İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

14 filminden 2'si İzlenir çıktı, 17 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı
Bursa Erkek Lisesinden sonra girdiği İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi ikinci sınıfından ayrılıp İstanbul Belediye Konservatuarına girdi. Kenter Tiyatrosu ve Dormen Tiyatrosu'nun kadrolarında yer aldı. Güzin Özyağcılar ve Haşmet Zeybek, Ertuğ Koruyan ile birlikte Gazete Tiyatrosu'nu kurdu. 1966 yılında Atıf Yılmaz'ın Ölüm Tarlası adlı filmiyle sinema oyunculuğuna başladı. Kibar Feyzo (1978), Çöpçüler Kralı (1977), Yılanların Öcü (1985) gibi filmlerde, Bizimkiler (1989), Yabancı Damat (2004), Elveda Rumeli (2007) gibi TV dizilerinde ve çeşitli tiyatro oyunlarında rol aldı. 1986 yılında 23. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü aldı. 1975'te girdiği İstanbul Şehir Tiyatroları'ndan emekli oldu. 1972'de evlendiği Güzin Özyağcılar ve kızı Zeynep Özyağcılar ile 2010 yılında “Karadağlar” dizisinde yer aldı. Tiyatronun yanı sıra 50'nin üzerinde sinema ve televizyon dizisinde rol aldı ve 60'ın üzerinde filmde seslendirme yaptı. Hâlen oyunculuğa devam etmektedir. Oyuncu verdiği bir röportajda şaman dinine inandığını ve şaman olduğunu açıklamıştır.

Emekli bir adliye memuru olan Agâh Beyoğlu, İstanbul’un en kalabalık ve hareketli semti Beyoğlu’nda yalnız ve münzevi bir yaşam sürdürmektedir. Kızı yurtdışında yaşamakta, eşi ise yıllar önce vefat etmiştir. Agâh’ın bu tekdüze yaşantısı, kendisine konan Alzheimer Başlangıcı teşhisiyle altüst olur. Hastalığından ötürü er geç bütün anılarını unutacaktır. Bu gerçek karşısında başta bocalasa da Agâh, unutmanın bir fırsat olduğunu fark eder. Yıllardır planladığı ancak sürekli ertelediği bir cinayeti işlemek için bir fırsat! Nasıl olsa işleyeceği bu suçu gelecekte hatırlamayacak, hatırlamayacağı için de vicdan azabı çekmeyecektir.

Haraptar adlı köyün haşmetli ağası (Şener Şen), her gün yeni bir kan isteyen babası Abdo'yla yaşadığı yörede egemenliğini sürdürürken her şey tersine gelişir. Yanaşmalarının küçük kızıyla gerdeğe giren baba, yaşamını yitirir. Köylüler ağanın ürünlerini çalıp satarlar. Kuraklık nedeniyle topraklarını da baraj yapmak isteyen politikacılara satarak kendini kente atan ağa, burada da tutunamayacaktır. Karısına varıncaya kadar herkesin terk ettiği ağaya sadık kalan yalnızca yanaşmanın kızı Kiraz'dır.

Bizimkiler, 1989-2002 yılları arasında 13 yıl kesintisiz olarak yayınlanmış, Türk televizyonculuk tarihinin en uzun süren dizisidir. Dizi, bir apartmanda oturan, yöneticisinden kapıcısına kadar 7 farklı ailenin gündelik yaşamını, birbirleriyle ilişkilerini ve eksen ailenin, iş ve akrabalık ilişkilerini konu etmektedir. Gündelik yaşam içindeki sıcak, gerilimli, tartışmalı olayları “durum komiği” içinde aktarmaktadır. Apartmanın beceriksiz ama titiz, herkesi ve her şeyi denetim altında tutmaya çalışan yöneticisi Sabri bey; kapıcılığı küçük avantalarla besleyerek kazanç kapısı haline getirmiş, bunun yanında dışarıda çevirdiği işlerle de köşe dönmeye çalışan, dalavereci kapıcı Cafer’le her gün sürtüşmektedir. Bütün dizi boyunca süren bu çekişmenin yanında ailelerin kendi içlerindeki ve aralarındaki ilişkiler de bütün bölümlerde ayrı ayrı sergilenmektedir. Yönetici Sabri, karısı Ayla’nın hırçınlıklarıyla uğraşmaktadır.

