İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

6 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Ankara doğumlu, tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu olan Evrim Solmaz, kariyerine 1990 yılında Ankara Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nde başladı. Dört yıllık eğitiminin ardından 1994 yılında İstanbul’a yerleşen oyuncu, burada Beşiktaş Kültür Merkezi’nde "Otogargara" adlı Yılmaz Erdoğan'ın yazdığı müzikli oyunla profesyonelliğe adım attı. Kadir Has Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Oyunculuk odaklı yüksek lisans yaptı. Enver Aysever’in yönettiği “Bir İstanbul Masalı Müzikali” adlı oyunda başrol ve Attila Birkiye’nin yönettiği “Gümüşsuyu Papatyalar" adlı tek kişilik oyunda rol aldı. Son olarak 2009 yılında "Kumsal" oyununun başrolünde yer alan Solmaz; bunların yanı sıra Jazz Cafe gibi oluşumlarda oyunlar sergilemiş, caz şarkıcılığı denemiştir. Kamera karşısına ise ilk kez 1995 yılında geçmiş ve “Bedel”, “Zerda”, “Kayıt Dışı”, “Hanımın Çiftliği”, “Umutsuz Ev Kadınları”, “Diriliş Ertuğrul” gibi dizi; “Karaoğlan”, “Hababam Sınıfı Askerde”, “Beyza’nın Kadınları”, “Maskeli Beşler” gibi sinema filmlerinde rol almıştır. 2006-2013 yılları arasında Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro Bölümü’nde Öğretim Görevlisi olup, Ankara-Bursa-İzmir-Marmaris ve İstanbul’daki okullarda "Sahne Tatbikatı" dersleri vermiştir. 2000 yılından beri savaş sanatları ile ilgilenen sanatçı 4 yıl kick-boks yapmış, 2004’ten beri ise Ebmas okullarında Wing Tzun, Kung Fu ve Escrima dallarında "eğitmenlik eğitimi" almıştır. Solmaz’ın ayrıca dans, folklör, mankenlik, binicilik dallarında da eğitimi bulunmaktadır. Aynı zamanda ÇASOD (Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği) üyesi olan Evrim Solmaz, 2013 yılında Arda Şener ile dünya evine girmiştir. 2014 yılında anne olan sanatçının bir oğlu vardır. Son olarak Atv'de yayınlanan "Zengin ve Yoksul" dizisinde Meral karakterine hayat vermiştir.

İstanbul'da aynı semtte, iki farklı ev iki farklı dünya... Yokuşun dibinde geçim derdiyle boğuşan Berringiller, ve kendilerine tepeden bakan zengin akrabaları Erdemliler… Ve Berrin köprüyü geçene kadar ayıya dayı demek için küçüldükçe küçülürken… Nihal bu bitimsiz köprüyü bir hamlede atlamak isterken… Köprüden geçmek dahi istemeyen bir Veli… Ve köprüleri yıkıp atmak isteyen Aysel… Aysel artık zengin akrabalarının sadakalarını almak istemiyor, zengin kuzeni Aleyna'nın eskilerini giymek istemiyor, teyzesi, annesini villadan ağlatıp ağlatıp göndersin istemiyor… Parlamak için bir kıvılcıma bakıyor Aysel. Büyük aşkını, Karan'ı bu yürek yangınının ortasında buluyor. Karan bir sevdiğini toprağa verdi şimdi de düşmanının mezarını kazıyor. İki genç, intikam için bir aşk komplosu kuruyorlar. Hikayenin belki de en günahsızı, Aleyna Erdemli için. Aysel akrabalık bağlarının sıcaklığıyla öfkenin soğukluğu arasında çırpınırken… Karan da iki aşk arasında kalıyor. Herkesin yenileceği bir savaşta aşk mutlu sona ulaşır mı?

