İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

6 filminden 3'ü İzlenir çıktı
Emory Isaac Cohen, 13 Mart 1990 tarihinde New York, ABD'de dünyaya gelmiştir. Dördüncü kuşak bir New York'lu olan Cohen, oyunculuk eğitimini Philadelphia'daki Sanat Üniversitesi'nde (University of the Arts) aldı. Profesyonel kariyerine, 2008 yılında Cannes Film Festivali'nde prömiyerini yapan ve eleştirmenlerce beğenilen bağımsız film "Afterschool" ile adım attı. Bu ilk rolüyle dikkat çeken Cohen, kariyerinin başlarında Derek Cianfrance'in yönettiği "Babadan Oğula" (The Place Beyond the Pines) (2012) gibi önemli filmlerde Ryan Gosling ve Bradley Cooper gibi isimlerin karşısında yardımcı rollerde yer aldı. Cohen'in kariyerindeki asıl dönüm noktası ve onu uluslararası alanda tanınır kılan rol, 2015 yapımı "Brooklyn" filminde canlandırdığı Tony Fiorello karakteri oldu. Saoirse Ronan ile başrolü paylaştığı filmde, İrlandalı bir göçmene aşık olan İtalyan-Amerikalı bir genci canlandırdı. Bu rolündeki doğal, karizmatik ve duyarlı performansı, dünya çapında eleştirmenlerden büyük övgü aldı ve onun sıkça genç Marlon Brando'ya benzetilmesine yol açtı. Bu film, Cohen'i neslinin en yetenekli genç aktörlerinden biri olarak sinema dünyasına tanıttı. Sinemadaki başarısının yanı sıra Cohen, televizyonda da önemli projelerde yer aldı. NBC'nin müzikal dizisi "Smash"te (2012-2013) Leo Houston karakterini canlandırdı. Ancak en bilinen televizyon rollerinden biri, Netflix'in kült statüsüne ulaşan gizemli dizisi "The OA"de (2016-2019) canlandırdığı Homer Roberts karakteri oldu. Bu rolüyle geniş bir hayran kitlesi edindi. Oyunculuk yelpazesinin genişliğini kanıtlayan Cohen, Brad Pitt ile birlikte rol aldığı "War Machine" (2017) gibi büyük yapımların yanı sıra, Norveçli black metal müzisyeni Varg Vikernes'i canlandırdığı tartışmalı ve karanlık film "Lords of Chaos" (2018) gibi cüretkar bağımsız filmlerde de rol aldı. Son olarak Jeff Nichols'ın yönettiği "The Bikeriders" (2023) filminin yıldızlarla dolu kadrosunda yer aldı. Cohen, doğal oyunculuk stili, klasik Hollywood yıldızlarını andıran karizması ve karakterlerinin derinliklerindeki hassasiyeti yansıtma becerisiyle tanınır.

Kimsenin saygı duymadığı bir hayali olan genç Marty Mauser, büyüklüğe ulaşma yolunda cehennemi boylayıp geri döner.

Eilis Lacey (Saoirse Ronan), İrlanda'nın fakir mahallelerinden birinde yokluk içinde yaşayan bir kızdır. Sevmediği bir işte annesinin hatrına çalışan Eilis'e kasabasındaki kilise papazı yardımcı olur ve onu Amerika'ya güvenilir bir tanıdığın yanına gönderir. 1950'li yılların New York'unda Brooklyn’e gelen genç kız, Amerika'nın gelecek vaatleri için annesinin evini terk eder. Ayakları üzerinde durma mücadelesi veren Eilis bu arada bir gençten de çok hoşlanır. Fakat gurbet özlemi birkaç ay sonra Eilis için dayanılmaz olur ve bu sırada annesinden gelen bir haber ile İrlanda'ya birkaç haftalığına dönmeye karar verir. Amerikan rüyası İrlanda'daki geçmişi yüzünden bozulan Eilis, iki ülke ve üzerinde yaşadığı hayatlardan birini seçmek zorunda kalacaktır.

Kuzeninin kefaleti için ödeyeceği bir çanta dolusu paraya yerel polis haksız şekilde el koyunca eski bir deniz piyadesi, küçük bir kasabadaki yolsuzlukla mücadele eder.

