İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

21 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
1984 Diyarbakır doğumlu Ferit Kaya, Mimar Sinan Devlet Konservatuarı Tiyatro Ana Sanat Dalı mezunudur, 2006 yılından bu yana birçok dizi ve sinema filminde rol alan oyuncu Mavi Gözlü Dev sinema filmindeki “Balaban” rolündeki performansıyla ile 19. Ankara Film Festivali’ nde Umut Veren Yeni Erkek Oyuncu ve 14. Çasod Ödülleri’ nde Umut Veren Genç Erkek Oyuncu ödülünü almıştır.

Ceylin gözü kara ve kurallar söz konusu olduğunda sınır tanımayan bir avukattır. Bir müvekkiliyle ilgili yine illegal yoldan bilgi alabilmek için savcı Ilgaz’ın karşısına çıkar. Ancak Ilgaz’ın, Ceylin’in tam aksine, mesleki etik konusunda katı kuralları vardır, bu yüzden de kariyerinde çok başarılı ve sözü dinlenen bir savcıdır. Ilgaz kardeşi Çınar’ın katil olmakla suçlandığı bir cinayet vakasıyla karşılaşınca; ilk defa kendi kurallarını yıkar. Ceylin’den kardeşini savunmasını ister. Bu noktadan sonra işler ikisinin de tahmin edemeyeceği bir yola girer. Ilgaz ve Ceylin; Çınar’ın aklanması için çalışırken, kendilerini ikisinin de ailelerine kadar uzanan bir gizem yumağının içinde bulacaklardır.

1960'lı yıllarda, kocasının kendisine yaptığı onca kötülüğü ve yaşadığı aile dramını unutamamış, bir evladını torununun doğumunda kaybetmiş bir annenin ve aynı zamanda kendisine ait bir konfeksiyon atölyesinin sahibi olan Cemile'nin, kızları Berrin ve Aylin; oğulları Mete ve Osman, kayınvalidesi Hasefe Hanım, damatları ve torunları ile verdiği mücadele anlatılmaktadır. Geçen bu olayları Cemile'nin küçük oğlu Osman anlatmaktadır. 3. Sezonda 12 Eylül Darbesi anlatılmaktadır.

Ferman, "Masa" adlı gizli örgüt adına eski ajanları ortadan kaldıran soğukkanlı bir tetikçidir. Bir görev sırasında bir hedefi ortadan kaldırırken Saye ile karşılaşır ve beklenmedik şekilde ona aşık olur. Saye'yi öldürmek yerine örgüte kazandırmayı seçer. Bu karar, ikisinin de hayatında geri dönüşü olmayan bir yolun başlangıcı olur.

Kemane çalan Piroz, erkek kardeşleriyle beraber köy köy gezerek düğünlerde ve cenazelerde çalıp söylemektedir. Piroz, bir düğünden önce Sümbül adındaki geline sevdalanır. Sümbül de Piroz'a ilk görüşte âşık olur. Düğün ise iki aile arasında çıkan trajik bir kavgayla sona erer. Sümbül artık istenmeyen bir gelindir ve öldürülmesi gerekmektedir. Piroz, sevdiğini korumak için mücadeleye girişince köylüleri onun en büyük destekçisi olur. Sümbül'ü kaçıran Piroz, onu kendi göçebe köyüne götürür. Sümbül'ün ailesi bu duruma kabullenmez ve silahlanıp onun peşine düşer. Piroz ise vazgeçmemeye kararlıdır. Zamanında benzer sorunlar yaşamış olan babası Mirze, Piroz'u destekler.

