İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

5 filminden 1'i İzlenir çıktı
Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Erdem Akakçe, 13 Aralık 1975 yılında Konya’da dünyaya gelmiştir. Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümünden mezundur. Profesyonel olarak 1998 yılında ilk defa Dostlar Tiyatrosu'nda Yalınayak Sokrates adlı oyunla Köle Satiros/Anitos karakterini oynayarak başladı. 1998 yılından 2005 yılına kadar Dostlar Tiyatrosu'nda görev yaptı. 2002 yılında Biz Size Aşık Olduk isimli dizi ile birlikte televizyon dünyasına adım attı.

Görevleri, borçlu insanları psikolojik baskı ile köşeye sıkıştırarak, yapabilecekleri en yüksek tahsilatı yapmak olan Duygu ve Bahadır, Ceren Gürel adlı bir borçlunun dosyasını takip etmeye başlar. İkili bir yandan genç kadını sıkıştırmak için akıl oyunları oynarken, öte yandan da dosyanın sonunda alınacak prim için birbirlerine karşı amansız bir mücadele içine girer.

Bizim İçin Şampiyon, efsane yarış atı Bold Pilot sayesinde bir araya gelen Halis Karataş ve Begüm Atman arasındaki büyük aşkın hikayesini konu ediyor. Gerçek bir hikayeden uyarlanan filmde, Türk atçılığının önemli ismi Özdemir Atman’ın sahibi olduğu Bold Pilot, at yarışı ile ilgilenmeyenlerin bile sevgisin kazanan bir attır. Bold Pilot ve onun daimi jokeyi Halis Karataş birlikte unutulmaz başarılara imza attı. İkilinin 1996 yılı Gazi Koşusu’ndaki 2:26:22’lik rekoru hala geçilemedi. Bold Pilot diğer bir başarısı da Halis Karataş ve Begüm Atman’ın bir araya gelmesine vesile olması. Ünlü jokey ve Begüm Atman arasındaki destansı aşkın konu edildiği filmin yönetmen koltuğunda Ahmet Katıksız oturuyor. Senaryosunu Katıksız ile Serkan Yörük’ün kaleme aldığı filmde ünlü jokey Halis Karataş’a Ekin Koç, Begüm Atman’a ise Farah Zeynep Abdullah hayat veriyor. Türkiye Jokey Kulübü eski başkanlarından Özdemir Atman’ı ise usta oyuncu Fikret Kuşkan canlandırıyor.

Ünlü işadamı Fahri ve ailesi Somalili korsanlar tarafından kaçırılır. Korsanlar, işadamı ve ailesinin serbest bırakılması için Türkiye’den yüklü bir miktar fidye ister. Türk hükümeti bu iş için illegal bir ekip kurmaya karar verir. Uzun süredir hapis yatan Albay Mehmet’e tahliye olması karşılığında bu görev teklif edilir. Mehmet, mahkûmlar arasından seçilen altı kişiyle beraber Fahri ve ailesini kurtarmaya çalışacaktır.

1970’lerin sonlarına doğru Türkiye’nin gittikçe gerginleşen atmosferi, her geçen gün işlenen onlarca cinayet ve yitip giden bir dolu hayata eşitti. Sokağın kanla boyanan kaldırımları, siyasilerin bu kanı daha da arttıran demeçleri ile ülkedeki derin kaos ortamını besliyordu. Türkiye’nin bu son derece gergin atmosferine bir de ülkenin en önde gelen gazetecilerinden Abdi İpekçi’nin öldürülmesi eklenince bu ortamı yapacaklarına sebep olarak gören askeri yapı, ülke yönetimine müdahaleye hazırlanıyordu. Zincirbozan'da Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü dönemden 12 Eylül askeri darbesine kadar geçen süre, siyasilerin terör olaylarına kayıtsız kalmanın ötesinde nasıl körükleyici davranışlarda bulundukları ve askerin darbe hazırlıkları anlatılmaktadır.

