İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

Fatma Girik, Türk oyuncu, senarist, yapımcı ve siyasetçi. 1956-2012 yılları arasında 200'den fazla sinema filmi ve dizide rol alan Girik; canlandırdığı sert, mağrur ve haksızlıklara karşı boyun eğmeyen Anadolu kadını karakterleri ile tanındı. Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit ve Filiz Akın ile birlikte Yeşilçam'ın dört yapraklı yoncasından birisi olarak kabul edildi. 2 Aralık 1942 tarihinde Hayri ve Münevver Girik'in üç çocuğundan biri olarak İstanbul'da Sultanahmet semtinde doğdu ve burada büyüdü. İstanbul Kız Lisesi'ni bitirdi. Bu dönemde annesiyle birlikte filmlerde figüranlık yapmaya başladı. 1957 yılında ilk baş rolü "Leke" adlı Türk filmidir. Girik, 1989 yerel seçimlerinde Sosyaldemokrat Halkçı Parti'den Şişli Belediye Başkanlığına aday oldu ve seçimleri kazandı. Ancak Girik'in 1993'te politikadan çekilerek sanata yöneleceği duyuruldu. Girik, 1994 yerel seçimlerine kadar görevini devam ettirdi. Fatma Girik, 24 Ocak 2022'de İstanbul'da tedavi gördüğü özel hastanede COVID-19'a bağlı çoklu organ yetmezliği nedeniyle 79 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi Teşvikiye Camii'nden kaldırılarak Bodrum'da defnedildi.

Zaloğlu Hamza köyün suyuna tek başına sahip olmak ister. Kendisine karşı koyan Ahmet'i öldürür. Ahmet'in oğlu Ali Zaloğlu'nu öldürür ve 14 yıl hapse mahkum olur. 14 yıl sonra köyüne döndüğünde babalarının intikamını almak isteyen 4 kardeş onu beklemektedir.

Osmanlı Hanedanının hüküm sürdüğü yıllarda sıradan bir mahalleye yeni taşınan Cihanyandı Kanlı Nigar Nigar, uzun zaman önce kötü yola düşmüş, artık ekmeğini bu işten çıkaran bir kadındır. Bu mahallede yeni bir genelev açan kadının bu mahalleyi seçmesinin altında özel nedenler yatmaktadır. Yıllar önce masum bir kadınken kendisini kirletip bu yola düşüren yakınlarından intikam almayı aklına koyan kadın kurduğu türlü plan ve tuzaklarla masumiyetinin peşine düşecektir. Sadık Şendil tarafından kaleme alınan Kanlı Nigar isimli oyundan beyazperdeye uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Memduh Ün; başrolünde ise güçlü performansıyla Fatma Girik var.

İstanbul'daki sakin hayatını iki çocuğuyla devam ettiren Elif, bir gün evlenmeye karar verir. Çocuklar, İstanbul'daki hayatlarını bırakıp gitmeyi kabul etmez.

Başak (Fatma Girik) iki rakip gazino sahibinin paylaşamadığı ünlü bir şarkıcıdır. Başak artık öldürüleceğinden şüphelenir ve korkarak kılık değiştirip yurt dışına kaçmıştır. Gazinocular Başak'ı ararken karşılarına Veysel'e (Kemal Sunal) Japon arkadaşı tarafından hediye edilen şarkıcının bir kopyası çıkmıştır. Bu bir kadın görünümlü robottur.

Film, bir anne ile kızın sorunlu ilişkisini anlatır. Fatma, kocası Metin’le zengin bir yaşam sürmektedir. Ancak kocasının kendisini aldattığını öğrenen Fatma ondan boşanır. Çiftin tek kızı olan Hülya ise boşanmanın sorumlusu olarak annesini görmektedir. Hülya, günlerini içki ve uyuşturucu âlemlerinde geçirir. Durumdan endişelenen annesinin sözünü dinlemez. Ancak Fatma'nın Fikret isimli iş adamıyla ilişkiye başlaması, Hülya'yı annesinden intikam almak için harekete geçirecektir.

