İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

Makedonya Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümünden mezun oldu. Uzun yıllar kardeşi Erman Saban ve Luran Ahmeti ile birlikte Makedonya Türk Tiyatrosu'nda çeşitli oyunlarda sahneye çıktı. Türkiye'ye gelerek oyunculuğa başladı. Sultan Makamı, Sağır Oda, Savcının Karısı, Elveda Rumeli, Sakarya Fırat, Kurtlar Vadisi Pusu adlı dizilerde ve Gölgesizler, Başka Semtin Çocukları ve Limonata adlı sinema filmlerinde rol aldı. En son Ali Atay'la beraber Mutlu Ol Yeter adlı dizide rol almaktaydı. Saban, 3 Haziran 2016 günü oyuncu Ebru Özkan'la evlendi.

Tarihin akışını değiştiren büyük lider Sultan Mehmed'in mücadelesi ve yaşadığı dönemin atmosferiyle büyülenmeye hazır olun!

Hakkında herkesin yorum yaptığı ‘Z Kuşağı’na gerçekçi bir bakış atmaya hazırlanan ‘Gelsin Hayat Bildiği Gibi’, hayata bir sıfır geride başlamış bir grup gencin hayatlarını değiştirecek. Sadi Payaslı ile tanıştıktan sonra yaşadıklarını konu alacak ve “Herkes ikinci bir şansı hak eder” diyecek.

Sıcacık mahalle havasını verebilmek için gerçek bir mahallede çekilen "Mutlu Ol Yeter" İstanbul'da hiç bilinmeyen "İstasyon" semtinde geçen, içinde aşk, komşuluk ve herkesin kendinden bir şey bulabileceği bir hikâyeyi anlatıyor. Babasından kalan köfteci dükkanını işleten Can, mahalleden arkadaşı Zeynep'e aşıktır. Ancak bu zamana kadar açılabilmiş değildir. Can zaman kaybettikçe rakibi ve düşmanı Güneş, Zeynep'e adım adım yaklaşmaktadır.

1930’lu yılların Türkiye’sinde, bir avuç genç, yetenekli ve azimli insanın, önlerindeki tüm engellere rağmen çiçeği burnunda bir cumhuriyette sanat devrimini gerçekleştirmek için verdikleri çabayı konu ediniyor.

Hayatlarındaki erkeklerle olan ilişkilerinde sorunlar yaşayan, artık kendilerini büyük bir çıkmazda hisseden birbirini tanımayan sekiz kadın, kadınlara mahsus olan bir kampta bir araya gelir. Kendileri için yeni bir dünya kurmaya çalışan kadınlar, içlerinden birinin kocasının metresine ve oğluna sahip çıkmak zorunda kaldıklarında bildikleri her şeyi unuturlar.

Çiçero, 2. Dünya Savaşı'nın seyrini değiştiren ve Almanya'nın bozguna uğramasında etkin payı olan casus Çiçero'nun savaştaki etkisini ve savaş sonrası yaşadıklarını konu ediyor. İlyas Bazna, 2. Dünya Savaşı sırasında Ankara’daki İngiliz Büyükelçiliği’nde uşak olarak çalışmaktadır. İçeriden birçok bilgiye ulaşabilen Bazna, Almanlar için casusluk yapmaya başlar ve kendisine “Çiçero” kod adı verilir. İlyas Bazna savaşın seyrini değiştirmesine rağmen T4 uygulamasıyla engellilerin gaz odalarına gitmelerine, iğneyle uyutulmalarına engel olamaz. İlyas Bazna’nın savaştaki etkisini ve savaş sonrası yaşadıklarını beyaz perdeye yansıtacak olan filmin yönetmen koltuğunda Serdar Akar oturuyor.

İki çocuklu Dilek, kocasından ayrı yaşar ama hâlâ boşanmamıştır. Para kazanmak için bir arkadaşının tavsiyesiyle korsan taksi şoförlüğü yapmaya başlar. Bir gün arabasına daha önce hiç korsan taksiye binmemiş bir müşteri biner ve hayatı değişir.

Yiğit Dağlı yeni çıkacak kitabında yazdığı cinayet hikâyelerinin gerçek hayatta birebirlerinin yaşanması üzerine sorguya alınır. Eski eşinden başka kimseyle konuşmayacağını söyleyen Dağlı, geçirdiği soruşturma yüzünden görevden uzaklaştırılan Burcu Türkoğlu'nun bu soruşturmayı yönetmesine vesile olur. Burcu yüksek profilli davalara bakan ve şüphelilerin profillerini ustalıkla çıkaran bir ekip kurarken oynadığı oyunun sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalan Yiğit, hatalarının ağırlığını kabullenmek ve sevdiği kadın için her şeyi riske atmak zorundadır.

