İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

20 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı
Erkan Bektaş 11 Mart 1972 yılında Ankara'da doğdu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Oyunculuk bölümünden mezun olan oyuncu, Ercan Yazgan-Bülent Kayabaş Tiyatrosu, Tiyatro Tempo ve Stüdyo Oyuncuları'nda çeşitli oyunlarda rol aldı. 2010 yılında kendi tiyatrosu Tiyatro Baykuş'u kuran Bektaş, pek çok televizyon dizisinde boy göstermenin yanında seslendirme yönetmenliği ve sanatçılığı yapmıştır.

Dizide aşkı için öldürmeyi göze almış Yılmaz ile sevgilisi yaşasın diye kendini istemediği bir adamla yaptığı evliliğe hapseden Züleyha'nın hikayesi anlatılıyor. Ama bu hikayede sadece ayrı düşen iki sevgili yok! Ailesinin görkemli geçmişini ve biricik oğlunu korumak için kanatlarını açmış bir Hünkâr'ın savaşı da var; aşık olduğu kadını tutsak etmeyi göze alan Demir de! Ve elbette sınırsız aşkların coğrafyasında, geçmişten bugüne uzanan hesaplaşmalar, paylaşılamayan topraklar da! Aşkın sınırsız, kavganın ölümüne, umudun inadına yaşandığı Çukurova'da ihtiras ve zorbalık sınavlarından geçen bir aşkın hikayesi.

Aynı gün, aynı hastanede dünyaya gelen iki bebek, yatak sayısının azlığından dolayı yan yana yatırılırlar. Ailelerinin "doğar doğmaz birbirlerini buldular" sözü üzerine beşik kertmesi yapılan bebekler, isimlerini de efsane aşıklar Leylâ ile Mecnun'dan alırlar. Aradan 25 yıl geçer. Bir sabah ailesi Mecnun'a durumu anlatır ve Leyla'yı istemeye giderler. Mecnun başta bu durumdan rahatsızlık duysa da Leyla'yı görür görmez aşık olur. Onu etkilemek için ne yapacağını bilemeyen Mecnun, bir gece rüyasında ak sakallı dedeyi görür. Ak sakallı dedenin rüyalarından çıkıp Mecnun ile beraber yaşamaya başlamasıyla da işler karışır.

Yılmaz ve Elif aynı mahallede büyümüş ve birbirini seven iki aşıktır. Evlenecekleri düşünülürken zaman içinde hayat onları başka bir yöne savurur. Tekiner Holding'in veliahdı Ömer, Elif'e aşık olur ve onunla evlenir. Bu durumu asla kabullenmeyen Yılmaz ise Tekinerlerin kızı Filiz ile yakınlaşmaya başlar. Zamanla Yılmaz ve Filiz arasında büyük bir aşk başlar.

"Kara Ağaç Destanı"nda; 1950 ve 1970’li yıllarda Anadolu’nun kadim topraklarında iyiliğin yanında kötülüğün, varlığın dünyası ile yokluğun gerçeği yan yana anlatılırken heyecan, hüzün ve sevda kalplere dokunacak.

Kapadokya'nın ileri gelen ailelerinden Gülsoylar, büyük oğulları Ateş'in Amerika'dan dönüşüyle bir araya gelirler. Babasını küçük yaşta trafik kazasında kaybeden Ateş, dedesi Ömer'in ezici otoritesine boyun eğmeyerek evden ayrılmış, uzun yıllar sonra annesi Gülfem'in isteği üzerine erkek kardeşleri Yaman ve Okan ile beraber dedesinden aile şirketlerini devralıp büyütmek üzere evine geri dönmüştür. Ateş, Yaman ve Okan için artık birlik olmak vaktidir.

