İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

Erdem Senocak was born in 1979. He graduated from ITU Industrial Engineering. He is doing his master's degree in Dramaturgy and Theater Criticism at Istanbul University. He started the theater on the stage of Istanbul Technical University. Erdem Senocak, who has been teaching and directing at Bilgi Sahne, continues his artistic life at Seyyar Sahne. He founded the Theater Madrasa with Celal Mordeniz in Sirince. - IMDb Mini Biography By: yusufpiskin

Genç bir öğretmen olan Samet, Doğu Anadolu'da zorunlu görevini yapmaktadır. Onun en büyük hayali, zorunlu hizmetini tamamlamasının ardından İstanbul'a tayin olmaktır. Ancak onun hayatı, meslektaşı Kenan ile bir kız öğrenci tarafından asılsız olarak tacizle suçlanmasıyla altüst olur. Kendisini bir anda büyük bir sıkıntının içinde bulan Samet için işler, kendisine yardımcı olabilecek meslektaşı Nuray ile tanışmasıyla değişir.

Emre, Yanıklar kasabasına yeni tayin olmuş çiçeği burnunda bir savcıdır. Bekleyen işlere büyük bir ciddiyetle sarılan Emre, başta belediye başkanı Selim Bey olmak üzere kasaba eşrafı tarafından büyük bir saygıyla karşılanmıştır. Ancak bu hoş karşılamaya rağmen ilk günden itibaren bazı tuhaflık ve gerginlikler yaşanır. Belediye başkanlığı seçimleri yaklaştıkça kasabadaki gerginlik iyice artar. Emre, siyasi çekişmelerde taraf olmak istemese de ona karşı yükselen homurtular, onu yavaş yavaş kasabanın muhalif gazetecisi Murat’a yaklaştırır ve genç savcı kısa süre sonra kısır bir döngüye sıkışıp kalır.

Zülfikar Karslı, yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle otogardaki eski gücünü yitirirken, herkes gözünü yurt dışından döneceği söylenen oğlu Zafer’e dikmiştir. Babasından kalan borçlarla boğuşan seyyar tamirci Timur’un yolu bu sırlarla dolu aileyle kesişir ve hiç bilmediği bir kaderin içine, Zülfikar Karslı'nın veliahtı Zafer Karslı olarak adım atar. Zülfikar'ın çocukları Kudret, Derya, Cennet, Zafer ve Zafer'in eşi Reyhan için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Nimet ve Öznur, İstanbul'un varoşlarında yaşayan iki kız kardeştir. Mahalle baskısı, muhafazakarlık, aile sırları gibi türlü durumların altında ezilen kardeşlerin hayatı yavaş yavaş parçalanmaya başlar.

İdealist bir ceza avukatı olan Canan’ın hayatı, gündüzleri adliyeden, geceleri ise hastanede solunum cihazına bağlı yaşayan annesine refakat etmekten ibarettir. Uzun zamandır emek verdiği bir cinayet zanlısının karar duruşması gününde Canan; annesinin, hâkimin ve sanığın hayatını etkileyecek ahlaki bir tercih yapmak zorunda kalır.

Genç bir öğretmen olan Samet, Doğu Anadolu'da zorunlu görevini yapmaktadır. Onun en büyük hayali, zorunlu hizmetini tamamlamasının ardından İstanbul'a tayin olmaktır. Ancak onun hayatı, meslektaşı Kenan ile bir kız öğrenci tarafından asılsız olarak tacizle suçlanmasıyla altüst olur. Kendisini bir anda büyük bir sıkıntının içinde bulan Samet için işler, kendisine yardımcı olabilecek meslektaşı Nuray ile tanışmasıyla değişir.

Emre, Yanıklar kasabasına yeni tayin olmuş çiçeği burnunda bir savcıdır. Bekleyen işlere büyük bir ciddiyetle sarılan Emre, başta belediye başkanı Selim Bey olmak üzere kasaba eşrafı tarafından büyük bir saygıyla karşılanmıştır. Ancak bu hoş karşılamaya rağmen ilk günden itibaren bazı tuhaflık ve gerginlikler yaşanır. Belediye başkanlığı seçimleri yaklaştıkça kasabadaki gerginlik iyice artar. Emre, siyasi çekişmelerde taraf olmak istemese de ona karşı yükselen homurtular, onu yavaş yavaş kasabanın muhalif gazetecisi Murat’a yaklaştırır ve genç savcı kısa süre sonra kısır bir döngüye sıkışıp kalır.