Osmanlı Hanedanının hüküm sürdüğü yıllarda sıradan bir mahalleye yeni taşınan Cihanyandı Kanlı Nigar Nigar, uzun zaman önce kötü yola düşmüş, artık ekmeğini bu işten çıkaran bir kadındır. Bu mahallede yeni bir genelev açan kadının bu mahalleyi seçmesinin altında özel nedenler yatmaktadır. Yıllar önce masum bir kadınken kendisini kirletip bu yola düşüren yakınlarından intikam almayı aklına koyan kadın kurduğu türlü plan ve tuzaklarla masumiyetinin peşine düşecektir. Sadık Şendil tarafından kaleme alınan Kanlı Nigar isimli oyundan beyazperdeye uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Memduh Ün; başrolünde ise güçlü performansıyla Fatma Girik var.

Seher Hanım’ın oğlu Turan, Almanya’ya gitmiş ve bir daha dönmemiştir. Seher, oğlunu beklerken, kimsesiz bir kız olan Nazlı’yı yanına almıştır. Bu arada Turan hapiste yatmaktadır. Turan hapisten çıkar ama polisler peşindedir, evine döndüğünde Turan ile Nazlı arasında bir aşk başlar.

Hürrem Cideoğlu ile Ragıp Hanzade aileleri arasında kan davası vardır. Ragıp'ın oğlu Davut ile Hürrem'in kızı Gülistan birbirlerini severler. Ne var ki aileler evlenmelerine izin vermez. Onlar da ailelerinden gizlice kaçarlar. İki düşman aile, Davut ve Gülistan’ın peşine düşecektir.

Köyün zenginlerinden Reşat, Ezo ile evlenmek ister. Ancak Ezo, babasının da rızasıyla demirci Ali’ye sözlenmiştir. Ezo ile Ali evlenip mutlu bir yuva kurarlar. Ancak Ali, Kore Savaşı başlayınca askere alınır. Bir yanlışlık sonucu köye Ali’nin şehit olduğu haberi gelir. Ezo, töre gereği Ali’nin kardeşi Yusuf ile evlendirilir. Ancak ikilinin evliliği resmiyetten öteye geçmez. Bir süre sonra köye gelen Ali ise durumu kabullenmek istemeyecektir.

Film, köyün ağası Çello’ya başkaldıran Şirvan ve karısı Sultan’ın hikâyesini anlatır. Şirvan on beş dönümlük toprağını verimli hâle getirmeye çalışır. Türlü zorluklarla baş eden Şirvan sonunda istediğini gerçekleştirir. İlk yıl mahsul iyidir, fakat bu sefer de fiyatlar düşmüştür. Şirvan yine sıkıntıya düşer. Köydeki verimli toprakları sahiplerinden yok pahasına alan Çello’ya her şeyini satmak zorunda kalır. Şirvan’ın tarlasını sattıktan sonra Çello Ağa gibi sal taşımacılığı yapmak ister. Ancak hesaba katmadığı bir şey vardır.

Filmde, eşi tarafından terk edilen Nermin’in verdiği yaşam mücadelesi anlatılır. Nermin, gazinolarda çalışan ünlü bir şarkıcıdır. Zengin bir ailenin oğlu olan Orhan ile birbirlerini severler. Orhan’ın annesi bu evliliğe karşı çıkar. Buna rağmen ikili evlenip çocuk sahibi olur. Birkaç yıl sonra Nermin’in hapishanedeki erkek kardeşi Ahmet hapisten çıkar. Orhan, kendisinden gizli olarak kardeşiyle buluşan Nermin’i bir otel odasında yakalar. Nermin'in kendisini aldattığını düşünür ve çocuğunu alıp ülkeyi terk eder. Bu ayrılık üzerine Nermin tek başına zorlu bir hayat mücadelesine girecektir.

Zaloğlu Hamza köyün suyuna tek başına sahip olmak ister. Kendisine karşı koyan Ahmet'i öldürür. Ahmet'in oğlu Ali Zaloğlu'nu öldürür ve 14 yıl hapse mahkum olur. 14 yıl sonra köyüne döndüğünde babalarının intikamını almak isteyen 4 kardeş onu beklemektedir.

Birbirlerine âşık olan Fadime ve Memiş düşman aile çocuklarıdır. Aileler bu ilişkiye karşı çıkar. Köye, Berkant'ın sahne aldığı bir kumpanya gelir. Memiş ile babası kumpanyanın ardından İstanbul’a gelin aramaya gider. Fadime de şarkıcı olmak için evden kaçar. Şehirde Berkant’la karşılaşır ve hizmetçi olarak yanında kalmaya başlar. Zamanla Berkant’a âşık olur. Berkant'ın beğenisini kazanmak için dış görünümünü tamamen değiştirir. Afrodit olarak sahneye çıkmaya başlar. Berkant’ı kıskandırmak için de Memiş’i kullanır. Ancak hiçbir şey plânladığı gibi gitmeyecektir.

