İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Sıcacık mahalle havasını verebilmek için gerçek bir mahallede çekilen "Mutlu Ol Yeter" İstanbul'da hiç bilinmeyen "İstasyon" semtinde geçen, içinde aşk, komşuluk ve herkesin kendinden bir şey bulabileceği bir hikâyeyi anlatıyor. Babasından kalan köfteci dükkanını işleten Can, mahalleden arkadaşı Zeynep'e aşıktır. Ancak bu zamana kadar açılabilmiş değildir. Can zaman kaybettikçe rakibi ve düşmanı Güneş, Zeynep'e adım adım yaklaşmaktadır.


Başarılı bir cerrah olan Mehmet mesleğinin zirvesindeyken çok sevdiği eşini kaybeder. Her hastasının hayatını kurtarabileceğine inanan doktor Mehmet, eşini kurtaramaz. Yaşadığı bu trajik olaydan sonra Mehmet doktorluğu bırakırken, kızı Elif'i ise babaannesi Leman Hanım büyütür. Leman'ın vefatından sonra yedi süresince birbirini hiç görmeyen baba-kız, şimdi yeni bir hayata başlamak zorunda kalacaktır. Mehmet iyi bir baba olarak, kızına bakabilmek için doktorluğa geri döner. Baba-kız kendi hayatlarından "gidenlere" alışmaya çalışırken, hayatlarından "gidenlerle" başa çıkmaya çalışan insanlarla yolları kesişecektir... Herkes gidenlerin ardından yeni tutundukları insanlarda yaralarına derman bulmaya çalışırken, hep birinin dileği aynıdır: "sen de gitme".

İkizlerini doğururken birinin öldüğünü öğrenen bir annenin, yıllar sonra hem eşi hem oğlu ölmüşken tanımadığı oğlunu bulma hikayesi.

Fakir bir ailenin kızı olarak doğan Rabia, köle pazarında satıldığı sırada devrin büyük alimlerinden Hasan Basri’nin dikkatini çeker. Fakat onu kölelikten kurtaracak mal varlığına sahip değildir. Rabia, evlerinde hizmetçiliğe başladığı evin hanımı ve kızları tarafından türlü işkencelere maruz kalmaktadır. Tüm bu yaşananlara rağmen Rabia sabrı ve Allah’a olan rızasını bir an bile kaybetmez. Yıllar sonra Hasan Basri, Rabia’yı bu eziyetten kurtarmak için biriktirdiği parayla şehre gelir. Fakat geldiğinde Rabia’nın artık elindekini yoksullarla paylaşan ve “Hayırların Anası” lakabıyla anılan bir kişi olduğunu görür. Artık Hazreti Rabia sadece Allah’ın cemalini ve nurunu düşünmekte, Hasan Basri’nin kendisine olan hayranlığını ve nasihat için etrafında toplanan halkın farkında bile değildir. Aklındaki tek şey Hazreti Musa’nın Allah ile konuştuğu Tur Dağı’na gitmek ve oranın manevi ortamında kaybolmaktır. Hasan Basri de bu amaç uğruna Hazreti Rabia’nın yanında kutlu bir yolculuğa çıkar.

Sıcacık mahalle havasını verebilmek için gerçek bir mahallede çekilen "Mutlu Ol Yeter" İstanbul'da hiç bilinmeyen "İstasyon" semtinde geçen, içinde aşk, komşuluk ve herkesin kendinden bir şey bulabileceği bir hikâyeyi anlatıyor. Babasından kalan köfteci dükkanını işleten Can, mahalleden arkadaşı Zeynep'e aşıktır. Ancak bu zamana kadar açılabilmiş değildir. Can zaman kaybettikçe rakibi ve düşmanı Güneş, Zeynep'e adım adım yaklaşmaktadır.

Meryem ve Ecevit ailelerinin tüm karşı çıkmalarına rağmen evlenirler. Ancak ikili kültürleri, sosyal statüleri konusunda son derece farklıdır. Aşkları haricinde birbirinden çok farklı olan Meryem ve Ecevit birkaç yıl içinde sudan bir sebeple kavga eder ve galip gelen inatları yüzünden boşanırlar. İkiz kızları olan çift mahkemenin, birini anneye, diğerini de babada kalmak üzere karar vermesi ile tamamen yollarını ayırır. İkisi de çocukları birbirine göstermemeye yemin ederler. Kızları, kendi kültürlerine ve fikirlerine göre yetiştirirken onlara büyük bir yalan söylerler. Ancak yıllar sonra ikiz kardeşlerin kaderi İstanbul'da birleşir ve birbirinden habersiz iki kız kardeş çarpışırlar. Yüzleri aynı ama yaşam tarzları taban tabana zıt kardeşler elele verir ve tüm gerçeklerinin yalana dönüştüğü o gün, bir karar verirler. Anne babalarına iyi bir ders verecek ve onları yeniden bir araya getireceklerdir.

Başarılı bir cerrah olan Mehmet mesleğinin zirvesindeyken çok sevdiği eşini kaybeder. Her hastasının hayatını kurtarabileceğine inanan doktor Mehmet, eşini kurtaramaz. Yaşadığı bu trajik olaydan sonra Mehmet doktorluğu bırakırken, kızı Elif'i ise babaannesi Leman Hanım büyütür. Leman'ın vefatından sonra yedi süresince birbirini hiç görmeyen baba-kız, şimdi yeni bir hayata başlamak zorunda kalacaktır. Mehmet iyi bir baba olarak, kızına bakabilmek için doktorluğa geri döner. Baba-kız kendi hayatlarından "gidenlere" alışmaya çalışırken, hayatlarından "gidenlerle" başa çıkmaya çalışan insanlarla yolları kesişecektir... Herkes gidenlerin ardından yeni tutundukları insanlarda yaralarına derman bulmaya çalışırken, hep birinin dileği aynıdır: "sen de gitme".

İstanbul Narkotik başkomiseri Şamil Baturay, katıldığı rutin bir operasyonda, Türkiye’de kurulan yeni bir uyuşturucu şebekesine ait delillere rastlar. Narkotikte birlikte çalıştığı nişanlısı Zülüf ile birlikte Van’a aile ziyaretine gittiğinde ise kendisini uyuşturucu baronlarının tam ortasında bulur. Şamil ile Zülüf’ün aşkı, Şamil’in abisinin uyuşturucuyla ilgili bir operasyonda şehit edilmesiyle daha da imkânsız bir hâl alır. Abisinin kaybıyla hayata küsen Şamil, elde ettiği bazı ipuçlarıyla tekrar harekete geçer ve intikam için uyuşturucu baronlarının peşine düşer.

Edremit'in kuzeyinde, mavi ve yeşilin birbirine büyülü bir güzellikte karıştığı, Kaz Dağları'nın eteklerindeki Altınoluk ve çevresi... Mitolojide "İda" olarak geçen bölge, tarihi ören yerleri, yazlık mekanları ve modern insanlarıyla ile zengin ve batılı bir beldedir. Bütün bu güzelliklerin karşısında ise uzun yıllardan günümüze kadar beslenerek gelen düşmanlıklar ve mutlu sona bağlanamayan aşklar, "Zeytin Dalı"na tutunuyor.