Darbe döneminde bir Ege kasabasında, canından çok sevdiği küçük kızı ve babaannesiyle birlikte yaşayan Memo, mental yetersizliği olan ama küçük dünyasında mutlu yaşayan bir çobandır. 1983 yılında bir gün, sıkıyönetim komutanının kızının ölümü üzerine kalan ve sıradan hayatı birden altüst olan Memo, idam cezasına çarptırılır ve böylece ‘Yedinci Koğuş’a gelir. Burada hayatta kalması pek mümkün görünmemektedir. Fakat başta onu nefretle karşılayan tüm koğuş, onun iyilik dolu kalbini görür, yavaş yavaş Memo’nun cinayet işleyebilecek bir kişiliği olmadığına ikna olmaya başlar ve zamanla hayatına dokunduğu herkes Memo’nun hayatını kurtarmak için seferber olur. Herkes adalet peşindeyken Memo ve kızı Ova’nın tek isteği birbirlerine kavuşmaktır. Memo suçsuzdur ve şimdi yaşamına geri dönebilmesi için bir mucizeye ihtiyacı vardır.

Nesillerdir Haydarpaşa Garı'nda Anadolu Tat Lokantası'nı işleten Mermer Ailesi, sekiz kişiden oluşan geniş bir ailedir. Kendi halinde, sade bir yaşamları olan bu insanların durumları biraz karışıktır. Bu ailenin, uzun zamandır gizledikleri bir de sırları vardır. Bu sır, her ne pahasına olursa olsun açığa çıkmaması gerekmektedir.

Profesör Niyazi Gül, hayvanlarla konuşabilme gibi eşsiz bir yeteneğe sahip, hayvansever bir veterinerdir. Asistanı Hediye ile birlikte gizli bir formül geliştirirken İzmir'de sakin bir hayat süren Niyazi'nin dünyası, Sultan Şahmerdan ve Rıza Kabakoz'un onu kaotik bir at yarışı macerasının içine çekmesiyle altüst olur.

Aydın, İstanbul’a yeni tayin edilmiş bir polis memurudur. Şehir kadar sosyal hayata da yabancılık çekmektedir. En büyük sıkıntısı yalnızlıktır. Şekerci dükkânında çalışan Mehtap’la uzaktan uzağa ilişki kurmaya çalışır. Fakat ilgisine karşılık alamaz. Tıpkı hastalığından dolayı arkadaşları tarafından dışlanan Osman ve diğerleri gibi… Her insan, hayatı boyunca birinden ötekine savrulup durur.

Bütün hayatını bir mucize bekleyerek geçiren Fikri Şemsigil, sonunda bu mucizeyi yaşar ve 'Güneşin Oğlu' olduğunu öğrenir. Fakat yaşadığı mucize, düşündüğünün aksine Fikri Bey'in hayatını alt üst eder. Fikri Bey'in ruhu artık, çevresindeki insanların bedenlerine girip çıkmaktadır. Ve sonunda Fikri Bey, bu kez, yıllarca beklediği mucizeden kurtulmak için, gerçeklerin peşine düşmek zorunda olduğunu anlar. Olaylar çığırından çıkmıştır. Peki, karşı apartmandaki komşusu dünyalar güzeli kız ne olacaktır?

İşlemediği bir suç yüzünden mahkûm edilen Halil'e komplo kuranlar onu cezaevinde de rahat bırakmaz ve zor koşullara sahip olmasıyla nam salmış Sinop Cezaevi'ne sürgün edilmesini sağlarlar. Bu cezaevinde yaşamının fazla uzun sürmeyeceğini anlayan Halil hem kaçışı için hem de ona bu hayatı yaşatanlardan intikam almak için bir plan yapar.

Kenar bir mahallede yaşayan kendi hâlinde bir genç, geleceği öngörüyormuş gibi görünen mesajlar aldıkça hem bir takipçi kitlesi hem de güçlü düşmanlar edinir.

Alya Albora, vefat eden eşinin vasiyetini yerine getirmek için cenazesi ve beş yaşındaki oğluyla Kanada’dan Mardin’deki Albora topraklarına gelir. Ancak bu gelişin bir dönüşü ve Albora’dan çıkışı yoktur. Albora aşiretinin başı Cihan Albora, Alya’nın çırpınışlarına kayıtsız kalmasa da çocuğunu alıp gitmesine izin vermez. Geçmişin karanlığı, saklanan sırlar ve bölgenin gerçeği ile yüzleşen Alya Albora, kendini kocasının ailesiyle büyük bir mücadele içinde bulur.