Bir gece kulübünün güvenlik müdürlüğünü yaparken tehlikeli bir mafya grubuyla başı derde giren eski polis memuru Kartal’ın yıllardır uzakta yaşayan çocuklarının yanına taşınmasıyla, bir yandan bulaştığı mafya batağından kurtulmaya çalışmasını, bir yandan da çocuklarına baba olabilmenin sınavını izleyici ile buluşturacak.

Tarihin akışını değiştiren büyük lider Sultan Mehmed'in mücadelesi ve yaşadığı dönemin atmosferiyle büyülenmeye hazır olun!

Hakkında herkesin yorum yaptığı ‘Z Kuşağı’na gerçekçi bir bakış atmaya hazırlanan ‘Gelsin Hayat Bildiği Gibi’, hayata bir sıfır geride başlamış bir grup gencin hayatlarını değiştirecek. Sadi Payaslı ile tanıştıktan sonra yaşadıklarını konu alacak ve “Herkes ikinci bir şansı hak eder” diyecek.

Yıllar önce kızını büyük bir felaket sonrası kaybetmiş acılı bir annedir Mihri. Bu kayıp sonrası aldığı radikal bir karar yüzünden ailesi dağılmış, oğlu ve kocası tarafından terk edilmiş, tek başına kalmıştır. Ancak Mihri yılmamış, kızından geriye kalan tek hatıra olan torununa sımsıkı sarılmış, hayatın ona getirdikleriyle barışık, küçük sade bir hayat yaşamaya başlamıştır. Ta ki kızının ölümünün müsebbibi ve bir suç makinası olan Ejder’in hapisten çıktığını duyana kadar. Mihri, Ejder’in serbest kaldığını duyduğu an adeta çılgına döner. Artık tek düşüncesi onu yakalamak, adaleti tesis etmek ve kendi kızının başına gelen felaketin bir başka masumun daha başına gelmesine mani olmaktır. Mihri sezgilerine güvenir ve onun peşine düşer.

Dalış eğitmeni ve deniz biyoloğu olan Arman, yaşanan bir doğa felaketinin ardından araştırma yapmak için bilim ekibiyle birlikte bir askeri denizaltısına biner. Yaşananları anlamaya çalışan Arman ve ekibi, aynı zamanda askeri denizaltının da gerçek görevinin ne olduğunu öğrenmeye çalışır. Arman, kendini, ekibini ve tahmin ettiklerinden de daha fazlasını kurtarmaya çalıştığı bu süreçte başarılı olabilecek midir?

O romantik ve hassas olduğu kadar prensiplerine sıkı sıkıya bağlı ve son derece inatçı. Arnavutluk'tan Türkiye'ye göç eden ve en iyi aşçılar arasında gösterilen Şeref Bey bu kez yeni bir hayat için yola çıkıyor ama hiç beklemediği sürprizler ve kim bilir belki de yeni bir aşk onu bekliyor.

Görevleri ve istekleri arasında sıkışan; mutsuzluklarını, suskunluklarının arkasında büyüten insanların hikayesini ele alıyor. Yaralandıkları yerden yaralayan, kırgınlıkların üstünde ayakta durmaya çalışan 20 yıldır evli bir çiftin, aşkı yeniden buluş hikayesini seyirciyle buluşturuyor.

Kadim şehir yüzyıllar boyunca defalarca kuşatılmış; ama ne toplar güçlü surlarında tek bir gedik açabilmiş ne de Haliç’in devasa zinciri düşman gemilerine geçit vermiştir. Üstelik Mehmed şehri almak istiyorsa yalnız Bizans İmparatorluğu'na ve arkasındaki Hristiyan âlemine karşı değil, devlet içindeki en büyük muhalifi kudretli veziriazam Çandarlı Halil Paşa’ya karşı da mücadele etmek zorundadır. Çağının çok ötesindeki bu büyük Sultan parlak zekâsı, askeri ve stratejik dehası, aklı ve zafere olan inancıyla, her türlü engeli aşarak ilerler. Tahta çıktıktan iki yıl sonra şehri kuşatır, yalnızca 53 gün süren bir kuşatmanın ardından, “imkânsız” denileni başararak Konstantinopolis’i fetheder. En büyük hayalini gerçekleştirerek adını tarihe yazdırır. O günden sonra Fatih namıyla anılan Sultan Mehmed Han, bu zaferiyle yeni bir çağın kapısını aralar ve yüzyıllar boyunca kıtalara hükmedecek olan büyük bir Cihan İmparatorluğu'nun da temellerini atar.

Sıcacık mahalle havasını verebilmek için gerçek bir mahallede çekilen "Mutlu Ol Yeter" İstanbul'da hiç bilinmeyen "İstasyon" semtinde geçen, içinde aşk, komşuluk ve herkesin kendinden bir şey bulabileceği bir hikâyeyi anlatıyor. Babasından kalan köfteci dükkanını işleten Can, mahalleden arkadaşı Zeynep'e aşıktır. Ancak bu zamana kadar açılabilmiş değildir. Can zaman kaybettikçe rakibi ve düşmanı Güneş, Zeynep'e adım adım yaklaşmaktadır.