Ali, geçirdiği bir kaza sonucu hafızasını kaybeder. Çevresindeki herkes, kendilerini Ali'nin kafa karışıklığı ile gelen bir karmaşanın içinde bulurlar. Elden ele dolaşan, sahibini arayan değerli bir yüzük, uzak bir hırsızlık hikâyesi ve yalan bir polis soruşturması da işin içine girince İstanbul'da bir mahalle halkı entrikalarla başbaşa kalır.

Akif, Birinci Dünya Savaşı'nın yol açtığı tahribat ve ülke içindeki gerginlikler arasında bir yandan kendi ailesini bir arada tutmaya çalışırken bir yandan da gençleri düşmana karşı birleşmeye teşvik edecek ve kılıçtan daha güçlü kalemiyle yeni Türkiye'nin İstiklal Marşı'nı yazacaktır.

Yasemin Derin Türkiye'nin en meşhur kadın oyuncularından biridir. Ancak yıllardır ikili bir hayat yaşamaktadır. Kendini şöhretiyle kamufle eden Yasemin'in bu hiç beklenmedik ikinci hayatı onu sırlarla dolu bir maceranın ortasına sürükler.

Geçmişin değerleri ve yeninin değişen taleplerini bir araya gelir. Türk sinemasının unutulmaz Yeşilçam filmlerinin sıcaklığını ve samimiyetinde, günümüz Türk aile yapısına bir bakış.

İstanbul’un eski dergâhlarından birinin şeyhi, Ahmet Niyazi Efendi’nin oğlu olan Turgut, aşık olduğu Eda uğruna babasından ve dergahtan uzaklaşmıştır. Eda ise Savaş’la evlenmeyi seçmiş; ancak mutluluğu bulamamıştır. Yıllar sonra yolları tekrar kesişen Eda ve Turgut’u ilginç sürprizler beklemektedir.

Neslihan’ın dışardan bakıldığında muhteşem, gıpta edilen bir hayatı vardır. Neslihan da bu ilüzyona inanmış, kusursuz bir yaşam sürdüğünü zannederken hayatta en güvendiği insanın, kocasının onu uzun zamandır aldattığını öğrenir. Üstelik de kardeşi yerine koyduğu Damla’yla. Üstüne bastığı bütün taşlar yerinden oynar ve Neslihan doğruyu yanlışı, iyiyi kötüyü yeniden sorgulamak, yeniden anlamlandırmak zorunda kalır ki yeniden ayağa kalkıp, kendi için, ailesi için, çocukları için mücadele edebilsin…

Dünya gizemli bir salgının etkisi altındadır. Dil ve konuşma yoluyla yayılan bu salgından sadece eski bir dil bilimci olan Murat Siyavuş etkilenmez. Salgınla Mücadele Kurumu, hastalıktan kurtulan tek kişi olan Murat'ın peşine düşünce genç adam, saklandığı kurtarılmış bölgeden çıkmak zorunda kalır. Korunaklı alanından çıkan Murat Siyavuş, salgının etkisi altına aldığı İstanbul'un gizemli yerlerinde hastalığın mirası olan “sıcak kafa”sının sırrını ortaya çıkarmak için zorlu bir mücadeleye girişir.

Kılıcın parlattığı, kalemin aydınlattığı bir çağın öyküsü...

Aziz, babası ve annesinin devleştirdiği holdingin başında tek yönetici olarak bulunmakta ve kendi dünyasında Tanrıcılık oyunu oynamaktadır. Feride’ye âşık olduğu andan itibaren kendini ve hayatı sorgulamaya başlar. Ancak Aziz konumundaki biri için vazgeçmesi gereken çok fazla şey vardır.