Mavera dizisi, tarihteki ilk Alperenlerin ve onlardan biri olan Hace Ahmed Yesevi'nin biyografik hikayesini anlatıyor. Dizide, Hace Ahmed Yesevi ve beraberindeki Türkistanlı üç derviş, Yusuf Hemedani tarafından zamanın en parlak şehirlerinden olan Bağdat’a gönderilir.

Ceylin gözü kara ve kurallar söz konusu olduğunda sınır tanımayan bir avukattır. Bir müvekkiliyle ilgili yine illegal yoldan bilgi alabilmek için savcı Ilgaz’ın karşısına çıkar. Ancak Ilgaz’ın, Ceylin’in tam aksine, mesleki etik konusunda katı kuralları vardır, bu yüzden de kariyerinde çok başarılı ve sözü dinlenen bir savcıdır. Ilgaz kardeşi Çınar’ın katil olmakla suçlandığı bir cinayet vakasıyla karşılaşınca; ilk defa kendi kurallarını yıkar. Ceylin’den kardeşini savunmasını ister. Bu noktadan sonra işler ikisinin de tahmin edemeyeceği bir yola girer. Ilgaz ve Ceylin; Çınar’ın aklanması için çalışırken, kendilerini ikisinin de ailelerine kadar uzanan bir gizem yumağının içinde bulacaklardır.

Kuzgun dizisinde Barış Arduç Kuzgun karakterine Burcu Biricik ise sevgilisi Dila karakterine hayat verecek. Kuzgun tuzağa düşürülerek şehit edilen polis babasının intikamını almak için 20 yıl bekleyen bir adama Dila ise yıllar sonra Kuzgun ile tekrar karşılaşarak hayatı değişen başarılı bir avukata hayat verecek. Kuzgun ve Dila iki polis arkadaşın beraber büyüyen çocukları olacak ve yıllar sonra yeniden karşılaşacaklar. Kuzgun babasının ölümünden sonra başka bir kimlikle yaşamış ve korumalık yapmıştır. Kuzgun babasının intikamını almak için plan yapacak ve düşmanının kızıyla aşk yaşayacaktır.

Melike Candan, ağır bedeller ödeyerek en dipten en zirveye tırmanmış, 70’lerde ve 80’lerde assolistlik mertebesine ulaşmış bir yıldızdır. Melike’nin bugünkü yaşamı ise bambaşkadır. Bir gün tuvaletçi olarak çalıştığı barda tıpkı kendisinin ilk günlerindeki gibi gözünü en yükseğe dikmiş Gökçe Yücel ile karşılaşır. O zirvenin nasıl bir yer olduğunu bilen Melike’nin amacı Gökçe’yi uyarmaktır. Ancak zirvenin ihtişamı Gökçe’nin kulaklarını tıkarken hayat Melike’nin karşısına geçmişini çıkarmaya devam edecer.

"Dayan Yüreğim", bir kadının her şeyini kaybettikten sonra çocukları için hayatta kalma mücadelesini çarpıcı bir gerçeklikle anlatıyor.

Kariyerinin zirvesindeyken ağır biz kaza geçirip sakatlanan efsane basketbolcu Tarık Aksoy, basketbolu bırakmak zorunda kalır. Ardından, sahip olduğu her şeyi birer birer yitiren Tarık, en son çocuklarının velayetini de kaybeder. Tam hayata karşı güvenini kaybetmişken, karşısına çıkan son şans, belki de kızlarını kazanmanın yolu olacaktır.

İstanbul’un en belalı mahallerinden Çukur’un kontrolü Koçova ailesinin elindedir. Koçovalıların Çukur’u yönetirken en önemli kuralları da uyuşturucuya asla izin vermemeleridir. Ancak gözünü bu mahalleye dikmiş ve bu yasağı kırmaya hazırlanan yeni bir grubun ortaya çıkması ile mevcut düzen bozulur.

