çalışmaya başlayınca Ali Rıza Bey'in yükü hafifler. Ama Şevket gönlünü halihazırda evli bir kadın olan meslektaşı Ferhunde'ye kaptırır. Ferhunde ivedilikle boşanıp Şevket'le evlenir evlenmez dizginleri ele alır, evin bütün düzenini değiştirir. Oğuz Ayhan'ın da aileye sinsice girmesiyle beraber olaylar yavaş yavaş kötüye gider. Ali Rıza Bey tüm olanlara direnmeye çalışsa da ömrünün sonuna dek seyretmeye mahkum olduğu "Yaprak Dökümü" artık başlamıştır.

Bursa'nın köklü, iyi tanınan ve başarılı bir ailesi olan Çelebiler, dışarıdan bakıldığında adeta mükemmel, zengin, birbirlerine bağlı, mutlu, muhafazakâr, haysiyetli ve takdir edilen bir Bursalı ailedir. Baba Asaf Çelebi'nin, yıllar evvel iki ilkel tezgâhla kurduğu tekstil atölyesi, Türkiye'nin en gelişmiş tekstil fabrikalarına dönüşmüş ve Amerika'ya, Avrupa'nın hatırı sayılır firmalarına hatta iç pazara kumaş ve giyim üreten bir holding halini almıştır. Her şeyin normal hatta mükemmel göründüğü bu ailenin içi aslında bir Yanık Koza'dır. Galip Çelebi'nin ve tüm ailenin kaderi bir anda korkunç bir trajediyle allak bullak olur. 10 yıl evvel yaşanan ve Galip'ten saklanan büyük sır, 2005 sonbaharında ortaya çıkar ve çözülmeler başlar. O büyük aile, gerçek bir aile bile değildir aslında!