Güzel başlayan birlikteliklerini evlilik ile taçlandıran çiftin yaşantıları başlarda rüya gibidir. Fakat zaman ilerledikçe yaşanan olaylar ve hayatın yükü arttıkça ilişkilerde çıtırdamalar başlar. Zor bir dönemden geçen Derin’in başına gelen birçok kadının başına gelenden farksızdır; aldatılmak. Derin’in yapabileceği üç şey vardır; ayrılmak, affetmiş görünüp mücadele etmek veya görmezden gelmek... Fakat o bunların hiçbirini yapmaz, onun bambaşka bir planı vardır. Yönetmen koltuğu Çağrı Bayrak’ın oturduğu dizinin oyuncu kadrosunda i Gonca Vuslateri, Seçkin Özdemir ve Mustafa Üstündağ gibi isimler yer alıyor.

Tanınmış işadamı Kemal İpekçi, İstanbul’da karısı Suzan, çok sevdiği çocukları Mert ve Çiçek ile imrenilecek bir hayat sürerken, Kemal İpekçi’nin oğlu Mert’in başından geçen bir olay ile Adana’da kimselerin bilmediği bir ailesi daha olduğu ortaya çıkar. Gençlik aşkı Nilgün ve ikizleri Kadir ile Hasret o güne kadar Adana’da gözlerden uzak yaşamışken, Kemal de yıllarca ikili bir hayat sürmek zorunda kalmıştır. Ancak gerçekler açığa çıktıktan sonra Kemal hem yarım kalan aşkına hem de çocuklarına sahip çıkmak için hiç beklemediği olaylarla savaşmak zorunda kalır.


Kolejli zengin bir ailenin oğlu olan Ömer, alt sınıftan kendisi gibi kolejli Ayşem'e aşık olarak onunla hemen evlenir. Ancak, aşk ve yaşamın her zaman kusursuz olmadığını öğrenirler.

18 yaşındaki Hazal, bir anda sırra kadem basınca ailesi çareyi polise başvurmakta bulur. Polis olayı araştırdıkça Hazal'ın ailesinin tüm sırları ve kirli çamaşırları da ortalığa dökülecektir..

Bu her birinin yüreği bir başkası için çarpan dört kişinin aşk hikayesi. Zeynep Yalçın'a aşık, Mehmet de Burcu'ya. Fakat Zeynep ve Mehmet sevgilileriyle evlenme hayalleri içindeyken, hiç beklemedikleri anlarda ikisi de terk edilirler. Zira Zeynep'in sevgilisi Yalçın ile Mehmet'in evlenme teklif edeceği sevgilisi Burcu tanışmış ve birlikte olmak için önceki ilişkilerini bitirmişlerdir. Zeynep ve Mehmet fazla ortak yönü olmayan ama aynı amaç uğruna beraber savaşmak durumunda kalan bir ikilidir artık: tek hedefleri eski sevgilileri Yalçın ile Burcu'yu ayırmak ve aşklarına yeniden kavuşmaktır.

1 senedir mutlu bir ilişki yaşayan Derya ve Fikret beklemedikleri bir anda bebekleri olacağını öğrenirler. Fikret sevdiği kadına hemen evlenme teklif eder. Teklife çok sevinen Derya, evlilik hazırlıklarına başlar. Ancak geçmişteki bir olay mutlu çiftin peşini bırakmaz. Derya'nın kardeşi Poyraz 1 sene önce bir arsa davası yüzünden ailesinin gözleri önünde öldürülmüştür. Bu olayın külü düğün günü tekrar yanacak bir ateşe dönüşür. Olaylar hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını gösterecektir.

Kenan Dağaşan, alışılmışın dışında eğitim yöntemleri deneyerek öğrencilerine yeni ufuklar açan, bardağın hem dolu hem boş taraflarını gören ve hayatındaki problemleri matematik zekasıyla kendi lehine çevirebilen bir öğretmendir. Uzun yıllar taşrada hizmet veren Kenan, kendisi gibi öğretmen olan Bahar ile evlenmiş fakat oğulları Yusuf’un doğumunda Bahar hayatını kaybetmiştir. Oğluna hem baba hem anne hem de öğretmen olan Kenan Yusuf'u tek başına yetiştirmeyi başarır ve oğlu okul çağına geldiğinde onun daha iyi bir eğitim alması için İstanbul'a tayinini ister. Üsküdar'da bir lisede öğretmenliğe başlayacak olan Kenan, bacanağı ve kayınbiraderinin yardımıyla Kuzguncuk'ta bir eve çıkar. Bu sırada üniversiteden arkadaşı olan ve aynı lisede öğretmenlik yapan Sedef ile de yolları tekrar kesişir. Fakat Kenan'ı bu yeni hayatta, binbir türlü aksilik ve problem beklemektedir....

