İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

16 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Ferda Işıl 4 Ağustos 1946′da Ankara’da dünyaya geldi. Dil Ve Tarih Coğrafya Fakültesi Kütüphanecilik Bölümü mezunu olan tecrübeli oyuncu daha sonra sanat hayatına atılmış ve birçok dizi ve sinema filminde yer almıştır. Kurtlar Vadisi Pusu, Sakarya Fırat, Sen de Gitme gibi önemli dizilerde yer alan oyuncu en çok Adını Feriha Koydum dizisindeki rolüyle ilgiyi üstüne çekti.

1930'lu yıllarda Zonguldak’a iş sebebiyle yeni taşınan Halit'in güzeller güzeli karısı Mükerrem, şehrin en varlıklı ailelerinden birinin oğluyla adı konulmayan bir ilişkiye başlar.

Denize kıyısı olan bir Ege kasabasında 1990'ların başı... Kasabanın ileri gelenlerinden Arifoğulları ailesi eski ihtişamlı günlerinden çok uzaktadır. Tarlaların çoğu satılmış, çürümek üzere olan zeytinyağı fabrikasından başka bir şey kalmamıştır. Ailenin reisi Arif Arifoğlu 85 yaşına gelmiş, elini yıllar önce işten güçten çekmiş, aksi bir ihtiyardır. Oğlu Azmi'nin tek derdi, eski karısı Nevin'in gönlünü tekrar kazanmaktır. Oğulları Kemal ise kısa yoldan para kazanma hayalleri kurmaktadır. Kemal, karısı ve metresi arasında gelgitler yaşamaktadır. Arifoğulları ailesinin en küçüğü Arif Ege ise çocukluktan ergenliğe geçiş sürecinde ilk aşk sancıları çekmektedir.

“Kasaba Doktoru”nda, babasını kaybettikten sonra doktor olmaya karar veren yetenekli ve gelecek vadeden Ömer (Deniz Can Aktaş) ile kendini hayat kurtarmaya adamış efsane cerrah Ali’nin (Ozan Akbaba) şehre uzak bir belde hastanesinde yollarının kesişmesi konu alınacak. Ali Hoca, Ömer ve idealist doktor Leyla’yı (Hazal Subaşı) bir araya getiren bu kasaba hastanesinde, insanlara yardım etmek için elinden geleni yapan üç doktorun azimli mücadelesi gözler önüne serilecek. goplay

Yılmaz, İlkkan ve Ersoy... Sürekli olarak birbiriyle didişmekte olan üç arkadaş. En büyük özellikleri ise sıradan hayatlarını altüst edecek bir şeyler yapmayı her zaman becermek. Küçücük olayları inanılmaz bir ustalıkla büyütüyor, işleri saç baş yolduracak seviyeye getiriyorlar. Onlar her gün yaşadığımız talihsizliklerin, tuhaf olayların ve çaresizliklerin cisimleşmiş hali.

Zengin ve karizmatik bir iş adamı olan Yaman Kırımlı ile masum ve mütevazı bir hayatı olan Seher Kerimoğlu'nun hikâyesini içeren dizide hem Yaman hem de Seher ailesini kaybeden ve kendilerinden başka bir yakını olmayan yeğenleri Yusuf'u emanet olarak görmektedir. Yaman Kırımlı çok zengin bir adamdır ama geçmişte yaşadığı zor günlerin etkisinden bir türlü kurtulamaz. İki ağabeyi olan Yaman, onları terk ederek başka bir adamla giden annesini hiç affetmez. Annesinin evi terk etmesiyle intihar eden babasını ise bir türlü unutamaz. Yaman Kırımlı bu durumdan sonra kadınlardan nefret eder ve hiçbir kadına güvenmemektedir. Yaman yeğeni Yusuf'u da acımasız ve güçlü biri olarak yetiştirmek ister Seher ise emanet olarak gördüğü yeğenini almak ve onu kendi istediği gibi yetiştirmek ister. Tabi Yaman Kırımlı buna asla izin vermeyecektir. Seher ise Yaman'ın tüm zorluklarına rağmen yeğenini almak ister ve bu konu da her şeyi göze alacaktır.