Jeffrey Manchester, eski bir Özel Kuvvetler mensubudur ve restoran çatılarını delerek yaptığı soygunlardan dolayı "Çatıdaki Adam" lakabını almıştır. Yakalanan ve bir süre sonra hapisten kaçan Jeffrey, devasa bir Toys “R” Us oyuncak mağazasında saklanmaya ve fark edilmeden orada yaşamaya başlar. Çalışanların ve müşterilerin burnunun dibindedir ama bazen en iyi saklanma yeri, en göz önünde olandır. Jeffrey bir sonraki hamlesini planlama aşamasında mağaza çalışanlarından Leigh’ye aşık olur. Kaçağımız artık "çifte hayat"ında bazı açıklar vermektedir. Geçmişin izleri gün yüzüne çıkarken sürükleyici bir kedi-fare oyunu başlar.

Kimsenin saygı duymadığı bir hayali olan genç Marty Mauser, büyüklüğe ulaşma yolunda cehennemi boylayıp geri döner.

Orta batılı bir motosiklet kulübü olan Vandals'ın yükselişi dikkat çekmektedir. Üyelerinin hayatlarına bakıldığında kulüp, on yıl içinde yerel yabancıların bir araya geldiği bir yerden, orijinal grubun benzersiz yaşam tarzını tehdit eden daha kötü niyetli bir çeteye dönüşür.

Kuzeninin kefaleti için ödeyeceği bir çanta dolusu paraya yerel polis haksız şekilde el koyunca eski bir deniz piyadesi, küçük bir kasabadaki yolsuzlukla mücadele eder.

Günümüzün savaşlarla dolu dünyasında, yazar ve yönetmen David Michôd üst düzey bir Amerikan askerinin inişli çıkışlı hayat hikayesini kâh tüm gerçekliğiyle, kâh acımasız bir parodi tadında ekranlara taşırken, gerçeğin ve parodinin nerede başlayıp nerede bittiğini de tartışmaya açıyor. Filmde gözünü karartıp kendini çılgın bir savaşın ortasına atan, doğuştan lider karakterli, kendine sonsuz güveni olan bir asker; Michôd'nun absürt bakış açısıyla anlatılıyor. Hikâyenin merkezinde, Brad Pitt'in hayat verdiği gelmiş geçmiş en uç savaş karakterlerinden biri yer alıyor: başarılı ve karizmatik orgeneral Stanley McChrystal. Afganistan'daki NATO güçlerine adeta bir rock star gibi giriş yapan orgeneralin tüm karizması bir gazetecinin sınır tanımayan makalesiyle yıkılacaktır.

Eilis Lacey (Saoirse Ronan), İrlanda'nın fakir mahallelerinden birinde yokluk içinde yaşayan bir kızdır. Sevmediği bir işte annesinin hatrına çalışan Eilis'e kasabasındaki kilise papazı yardımcı olur ve onu Amerika'ya güvenilir bir tanıdığın yanına gönderir. 1950'li yılların New York'unda Brooklyn’e gelen genç kız, Amerika'nın gelecek vaatleri için annesinin evini terk eder. Ayakları üzerinde durma mücadelesi veren Eilis bu arada bir gençten de çok hoşlanır. Fakat gurbet özlemi birkaç ay sonra Eilis için dayanılmaz olur ve bu sırada annesinden gelen bir haber ile İrlanda'ya birkaç haftalığına dönmeye karar verir. Amerikan rüyası İrlanda'daki geçmişi yüzünden bozulan Eilis, iki ülke ve üzerinde yaşadığı hayatlardan birini seçmek zorunda kalacaktır.

Eski polis olan Mike Valentine, Philadelphialı bir gangsterin kaçak kız arkadaşını bulmak için memleketi Florida'ya dönmek zorunda kalır. Hızlı bir görev olması gereken şey, gömülü aile sırlarına doğru vahşi bir yolculuğa ve çok fazla yanlışın olduğu bir yerde doğru şeyi yapmak için giderek daha beyhude bir girişime dönüşür.

Fox News'in kurucusu Roger Ailes'in hayatı. Ailesi tartışmalı bir şekilde perde arkasından Cumhuriyetçi partiyi yönetir ve bu sayede dünya liderlerine danışman olur. Hayatının son yıllarında taciz suçlamalarıyla Fox News'tan ayrılmak zorunda kalır ve Amerika'daki güç dengeleri değişir.

Evinden kaybolduktan yedi yıl sonra, genç bir kadın yeni gizemli yeteneklerle geri döner ve gizli bir görev için beş yabancıyla bir ekip kurar.