İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

19 filminden 1'i İzlenir çıktı, 3 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Ewan Gordon McGregor, 31 Mart 1971 tarihinde Perth, İskoçya'da dünyaya gelmiştir. Öğretmen bir anne ve babanın oğlu olarak Crieff kasabasında büyüyen McGregor'ın oyunculuğa yönelmesindeki en büyük ilham kaynaklarından biri, orijinal "Star Wars" üçlemesinde Wedge Antilles'i canlandıran aktör dayısı Denis Lawson oldu. Londra'daki Guildhall Müzik ve Drama Okulu'nda eğitim alan McGregor, mezuniyetine kısa bir süre kala Dennis Potter'ın "Lipstick on Your Collar" (1993) dizisinde başrolü kaparak profesyonel kariyerine hızlı bir giriş yaptı. McGregor'ın kariyerindeki ilk büyük çıkış, yönetmen Danny Boyle ile kurduğu başarılı işbirliği sayesinde geldi. "Mezarını Derin Kaz" (Shallow Grave) (1994) filmiyle dikkatleri üzerine çeken aktör, asıl küresel şöhretini yine Boyle'un yönettiği ve Irvine Welsh'in romanından uyarlanan kült film "Trainspotting"de (1996) canlandırdığı eroin bağımlısı Mark Renton karakteriyle kazandı. Bu rol, onu dönemin en heyecan verici İngiliz aktörlerinden biri olarak konumlandırdı. Bağımsız sinemadaki başarısının ardından McGregor, sinema tarihinin en büyük serilerinden birine adım attı. George Lucas'ın "Star Wars" öncül üçlemesinde ("The Phantom Menace" 1999, "Attack of the Clones" 2002, "Revenge of the Sith" 2005) efsanevi Jedi ustası Obi-Wan Kenobi'nin gençliğini canlandırdı. Sir Alec Guinness'in mirasını başarıyla devralan aktör, bu rolle dünya çapında bir ikon haline geldi. Aynı dönemde Baz Luhrmann'ın müzikali "Kırmızı Değirmen"de (Moulin Rouge!) (2001) Nicole Kidman ile başrolü paylaşarak şarkı söyleme yeteneğini sergiledi ve Altın Küre adaylığı kazandı. Çok yönlü bir oyuncu olarak tanınan McGregor, Tim Burton'ın "Büyük Balık" (Big Fish) (2003), aksiyon filmi "Ada" (The Island) (2005), Woody Allen'ın "Cassandra'nın Rüyası" (2007) ve felaket filmi "Kıyamet Günü" (The Impossible) (2012) gibi çok farklı türlerdeki yapımlarda yer aldı. 2017 yılında "Trainspotting 2" ile ikonik rolüne geri döndü. Televizyon dünyasında da büyük başarılar elde eden aktör, "Fargo" dizisinin üçüncü sezonunda (2017) canlandırdığı ikiz kardeşler rolüyle Altın Küre Ödülü kazanırken, moda tasarımcısı Roy Halston'ı canlandırdığı Netflix dizisi "Halston" (2021) ile Emmy Ödülü'ne layık görüldü. Star Wars evrenine 2022 yapımı Disney+ dizisi "Obi-Wan Kenobi" ile geri dönen ve aynı zamanda yapımcılığını üstlenen McGregor, son olarak "A Gentleman in Moscow" (2024) dizisinde Kont Alexander Rostov karakterine hayat vermiştir. Oyunculuğunun yanı sıra büyük bir motosiklet tutkunu olan McGregor, arkadaşı Charley Boorman ile birlikte dünyayı motosikletle dolaştıkları "Long Way Round", "Long Way Down" ve "Long Way Up" adlı belgesel serileriyle de tanınmaktadır.

Mussolini'nin İtalya'sında, faşizmin yükselişi sırasında geçen filmde, babasının beklentilerini karşılamaya çalışan kukla çocuk Pinokyo’nun aşk ve itaatsizlik hikayesi anlatılıyor. Gerçek bir çocuk olmayı hayal eden tahta kukla hakkındaki ünlü Carlo Collodi masalının karanlık, çarpık bir yeniden anlatımı.

1922'de Kont Rostov kendini Moskova'da ve tarihin yanlış tarafında sıkışmış bulur. Komünist Parti yaşamasına izin verir ancak ölene kadar Metropole Oteli'nden dışarı adım atmasına asla izin verilmez.

