İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

25 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Emre Kınay (d. 5 Mart 1970, İstanbul), Türk oyuncudur. Dostlar Tiyatrosu, Bakırköy Belediye Tiyatroları gibi topluluklarda görev yapan sanatçı, çeşitli sinema filmi ve TV dizilerinde de rol almaktadır. Kurucusu olduğu Duru Tiyatro topluluğunda hâlen oyunlar sergilemekte ve dizi filmlerde oynamaktadır. Yılan Hikâyesi dizisinde canlandırdığı "Erkan Ağa" ve Yeditepe İstanbul dizisinde canlandırdığı "Yusuf" karakterleri ile tanındı. Üç kız çocuğu babasını oynadığı ve başrolünü İclal Aydın ile paylaştığı İki Aile dizisi ile daha geniş çevrede tanınmıştır. Güneşi Beklerken adlı dizide basketbol hocası "Cihan"ı, daha sonra Sil Baştan dizisinde sonradan okula dönen bir avukatı canlandırmış, Sergen Yalçın ve Murat Dalkılıç gibi isimlerle rol almıştır. 2015-2016 sezonunda yayınlanan Güneşin Kızları dizisinde "Haluk" rolünü oynamıştır.

Bir barda çalışan Rüzgar, bir gün arkadaşına yardım etmek için onun yerine taksiye çıkar. Bu yolculukta hayatının aşkı Hayal ile tanışır. İkilisinin arasındaki aşk, Rüzgar'ın geçmişi ve Hayal'in ailesi sebebiyle bir çıkmaza girer.

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü bize hediye eden Zübeyde Hanım’ın ‘Sarı Paşa’sı ile yaşadığı çatışmaların, onun uğruna verdiği mücadelenin, dirayetinin ve cesaretinin anlatıldığı film, Cumhuriyet’in 100. yılına da anlamlı bir armağan.

Başarısız bir ilaç mümessili olan Onur’un kurban bayramına üç gün kala üç zor hedefi vardır; Ayvalık’taki kız arkadaşının ailesiyle tanışmak, kovulduğu işini geri kazanmak ve ilk iki hedefi yol arkadaşı Şeref’e rağmen başarmak. Bir telefon uygulamasıyla tanışan ve tek ortak noktaları gidecekleri istikamet olan Onur ve Şeref’in eğlence ve macera dolu yolculuğu, izleyen herkese kurduğu hayal ile yaşadığı hayat arasındaki farkı sorgulatacak.

Evli ve bir çocuk sahibi olan kuaför Erdem günün birinde askerlik arkadaşı Ahmet’le karşılaşır. Ahmet’in uyuşturucu satıcısı olduğundan habersiz onunla bir çay bahçesinde buluşmak için sözleşir. Ancak Ahmet’le iş birliği yaptığı gerekçesiyle tutuklanır ve karısı dahil kimseye suçsuz olduğunu anlatamaz. Bu süre içinde olup bitenlerden habersiz olan oğlu Ali, babasının dünyayı uzaylılardan kurtaracak olan bir komutan olduğunu sanmaktadır. Bu masum oyuna zamanla koğuş da katılacak ancak Erdem’in bu koğuştaki misafirliği beklediğinden uzun olacaktır.

Üniversiteye gitme planları yapan Gece, bir yandan da tüm yaz boyunca sevgilisi Emir ile müzik yapma hayalleri kurmaktadır. Ancak tüm hayalleri bir süreliğine askıya alınmak zorundadır. Çünkü özel bir çocuk olan kız kardeşi Gülce için İstanbul’un kalabalığı ve gürültüsü giderek daha da başa çıkılması zor bir hal almaya başlamıştır.