Anadolu’da küçük bir kasabada, genç bir çift, Emre ve Nazlı, geceyi beraber geçirmek için bir otel odası arar. Her yerden reddedildikten sonra, nihayet bir yolunu bulduklarını düşünürler. Oysa işler kısa sürede çığrından çıkar.

Kadir’in aile işinde yaşanan bir olay sonucu çalışanlardan biri ağır yaralanır. Kadir, krizle baş etmeye çalıştığı sırada ailesiyle ilgili bazı gerçekleri öğrenir. Hayallerini, ailesini ve yaralı işçinin eşini etkileyecek ahlaki bir karar vermek zorundadır.

1963 yılı, Mayıs ayının son günleri… Film ordudan tasfiye edilmiş dört eski askerin bir gece boyunca süren sıra dışı yolculuğunu anlatır. Teğmen Şinasi, Binbaşı Kemal, Binbaşı Rıfat ve Albay Reha aynı gece Ankara’da başlayacak olan askeri darbenin İstanbul ayağında, darbe bildirisini İstanbul Radyosu’ndan anons etmeyi planlamaktadır. Yeterince güçlü ve etkili yapılan bir anons sonucunda darbenin başarılı olacağından ve halk desteğini arkalarına alacaklarından emindirler. Fakat hiçbir şey bekledikleri gibi gitmeyecektir.

Genç bir kadın, geçmişine dair uzun süredir gizli kalmış bir sırrı keşfeder ve gerçeği ortaya çıkarmak için bir dizi mektubun yazarlarının izini sürer.

Mütevazı bir başlangıçtan dünyanın en güçlü ailesi olmaya uzanan Basmacıgiller, zirvedeki yerlerini korumak için mücadele ediyor.

Zülfikar Karslı, yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle otogardaki eski gücünü yitirirken, herkes gözünü yurt dışından döneceği söylenen oğlu Zafer’e dikmiştir. Babasından kalan borçlarla boğuşan seyyar tamirci Timur’un yolu bu sırlarla dolu aileyle kesişir ve hiç bilmediği bir kaderin içine, Zülfikar Karslı'nın veliahtı Zafer Karslı olarak adım atar. Zülfikar'ın çocukları Kudret, Derya, Cennet, Zafer ve Zafer'in eşi Reyhan için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Kenar bir mahallede yaşayan kendi hâlinde bir genç, geleceği öngörüyormuş gibi görünen mesajlar aldıkça hem bir takipçi kitlesi hem de güçlü düşmanlar edinir.

Metropol hayatına sıkışmış, hasta, mutsuz ve yolunu kaybetmiş bir ruh olan Nisan, beraber katıldıkları bir şifa seansının ardından ortadan kaybolan arkadaşının izini sürerken şaibeli bir tarikata ulaşır. Tüm şüphelerine karşın tarikatın vaadine kayıtsız kalamayan Nisan, gizemli bir adam olan Tufan’ın peşinden bilinmezliklerle dolu bir maceraya atılır.

Bir psikiyatrist, kariyerini mahvedebilecek bir sırrı saklarken ergen zihinlerinin karmaşıklığıyla uğraşır ve bu sırada beklenmedik bir aşk bulur.

İstanbul’un eski dergâhlarından birinin şeyhi, Ahmet Niyazi Efendi’nin oğlu olan Turgut, aşık olduğu Eda uğruna babasından ve dergahtan uzaklaşmıştır. Eda ise Savaş’la evlenmeyi seçmiş; ancak mutluluğu bulamamıştır. Yıllar sonra yolları tekrar kesişen Eda ve Turgut’u ilginç sürprizler beklemektedir.

Duran, hayallerini gerçekleştirmek için çabalayan üç arkadaşın hayatına odaklanıyor. Duran, Celal ve Mustafa, İstanbul'un varoş mahallelerinden birinde yaşayan üç gençtir. Onların hayattan tek beklentisi, yaşadıkları yerden kurtulabilmektir. Hayallerinin peşinden koşan gençler, amaçlarına ulaşmayı başarabilecek midir?

Orta yaş bunalımına giren bir mimar, gizli bir punk hayatı yaşamaya başlarken ailesinin diğer fertleri de kendi kriz dolu hayatlarıyla boğuşurlar.