İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

10 dizisinden 4'ü İzlenir çıktı
13 Şubat 1988 tarihinde Ankara'da doğdu. Ankara'nın Gazi Mahallesinde yaşayan Yugoslavya göçmeni Boşnak asıllı, üç çocuklu bir ailenin en küçüğüdür. Annesi ev hanımıdır. Babası 2002 yılında öldü. İlkokul ve liseyi kendi mahallesinde okudu. Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Ana Sanat Dalı Oyunculuk Bölümünü okudu. Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi dizisinde Harun karakterini canlandırmıştır.

Aynı gün, aynı hastanede dünyaya gelen iki bebek, yatak sayısının azlığından dolayı yan yana yatırılırlar. Ailelerinin "doğar doğmaz birbirlerini buldular" sözü üzerine beşik kertmesi yapılan bebekler, isimlerini de efsane aşıklar Leylâ ile Mecnun'dan alırlar. Aradan 25 yıl geçer. Bir sabah ailesi Mecnun'a durumu anlatır ve Leyla'yı istemeye giderler. Mecnun başta bu durumdan rahatsızlık duysa da Leyla'yı görür görmez aşık olur. Onu etkilemek için ne yapacağını bilemeyen Mecnun, bir gece rüyasında ak sakallı dedeyi görür. Ak sakallı dedenin rüyalarından çıkıp Mecnun ile beraber yaşamaya başlamasıyla da işler karışır.

Dizi, birbirlerinden oldukça farklı karakterde olan ve bambaşka hayatlar yaşayan bir grup insanın yollarının kesişmesiyle değişen yaşamlarını konu ediyor. Bu karakterler ya yeni bir yola yürümek ya da karmaşık bir geçmişle hesaplaşmak zorunda kalacaklardır.

Azize üç çocuğu ve kayınvalidesi ile zorlu bir mücadelenin içinde bulur kendini... Canından çok sevdiği kocası Cevdet'in yokluğuyla ve savaş yıllarının zorluklarıyla mücadele ederek yetiştirir çocuklarını. 1919 yılında, Yıldız (Pınar Deniz) güzeller güzeli, gözü yükseklerde bir genç kız, Hilal ise memleket sevdalısı mücadeleci bir genç kız olmuştur. Ali Kemal ise gönlündeki aşk acısıyla ve kendisine dair öğrendiği hazin sırla yaşamaya çalışan serseri bir mayın gibidir. Azize her birinin dertleriyle uğraşmaya çalışırken, İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edileceği haberi ile sarsılırlar. Oysa bu işgal onlara yıllar önce kaybettikleri birini geri getirecektir. Ama hiç ummadıkları bir şekilde...

Behzat Ç, 1985 yılında Polis Akademisi'nden mezun olmuş, cinayet bürosunda görev yapmakta olan bir polistir. Hizmet verdiği süre içerisinde almış olduğu cezalar nedeni ile hep başkomiser olarak kalmıştır. Behzat'ın eski eşi ile yaşadığı problemler kızına karşı ilgisiz kalmasına sebep olur. Bir süre sonra kızı Berna, intihar eder. Behzat, bu olaydan sonra yıkılır. Behzat Ç. ve ekibinde yer alan polisler Harun, Hayalet, Akbaba, Eda, Selim ve Cevdet, sezon boyunca bir yandan Behzat'ın kızının ölümü ile ilgili olabilecek kişiler ile ilişki kurarken bir yandan da her bir bölümde yaşanan farklı cinayetlerin çözümü ile uğraşırlar.

Gülse Birsel'in senaryosunu kaleme aldığı Aile Arasında filminin ikincisi için hazırlıklar başladı. Ünlü senarist, Oksijen TV'ye verdiği röportajda devam filminin hikayesini bulduğunu, filmin senaryosunu 2024 yılının yaz döneminde yazacağını duyurdu.

Ege kıyılarındaki sakin bir küçük otel: Evcilik. Hayatlarından sıkılmış genç bir çift, Fırat ve Filiz, Evcilik'e gelirler. Oteli işleten Özkan ve yaşı ondan hayli küçük karısı Aysun ile tanışırlar. Özkan ve Aysun arasında çok doğal, sınırsız bir aşk vardır. Filiz ve Fırat köylü çiftin aşkına özenir ve onların aksanını komik bulup, bir oyun gibi onları taklit ederler. Aysun ve Özkan bu oyuna şahit olunca kendilerini aşağılanmış hisseder ve Evcilik cinsel, sınıfsal ve kültürel gerilimlerin savaş alanı haline gelir.