Ölen annesinin ürettiği yazılımın peşine düşen karanlık adamlarla karşı karşıya gelen Bahar’ın (Burcu Biricik) bir anda değişen hayatının hikayesi...

Burası çok fazla suçun işlenmediği, insanların çoğunlukla muhafazakar kesimden oluştuğu ve alışılmışın dışındaki kişilere pek fazla iyi gözle bakılmadığı bir yer. Bozkır’ın söyleyecekleri var.

68 Kuşağı olarak bilinen ve o dönemde farklı coğrafyalarda gençleri etkileyen hareketin ülkemizdeki boyutu, dönemin egemen güçlerinin, farklı görüşlere sahip gençleri nasıl manipüle ettiği ve bu çatışma ortamına girmek istemeyen bir avuç gencin provokasyonlara karşı nasıl direndiği anlatıyor. Dizi, ilk etapta, 1968 sonundan başlayarak 1972 yılına kadar yaşanılan olaylardan esinleniyor ve bir imkânsız aşk hikâyesi üzerinden ilerliyor. Bu ülke gençlerinin, farklı kimlikler altında birbirleriyle çatışsalar da, ortak temel değerler ve kültürel zemin üzerinde buluştuklarında kardeşliklerini hatırlayıp yeni bir sevgi bağı kurabileceklerini anlatılıyor.

Babasını kaybeden Nur iyi bir iş bulabilmek için Adana'dan İstanbul'a gelir. Burada hayatının aşkı olacak olan Yiğit Kozan ile karşılaşır ve hayatı ondan sonra değişir.

Yıllarca hapis yattı, geçmişi elinden alındı. Şimdi vakit, intikam vakti!... Zülfü, zengin bir ağa olan akrabası Osman'ın bahçıvanlığını yapmaktadır. Osman, uyuşturucu pazarının en güçlü isimlerinden biridir. Zülfü, Osman yüzünden hapse girer ve cezası bittiğinde başına gelenlerin intikamını almak için harekete geçer. Yapımcılığını Bahadır Özdener'in üstlendiği dizide başrolleri Kenan Çoban (Zülfü), Hakan Boyav (Salih), Ali Sürmeli (Osman), Okan Turan (Sarıhan), Çağlar Ertuğrul (Başar), Oya Unustası (Nergis), Chloe Loughnan (Berrak) paylaşıyor. Senaristliğini Cüneyt Aysan ve Volkan Sümbül'ün yaptığı Beyaz Karanfil'in yönetmeni Baran Özçaylan…

Paşa Dede; aksi, huysuz ve de varlıklı bir ihtiyardır. Yalnız yaşayan dedeyi, paragöz akrabaları bir türlü rahat bırakmazlar. Birbirlerine düşman iki aile olan bu akrabalar, Dede’nin mirasının peşindedir. Ancak evdeki hesap çarşıya uymaz. Bursa’daki mütevazı yaşantısını bırakmak zorunda kalan Türkan isimli bir genç kız, İstanbul’a annesini bulmaya gelir. Ve genç kızın yolu hiç beklenmedik bir şekilde Paşa Dede ile kesişir.

Yıllar önce babası öldürülen Mete, babaannesi ile yaşayan ve babasının intikamını almak için çalışan bir gençtir. Mete, babasının aleyhinde mahkemede şahitlik yapan Sadri'nin apartmanına taşınır ve Sadri'nin kızı Türkan ile tanışır.

