İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

8 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Babasının işi dolayısı ile ilkokula Malazgirt'te Alparslan İlkokulu'nda başladı. Babasının 1972'de otuz yedi yaşında ani ölümü ile memleketi Sarayköy'e döndü. İlk okulu Sarayköy Gazi İlk Okulu'nda bitirdi. Sarayköy Lisesi'nden mezun oldu ve 1979'da Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Kürsüsü'ne girdi. Metin And, Sevda Şener, Turgut Özakman, Ergin Orbey, Ayşegül Yüksel, Yücel Erten, Sevinç Sokullu, Nurhan Karadağ, Tahsin Konur ve Leyla Tecer hocası oldu. Ankara Sanat Evi'nin kurulduğu sene "Masal var masalcık var" oyunu ile profesyonel olarak tiyatro sahnesine adım attı. Aynı sene Asuman Korad'ın yönettiği radyo tiyatrosunda mikrofon ile tanıştı. 1984'te mezun olup 1985'te askere gitti, askerlik dönüşü evlendi. 1989'da şu anda H.Ü. Grafik Bölümü'nde okuyan kızı Ceren doğdu. 1987'de Işın Feyman tavsiyesi ile dublaja başladı. Altı ay kadar dublaj yaptıktan sonra bir vesile ile çizgi film ile tanıştı. Dublajı bırakıp beş sene çizgi film yaptı. 1991'de çizgi film defterini kapatıp tekrar tiyatro, dublaj ve dizi oyunculuğuna döndü. O seneden beri oyunculuk ve dublaj yapmaktadır. 1999'da boşandı ve İstanbul'a geldi.

In Adana, the feud between the Bereketoğulları and Karahanlıs families reignites. As Ömer Bereketoğul (Engin Akyürek) struggles to protect his family and land, newly appointed prosecutor Nevin (Gülsim Ali) arrives, seeking justice for her fiancé’s death. Their collision sparks a dangerous bond, where duty and desire clash and love becomes the most unpredictable weapon of all.

Ferhat ile Şirin, Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun ve bu hikayelerden çok önce, Havva ile Adem. Bizim hikayemiz de onlarla başlamaktadır. Geleceğin Âdem’i, şimdilerin İrlandalı Adam’ı ile Türk kızı Havva’nın imkanlı kılmaya çalıştıkları aşk hikayesiyle…

Çanakkale'de kara savaşlarının başladığı ilk gün olan 25 Nisan sabahı, Binbaşı Mahmut Sabri komutasındaki 1050 kişilik Mehmetçik kendisinden katbekat üstün düşman birliklerine karşı 32 saat hiçbir yardım ve destek almadan direndi Seddülbahir’de. Ve düşmanın ilerlemesini durdurdu. İşte “Seddülbahir 32 saat” bu kahramanların hikayesini anlatıyor.

Hikâyenin odağında Anadolu vilayetinden Tarlabaşı, İstanbul'a yeni taşınan Trabzonlu Toptaş ailesinin yeni yaşam yerlerinde yaşadıkları maceralar konu edinilmiştir. Toptaşlar birbirine bağlı ve güçlü, tipik bir Karadeniz ailesidir. Ailenin İstanbul'a taşınmasının ardından ilk kaybı Meryem'in (Nazan Kesal) eşini, çocukların ise babalarını kaybetmeleri olur. Meryem kayınpederi ve çocuklarıyla dul kalır ve aile, art arda yaşadıkları beklenmedik olaylar Toptaş ailesini yavaş yavaş zorunlu göçe doğru ilerler. Yeni bir yaşam umuduyla apar topar İstanbul'a gelen aile bu şehrin getireceği zorluklara dayanmaya çalışırlar. İstanbul'a geldiklerinde seks işçiliği yapan bir kadın olan Aysel (Gökçe Bahadır) ve onun transseksüel arkadaşı Duygu (Ayta Sözeri) ile komşu olurlar.

Aynı gün, aynı hastanede dünyaya gelen iki bebek, yatak sayısının azlığından dolayı yan yana yatırılırlar. Ailelerinin "doğar doğmaz birbirlerini buldular" sözü üzerine beşik kertmesi yapılan bebekler, isimlerini de efsane aşıklar Leylâ ile Mecnun'dan alırlar. Aradan 25 yıl geçer. Bir sabah ailesi Mecnun'a durumu anlatır ve Leyla'yı istemeye giderler. Mecnun başta bu durumdan rahatsızlık duysa da Leyla'yı görür görmez aşık olur. Onu etkilemek için ne yapacağını bilemeyen Mecnun, bir gece rüyasında ak sakallı dedeyi görür. Ak sakallı dedenin rüyalarından çıkıp Mecnun ile beraber yaşamaya başlamasıyla da işler karışır.

Polat Alemdar, kendisine verilen görevi başarıyla yerine getirip Türkiye'deki mafyanın tepesinde bulunan Kurtlar Konseyi'ni çökertmiş ve Türkiye'deki mafya yapılanmasının sonunu getirmiştir. Bu görevi layığıyla yerine getirdikten sonra Kamu Güvenliği Teşkilatı'nın (KGT) başına geçer ve devlet adına önemli operasyonlarda bulunmak için harekete geçer. Ancak yeni misyonu daha derin ve tehlikelidir.

Sokaklardan başlayıp belli bir hiyerarşik bütünlük içinde kademe kademe yükselen ve en tepede son derece etkili bir "konseye" dönüşerek ülkeyi avcuna almayı amaçlayan çok güçlü bir mafya örgütü ile o örgütle mücadeleye soyunanların serüvenleri anlatılır. Bu hem toplumsal hem de bireysel yansımaları olan bir serüvendir.

Baraj yapımı nedeniyle sular altında kalacak olan bir Anadolu kasabasının feodal insanlarının dramını anlatır. Gelenek ve göreneklerine sıkı sıkıya bağlı bu insanlar için ata toprağını terk etmek ve başka diyarlara göçmek ölümden de beterdir. Bu ailelerden biri filmin kahramanlarını oluşturur. Ailenin büyük oğlu Haydar bu bunalımlı ortamda, kasabada iffetsiz bir kadın olarak nam salmış olan Gülizar'ın kızı Zeynep ile evlenir. Aile Haydar'ı evlatlıktan reddeder. Haydar bütün kasaba erkeklerinin hedefi haline gelir. Kasabanın bıçkınları Gülizar ve Zeynep'i bir gece kaçırırlar. Haydar kaçıranları bulur ve onları ateş yağmuruna tutar. Genç yaşta elini kana bulayan Haydar ile Zeynep dağ köylerine kaçarlar. Dağda kaçak Murat ile tanışırlar. Artık tek hedefleri vardır: Denize inip karşılara kaçmak ve kurtulmak.