İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Elleri yalısının bahçesindeki topraktan başka toprağa değmemiş bir kadın ve bu kadını bir yalanı yaşamaya mahkum etmiş bir adam. Ve kadın en ummadığı anda gerçeklerle bir başına kalır. Şimdi hayat onu, kaybettikleri için savaşa davet ediyor . Hayat, onu çocukları için ayakta durmaya ve uzak diyarlarda yeniden doğmaya çağırıyor.

Büyük bir işhanında çaycı olarak çalışan Yoksul tecrübeli, saf ve iyi niyetli bir adamdır. Çay ocağının sahibi Süleyman onun iyi niyetinden her konuda yararlanmaktadır. Aynı iş hanında tekstil atölyesinde çalışan aşık olduğu kız da Yoksul'un temiz duygularıyla oynamakta ve ondan ödenmeyen borçlar almaktadır. Bir gün bir iş yeri sahibi olan Kerim Bey Yoksul'a nasıl davranması gerektiği hakkında öğüt verir. Yoksul'un yaşadığı bu olaylar çok sıradan gözükse de aslında tüm rolleri değiştirecek bir güce sahiptir.

Nejat ve Zülal aynı köşkte büyüyen kardeş çocuklarıdır. En azından onlar öyle bilmektedir. İki genç büyürken birbirlerine aşık olur. Ama kuzen olmaları bu aşkı dile getirmelerini engeller. Sadece bir tek gün, birbirlerine çok yakın olurlar ve samanyolunun altında dudakları birleşir.

Altan, eşi öldükten sonra oğlu Can ile birlikte, kendilerine hayatın zorluklarına dayanabilecekleri küçük bir dünya kurmuş, düştükleri en zor durumda bile bunu bir oyuna çevirebilen ve en trajik anda dahi etrafındakileri güldürebilen bir babadır. Belediyede çöpçü olarak çalışan Altan, İstanbul’un zengin semtlerine komşu bir gecekondu mahallesinde oğlu Can ile yaşamaktadır. Can’ın ise bütün dünyası çizgi romanlardır. Günün birinde Can’a dördüncü evre kalp yetmezliği teşhisi konması Altan’ın dünyasını başına yıkar. Can’ın tek şansı kalp naklidir ve onun yaşında bir çocuk için donör bulmak oldukça güçtür. Bundan sonra Altan’ın yapabileceği tek şey Can’ı mutlu edip moralini yüksek tutabilmektir. Altan, Can’ı mutlu etmenin yolunu çizgi romanlarda bulur.

Faili meçhuller, zorla kaybetmeler, yargısız infazlar ve işkencelerle dolu 90'lar siyasi ikliminde bir polisiye hikâye anlatıyor.

Bir gece yarısı, arkadaşlarının işlettiği barda son biralarını içip eve dönecekken içeri giren beş kişilik bir grup tarafından silahla alıkonulurlar. Elleri, ayakları, ağızları bağlanan gençler sabaha kadar dayak, işkence ve tecavüze maruz kalırlar. Kendilerini alıkoyan grubun görünürde hiçbir amacı yoktur. Yaşları 20 ile 45 arasında değişen bu grup, hayatlarında eksik kalan her şeyin hesabını hiç tanımadıkları bu gençlerden çıkartırlar.

Büyük bir işhanında çaycı olarak çalışan Yoksul tecrübeli, saf ve iyi niyetli bir adamdır. Çay ocağının sahibi Süleyman onun iyi niyetinden her konuda yararlanmaktadır. Aynı iş hanında tekstil atölyesinde çalışan aşık olduğu kız da Yoksul'un temiz duygularıyla oynamakta ve ondan ödenmeyen borçlar almaktadır. Bir gün bir iş yeri sahibi olan Kerim Bey Yoksul'a nasıl davranması gerektiği hakkında öğüt verir. Yoksul'un yaşadığı bu olaylar çok sıradan gözükse de aslında tüm rolleri değiştirecek bir güce sahiptir.

Elleri yalısının bahçesindeki topraktan başka toprağa değmemiş bir kadın ve bu kadını bir yalanı yaşamaya mahkum etmiş bir adam. Ve kadın en ummadığı anda gerçeklerle bir başına kalır. Şimdi hayat onu, kaybettikleri için savaşa davet ediyor . Hayat, onu çocukları için ayakta durmaya ve uzak diyarlarda yeniden doğmaya çağırıyor.

Nejat ve Zülal aynı köşkte büyüyen kardeş çocuklarıdır. En azından onlar öyle bilmektedir. İki genç büyürken birbirlerine aşık olur. Ama kuzen olmaları bu aşkı dile getirmelerini engeller. Sadece bir tek gün, birbirlerine çok yakın olurlar ve samanyolunun altında dudakları birleşir.

Aslı ve Yusuf genç bir çifttir. Aslı, akciğer kanseri tanısıyla hastaneye yatar. Bu durum ikisinin de içine kapanmasına neden olur ve ilişkileri kötüye ditmektedir. Aslı’nın hastanede Elena isimli bir oda arkadaşı vardır, kocasından şiddet görmüş olan Elena taburcu olduktan sonra başka kimsesi olmadığı için Yusuf’u arar ve ikili suçluluk duygusuna rağmen yakınlaşmaya başlar.
Görsel yok