Yıllar önce kızını büyük bir felaket sonrası kaybetmiş acılı bir annedir Mihri. Bu kayıp sonrası aldığı radikal bir karar yüzünden ailesi dağılmış, oğlu ve kocası tarafından terk edilmiş, tek başına kalmıştır. Ancak Mihri yılmamış, kızından geriye kalan tek hatıra olan torununa sımsıkı sarılmış, hayatın ona getirdikleriyle barışık, küçük sade bir hayat yaşamaya başlamıştır. Ta ki kızının ölümünün müsebbibi ve bir suç makinası olan Ejder’in hapisten çıktığını duyana kadar. Mihri, Ejder’in serbest kaldığını duyduğu an adeta çılgına döner. Artık tek düşüncesi onu yakalamak, adaleti tesis etmek ve kendi kızının başına gelen felaketin bir başka masumun daha başına gelmesine mani olmaktır. Mihri sezgilerine güvenir ve onun peşine düşer.

Şans bile yolunu şaşırmadan uğramazdı Tozluyaka’ya ama bodoslama daldı birbirlerini kardeş seçenlerin arasına. Umudun yolculuğu başladı bu defa. Geçtikleri her sokağa, adını söyledikleri her insana, zulme, adaletsizliğe, sevgiye aç olanlara dokunmalarını sağladı. Bu herkesin hikayesiydi. Onlar sadece içimizdeki şanslı olanlardı.

Suna, 40’lı yaşların başında, dünyalar güzeli bir kadındır. Göksu sahilinde zar zor işlettiği ufak bir balıkçı dükkanı vardır. Çocuklarıyla beraber Göksu yakınlarında, bahçe içinde bir gecekonduda yaşar. Dişinden tırnağından arttırarak bir yandan çocuklarını okutmuş bir yandan da başlarını sokabilecekleri bir evleri olsun diye ev kooperatifine girmiştir. Hayattaki en büyük dayanağı büyük oğlu Yusuf’tur. Suna’nın kafasında güzel günler yakındır. Ev bitince, Yusuf da mezun olup avukat çıkınca, her şey yoluna girecektir. Yıllardır soluksuz çalışan Suna, balıkçı dükkanını kapatıp, evde yalnızca çocukları için yemek pişirecektir. Hatta Yusuf hayırlısıyla bir gün evlenince, Suna da torunlarını sevecektir. Ama zavallı Suna, kurduğu bu güzel hayallere koşarken, kaderin ona takacağı çelmeden habersizdir.

Psikiyatri kliniğindeki doktorların ve onlara başvuran hastaların hayatlarının anlatılacağı “Kırmızı Oda”da acılar, sevinçler, mutluluk ve hüzünler izleyicinin de ruhunun kapalı kapılarını aralayacak. Hastalar o güne kadar kimselere söyleyemedikleri sırları dile getirirken izleyiciler de kendi bugünleri, geçmişleri ve yarınlarına dair bir şeyler bulacak.

Sevgili Geçmiş dizisinde zengin bir ailenin çocuğu ile evlenen Cahide isimli bir kadının kayını Cemal’in kendisine attığı bir iftira sonucunda kocasını öldürmekle suçlanıp 24 yıl ceza alması ve kendisi hapisteyken yetiştirme yurdunda yetişen üç kızının dram ve aşk dolu hikayesi anlatılacak.

Fabrikasında çıkan yangından kurtulan Ali Kemal on yıl komada kalmıştır. Komadan çıktığında Ali Kemal neleri değişmiş bulacak ve hayata dönmesi etrafındakilerin hayatını nasıl değiştirecektir?

Sevgisiz babasının fiziksel şiddetine maruz kalarak büyümüş, tek derdi kendi kozmetik şirketini büyütüp babasının takdirini kazanmak olan Mehmet Karahan ile babasının namus takıntısı yüzünden kadınlığı bastırılmış, iki kız kardeşine sahip çıkmaya çalışan ve kimya öğretmenliği yapmak tek hayali olan Yaren Uluçınar’ın hikayesidir Kara Yazı.

Levent ve Sevda büyük bir aşkla evlenmiş ancak 18 yıl önce boşanmışlardır. Her zaman daha fazlasını isteyen Levent’e Sevda ile birlikte kurdukları bu mutlu ama küçük hayat yetmemiştir. Kocasına büyük bir aşkla bağlı olan Sevda, Levent’in ondan ayrılmak istediği gün hamile olduğu haberini heyecanla vermek isterken, ayrılık teklifiyle yıkılır ve Levent’e hamile olduğunu söylemez.