Gizemli bir kozmik olay Oak Caddesi’ni sıradan banliyö yaşamından koparıp tamamen bilinmeyen bir yere taşıdıktan sonra, Platt ailesi hayatta kalabilmelerinin tek yolunun birbirlerine sıkı sıkıya bağlı kalmak olduğunu keşfeder. Artık tanınmaz hale gelen çevrelerinde yollarını bulmaya çalışırken, aile bağları onların en büyük gücü ve tek sığınağı olacaktır.

Mussolini'nin İtalya'sında, faşizmin yükselişi sırasında geçen filmde, babasının beklentilerini karşılamaya çalışan kukla çocuk Pinokyo’nun aşk ve itaatsizlik hikayesi anlatılıyor. Gerçek bir çocuk olmayı hayal eden tahta kukla hakkındaki ünlü Carlo Collodi masalının karanlık, çarpık bir yeniden anlatımı.

Bu özel bölüm, Obi-Wan Kenobi ve Anakin Skywalker'ın ekrana dönüşünün yanı sıra Ewan McGregor ve Hayden Christensen'ın klasik rollerine dönüşlerini de inceliyor. Yönetmen Deborah Chow, hem sevilen Star Wars karakterlerinin yeniden canlandırılmasına hem de yeni kahramanların ve kötü adamların yaratılmasına liderlik ederken, aynı zamanda klasik filmleri dramatik bir şekilde birbirine bağlayan destansı bir hikaye yaratan oyuncu kadrosuna ve ekibe yön gösteriyor.

Bir polis, bir sarışın, bir psikopat ve bir mafya prensesi hakkındaki şu hikayeyi duymuş muydunuz? Yırtıcı Kuşlar (Ve Muhteşem Harley Quinn), bizzat Harley'in anlattığı ve yalnızca onun anlatabileceği çarpık bir öyküdür. Gotham’ın en şeytani kötülerinden biri olan Roman Sionis ve onun sadist sağ kolu Zsasz, Cass adında genç bir kızı hedef alır. Cass'ı ararken şehrin karanlık bölgelerinin altını üstüne getirirler. Harley, Huntress, Canary ve Renee Montoya’nın yolları kesişir ve bu alışılmadık dörtlü Roman'ı ortadan kaldırmak için bir takım oluşturmaktan başka seçenek bulamazlar.

Overlook’ta yaşadığı travmayı bir türlü üzerinden atlatamayan Dan, uzun süre huzur bulabilmek için mücadele etmiştir. Dan, o güne dek tanık olmadığı güçte “parıltı” olarak tabir ettiği yeteneğe sahip olan Abra ile tanıştığında geçmişiyle barışır. Abra’nın hayatta kalabilmesi için daha önce hiç olmadığı kadar güçlü bir şekilde korkularıyla yüzleşerek ölüm ve yaşam arasında büyük bir mücadele içine girmesi gerekmektedir.

Christopher Robin artık bir yetişkindir. Çok çalıştığı, az para kazandığı ve geleceğini göremediği bir işe hapsolmuştur. Kendi ailesini kurmuştur ancak işi hayatına dönüştüğü için karısına ve kızına çok az vakit ayırabilmektedir. Christopher, saf ve bal delisi oyuncak ayısı ve arkadaşlarıyla geçirdiği çocukluğunu unutmuştur. Ancak, Christopher yıllardır sarılmaktan ve oyunlardan hırpalanmış olan Winnie the Pooh ile yeniden bir araya geldiğinde, arkadaşlıkları tekrar yeşerir. Bu Christopher'a çocuksu merakına ait günlerin onun gençliğini belirlediğini ve hiçbir şey yapmazken aslında ne kadar önemli bir şey yaptığını hatırlatır.

1996 yılında vizyona girdikten sonra olay yaratan Trainspotting'in devam filmi olarak çekilen filmde, 20 yıl sonra Mark Renton'ın İskoçya'ya dönmesi ve eski arkadaşları olan Sick Boy, Spud ve Begbie'yle yeniden kavuşması anlatılıyor.

Öğretmen Perry Makepeace ve sevgilisi Gail Perkins Fas’ta tatilde bulundukları sırada Dima adlı bir Rus’la tanışırlar. İlk bakışta dost canlısı bir zengin gibi görünen adamın başka niyetleri olduğu kısa zamanda anlaşılır, Dima Rus mafyasının bir üyesidir ve patronu tarafından ölümüne karar verilmiştir. Kendisi ve ailesini kurtarabilmek için tek umudu, mafyanın Londra’daki bütün kara para aklama faaliyetlerini İngiliz MI6 servisine sızdırarark İngiltere’den korunma ve sığınma talep etmektir.