Sapsarı toprakların, yıllarca dile gelen efsanelerin, unutulmaz aşkların hikayesidir Gönül Dağı... Küçük dünyalarında büyük hayaller yeşerten Anadolu çocuklarının hikayesidir Gönül Dağı… Bozkırda hayallerinin peşinden koşan ve tüm engellere rağmen imkansızı başarmaya çalışan 3 kuzenin hikayesidir Gönül Dağı…

Gülse Birsel'in senaryosunu kaleme aldığı Aile Arasında filminin ikincisi için hazırlıklar başladı. Ünlü senarist, Oksijen TV'ye verdiği röportajda devam filminin hikayesini bulduğunu, filmin senaryosunu 2024 yılının yaz döneminde yazacağını duyurdu.

Efe (8), ailesiyle birlikte dedesi Hakkı’yı (70) ziyaret etmek için İzmir’e gider. Tatil, ablası Hira (15) için heyecan doluyken, Efe için oldukça sıkıcı görünmektedir. Ancak, markette tanıştığı satranç takımı üyesi Ceren (8) ve arkadaşları ona meydan okuyunca işler değişir. Daha önce hiç satranç oynamamış olan Efe, dedesinden yardım ister ama reddedilir. Bu sırada gizemli satranç taşları, Efe’ye oyunu öğretmek için harekete geçer. Bu macera, aile içinde geçmişin kırgınlıklarını iyileştirirken yaz tatilini unutulmaz kılar.

İki kardeş olan Özcan ve Sercan tefeciye olan senet borçlarını ödemek için, Müslüm dayılarının kendilerine olan borcunu almaya giderler. Dayı parayı vermek için elini cebine attığı an kalp krizi geçirir ve ölür. Dayının cebinde onlara ait para vardır ama henüz çıkarıp vermemiştir. Parayı dayılarının cebinden aldıkları gibi tefeciye borç ödemesine giden kardeşleri büyük bir sürpriz beklemektedir, çünkü para sahtedir. Sahte paradan kurtulmanın yolunu, aldıkları yere bırakmak olarak gören kardeşler, cenaze evine parayı ölen dayılarının ceket cebine koymak için gelirler ve geri dönüşü imkansız bir maceraya girmiş olurlar.

1989 yılında Beyoğlu'nda Balin pavyonda çalışan Hilmi Topaloğlu, abisi Mustafa Topaloğlu'nun önerisi ile müzik yapımcısı olur. Mustafa ve Hilmi Topaloğlu Unkapanı müzik çarşısında Nokta müzik isimli bir yapım şirketi kurarlar. Genç yeteneklerin peşine düşen yapımcı Hilmi Topaloğlu sırası ile önce Haluk Levent'i bulur.

Müstakbel Damat, sevdiği kızı ailesinden istemek için yola koyulan bir damat adayının hikayesini konu ediniyor. Sema ile Hasan evlenme planları yapan bir çifttir. Bunu için harekete geçen Hasan, Kıbrıslı bir ailenin kızı olan Sema'yı istemek için İstanbul'dan Kıbrıs'a doğru yola koyulur. Ancak damat adayı Hasan'ın Kıbrıs'a ayak basması, huzur dolu ada hayatının alt üst olmasına neden olur.

21 yıllık eşinin aniden terk ettiği Fikret ve 21 yıllık müzisyen sevgilisi tarafından terk edilen müzikhol vokalisti Solmaz komik bir tesadüfle tanışması ve dost olmasının ardından Solmaz'ın kızı Zeynep, bu sırada ailesiyle ilgili yalanlar söylediği Adanalı sevgilisinden evlenme teklifi alır. Solmaz, Fikret'ten, kızının saygın, efendi, emniyet müdürü babası rolünü oynamasını ister. Aile arasında bir kız isteme, bir de düğün olacak ve bu iş bitecektir. Ancak damadın geleneklere bağlı olan ailesi detaylı evlilik seremonileri planlamaktadır. Asla yalan söyleyemeyen, nevrotik ve tedirgin bir insan olan Fikret, sert, silah taşıyan ve kebapçı zinciri sahibi bir Adanalı aileye karşı hayatının rolünü oynamak zorundadır.

