İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

12 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Esra Dermancıoğlu, (d. 7 Aralık 1968) Türk dizi ve sinema oyuncusudur. Zeynel Abidin Cümbüş'ün torunudur. Ana eğitimini Pierre Loti lisesinde tamamlayan Dermancıoğlu, daha sonra Franklin College İsviçre'de eğitimini sürdürmüştür. Dermancıoğlu, Şahika Tekand'ın eğitim verdiği Stüdyo Oyuncuları'nda oyunculuk eğitimi ve Derya Alabora'nın konservatuvarında ses dersleri almıştır. Ayrıca yurt dışında da çeşitli dersler almıştır. Oyunculuk kariyerine ise ilk olarak, bir arkadaşının doğum gününde Gülse Birsel'in teklifi ile başlayan Dermancıoğlu, Avrupa Yakası isimli Türk televizyon dizisinin 6. sezonunun 139. bölümünde konuk oyuncu olarak yer almıştır. 2010 yılında ise çekimleri yalnızca bir gün süren Moral Bozukluğu ve 31 isimli filmde rol almıştır. Ayrıca çeşitli televizyon dizilerinde konuk oyuncu olarak rol alan Dermancıoğlu, Fatmagül'ün Suçu Ne? isimli televizyon dizisinde Mukaddes rolü ile kameraların karşısına geçmiş ve tanınır olmuştur. Son olarak, Kadın İşi: Banka Soygunu isimli sinema filminde Dürdane rolünü canlandırmıştır. Eşinden oyuncu olmasını istemediği için boşanan Dermancıoğlu'nun bu evliliğinden bir kızı bulunmaktadır.

Sumru, yıllar önce doğurduğu ikizlerini geride bırakarak Kapadokya’nın en varlıklı insanlarından Samet Şansalan’la yeni bir hayat ve aile kurmuştur. Yıllar boyunca annelerinin kimliğinden habersiz büyüyen Nuh ve Melek ise en acı günlerinde bu gerçekle yüz yüze kalırlar. Yılların öfkesiyle birlikte yaşadıkları yerden ayrılıp her şeyi geride bırakarak Kapadokya’ya gelirler. Samet Şansalan’ın ilk evliliğinden olan büyük oğlu Cihan ailesini ziyarete gelir. Bunun kısa süreli bir ziyaret olacağını düşünse de kendisini, babasının ve halası Hikmet’in planlarının ortasında bulur. Hikmet’in kızı Sevilay’sa bu planda kendisine düşen rolden hiç hoşlanmamıştır. Cihan’ın Kapadokya’da kalma ihtimali onu kıskanan üvey kardeşi Esat dahil pek çok kişinin canını sıkar. Anneleriyle yüzleşmeye gelen Nuh ve Melek’in yolları beklenmedik bir şekilde Cihan ve Sevilay ile kesişir. Fakat ikizler asıl sürprizi anneleri Sumru ile yüzleştikleri an yaşayacaklardır.

Küçük bir çocukken kan davası nedeniyle babasını kaybedip İstanbul’a sürülen Halil İbrahim (Deniz Can Aktaş), 20 yıl sonra memleketi Karadeniz’e yakışıklı, güçlü bir delikanlı olarak geri döner. Burada sevdiği kız Yasemin (Biran Damla Yılmaz) ile evlenecek ve yeni hayatını kuracaktır. Fakat yaşananlar buna izin vermez. Bir intikam yolculuğuna çıkan Halil İbrahim’in hayatı Leto’lardan Zeynep’in (Miray Daner) çıkması ile tamamen değişecektir.

10 yıldır bir yalanın içinde yaşayan Elif, her şeye sıfırdan başlamak zorunda kalır. Genç kadının yeni yaşamındaki yolu zengin iş adamı Fırat ile kesiştiğinde ise her şey daha da karmaşık bir hal alır.

Genç yaşında iki çocuğuyla mücadele veren, tüm yoksunluğuna rağmen kendini çocuklarının mutluluğuna adayan, onlara hem anne hem de baba olan Asiye’nin hayatı, gözünden sakındığı kızı Nergis’in başına gelen felaketle tepetaklak olur. Bunun üzerine kızını korumak uğruna, çocuklarıyla beraber dönüşü olmayan bir yolculuğa sürüklenen Asiye’nin yolu, kendilerine yardım eden hiç tanımadığı bir yabancı olan Mahir ile kesişir. İnsani duygularla onlara yardımcı olan ve arabasına alan Mahir, verdiği bu kararla hem kendisinin hem de Asiye ve çocuklarının kaderini değiştireceğinden henüz habersizdir. Mahir sayesinde Demirhan Konağına sığınan Asiye için bu bir kurtuluş değil, yepyeni bir savaşın başlangıcıdır.