Güneş, 35 yaşında, 3 çocuklu İzmirli bir edebiyat öğretmenidir. 17 yaşındaki birbirinden tamamen zıt karakterli, çift yumurta ikizi olan kızları Nazlı, Selin ve onlardan iki yaş küçük Peri ile kendi hallerinde, mutlu bir hayat sürmektedirler. Derken, Güneş’in karşısına İstanbullu bir iş adamı olan Haluk Mertoğlu çıkar. Haluk ve Güneş birbirlerine âşık olurlar. Haluk’un kısa sürede evlenme teklifi etmesi, Güneş’i şaşkına çevirir. Güneş ve kızları Mertoğlu ailesinin yaşantısının ortasına bomba gibi düşerler. Mertoğlu ailesinin hayatı, hiç de dışarıdan göründüğü kadar mükemmel değildir. Güneş'in kızlarının gelişiyle, tüm dengeler değişecek ve bütün sırlar ortaya dökülecektir.

İzzet Ünver Yatılı Anadolu Lisesi’nin 100. Yıl kutlamasında ortaya çıkan bir gerçek, okulun eski sekiz öğrencisini yeniden aynı sıralarda bir araya getirecektir. Zira bu sekiz öğrencinin aileleri çocukları sınıfı geçsin diye para vermişlerdir. Bir anda tüm medyaya yayılan bu haber, büyük bir karışıklığa neden olur ve devlet kararını verir. Bu öğrenciler son sınıfı yeniden okuyacak!

Demet ve Zeynep, Bursa’nın Gölyazı ilçesinde mütevazi bir hayat süren anne-kızdır. Demet’in terzi dükkanında işler umduğu gibi gitmez ve elinde avucunda ne varsa kaybeder. Bu sırada İstanbul’dan Demet’e bir dost eli uzanır. Bu çocukluk arkadaşı Jale’dir. Jale, İstanbul’un en prestijli kolejlerinden Sayer Koleji'nin müdürüdür. Hem Zeynep'in iyi bir eğitim alması hem de yeni bir başlangıç yapmak için anne-kız, Zeynep'in tüm itirazlarına rağmen tası tarağı toplayıp İstanbul’a taşınırlar. Aslında Jale’nin onlar için başka planları vardır. Hem Demet’in hem de Zeynep'in hayatını kökünden değiştirecek bir sırrı saklamaktadır.

Bir insanın kaderi, belki de bir ulusun kaderini değiştirir... Ustura Kemal'in hikayesi, Mütarekenin, yokluk yıllarının, yorgun ama gururlu İstanbul'un, bir milletin kurtuluş mücadelesini ekranlara yansıtıyor.İşgale karşı omuz omuza, birlikte dayanışma içerisinde yaşayan azınlıkların, Osmanlı topraklarında kardeşçe yaşayan her milletten insanın hikayesini, İstanbul'un ara sokaklarında yaşayan insanların sımsıcak dostluklarını, aşklarını izlerken geçmişi çok büyük bir özlemle anacak.

Dürüye ve Zühtü 25 yıl önce köyde evlenmiştir. Fakat Zühtü gerdek gecesinin sabahında Almanya'ya işçi olarak gitmiştir. Bundan sonra da köye dönüşü 2 senede bir olmuş ve sadece birer hafta Dürüye'nin yanında kalarak Almanya'ya geri dönmüştür. Gerdek gecesi de dahil her gelişinde bir de kız çocuğu olan Zühtü'den, son 15 yıldır tek bir haber bile gelmemektedir. 25 yıllık evlilikte sadece 25 gün evli kalmak Dürüye'nin canına tak eder ve Zühtü'den habersiz ondan boşanır. Sütçülük yaparak geçinen Dürüye, gözü gibi baktığı dört kızına "güğümlerim" diye seslenir. Genç kızların tek derdi ise gönüllerinde yatan aşklardır. Bir de köyde Dürüye'ye yıllardır vurgun olan Duran Ağa vardır. Dürüye'nin Zühtü'den boşanmasına en çok da o sevinir. Fakat Zühtü bir gün, her şeyden habersiz yanında bir erkek çocuk ile çıkıp köye geri gelir.