Sakarlığı ve beceriksizliği yüzünden bir baltaya sap olamayan Rıfkı, kendini Tarzan sanmaktadır ve zamanının büyük çoğunluğu ormanda geçmektedir. Fakir ve saf bir delikanlı olan Tarzan Rıfkı tesadüfler sonucu kendisini mafyanın içinde bulur. Ve bu kanunsuz adamlar Rıfkı'yı kendi kirli işlerinde kullanmak isterler. Ama sakarlığı yüzünden mafyanın bütün işlerini alt üst eden Rıfkı, sonunda mafya babasını da çileden çıkarır. Çareyi Rıfkı'yı ortadan kaldırmakta arayan mafya, akla gelmeyecek her türlü yola başvurarak harekete geçer.

Büyük bir işhanında çaycı olarak çalışan Yoksul tecrübeli, saf ve iyi niyetli bir adamdır. Çay ocağının sahibi Süleyman onun iyi niyetinden her konuda yararlanmaktadır. Aynı iş hanında tekstil atölyesinde çalışan aşık olduğu kız da Yoksul'un temiz duygularıyla oynamakta ve ondan ödenmeyen borçlar almaktadır. Bir gün bir iş yeri sahibi olan Kerim Bey Yoksul'a nasıl davranması gerektiği hakkında öğüt verir. Yoksul'un yaşadığı bu olaylar çok sıradan gözükse de aslında tüm rolleri değiştirecek bir güce sahiptir.

Sosyete Şaban, kendisini beğenmeyen beşik kertmesinin kalbine girmeye çalışan bir adamın hikayesini konu ediyor. Köylü Şaban Ağa, beşik kertmesi olan Peri adındaki kadınla evlenecekleri günün hayali ile yaşamaktadır. Güzel bir kadın olan Peri ise Şaban’ın varlığından bile haberdar değildir. Amerika’daki eğitimini tamamlamasının ardından ailesinin yanına geri dönen Peri, babasının ciddi bir maddi sıkıntı içinde olduğunu öğrenir. Babası, yaşadıkları bunalımdan çıkış yolunun kızının, zengin bir adam olan Şaban ile evlenmesinde görmektedir. Babasının içine düştüğü durumdan kurtarmak isteyen Peri, Şaban ile evlenmeyi kabul eder. Ancak, gereken parayı alındıktan sonra Şaban’dan kaçarak şehre, eski yaşantısına geri döner. Kendine yapılanlardan dolayı incinen Şaban, genç kızdan intikam almaya kararlıdır. Köylü yaşamından kurtulup, tam bir şehir insanına dönüşen Şaban, Peri’nin karşısına Dilaver Bey olarak çıkacaktır.

Haraptar adlı köyün haşmetli ağası (Şener Şen), her gün yeni bir kan isteyen babası Abdo'yla yaşadığı yörede egemenliğini sürdürürken her şey tersine gelişir. Yanaşmalarının küçük kızıyla gerdeğe giren baba, yaşamını yitirir. Köylüler ağanın ürünlerini çalıp satarlar. Kuraklık nedeniyle topraklarını da baraj yapmak isteyen politikacılara satarak kendini kente atan ağa, burada da tutunamayacaktır. Karısına varıncaya kadar herkesin terk ettiği ağaya sadık kalan yalnızca yanaşmanın kızı Kiraz'dır.