Sanat simsarı Charles Mortdecai iflasın eşiğindedir, ancak tam bu anda ayağına güzel bir fırsat gelir. Ülkesi ve kraliçesi adına, değeri telaffuz edilemeyen bir tablo çalınmıştır, ve yetkililer bu tabloyu onun bulmasını isterler. Tuhaf koruması, gizemli karısı, çapkın ve alaycı kişiliğyle Charles Mortdecai bu iş için biçilmiş kaftandır.

Güzel prenses Isabella korkunç Devler tarafından kaçırılınca Kral McShane, en iyi şövalyelerine kızını geri getirme emri verir. Genç bir çiftlik işçisi olan Jack ise bu ekibe katılmaya gönüllü olur. Devler ile insanların dünyası arasında sihirli fasulye sırığı ile yeniden bir geçit oluşmuştur ve insan kanına aç devler için bu bulunmaz bir nimettir. Zamanında kaybettikleri bu toprakları yeniden kazanmak isteyen devlerin vahşetini durdurmak içinsei Jack elinden gelen her şeyi yapmak zorundadır. Artık insanlığın geleceğinin kurtuluşu, tüm korkularına rağmen cesur bir savaşçı olmak zorunda olan Jack'in omuzlarındadır. 'Olağan Şüpheliler', 'X-Men' ve Valkyrie gibi filmlere imza atan Bryan Singer tarafından yönetilen filmin başrollerinde Ewan McGregor, Nicholas Hoult ve Stanley Tucci yer alıyor...

Çok eski, gizli bir kardeşlik örgütü. Dünyayı yok edecek ölümcül yeni bir silah, akıl almaz bir hedef. Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon, Galileo zamanından beri Katolik Kilisesi'nin bağnaz inançlarını lanetleyerek bilimin yararlarını yücelten gizli örgüt İlluminati'nin, hala faaliyette olup cinayetler işlediğini öğrenince şok geçirir. Parlak bir fizikçi olan Leonarda Vetra, cinayete kurban gitmiştir. Tek gözü oyulmuş ve göğsü örgütün sembolüyle dağlanmıştır. Bilim adamının son buluşu güçlü ve çok tehlikeli enerji kaynağı karşımadde çalınmış ve yeni Papa seçiminin gerçekleşeceği gün Vatikan Şehri'nin altına saklanmıştır. Langdon, Vetra'nın meslektaşı ve aynı zamanda kızı olan Vittoria ile medeniyeti yok olmaktan kurtarmak amacıyla Roma sokaklarında, kiliselerde ve katakomplarda soluk soluğa koşuşturarak 400 yıllık izi sürerek İlluminati'nin izini bulmaya çalışırlar.

Rodney, küçük şehirde yaşayan bir robottur ve en büyük hayali olan keşif yapmak isteği ile büyük şehre gitmeye karar verir. Niyeti ise büyük şehir meşhur bir robot ile tanışarak onun vasıtası ile kendisini geliştirmektir. Ancak aşk kapıda onu beklemektedir. İlk başına gelen şey aşık olmak olur. Güzel bir robota gönlünü kaptırır ve ardından da yaşlı bir başka robot ile birlikte kötücül olana karşı bir savaş başlatırlar.

Yıldız Savaşları: Bölüm III - Sith'in İntikamı'nda Klon Savaşları'nın başlangıcından yıllar sonra soylu Jedi Şövalyeleri, Ayrılıkçılara karşı verilen galaksiler arası savaşta, büyük bir klon ordusunu yönetmektedir. Karanlık Sith'lerin bin yıllık galaksiye hükmetme komplosu açığa çıkarken Cumhuriyet düşer ve küllerinden Galaktik İmparatorluk doğar. Jedi savaşçısı Anakin Skywalker'ı gücün karanlık tarafı aldatır ve böylece İmparator'un yeni öğrencisi olur: Darth Vader. Çoğu Jedi katledilirken Obi-Wan Kenobi ve Usta Yoda, saklanmak zorunda kalır.

Kitabı en çok satanlar listesine giren feminist yazar Barbara Novak (Zellweger), çarpıcı playboy Catcher Block'un (McGregor) hedefi haline gelir, bu parıldayan, aşık olacak ikili sizi dünyadan aya götürüp getirecek kadar çok kıvılcım saçıyorlar. Diğer bir deyişle, balıkların en büyüğü, sonunda dengini buluyor!