Batı’nın karanlık güçlerinin desteklediği ‘Manager’ yapılanması, Türkiye için açık tehdit haline gelmiştir. Türkiye’de kaos yaratacak, halkı korku ve paniğe sevk edecek kanlı terör eylemleri gerçekleşmektedir. Türk ekonomisi çeşitli sınavlardan geçmekte, Metavarse, dark web, kripto iletişim sistemleri ve internet sistemleri üzerinden ülkenin en hassas noktaları siber saldırılara uğramaktadır. Bu karmaşık ve komplike düşman; ülke içindeki çok çeşitli grupları da aktif olarak kullanmaktadır. Milli İstihbarat Teşkilatı’nın Sipahileri, bu tehlikeyi fark eder ve süratle reaksiyon gösterir.

Köklerini Osmanlı tarihinden alan şehrini ve insanlarını canı pahasına koruyan bir kahramanın günümüzdeki zorlu mücadelesini anlatacak.

Giderek yoğunlaşan bir şekilde yabancı istihbarat servislerinin operasyonlarına maruz kalan ülkemizde, Ankara'daki SİHA fabrikasına bir terör saldırısı düzenlenir. Saldırının yabancı istihbarat servisleri organizasyonu ile gerçekleştirildiği tespit edilir. Bu saldırıların üzerine MİT içinde çok gizli bir ekip kurulur. Bu ekip ülkesi için hayatlarından vazgeçerek saldırıların arkasındaki güçleri tespit edecek ve olağanüstü yöntemlerle ortadan kaldıracaktır.

Dizide aşkı için öldürmeyi göze almış Yılmaz ile sevgilisi yaşasın diye kendini istemediği bir adamla yaptığı evliliğe hapseden Züleyha'nın hikayesi anlatılıyor. Ama bu hikayede sadece ayrı düşen iki sevgili yok! Ailesinin görkemli geçmişini ve biricik oğlunu korumak için kanatlarını açmış bir Hünkâr'ın savaşı da var; aşık olduğu kadını tutsak etmeyi göze alan Demir de! Ve elbette sınırsız aşkların coğrafyasında, geçmişten bugüne uzanan hesaplaşmalar, paylaşılamayan topraklar da! Aşkın sınırsız, kavganın ölümüne, umudun inadına yaşandığı Çukurova'da ihtiras ve zorbalık sınavlarından geçen bir aşkın hikayesi.

2014 baharında Türkiye. Sınırda düşmanların çoğaldığı, içeride tehlikeler çemberinin giderek daraldığı bir dönem. Türkiye Cumhuriyeti yakın tarihinin en büyük tehditleriyle karşı karşıya. BÖRÜ, vatan aşkı ile tutuşmuş yalnız kahramanların destanını anlatıyor. Onlar son kale.

Gülperi, çocuklarına yeniden anne dedirtebilmek için her şeyi göze alan bir kadının hikayesini anlatıyor. Eşini kaybeden Gülperi üç çocuğu ile baş başa kalır. Gülperi, yaşadığı bu sıkıntılı süreçte bir de eşinin ailesi üzerine attığı iftira ile uğraşmak zorunda kalır. Genç kadın üzerine atılan iftira sonucu üç çocuğunu kaybetme aşamasına gelir. Gülperi, ellerinden kayıp gitmekte olan çocuklarının kalbini yeniden kazanmak için zorlu bir mücadeleye girişir. Çocuklarının kendisine yeniden anne dediğini duyabilmek için zorlu bir mücadeleye girişen Gülperi’nin en büyük destekçisi avukat Kadir’dir. Gülperi, tek başına mücadele etmek zorunda kaldığı bu süreçte kendisine hiç beklemediği kadar destekte bulunan Kadir sayesinde zorlukların üstesinden gelmeye çalışır.

Çocuk denecek yaşta girdiği yeraltı dünyasının tepesine doğru tırmanmakta olan Hızır Çakırbeyli ve ailesinin hikayesi anlatılmaktadır. Yeraltı dünyasına giren her adam haksızlıklara başkaldırmaya yemin eder. Güçlenip zenginleştikçe kendisi bu haksızlıkların kaynağı olur.