Yönetmenliğini ve senaristliğini Musallat, Siccin gibi korku filmlerinin ustası Alper Mestçi'nin üstlendiği Sahipli, ilk Türk korku dizisi. Başrollerini Funda Güray ve Baran Akbulut'un paylaştığı Sahipli'de onlara Erdoğan Sıcak, Elif Baysal, Sait Genay, Ferit Kaya gibi başarılı oyuncular eşlik ediyor. Geçmişi yaralı iki gencin aşkı. Ve bu aşkın etrafında şekillenen tuhaflıklar… Aşkın tarifini lanet üzerinden yapan, korku türüne bambaşka bir yaklaşım. Yaşadığı felaketin etkisiyle yıllar sonra doğduğu köye doktor olarak dönmeye karar veren Büşra(Funda Güray), geçmişi en az onunki kadar yaralı öğretmen Selim(Baran Akbulut) ile geri dönülmez bir yolculuğa çıkar. Gerilimi adım adım artan hikâyenin düğümü de, Selim ile Büşra’nın birbirlerini daha iyi tanımasıyla neredeyse çözülmez hâle gelecektir. (13 Yaş ve Üzeri İçin Uygundur)

Babasının ani ölümüyle tahta çıkan Sultan Ahmed kendini başka bir dünyada bulur; savaşlar, entrikalar, devlet yönetimi... Ama bir gün bir tablo görmesiyle hayatına bir kadın girer: Kösem Sultan. İlk başlarda tahtın ağırlığında ezilse de yavaş yavaş işlerin farkına varacaktır. Kösem Sultan ise saraya gelmesiyle birlikte artık kendisine bekleyen hayatın ilk adımını atacaktır. O da işlerin farkına vardıktan sonra kendini saray entrikalarında ve taht kavgalarında bulacaktır. Eşinin ani ölümünden sonra zorlu bir hayat onu beklemektedir. İki çocuğunun ve torununun saltanatlarını görecek, Osmanlı İmparatorluğu'nun en kudretli valide sultanı olacak, deyim yerindeyse devleti o idare edecektir. Ne yazık ki en sonunda da kendisi saray entrikalarına kurban gidecektir.

Emanet unutulmaz Türk filmlerinden "Askerin Dönüşü" filminin televizyona uyarlamasıdır. Emanet, geleneğin, kanunun, askerin ve kan bağının kutsal olduğu Anadolu'dan imkansız bir aşkın hikayesini anlatıyor. Jandarma çevirmesinde masum bir adamın ölümüne sebep olan Murat, adaleti ararken öldürdüğü erkeğin güzel gelini Zelal'e çaresiz bir aşkla bağlanır. Murat ve Zelal kendilerini bir ihanet içinde buldukları Tuz Gölü ve Kapadokya'nın nefes kesen coğrafyasında adalete ve aşka ulaşmak için daha çok bedel ödeyeceklerdir.

Kemal ve eşi Leyla’nın, çocukları Kerem ve Yasemin’le birlikte herkesi kıskandıracak bir hayatları vardır. Büyük bir aile şirketi, güzel bir ev, dışarıdan her şeye sahip, kusursuz bir aile gibi görünürler. Ancak bu muhteşem aile tablosu bir gecede yerle bir olur. Şarman Holding’in veliahtı, Leyla Şarman Özdemir ve Kemal Özdemir’in biricik oğulları Kerem, annesi ve babasının evde olmadığı bir gece, iki polis tarafından götürülür ve daha sonra kendisinden haber alınamaz. Ailenin biricik oğullarını bulmak için verdikleri amansız mücadele, aile içerisindeki ilişkilerin sarsılmasına ve herkesin kendine sakladığı sırların açığa çıkmasına da neden olur.