Yıldız Savaşları: Bölüm II - Klonlar'ın Saldırısı'nda Naboo'nun işgalinden on yıl sonra galaksi, bir iç savaşın eşiğindedir. Binlerce güneş sistemi, eski bir Jedi olan Kont Dooku'nun önderliğinde, Galaksi Cumhuriyeti'nden ayrılma tehditleri savurur. Naboo'nun eski kraliçesi Senatör Padmé Amidala'ya yapılan suikast girişiminin ardından, 20 yaşındaki Jedi öğrencisi Anakin Skywalker onu korumakla görevlendirilir. Koruma görevi sırasında genç Jedi Anakin, Padmé'ye olan aşkının yanı sıra İçindeki karanlık tarafı da keşfeder. Bir süre sonra Anakin, Padmé ve Obi-Wan Kenobi, kendilerini Ayrılıkçı Hareket'in ve Klon Savaşları'nın başlangıcının tam ortasında bulur.

1993'te birleşmiş milletlerin Somali'ye yiyecek yardımı yapmasının ardından gelen yardımları adamları tarafından toplatan Mohamed Farrah Aidid, on binlerce insanın ölmesine yol açmıştır.Bu olaya bir son vermek için özel eğitimli bir ekibin, Aidid'in iki önemli adamını şehir merkezindeki bir binada yakalamasına karar verilir. Plana göre şehre helikopterle gidilecektir binada 2 adam yakalanılarak sıcak çatışma olmadan geri dönülecetir.

Gerçeğin, güzelliğin, özgürlüğün ve aşkın kutlamasının yapıldığı 1900'lü yılların göz alıcı, parlak fakat kötü şöhretli gece kulübünün adıdır Moulin Rouge... Satine, bu gece kulübünün parıldayan elması, en güzel yıldızı ve şehrin en tanınmış fahişesidir. Ama gece kulübünü finanse edecek zengin bir adamın takıntısı olmakla, gerçekten aşık olduğu beş parasız bir şair arasında seçim yapmak zorunda kalacaktır.

Yıldız Savaşları: Bölüm I - Gizli Tehlike'de Anakin Skywalker'ın yolculuğundaki ilk önemli adımlarına eşlik edin. Kraliçe Amidala'yı Naboo gezegeninin işgalinden kurtardıktan sonra çöl gezegen Tatooine'e iniş yapan Jedi Ustası Qui-Gon Jinn ve öğrencisi Jedi Obi-Wan Kenobi, güç yönünden olağanüstü yeteneğe sahip 9 yaşındaki genç köle Anakin Skywalker'ı keşfeder. Anakin, heyecanlı bir mücadelenin ardından Pod Yarışı'nı kazanır ve ödül olarak özgürlüğünü alarak Jedi eğitimi almak için evini terk eder. Kahramanlarımız Naboo gezegenine dönerler. Anakin ve Kraliçe büyük işgal kuvvetleriyle uğraşırken iki Jedi, Darth Maul adlı ölümcül düşmanla mücadele eder. Daha sonra anlaşılacaktır ki bu işgal tekrar ortaya çıkan ve Sith olarak bilinen karanlık güçlerin uğursuz planının yalnızca ilk adımıdır.

Kült klasiği filmde Ewan McGregor, eroini ve ‘kötü arkadaş’ları ardında bırakmak isteyen Mark Renton’u oynuyor. Renton, zor da olsa (akıllardan silinmeyecek bir sahne sonunda) temizlenir ve Londra’ya gider. Ama geçmişten kurtulmak o kadar kolay değildir, hele eski arkadaşları kapısında bitiverirse!

1922'de Kont Rostov kendini Moskova'da ve tarihin yanlış tarafında sıkışmış bulur. Komünist Parti yaşamasına izin verir ancak ölene kadar Metropole Oteli'nden dışarı adım atmasına asla izin verilmez.

Star Wars: Revenge of the Sith'te yaşananlardan on yıl sonrasını konu ediyor. Dizi Jedi ustası Obi-Wan Kenobi’nin en yakın dostu ve öğrencisi Skywalker’ı karanlık tarafa vermesinden sonra yaşadıklarına odaklanıyor.

İsmiyle bir imparatorluk kurdu. Tarzıyla bir döneme yön verdi. Hızla şöhret olan Amerikalı moda tasarımcısı Halston'ın hayatı aynı hızla kontrolden çıkmaya başladı.