30'lu yaşlarının başında olan Serçe, İstanbul'da, iki oğlu ve kız kardeşiyle birlikte sakin bir hayat yaşamaktadır. Eşi Ramazan'ı trafik kazasında kaybettikten sonra çıkan taliplerin hiçbirini kabul etmeyip kendisini çocuklarına ve kız kardeşine adamıştır. Ancak bir gün hiç beklenmedik bir şey olur; Serçe tüm evlilik hayatı boyunca büyük bir yalanla yaşadığını öğrenir.

Kentsel dönüşüm yalanıyla rant kapısı haline gelmiş Kolera'da hayat hiç de kolay değildir. Bir taraftan iş makineleri ve yıkım ekipleriyle uğraşırlarken bir taraftan da karanlık ve bilinmeyen güçlerin mahalleyi istilasını önlemek zorundadırlar. Bu güçlere karşı savaş açabilecek tek kişi de Salih Jr’dır. Adam bıçaklamaktan 5 yıl içeride yatan Salih, Kolera'nın büyük kurtarıcısı olacaktır. Salih Jr babasının mahalleli üzerindeki otoritesi ve koruyuculuğunun devamı olacak, bütün bunları yaparken de iki aşkın arasında kalacaktır. Divan yeniden toplanacak, Salih yokluğunda mahallede olup biten her şeyi tek tek öğrenerek gerekenleri yapmaya başlayacaktır. Yaşadığı mahalle için akıl almaz bir savaş veren Salih, diğer bir yandan hapiste tanıştığı Eylül ile ezelden beri kendisine aşık olan Kara Leyla arasında gidip gelecektir.

Karadeniz' in iki köklü ailesinin oğulları kan kardeşler Niyazi ve Harun, babasıyla birlikte Karadeniz'e mevsimlik işçi olarak gelmiş olan dünyalar güzeli doğulu kız Buke'ye aşık olurlar. Bu aşk, iki aileyi de sonu gelmez acılara sürükleyecek, geri dönülmez bir çatışmanın fitilini ateşleyecektir.

Aynı gün, aynı hastanede dünyaya gelen iki bebek, yatak sayısının azlığından dolayı yan yana yatırılırlar. Ailelerinin "doğar doğmaz birbirlerini buldular" sözü üzerine beşik kertmesi yapılan bebekler, isimlerini de efsane aşıklar Leylâ ile Mecnun'dan alırlar. Aradan 25 yıl geçer. Bir sabah ailesi Mecnun'a durumu anlatır ve Leyla'yı istemeye giderler. Mecnun başta bu durumdan rahatsızlık duysa da Leyla'yı görür görmez aşık olur. Onu etkilemek için ne yapacağını bilemeyen Mecnun, bir gece rüyasında ak sakallı dedeyi görür. Ak sakallı dedenin rüyalarından çıkıp Mecnun ile beraber yaşamaya başlamasıyla da işler karışır.

Geçmişinden taşıdığı bir acının, yaşadığı her anı gölgelediği bir hayatın sahibi Hande ve deli gibi aşık bir adamın geçmişinden çıkagelmesiyle hayatı zindan olan Zehra aynı gün ölümden eşiğinden dönünce, her şeyi geride bırakıp kaçmaya karar verirler.

Gül Çıkmazı Sokağı'nda yaşayan Handan bir sabah intihar eder. Yakın arkadaşları intiharın ardındaki sır perdesini açığa çıkarmaya çalışırken kendi hayatları karmaşık bir hal alır. Titizlik, düzen takıntısı olan yemek konusunda becerileri olan dört dörtlük eş ve anne Nermin, kocasının ani boşanma isteği ile yıkılır, 4 çocuğu ile yapayalnız baş etmeye çalışan Elif kendisine yardım edecek birisini arar ama bulamaz. Eski güzellik kraliçesi yeni ev kadını Zeliş'in aklı mahallenin genç üniversitelisi Levent'in ilgisi ile karışır. Eşinin genç bir kız uğruna terk ettiği Yasemin, sokağa yeni taşınan Sinan ile tanışır. Bunu duyan eski kocası Kenan deliye döner. Yasemin, Sinan için mahallenin şen dulu Emel ile didişmek zorunda kalır.