Cumhuriyet’in ilk senelerinde meydana gelen İzmir suikastı, o dönemin çalkantılı çekişmeleri ve hesaplaşmaları... "Kurtlukta düşeni yemek kanundur" korkusunu her an enselerinde hissederek yaşayan köşeye kıstırılmış, kendileri ve geçmişleri ile, içerisinde bulundukları zamanla hesaplaşan gerçek kişiler... Zamparalığıyla meşhur olan Abdülkerim, suikast ekibinin de içerisinde bulunduğu Gülcemal Vapuru'ndan son anda inen kadının Laz İsmail'in kapatması Ballı Naciye olduğunu fark eder etmez Naciye’nin evinin yolunu tutar. Abdülkerim, Naciye'yle gününü gün ederken, Baytar Rasim, Abdülkerim’i aramaktadır. Baytar Rasim, suikast ekibinden Ziya Hurşit’in hükûmet ile bağlantı kurduğunu duymuş, durumun hemen Kara Kemal’e iletilmesi gerektiğini düşünmüştür. Ama işin garip tarafı, Kara Kemal’in hiçbir şeyden haberi yoktur.

Ailesi ile birlikte yaşadığı bodrum katından hayallerinin dünyasına seçkin bir üniversiteyi burslu olarak kazanmasıyla giren güzel kapıcı kızı Feriha kendi dünyasından çıkıp, yarattığı yalan dünyanın prensesi olacaktır. Ne var ki, bir genç kızın küçük pembe bir yalan üzerine inşa ettiği yeni dünyası, ailesini de çevresindeki herkesi de yutacak ve anne-kızın gerçek hayat ile mücadelesi adım adım geri dönüşü olmayan bir savaşa dönüşecektir.
Görsel yokYağmur, varlıklı bir ailenin kızıdır. İtalya’da yaşamaktadır. Anne ve babasından sonra ablası da ölünce Türkiye’ye döner. Döndüğünde beş parasız kaldıklarını öğrenir. Üstelik servetlerini tüketen eniştesi hapse girmiş ve ablasının küçük kızı Eylül ortada kalmıştır. Aile avukatları gözden kaçan bir arsanın tapusunu Yağmur’a uzatır. Yağmur’un, yeğeni Eylül’ü de yanına alarak arsayı satmak için gittiği kasabada, onu bir onur savaşı bekler.

Uzman Jandarma Osman Kanat, Şırnak'ta Çeliktepe Jandarma Karakolu'nda görevli, keskin nişancı, Uzman Jandarma II. Kademeli Çavuştur. Arkadaşı ve devresi Uzman Jandarma Cemil ile düzenlediği bir operasyon terör örgütünü kızdırır ve Terörist Nejla, intikam almak için karakola saldırır. Çeliktepe Jandarma Karakolu, bu baskından sonra Küpeli Nejla'nın ve arkadaşları Bakır ve Miro'nun adamlarına karşı ölümüne bir savaşa girerler.

Ayla (Özge Özberk), kızı Eylül ve kocası Sertaç (Sinan Tuzcu) ile mutlu bir hayat yaşamaktadır. Eşinin kendisini kapı komşusu ile aldattığını fark etmesiyle büyük bir şok yaşar. Bu psikoloji altındayken, her şeyden kaçmak ister. Ege'de küçük bir kasabada yaşayan akrabalarının sünnet düğünü için onu kasabaya çağırması, aradığı fırsattır. Ayla, kızıyla beraber akrabalarının yanına gider. Ama oradaki yaşam ve akrabaları, yıllar önce bıraktığı gibi değildir. Orada öğreneceği çok şey ve yaşayacağı çok zorluk ve yanında mutluluk vardır.

Polat Alemdar, kendisine verilen görevi başarıyla yerine getirip Türkiye'deki mafyanın tepesinde bulunan Kurtlar Konseyi'ni çökertmiş ve Türkiye'deki mafya yapılanmasının sonunu getirmiştir. Bu görevi layığıyla yerine getirdikten sonra Kamu Güvenliği Teşkilatı'nın (KGT) başına geçer ve devlet adına önemli operasyonlarda bulunmak için harekete geçer. Ancak yeni misyonu daha derin ve tehlikelidir.