Kan davasından dolayı köylerinden ayrılan Şaban ile annesi Hatice şehre yerleşmiştir. Uzun yıllardır kanlısını arayan Şehmuz, Şaban'ın izini şehirde bulur. Şehmuz'un geldiğini öğrenen Hatice, Şaban'ın yurtdışına gittiğini söyler. Bu sırada Şaban'ı kadın kılığına sokar ve herkese Şabaniye olarak tanıtır. Şehmuz’un kardeşi Nazlı ile arkadaşlık kuran Şabaniye, kısa sürede ona âşık olur. Bu aşk, pek çok değişikliği de beraberinde getirecektir.

Saf köylü Osman, yanında ırgat olarak çalıştığı Hasan Ağa'nın kızı Emine'ye deliler gibi aşıktır... Bunu ağaya açıklayınca ağa öfkeden deliye döner. Ancak Osman ailesiyle birlikte kapısına dayanınca da yüklü miktarda başlık parası ister. Aşkından divane olan Osman yüzünden başlık parası arttıkça artar ve 600 bin liraya yükselir. Parayı biriktirmek için gurbete çalışmaya giden Osman tamamladığı başlık parasıyla köye dönerken soyulur. Dönüşte Emine'yi alamadığı gibi, toprakları elinden alınan babasının da ölümüne tanık olur. Tekrar şehire dönen Osman hem başlık parası biriktirmek, hem toprakları geri almak için çare aramaya başlar. İkinci İstanbul macerasında karşısına çıkan askerlik arkadaşı Şevket, ona kısa yoldan zengin olmasına yarayacak tokatçılığı öğretmeye başlar. Şevket'ten insanları ve hayatı tanımaya öğrenen Osman, ona saflığı ve iyiliği öğretecektir.

Doğu Anadolu’ya tayini çıkan ebe Mürvet’le (Hülya Koçyiğit), kanun kaçağı Şehmuz’un (Tarık Akan) ilişkilerini anlatır.

Mehmet Ali (İlyas Salman) karısı ve iki çocuğuna daha iyi bir yaşam sağlayabilmek umuduyla, hep birlikte köyden İstanbul'a gelirler. Önce bir inşaatta iş bulur. Mehmet Ali, mesleğinde ilerleyip, iyi bir duvarcı ustası olmayı amaçlarken, büyük şehirdeki tüketim toplumunun oyunlarına birden kendini kaptırır. Bir şirketin reklâm kampanyasıyla ünlü bir reklâm yıldızı olur. Gene düzmece bir reklâm kampanyasıyla bir apartman dairesi kazanır. Basının ilgisi ve hediyeler derken, duvarcı ustasının yaşamı birden değişir. Ama bu çarpık sermaye oyuncalarının tutsağı olan Mehmet Ali, gerçekte hiç bir şeyin sahibi değildir. Saf, temiz yürekli Anadolu çocuğu Ali, bir türlü ayak uyduramadığı düzenin kurbanı olup aklını yitirir.

Dışarıdan pırıltılı görülen plaza dünyası, içerde egoların ve hırsların çarpıştığı bir arenadır. Kadınlar Dünya Serbest Dalış rekortmeni Aydan, aniden kendini bu dünyada ve yeni ailesinin içinde bulur. Onun gelmesi ile ailenin kirli geçmişi ve aile üyelerinin gerçek yüzleri ortaya çıkar. Ve ailede acımasız bir taht kavgası başlar. Aydan bu kavgada kendi değerleri ve aşkı ile ayakta kalacak mı, yoksa güç ve para onu da mı zehirleyecektir?

Geçmişin değerleri ve yeninin değişen taleplerini bir araya gelir. Türk sinemasının unutulmaz Yeşilçam filmlerinin sıcaklığını ve samimiyetinde, günümüz Türk aile yapısına bir bakış.

Balkan Ninnisi, Üsküp'te farklı milletlerden olan iki gencin sevdaları uğruna verdikleri mücadelenin hikayesini konu alıyor. Dizi, önceden hayatları kesişen ve tarihi bir konakta buluşan Türk ve Makedon aileler ile birbirlerini çok seven iki gencin yaşamlarından kesitleri anlatacak.