Yasemin bir reklam ajansında çalışan, genç ve güzel bir kadındır. Nişanlısı Mehmet ile bir hafta sonra evlenecek olmanın heyecanı içindeyken, yaşadığı ihanet sonucu bütün inandığı değerler allak bullak olur. Çocukluğunda aile arasında geçen acı bir olay sonucu, babasına önemli bir söz vermiş olan Yasemin için fedakarlık, masumiyet, namus, doğruluk gibi kavramların sorgulanma vakti gelmiştir. Yasemin yaşadıklarından uzaklaşmak için, emekli öğretmen annesinin yaşadığı Bodrum’a gider. Evlilik öncesi bir erkekle beraber olma düşüncesi artık imkansız değildir. Yasemin karşısına ilk çıkan erkek olan Murat Yıldırım’la birlikte olur ve düşürdüğü kolyesi dışında hiçbir iz bırakmadan, Külkedisi gibi sırra kadem basar.

Varlıklı bir aile olan İsfendiyar Ailesinin taşındıkları yeni konak, ailenin içine bir ateş yakacaktır. Ailenin kızı Duygu, konağın hizmetlilerinin oğlu Ömer ile ilk gençlik yıllarından itibaren iyi arkadaş olur. Gittikçe derinleşen bu bağ zamanla sevgiye ve aşka dönüşür. Herkesten gizli taktıkları yüzükle birbirlerine söz veren Ömer ve Duygu'nun aşkı konakta yaşanan bir hırsızlık olayı ile sarsılır. Hırsızlık Ömer'in üstüne kalır, Duygu Ömer'in yapmadığına inanmaz. Ömer konaktan ıslahevine gönderilir. Sonra da izi kaybolur. Aşk ateşi küle döner. Yıllar sonra Ömer doğduğu topraklar geri döner, kapanan defterleri tekrar açar. Artık konaktan gönderilen o zavallı çocuk değildir, hesaplaşma vakti gelmiştir.

Memed dağlarda dolaşmak, silah tutmak yerine, okumak isteyen bir çocuktur. Ama babası Mamo Ağa, onu zorla alıp dağlara götürerek, gece dağ başında sürünün yanında yalnız bırakarak, korktuğu şeylerle inadına yüzleştirerek bir savaşçı gibi yetiştirmeye çalışır. Mamo Ağa bir sabah Memed'i dağda, sürüsünün başında, gece vurduğu kurdun yanında bulur. Memed kara bir yılana da karşı galip gelir. Mamo, oğlunun artık bir yiğit olduğuna inanmıştır. Hemen orada gururla ona yeni adını verir: “Senin adın artık Karayılan!” Dizide esas olarak, eline silah almamaya, savaşmamaya, sadece çobanlık yapmaya karar vermiş Memed'in, haksızlığa ve zulme dayanamayarak yeniden eline silahını almasının, çevresinde Kuvâ-yı Milliye hareketi oluşturarak Karayılan adını kahramanlaştırmasının hikâyesi anlatılmaktadır.

Yılmaz ve Elif aynı mahallede büyümüş ve birbirini seven iki aşıktır. Evlenecekleri düşünülürken zaman içinde hayat onları başka bir yöne savurur. Tekiner Holding'in veliahdı Ömer, Elif'e aşık olur ve onunla evlenir. Bu durumu asla kabullenmeyen Yılmaz ise Tekinerlerin kızı Filiz ile yakınlaşmaya başlar. Zamanla Yılmaz ve Filiz arasında büyük bir aşk başlar.

Sokaklardan başlayıp belli bir hiyerarşik bütünlük içinde kademe kademe yükselen ve en tepede son derece etkili bir "konseye" dönüşerek ülkeyi avcuna almayı amaçlayan çok güçlü bir mafya örgütü ile o örgütle mücadeleye soyunanların serüvenleri anlatılır. Bu hem toplumsal hem de bireysel yansımaları olan bir serüvendir.