Mustafa Kutlu'nun "Zafer Yahut Hiç" isimli eserinden uyarlanan "Hatasız Kul Olmaz"da; sakin kasabaya yabancı bir adamın gelmesiyle işler çok fena karışır. Çünkü aslında ne kasaba o kadar sakindir, ne de adam o kadar yabancı.
Görsel yokSuç oranının artması üzerine İçişleri Bakanlığı yeni bir proje geliştir. Daha önce görevinden uzaklaştırılan, iş yapma şekilleri farklı ama yetenekli polisleri tekrar iş başına getirir. Bunun için bir pilot uygulama başlatır.İstanbul’un suç oranı en yüksek bölgesinde bir karakola “operasyon tim” adı verilen özel bir birim yerleştirilir. Polisler arasındaki çatışmalar, suç, adalet, yasa dışı olaylar, aksiyon dozu yüksek “Karakol” da.

30 yaşlarındaki Kılıç Ali, kızını kucağına aldığı gün, yaşamak için sadece 90 günü kaldığını öğreniyor. Bu da yetmezmiş gibi aynı gün, unutup yok saymaya çalıştığı eski bir hesap dönüp dolaşıp kapısını çalıyor. Bu büyük hesaplaşmanın muhatabı Türkiye'nin en büyük şer imparatorluğu. Üstelik Ali'nin bir zamanlar deliler gibi sevdiği ilk aşkı da, bu imparatorluğun bir parçası. Bir günde hayat ancak bu kadar tepetaklak olabilirdi.

Uzman Jandarma Osman Kanat, Şırnak'ta Çeliktepe Jandarma Karakolu'nda görevli, keskin nişancı, Uzman Jandarma II. Kademeli Çavuştur. Arkadaşı ve devresi Uzman Jandarma Cemil ile düzenlediği bir operasyon terör örgütünü kızdırır ve Terörist Nejla, intikam almak için karakola saldırır. Çeliktepe Jandarma Karakolu, bu baskından sonra Küpeli Nejla'nın ve arkadaşları Bakır ve Miro'nun adamlarına karşı ölümüne bir savaşa girerler.

Yıl 1896. Osmanlı Balkanlardaki hakimiyetini yavaş yavaş kaybetmektedir. Kahramanımız Sütçü Ramiz Makedonya bölgesinde Manastır şehrine yakın bir köyde evlilik çağındaki üç kızı ve karısıyla birlikte yaşan fakir bir Türk köylüsüdür. Ramiz ve ailesinin ekseninde gelişen olaylar fonda Balkanlardan çekilmekte olan cihan imparatorluğunun o yıllarına da bir ayna da tutmayı hedeflemektedir.

Polat Alemdar, kendisine verilen görevi başarıyla yerine getirip Türkiye'deki mafyanın tepesinde bulunan Kurtlar Konseyi'ni çökertmiş ve Türkiye'deki mafya yapılanmasının sonunu getirmiştir. Bu görevi layığıyla yerine getirdikten sonra Kamu Güvenliği Teşkilatı'nın (KGT) başına geçer ve devlet adına önemli operasyonlarda bulunmak için harekete geçer. Ancak yeni misyonu daha derin ve tehlikelidir.

II. Dünya Savaşı’nda Adolf Hitler toplama kamplarında Yahudilerden aldığı altınları eritip külçe haline getirtir, daha sonra savaşı kaybedeceğini anlayan Naziler altınları korumak için güvendikleri insanlara emanet ederler. Bunlardan biri de Türktür. Dizide altınların Türkiye’de olup olmadığı Kırımlı ailesinin etrafında işleniyor. Kayıp Nazi altınlarının peşine düşerek startını veren, Aras Dağlı'nın gizli örgütlerle olan mücadelesini merkezine alıyor.

Savcının Karısı, işinde başarılı zirveye yükselmekte olan bir savcıyla (Cihan Okan) ve deli dolu hayatını mutluluklarla yaşayan bir hostesin (Gamze Özçelik) aşklarını ve yalanlarını anlatan bir hikayedir.

İstanbul’un son yazlık sinemasını işleten Sultan, arkadaşları ; Eko, Sefer ve Bahtiyar ile insanların birbirleriyle ilişkilerinin hala zayıflamadığı mahallerinde, kendi dünyalarında yaşamaktadırlar. Ancak mahalledeki evleri yıkıp yerine bir site kompleksi kurmak isteyen bir şirketin mahallerine gelişiyle birlikte, Sultan ve arkadaşları da küçük dünyalarının sınırlarını zorlamak durumunda kalırlar. Sultan bir yandan sinemasının büyük inşaat şantiyesine döndüğünü görmemek için çabalarken diğer yandan da Bahtiyar’ın kız kardeşi Asiye’nin karşısında sağlam durabilmek için bir yol aramaktadır.