Esmer, güzeller güzeli genç bir kızdır. Her gün saatlerce dolaştığı dağlardan toplayıp, ilaç yaptığı otlar gibi yabanidir. Okuma yazma bilmeyen Esmer, resimlerine bakmaktan eskittiği masal kitabını kolunun altına alıp, dağlarda gezer. Bir gün her zamanki gibi dağlarda dolaştığı bir gün, yerde yatan bir adam görür. Kendisini ısıran yılanın acısıyla kıvranan bu adam, köyün köklü ailelerinden Elbeylilerin oğlu Ali Murat'tır. Esmer, adamın yarasını keser, içindeki zehri akıtarak Ali Murat'ı ölümden kurtarır. Esmer ve Ali Murat ilk gördükleri anda birbirlerine vurulurlar..

Birbirlerini çocukluklarından beri seven Nazlı ve Mustafa, bir türlü evlenememişlerdir. Biri mahallenin en güzel kızı, diğeri en afilli delikanlısı olunca, onlarınki herkesin dilinde efsane aşka dönüşmüştür. Hayata her zaman iyi tarafından bakan Nazlı için üstesinden gelinemeyecek dert yoktur. Hele şimdi! Sonunda beklenen an gelmiş, Mustafa’nın babası Payidar, Nazlı’nın babası Sacit’ten kızını istemiştir. İsterse istemesin; Nazlı, mahallenin kalantorlarından birinin oğlu, kendisine ezelden beri yanık Teoman ile neredeyse nişanlanmak üzeredir. Mustafa ani bir baskınla nişanı bozmuştur; çünkü ikisinin de kalbine yıllarca nakış nakış işlenmiş, onları kâh acıtmış kâh avutmuş “aşk”, yine devreye girmiştir.

Amerika'ya gidip mimar olma hayalleri kuran Sinan'a, babannesinin konağını "Kısmetim Otel" olarak işletme görevi babadan miras kalmıştır. Tam işleri yoluna koyup Amerika'ya gideceği gün ise, hayatının kadınıyla, Serra ile karşılaşır. Serra'nın "Kısmetim Otel"i satın almak isteyen dev rakibi Yenertur'un sahibi Vural Yener'in kızı olduğu kısa süre içinde anlaşılır. Eski bir Sultanhametli olan Vural Yener ise gizliden Sinan'ın annesi Ayten'e vurgundur. Ama geçmişte kalmış bazı olaylardan ötürü, Sinan'ın babaannesi ve tüm Kısmetim ailesi, Yener ailesinden hoşlanmadıkları için, bu aşklar imkansız görünecektir.

Öğrencilik bitmiştir. Artık her biri pembe yıllarını geride bırakmış, acımasız hayatın kollarına düşmüşlerdir. Bazıları daha şanslıyken, bazıları ise sürünmektedir ve yaşam onları değiştirmeye başlamaktadır. Değişmeyen ise aralarındaki komik sevimli ve onlara yaşama kafa tutma gücü veren ilişkileridir. Geçen yıllar onları eskisine göre daha gerçekçi tipler yapsa da, eski neşelerini ve dostluklarını hayata karşı kalkan olarak tutmaya çalışmaktadırlar. Gerçek hayatın tam ortasında, yani asıl şimdi sorunlarla nasıl başa çıkacaklardır? Gerçek dostlukların ortaya çıkmasının zamanı gelmiştir.

Beraber yaşayan üç yakın erkek arkadaş ve onların tamamen zıttı üç kız arkadaşın yolları bir kafede kesişir. Bu altı kişi birbirlerine aşık oluverirler.