Dizide aşkı için öldürmeyi göze almış Yılmaz ile sevgilisi yaşasın diye kendini istemediği bir adamla yaptığı evliliğe hapseden Züleyha'nın hikayesi anlatılıyor. Ama bu hikayede sadece ayrı düşen iki sevgili yok! Ailesinin görkemli geçmişini ve biricik oğlunu korumak için kanatlarını açmış bir Hünkâr'ın savaşı da var; aşık olduğu kadını tutsak etmeyi göze alan Demir de! Ve elbette sınırsız aşkların coğrafyasında, geçmişten bugüne uzanan hesaplaşmalar, paylaşılamayan topraklar da! Aşkın sınırsız, kavganın ölümüne, umudun inadına yaşandığı Çukurova'da ihtiras ve zorbalık sınavlarından geçen bir aşkın hikayesi.

Birbirlerinin hayatından çalan iki kadının hak ve güç savaşı... Bu savaşın ortasında kalan iki gencin aşkları için verdikleri mücadele… Bir ölümün ardındaki büyük sır... Birlikte büyüdüğü Tuna’nın oyununa gelen Melek, işlemediği bir kabahat yüzünden babası tarafından evden kovulmuş ve mirastan mahrum edilmiştir. Yıllar sonra babasının cenaze törenine katılmak için döndüğünde iki yetişkin çocuğu olan dul bir kadındır. Babasının vasiyeti, iki çocuğuyla borç harç içinde hayat mücadelesi veren Melek için ne kadar şaşırtıcı ise, Tuna için o kadar büyük sürpriz olur. Babasının affettiği Melek de artık, mirasta hak sahibidir. Kocasına saplantılı bir şekilde aşık olan Tuna, hem Demir’i, hem sahip olduğu serveti kaybetme endişesi yaşarken, en çok Melek’in babasının ölümünün ardındaki sırrı öğrenmesinden korkmaktadır. Geçmişteki acı ve pişmanlıklarıyla kavrulan iki kadının kıyasıya mücadelesi, çocukları Verda ve Efe’nin aşklarına en büyük engeldir.

Babasının ani ölümüyle tahta çıkan Sultan Ahmed kendini başka bir dünyada bulur; savaşlar, entrikalar, devlet yönetimi... Ama bir gün bir tablo görmesiyle hayatına bir kadın girer: Kösem Sultan. İlk başlarda tahtın ağırlığında ezilse de yavaş yavaş işlerin farkına varacaktır. Kösem Sultan ise saraya gelmesiyle birlikte artık kendisine bekleyen hayatın ilk adımını atacaktır. O da işlerin farkına vardıktan sonra kendini saray entrikalarında ve taht kavgalarında bulacaktır. Eşinin ani ölümünden sonra zorlu bir hayat onu beklemektedir. İki çocuğunun ve torununun saltanatlarını görecek, Osmanlı İmparatorluğu'nun en kudretli valide sultanı olacak, deyim yerindeyse devleti o idare edecektir. Ne yazık ki en sonunda da kendisi saray entrikalarına kurban gidecektir.

30'lu yaşlarının başında olan Serçe, İstanbul'da, iki oğlu ve kız kardeşiyle birlikte sakin bir hayat yaşamaktadır. Eşi Ramazan'ı trafik kazasında kaybettikten sonra çıkan taliplerin hiçbirini kabul etmeyip kendisini çocuklarına ve kız kardeşine adamıştır. Ancak bir gün hiç beklenmedik bir şey olur; Serçe tüm evlilik hayatı boyunca büyük bir yalanla yaşadığını öğrenir.

İzzet Ünver Yatılı Anadolu Lisesi’nin 100. Yıl kutlamasında ortaya çıkan bir gerçek, okulun eski sekiz öğrencisini yeniden aynı sıralarda bir araya getirecektir. Zira bu sekiz öğrencinin aileleri çocukları sınıfı geçsin diye para vermişlerdir. Bir anda tüm medyaya yayılan bu haber, büyük bir karışıklığa neden olur ve devlet kararını verir. Bu öğrenciler son sınıfı yeniden okuyacak!

İstanbul'da bir dolandırıcılık çetesinin lideri olan Kandemir, yanında yetiştirdiği ekibiyle kendine özgü tarzı ve ilkeleri olan soygunlar yapmaktadır. Ekibin temel felsefesi; “adaletli çalmak”tır. İhtiyacı olmayandan, ihtiyaçları kadarını, ihtiyaçtan çalarlar. Ferdi, Karlos, Yaren ve Bahadır'dan oluşan bu tayfayı birbirine bağlayan en temel şey dostluktur. Ancak Kandemir’in eski ve değerli dostu olan Ali Rıza Kaptan'ın kendisi yüzünden tuzağa düşürülüp ceza evine girdiğini öğrenmesi her şeyi değiştirir.

Türkiye'nin seksenli yıllardaki hayatı, doksanlara geldikten sonra yerini mahallelerden büyük şehirlere, küçük esnaftan büyük süper marketlere, yeni cep telefonları, bilgisayar oyunları hayatımıza girmiştir. Doksanlar dizisi, Türkiye'nin bu değişimini gösterecektir.

Fatmagül, ağabeyi Rahmi ve yengesi Mukaddes ile bir sahil kabasında sıradan ve sakin bir hayat sürdürmektedir. Bir yandan da nişanlısı Mustafa ile evlilik hazırlıkları yapmaktadır. Fakat sahil beldesinin ileri gelen ailelerinden Yaşarangillerin verdiği davet hayatını zindana çeviren bir dönüm noktası olur.