Sapsarı toprakların, yıllarca dile gelen efsanelerin, unutulmaz aşkların hikayesidir Gönül Dağı... Küçük dünyalarında büyük hayaller yeşerten Anadolu çocuklarının hikayesidir Gönül Dağı… Bozkırda hayallerinin peşinden koşan ve tüm engellere rağmen imkansızı başarmaya çalışan 3 kuzenin hikayesidir Gönül Dağı…

Kafkas lakaplı Fırat gelecek vadeden yenilgisiz bir genç boksördür. Altın kemer maçına çıktığında hayatının biteceğinin farkında değildir. Dünya şampiyonu boksörü alt eder etmesine ama rakibi Kafkas’ın yumruklarına dayanamaz ve ölür. Fırat’ın yaşadığı talihsiz olayla hayatı değişir. Fırat o gece altın kemeri kazansa da hayatını, mesleğini ve hamile karısını kaybeder. 7 yıl sonra Fırat annesinden kalan ölümcül bir hastalığı olan Güneş için yeniden ringlere çıkıp dövüşmek zorunda kalır. Artık Fırat’ın istediği tek şey vardır oğlunu yaşatmak. Kafkas Güneş için yeniden ringlere çıkıp bir raunt daha diyecek.

Emekli bir adliye memuru olan Agâh Beyoğlu, İstanbul’un en kalabalık ve hareketli semti Beyoğlu’nda yalnız ve münzevi bir yaşam sürdürmektedir. Kızı yurtdışında yaşamakta, eşi ise yıllar önce vefat etmiştir. Agâh’ın bu tekdüze yaşantısı, kendisine konan Alzheimer Başlangıcı teşhisiyle altüst olur. Hastalığından ötürü er geç bütün anılarını unutacaktır. Bu gerçek karşısında başta bocalasa da Agâh, unutmanın bir fırsat olduğunu fark eder. Yıllardır planladığı ancak sürekli ertelediği bir cinayeti işlemek için bir fırsat! Nasıl olsa işleyeceği bu suçu gelecekte hatırlamayacak, hatırlamayacağı için de vicdan azabı çekmeyecektir.

Zeynep ve Yıldız birbirine çok düşkün ama hayalleri birbirinden tamamen farklı olan iki kardeştirler. Yıldız’ın hayatı sosyetenin kraliçesi Ender Argun’la tanışınca değişir. Ender, Yıldız’ı kocası Halit Argun’dan kurtulmak için kullanmaya karar vermiş ve Yıldız’a hayatının teklifini sunmuştur.

Gülümse Yeter, izleyicisine hem kahkaha hem de aşk dolu bir hikaye ile beraber aile değerlerine de gülümseterek dokunan güzel bir hikaye sunmaya hazırlanıyor.

Çamlıhemşin’in Şenyuva Köyü, her yıl düzenlenen müzik festivalinin heyecanı içindedir. Bir yandan Ali İhsan’ın dedesine hürmeten köye dikilen heykelinin açılışı, bir yandan festivalin organizasyon hazırlığı Şenyuva’nın durağanlığını bozarken, Muhtar’ın eşi Hilmiye, kavuşamamış iki eski sevdalı Ali İhsan ve Adalet’i bir araya getirmek için ant içer.

Halit Karadağ ve oğullarının hikayesini anlatırken Osmanlı’nın şatafatlı dönemlerinden fakirlik ve sefalet içinde geçen zor yıllara ışık tutuyor. Payidar Köyü’nde geçen hikayede köyün zengin ağaları ile fakir halkın hayatı arasındaki uçurumda geçim mücadeleleri, aile ilişkileri, sevgi, sadakat, inançlar hayat buluyor.

Yıl 1896. Osmanlı Balkanlardaki hakimiyetini yavaş yavaş kaybetmektedir. Kahramanımız Sütçü Ramiz Makedonya bölgesinde Manastır şehrine yakın bir köyde evlilik çağındaki üç kızı ve karısıyla birlikte yaşan fakir bir Türk köylüsüdür. Ramiz ve ailesinin ekseninde gelişen olaylar fonda Balkanlardan çekilmekte olan cihan imparatorluğunun o yıllarına da bir ayna da tutmayı hedeflemektedir.