“O; Güneşi bayrak, göğü çadır eyleyip kısraklarını uçsuz bucaksız ovalara sürdü. Yağız yeri titretip, mavi göğü deldi. Pusatlarını yar eyleyip, ordularını gür kıldı. Daha çok denize, daha çok toprağa ilahi muştuyu taşıdı. Dünyanın iki hükümdara dar geldiğine inandı. Ve dünyayı bir hükümdara yar kıldı. Süleyman Şah oğlu Ertuğrul ümitlerin tükendiği bir çağda dirilişin adı oldu. ”Diriliş “Ertuğrul” , dünyanın kaderini belirleyen adamın hikayesi.

Gül Çıkmazı Sokağı'nda yaşayan Handan bir sabah intihar eder. Yakın arkadaşları intiharın ardındaki sır perdesini açığa çıkarmaya çalışırken kendi hayatları karmaşık bir hal alır. Titizlik, düzen takıntısı olan yemek konusunda becerileri olan dört dörtlük eş ve anne Nermin, kocasının ani boşanma isteği ile yıkılır, 4 çocuğu ile yapayalnız baş etmeye çalışan Elif kendisine yardım edecek birisini arar ama bulamaz. Eski güzellik kraliçesi yeni ev kadını Zeliş'in aklı mahallenin genç üniversitelisi Levent'in ilgisi ile karışır. Eşinin genç bir kız uğruna terk ettiği Yasemin, sokağa yeni taşınan Sinan ile tanışır. Bunu duyan eski kocası Kenan deliye döner. Yasemin, Sinan için mahallenin şen dulu Emel ile didişmek zorunda kalır.

Adana'nın güçlü ve zengin toprak ağası Muzaffer Bey’in çırçır fabrikasında işçi olarak çalışan Güllü, aynı fabrikada makinecilik yapan Kemal’i sevmektedir. Güllü’nün babası Cemşir, onu da diğer kızları gibi paralı birine vermek istemektedir. Muzaffer Bey’in yeğeni Zaloğlu lakaplı Ramazan, Güllü’yü uzun zamandan beri istemektedir. Cemşir, Güllü’yü Zaloğlu’na vermeyi kafasına koyar. Cemşir’in planlarından habersiz olan Güllü ve Kemal ise, birkaç ay sonra evlenmeyi düşünmektedir. Ancak altı aylık bir Avrupa seyahatinden dönen Muzaffer Bey, Güllü’yü tesadüfen fabrikasında görünce, Güllü’nün kaderi hiç kimsenin tahmin edemeyeceği biçimde değişecektir.

Ayten eşini kaybettikten sonra maddi sıkıntı çeken, iki çocuk sahibi bir annedir. Çocuklarının hem koruyucusu ve kollayıcısı, hem de artık onuruyla geçindiren kişidir. Kızı Laçin ise ailesinin yaşadıklarından sonra gücün maddiyattan geçtiğine inanmaya başlar. Laçin için yeterince para kazandıktan sonra etik değerler önemini kaybeder. Ayten, kızı Laçin'e bir noktadan sonra söz geçiremeyecektir.

Bulut (Serdar Özer), yıllar sonra yaşadığı doğu kasabasına genç ve idealist bir savcı olarak döner ve çocukluk aşkı Beyaz'ı (Vildan Atasever) törenin kurbanı olmak üzereyken bulur. Beyaz annesiyle birlikte hizmetçi olduğu konağın sahibi Tahir ağa (Tamer Levent) tarafından tecavüze uğramıştır. Ama bunu asla dile getirip haklarını savunamaz, çünkü annesi ve olayla uzaktan yakından ilgisi olmayan bir sürü masum insan öldürülecektir. Susmanın bedeli ya tecavüzlerin sürmesi ya da ölümdür. O ölümü seçer ama, annesi tarafından kurtarılır. Suskunluk ağanın oğluyla evlendirilmesine karar verildiğinde de sürer. Çünkü Tahir ağa Beyaz'a aşık olan oğlu Cemal'e (Gökhan Atalay) söz geçiremez. Cemal, ilk gece kendisini hayal kırıklığına uğratan Beyaz'ı kötü bir kadere sürükler.