Serdar'a büyük bir aşkla bağlanan Nehir, kısa bir süre sonra tüm hayatını alt üst eden, annesini babasını yok eden bir ailenin oğlu ile evlenmiş bulur kendini. Ve bu gerçekleri öğrendiğinde çok geçtir. Aşk çoktan esir almıştır hem Nehir'i, hem Serdar'ı.. Sencerlerin veliahdı Doğan ise, karısını yıllardır kendi istediği bir yalana inandırmıştır. Ancak hiçbir yalan sonsuza kadar karanlıkta kalmaz ve karanlık yerlere ışık vurduğunda gördüklerimiz, gönül rahatlığı ile bakabileceğimiz şeyler değildir.. Şahika, on yılın sonunda mutlu evliliğinin bir yalandan ibaret olduğunu öğrenir. Bundan sonra ya bu yalanla yaşayacak ya da gerçeklerle yüzleşerek hayatına yeniden başlayacaktır. Hayat, Şahika ve Doğan için de bir sınava dönüşmüştür ve evlilikleri bu sınavdan kurtulabilecek midir? Öte yandan Nehir geldikten sonra, Sencer ailesinin geçmişindeki sırlar da bir bir açığa çıkacak ve tüm üyelerini bir yana savuracaktır.

Parlak bir eğitim hayatından sonra genç yaşta doktor olan Kamuran Bey, babası Hakkı Bey, kardeşi Atilla ve üç çocuğuyla birlikte yaşamaktadır. Karısı vefat etmiştir. Evi ve muayenehanesi arasında rutin bir hayatı vardır. Kamuran’ın çocukları Emre, Selin ve Batu… Küçük oğlu Emre bir futbol aşığıdır. Selin sorumluluklardan kaçan hafif hırçın bir genç kızdır. Batu üniversite sınavlarına hazırlanmaktadır ancak yaşam tarzıyla diğer ev sakinlerinden farklıdır. Kamuran’un muayenehane ortağı Doktor Sevilay ise Kamuran’ı elde tutabilmek için babasına bir klinik açtırmış ve böylelikle her zaman Kamuran’la birlikte olma fırsatı yakalamıştır…

Nazım ile Bahar, dört çocuk sahibi, birbirini seven bir çifttir. Karakterleri taban tabana zıt olunca ev hayatı da epey renkli ve hareketlidir. Bazılarına göre, çiftin aynı evde yaşamaları bile mucizedir. Ancak onlar farklılıklarına ve fikir ayrılıklarına rağmen aile hayatlarının ve çekirdek ailelerini bir arada tutmaya çalışırlar.
Görsel yokAcı ve tatlının bir araya geldiği çok özel kuaför dükkanının içindeki kadınların hikayesi... Aşklarla süslenen, geleneklerle bastırılan, ihanetlerle parçalanan, tabularla ezilen kadınlardır onlar. "Bir gecede annemin annesi oldum" diyen Zehra'nın (Ahu Türkpençe) diğer tarafta iki farklı erkekle, Yusuf (Emre Kınay) ve Tuna'yla (Gökhan Soylu) kesişen sevda yolunun hikayesidir. Kocasının metresiyle yıllardır aynı mahallede yaşadığının farkına çok acı varan Bedia, (Lale Başar) "evde kalma"nın derdine düşüp hayatın gerisinde kalan Şükran (Meltem Savcı) ve Meliha (Defne Günay), kendini sevdiği adamın ailesine kabul ettirmek için her yolu deneyen Nesrin (Bihter Özdemir), kızıyla sessiz bir hesaplaşmaya giren Süreyya da (Ülkü Duru) bu hikayenin diğer parçalarıdır. Hepsi bize kadın olmanın zorluğunu anlatacaktır. Gülümsemeyi unutmadan...

Eşinden yeni boşanmış Eda ve iki oğlu, başarılı iş adamı Oğuz ve üç kızı ile üçkağıtçı kumarbaz Ferit aynı evde yaşamak zorunda kalırlarsa neler yaşanır?