Gaziantep'in ünlü baklavacısı Kahraman Usta'nın kızı Nazlı Ankara'da üniversite eğitimini bitirmiş memleketine dönmüştür. Çok sevgili kızlarının dönüşünü hasretle bekleyen aile çok mutludur. Ama Nazlı'yı bir sürpriz beklemektedir. Kahraman Usta, kızının evliliği için ortağı Ökkeş Usta'nın oğlu Kadir'e söz vermiştir. Nazlı buna şiddetle karşı çıkar. Ökkeş ve Kadir'in kendisini istemeye geldikleri gün evden kaçan Nazlı, Bodrum'a gider. Nazlı burada bir otelde iş bulur ve çalışmaya başlar. Ailesi her yerde Nazlı'yı aramaktadır. Bu sırada Nazlı Bodrum'da yakışıklı, yabancı bir gençle tanışır. Nazlı bu gencin İngiliz olduğunu zannetmektedir. Oysa ki bu genç, ailesi İstanbul'dan Atina'ya göç etmiş Niko adında bir Yunandır.

Kısırköy'ün iki aşireti Kısıroğulları ile Çamuroğulları arasında yıllardır kan davası sürmektedir. Sonunda barış imzalamaya ve iki aileden doğacak çocukları beşik kertmesi yaparak kan davasını sonuçlandırmaya karar verirler. Şehmuz Ağa'nın oğlu Ferdi ile Emin Ağa'nın kızı Tekgül'ün beşik kertmeleri kıyılır. Emin Ağa ailesiyle birlikte gurbetçi olarak Almanya'ya gider. Aradan yıllar geçer ve nüfusu çok azalan Kısırköy'ün tek ve son umudu Ferdi büyür. Ancak Emin Ağa ile kızı Tekgül'ün izi bir daha bulunamaz. Bu sırada Kısırköy'den uzakta İstanbul'un en güzel semtinde yaşamakta olan Türkiye'nin bir numaralı süperstarı Elmas Mağden film oyunculuğundan TV dizilerine tiyatrodan resme, spordan heykeltıraşlığa sanatın ve sporun her dalına yüzeysel vuruşlar yaparak her geçen gün zirveye tırmanmaktadır. Bir televizyon programı sırasında Elmas Mağden'in Kısırköy'deki Ferdi'nin beşik kertmesi Tekgül olduğu ortaya çıkar.

Görsel yok
Dizi otoriter ve eşinden ayrılınca hayata karşı dimdik durmayı başarabilmiş bir kadın olan Şehnaz ile (Perran Kutman) eski eşi arasında geçen olayları anlatır, olaylar yer yer komik yer yer hüzünlü bir şekilde gelişir .

Bizimkiler, 1989-2002 yılları arasında 13 yıl kesintisiz olarak yayınlanmış, Türk televizyonculuk tarihinin en uzun süren dizisidir. Dizi, bir apartmanda oturan, yöneticisinden kapıcısına kadar 7 farklı ailenin gündelik yaşamını, birbirleriyle ilişkilerini ve eksen ailenin, iş ve akrabalık ilişkilerini konu etmektedir. Gündelik yaşam içindeki sıcak, gerilimli, tartışmalı olayları “durum komiği” içinde aktarmaktadır. Apartmanın beceriksiz ama titiz, herkesi ve her şeyi denetim altında tutmaya çalışan yöneticisi Sabri bey; kapıcılığı küçük avantalarla besleyerek kazanç kapısı haline getirmiş, bunun yanında dışarıda çevirdiği işlerle de köşe dönmeye çalışan, dalavereci kapıcı Cafer’le her gün sürtüşmektedir. Bütün dizi boyunca süren bu çekişmenin yanında ailelerin kendi içlerindeki ve aralarındaki ilişkiler de bütün bölümlerde ayrı ayrı sergilenmektedir. Yönetici Sabri, karısı Ayla’nın hırçınlıklarıyla uğraşmaktadır.