Artık tetik çekmemeye yemin etmiş, altı çocuk babası eski kabadayı Aslan, mahallenin dullarından birine tecavüz eden Eyyo'yu öldürüp hapse giren oğlu Burhan'ı kan davasından uzak tutmak için diğer aileyle bir anlaşma yapar. Ancak ailenin gençleri anlaşmaya riayet etmeye pek niyetli değillerdir ve iki aile arasında amansız bir düşmanlık başlar.

Hepsi dul ya da eşlerinden boşanmış hayat dolu dört kadının aynı çatı altında yaşarken başlarından geçen komik olayların anlatıldığı Altın Kızlar, Yeşilçam'ın devlerini bir araya getirdi.

Kemal karısının abisini öldürmekle suçlanmış, masumiyetine kimseyi inandıramamış, 21 yıl hüküm giyip iyi hal ve infaz yasasından yararlanarak 7 yıl yatıp çıkmıştır. O cezaevindeyken karısı Nihan boşanmış, bir kez bile ziyaretine gitmemiştir. Kemal içeri girdiğinde henüz 1 yaşında olan oğlunu yedi yıl boyunca görmemiş, hiçbir haber alamamıştır. Tüm bu süreçte oğluna kavuşma hayaliyle yaşama tutunmuştur. Ona tek destek olan, liseden beri dostu olan Erhan ve Erhan’ın avukat kız kardeşi Yaren olmuştur. Kemal hapisten çıktığı gün eski kayınvalidesi Ümran tarafından vurulur. Ümran ettiği intikam yeminini tutmuştur. Nihan, annesinin eski eşi Kemal’i vurduğu ana tanık olmuştur. Duyguları alt üst olur ama bir kez daha tercihini annesinden yana kullanır. Kemal ölümle yaşam arasındaki ince çizgide, oğlunun hayaliyle hayata döner.

Anadolu’da bir kasabada yaşayan altı çocuklu Hasret, çocuklarının hepsini tek bir çatı altında toplamayı başaramamıştır. Büyük oğlu Süleyman, dul bir kadınla evlenerek ailesinden uzaklaşmış, büyük kızı Handan da ailesinin istemediği bir evlilik yaparak, çocuğunu ailesinden uzakta büyütmeye başlamıştır. Hasret’in ortanca kızı Beyhan da ünlü olmak hevesiyle evden kaçmıştır. Yorgun anne, yanında kalan küçük kızı Songül’le yaşamanı sürdürmekte ve askerde olan oğlu Hasan’ı beklemektedir. Songül’ün düşman ailenin oğlu Poyraz’la yaşadığı aşkın ortaya çıkması ailelerin düşmanlıklarını ateşler. Ailesi Poyraz’ı, Hasret’in askerde olan oğlu Hasan’ın sözlüsü Ayşe’yle nişanlamaya kalkınca olaylar birbiri ardına gelişmeye başlar.

İstanbul'daki sakin hayatını iki çocuğuyla devam ettiren Elif, bir gün evlenmeye karar verir. Çocuklar, İstanbul'daki hayatlarını bırakıp gitmeyi kabul etmez.

Cem Özer tarafından sunulan, ilk bölümü 20 Eylül 1991'de Star TV'de yayınlanan bir talk show programıdır. 2 yıl sonra 22 Temmuz 1993 Show TV'ye geçen program, Cem Özer'in Beğenmeyen Dinlemesin lafıyla herkesi güldürmüştür. 10 Şubat 1995'te Kanal D'ye transfer olmuştur. Cem Özer Demiştir Ki, Ben sizin yerinizde olsam, yalnız bu programı izlerdim. Çünkü ben yalnız bu programdayım. Medyapım'la özdeşleşen Laf Lafı Açıyor, ANS'a transfer olduktan 1 yıl sonra bitmiştir. Cuma geceleri yayınlanan program 9 Mart 2007'de yuvası olduğu Show TV'ye geri dönmüştür. 2010-2012 yılları arasında Digiturk'e özel yayın yapan Digi televizyonunda Show TV'deki ekrana gelen bölümlerin tekrarı yayınlandı.