Yunanistan’ın Kos adasında küçük ve şirin bir meyhane işleten NİNA (Ece Uslu) ve Babası BARBAYANNİ (Savaş Dinçel) mütevazi bir ada hayatı sürdürmektedirler. Öte yandan bu güzel adanın tam karşındaki cennet Bodrum’da ekmeğini denizden çıkaran MURAT Kaptan (Emre Kınay). O da Kıbrıs muharebesinde Babasını kaybetmiş, bir başına kalmış anası LÜTFİYE (Fatma Belgen) ile hayat mücadelesi vermektedir. Kos’lu Nina ve Bodrum’da yaşayan Murat kaptan gönlünü kaptırmıştır, onların aşkları sınır tanımamaktadır, MURAT Kaptan her fırsatını bulduğunda güzel Nina’yı görmeye adaya gider. Sonunda bu aşkın evlilikle sonlanması gerektiğini düşünen Murat Kaptan Nina’ya evlenme teklif eder ve hemen annesi Lütfiye ile tanıştırır.
Görsel yokSeni Çok Özledim, doğudan ve batıdan gelip İstanbul'da kesişen yolların öyküsü. Harcın, aşkın, özverinin, isyanın ve azmin oluşturduğu bir öykü.
Görsel yokDizi, çocukluklarından beri bir arada olan Ela, Esme ve Ece'nin İstanbul'da buluşmalarıyla başlıyor. Üç kız, Adana'daki çocukluk yıllarından beri beraberdirler, Tarsus Amerikan Koleji'nden mezundurlar. Ece, lisenin son yılı Ferhat'a aşık olmuş, evlenmiş ve Ferhat'ın tahsilini yaptığı Londra'ya gitmiştir. Esme ve Ela, İstanbul'a okumak için gelmiş, Ela iletişim okumuş, bir reklam aşansında çalışmaktadır. Esme ise Güzel Sanatlar Akademisi'nde seramik okumakta ve Nişantaşı'nda Magrip Cafe'de çalışmaktadır. Hayat onlar için sakin akarken Ece aniden Londra'dan kaçar gelir.

Aşklarıyla geleneklere kafa tutan, bu yüzden başlarına gelmedik kalmayan iki aşığın hikayesi.

Olcay (Zuhal Olcay) ve kızı Duru (Özgü Namal) sürdürdükleri rahat ve güzel yaşamı Olcay'ın eşi Engin'in (İlhan Şeşen) intihar etmesi sonucu kaybederler. Artık zengin değillerdir. Engin'in iflas ederek intihar etmesi sonucu evlerini de kaybederek yepyeni bir hayat için yepyeni bir mahalleye taşınmak zorunda kalırlar. Artık hayatları hiç bir zaman eskisi gibi olmayacaktır.

Dizide köyden kaçan Zeyno'nun Memoli ile karşılaşıp birlikte yaşadığı maceralar anlatılmaktadır. Komiser Memoli başarılı bir polistir. Karanlık çetelerin ve mafyanın birçok işini bozduğundan çok düşmanı vardır. Memoli'nin oğlu Can, mafya tarafından öldürülmüştür. Bunun üzerine Memoli hayata küser ve sadece işine odaklanır. O günden sonra kötü adamların kâbusu olur. Zeyno, yani Zeynep, köyden kanlısı Erkan'ı bulmak için şehre gelmiş ve yardım etmesi için Memoli'yi bulmuştur. Memoli ve ailesi bir dönem Zeyno'nun köyünde yaşamışlardır. Zeyno, Memoli'yi bulduktan sonra o da bu maceranın içinde yer alacaktır. Kanlısı Erkan, Hasan Ağa'nın yeğenidir. Hasan Ağa ise büyük bir mafya patronudur. Kral, yani Sinan, kendisine öldü süsü vererek ortadan kaybolmuş, ama işleri gizliden gizliye yönetmektedir. Dizideki en gizemli ve büyük mafya patronudur. Dizide en ilgi çeken ve sıra dışı olan konudur. Bu arada Hasan Ağa'nın da mal varlığı yeğeni Erkan'a kalmıştır.