Genç bir avukat, acı verici bir ayrılığın ardından modern ilişkilerin karmaşık dünyasına adım atarken en yakın dostları ona destek olur.

Varoluşsal sancılar çeken ve bir portakalın içinde yaşadığı önceki hayatını özleyen bir adam, onlarca yılı kapsayan bir hikâyeyi anlatan bu dramada tuhaf ailesiyle uğraşır.

Öğretmenlerinin bir basketbol koçuna âşık olmasını sağlamaya çalışan dört isyankâr ve bir örnek öğrenci, birlikte arkadaşlığı, aşkı ve kendileri olma cesaretini öğrenir.

Dizi, birbirlerinden oldukça farklı karakterde olan ve bambaşka hayatlar yaşayan bir grup insanın yollarının kesişmesiyle değişen yaşamlarını konu ediyor. Bu karakterler ya yeni bir yola yürümek ya da karmaşık bir geçmişle hesaplaşmak zorunda kalacaklardır.

Dicle sinemacı olma hayaliyle İstanbul’a geldiğinde kendini bir menajerlik ajansında bulur. Burada sadece starlara, ego savaşlarına, hırslara, şöhrete, paraya, umutlara ve hayal kırıklıklarına yer vardır. Dicle spot ışıklarının altındaki bu inanılmaz parlaklıktaki dünyada yolunu kaybetmeden var olmak için savaşırken… Kopuk aile bağları da yeniden kanamaya başlar. Daha o doğmadan önce kendilerini terk eden babası, artık sektörün en büyük köpekbalıklarından biridir ve aynı ajansta çalışmaktadır. Ve sinemanın büyülü ışıkları Dicle’nin ilk aşkını da aydınlatmaya başlar.

Bu, çevremizdeki pek çok ailenin bir köşesinden dahil olduğu bir göç hikayesidir. 2. Dünya Savaşı bitmek üzere. Dünyalar yıkılmış ve yeniden kurulacak. Sen neresinde yer alacaksın bu yeni dünyanın? Sonsuz fırsatlar, yozlaşan hayatlar... Ve hepsinin ortasında “Kimse beni adi bir hırsıza çeviremez!” diyen bir Destan. Toprak ağaları memleketi ele geçirmiş... Buğdayı el altından tüccara satıp milleti açlığa mahkum ediyorlar. Genç nüfus “her an savaşa girebiliriz” endişesiyle askere alınmış, tarlalar ekilemiyor. Oysa Destan, ailesini yerle bir olan Yugoslavya’dan, bir “Umut Ülkesi”ne getirdiğine inanmakta. Bu umudu için bile savaşmak zorunda olduğunu fark ettiğinde, parçası olmayı reddettiği bir savaştan, toprak ağalarına karşı açtığı bir savaşın ortasında bulur kendisini. Destan’ın savaşı bir kişinin değil, bir değerin, erdemin savaşıdır. Savaş yıllarının tüm değerleri test ettiği bu yıllarda, Destan onu o yapan erdemleriyle koca dünyaya karşı yapayalnızdır. Zira öz kardeşi Halit, bu savaşta, kötülerin safında durmaya karar vermiştir. İki kardeşi ayıran, aileleri parçalayan yozlaşmadan başka bir şey değildir. Destan’ın bir toprak ağası olan Yavuz’a karşı verdiği savaş, kardeşi Halit’in de Yavuz’a katılmasıyla Destan’ın tüm değerlerini sınava tabi tutmak üzeredir. Bunca zorlu bir sınavda insan en çok insanlığı ile test edilir. Destan’ın kardeşi Halit’i kaybetmesi yetmezmiş gibi, kız kardeşi Şahsine de yüreğini kopup geldikleri Yugoslavya’da, sözlüsünde rehin bırakmıştır. Destan anavatanında yeni ve hakça bir yaşam kurmaya çabalarken, Şahsine geçmişte bir hayaletle, Osman’la birlikte yaşamaktadır. Şahsine’nin zayıf yüreği ne bunca zorluğu ne bunca özlemi kaldıracak güçtedir. Peki ya Destan’ın yüreği. Destan bunca zorluk içinde, ailesini ayakta tutmaya çabalarken, haktan yana tavır alma gayretindeyken yüreğini düşünemeyeceğini bilmektedir. Lakin en ummadığı şey gerçek olmuştur. Dünyanın en güzel çiçeği en büyük çöplükte karşısına çıkmıştır. Yavuz Ağanın kızı Nergis, görür görmez Destan’a vurulmuştur. Destan nasıl doğruları için kararlılıkla savaşıyorsa, Nergis de onun yüreğindeki buzları çözmek için durmaksızın savaşacaktır. Bir yangının ortasında filizlenen bu aşkı yeşertmek bile uğruna savaşılması gereken bir mücadeledir şimdi. Destan’ın savaşı sadece fiziki bir savaş değildir. O ailesini bir arada tutmak, insanca yaşatmak ve doğru bildiği değerleri yaşatmak için savaşmak zorundadır. Dağılan ailesini bir araya topladığında ise karşısında artık daha acımasız bir zorbalık bulacaktır. Destan düzeni için savaşmaktadır lakin Yavuz ağa canı saydığı mallarını korumak için savaşan yaralı bir aslandır artık. İyi ile kötünün bu mutlak savaşında net olmayan, arada kalan herkes ve her şey kurban olmaya mahkumdur şimdi. “Son Destan” bizi birbirimize bağlayan değerleri savunmak için savaşan bir “muhacir”in, bize kendimizi hatırlatan mücadelesinin öyküsüdür. Yayin Tarihi:

Azize üç çocuğu ve kayınvalidesi ile zorlu bir mücadelenin içinde bulur kendini... Canından çok sevdiği kocası Cevdet'in yokluğuyla ve savaş yıllarının zorluklarıyla mücadele ederek yetiştirir çocuklarını. 1919 yılında, Yıldız (Pınar Deniz) güzeller güzeli, gözü yükseklerde bir genç kız, Hilal ise memleket sevdalısı mücadeleci bir genç kız olmuştur. Ali Kemal ise gönlündeki aşk acısıyla ve kendisine dair öğrendiği hazin sırla yaşamaya çalışan serseri bir mayın gibidir. Azize her birinin dertleriyle uğraşmaya çalışırken, İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edileceği haberi ile sarsılırlar. Oysa bu işgal onlara yıllar önce kaybettikleri birini geri getirecektir. Ama hiç ummadıkları bir şekilde...

Sait, Nazım, Turgut, Orhan ve Aziz… Beş kardeşten oluşan bu aile, eski bir mahallede, dededen kalma ahşap bir konakta birlikte yaşamaktadırlar. Kardeşlerin en büyüğü Sait, depremde anne ve babalarını kaybettiklerinden beri ailenin babası gibidir. Tüm kardeşleri, her türlü zorluğa rağmen bir arada tutmayı başarmıştır. Duygusal gazeteci Nazım, mahallenin imamı Turgut, şarkıcılık hayalleri kuran bodyguard Orhan ile at yarışı tutkunu havai Aziz; hepsi Sait'in çocuğu gibidirler ve birbirlerinden ayrı bir yaşam sürmeyi hayal bile etmemektedirler. Ta ki Sait bir gün kardeşlerine, evleneceğini açıklayana kadar…

Aynı gün, aynı hastanede dünyaya gelen iki bebek, yatak sayısının azlığından dolayı yan yana yatırılırlar. Ailelerinin "doğar doğmaz birbirlerini buldular" sözü üzerine beşik kertmesi yapılan bebekler, isimlerini de efsane aşıklar Leylâ ile Mecnun'dan alırlar. Aradan 25 yıl geçer. Bir sabah ailesi Mecnun'a durumu anlatır ve Leyla'yı istemeye giderler. Mecnun başta bu durumdan rahatsızlık duysa da Leyla'yı görür görmez aşık olur. Onu etkilemek için ne yapacağını bilemeyen Mecnun, bir gece rüyasında ak sakallı dedeyi görür. Ak sakallı dedenin rüyalarından çıkıp Mecnun ile beraber yaşamaya başlamasıyla da işler karışır.

Behzat Ç, 1985 yılında Polis Akademisi'nden mezun olmuş, cinayet bürosunda görev yapmakta olan bir polistir. Hizmet verdiği süre içerisinde almış olduğu cezalar nedeni ile hep başkomiser olarak kalmıştır. Behzat'ın eski eşi ile yaşadığı problemler kızına karşı ilgisiz kalmasına sebep olur. Bir süre sonra kızı Berna, intihar eder. Behzat, bu olaydan sonra yıkılır. Behzat Ç. ve ekibinde yer alan polisler Harun, Hayalet, Akbaba, Eda, Selim ve Cevdet, sezon boyunca bir yandan Behzat'ın kızının ölümü ile ilgili olabilecek kişiler ile ilişki kurarken bir yandan da her bir bölümde yaşanan farklı cinayetlerin çözümü ile uğraşırlar.