1965 senesi, Adana… Çamaşırcı Ayşe Kadın’ın büyük kızı Nuran, çevresi tarafından sürekli güzelliği övülen ve artist namzeti olarak görülen fakir bir kızdır. Bir gün, ağabeyi İhsan tarafından yüklü bir başlık parası karşılığında Bedir Ağa’ya satılır. Nuran’ın tek kurtuluş ümidi, büyük bir aşkla sevdiği şoför Reşat’tır. Fakat evlilik hayalleri kurduğu Reşat’ın onu patronunun karısıyla aldattığını öğrenince İstanbul’a kaçıp, hep ona söylenen, arada sırada kendisinin de hayalini kurduğu şeyi yapmaya; yani bir sinema yıldızı olmaya karar verir. Adana kökenli bir rejisör olan Kenan Yılmazer, İstanbul’da Nuran’ın elinden tutarak ona bir şans verir ve şöhret basamaklarına ilk adımını atmasını sağlar. Ancak ne Reşat ne de ağabeyi İhsan, Nuran’ın peşini bırakmayacaktır.

1960'lı yıllarda, kocasının kendisine yaptığı onca kötülüğü ve yaşadığı aile dramını unutamamış, bir evladını torununun doğumunda kaybetmiş bir annenin ve aynı zamanda kendisine ait bir konfeksiyon atölyesinin sahibi olan Cemile'nin, kızları Berrin ve Aylin; oğulları Mete ve Osman, kayınvalidesi Hasefe Hanım, damatları ve torunları ile verdiği mücadele anlatılmaktadır. Geçen bu olayları Cemile'nin küçük oğlu Osman anlatmaktadır. 3. Sezonda 12 Eylül Darbesi anlatılmaktadır.

Varlıklı bir aile olan İsfendiyar Ailesinin taşındıkları yeni konak, ailenin içine bir ateş yakacaktır. Ailenin kızı Duygu, konağın hizmetlilerinin oğlu Ömer ile ilk gençlik yıllarından itibaren iyi arkadaş olur. Gittikçe derinleşen bu bağ zamanla sevgiye ve aşka dönüşür. Herkesten gizli taktıkları yüzükle birbirlerine söz veren Ömer ve Duygu'nun aşkı konakta yaşanan bir hırsızlık olayı ile sarsılır. Hırsızlık Ömer'in üstüne kalır, Duygu Ömer'in yapmadığına inanmaz. Ömer konaktan ıslahevine gönderilir. Sonra da izi kaybolur. Aşk ateşi küle döner. Yıllar sonra Ömer doğduğu topraklar geri döner, kapanan defterleri tekrar açar. Artık konaktan gönderilen o zavallı çocuk değildir, hesaplaşma vakti gelmiştir.
Görsel yokAcı ve tatlının bir araya geldiği çok özel kuaför dükkanının içindeki kadınların hikayesi... Aşklarla süslenen, geleneklerle bastırılan, ihanetlerle parçalanan, tabularla ezilen kadınlardır onlar. "Bir gecede annemin annesi oldum" diyen Zehra'nın (Ahu Türkpençe) diğer tarafta iki farklı erkekle, Yusuf (Emre Kınay) ve Tuna'yla (Gökhan Soylu) kesişen sevda yolunun hikayesidir. Kocasının metresiyle yıllardır aynı mahallede yaşadığının farkına çok acı varan Bedia, (Lale Başar) "evde kalma"nın derdine düşüp hayatın gerisinde kalan Şükran (Meltem Savcı) ve Meliha (Defne Günay), kendini sevdiği adamın ailesine kabul ettirmek için her yolu deneyen Nesrin (Bihter Özdemir), kızıyla sessiz bir hesaplaşmaya giren Süreyya da (Ülkü Duru) bu hikayenin diğer parçalarıdır. Hepsi bize kadın olmanın zorluğunu anlatacaktır. Gülümsemeyi unutmadan...
Görsel yokZengin ve köklü bir ailenin kızı olan Zümrüt Hanım (Hülya Koçyiğit) hayatta en sevdiği varlık olan asi torunu Sinan'ı (Ali İl) dize getirmek için ona bir oyun oynamaya karar verir. Bu esnada Sinan adrenalin tutkusu yüzünden bir kaza geçirir ve civar köyde yaşayan bir baba-kız tarafından kurtarılır. Köylü kızı Zeyno (Billur Yazgan), Sinan'a ilk görüşte aşık olur. Daha bu yıldırım aşkının etkisinden kurtulamadan da hayatta tutunduğu her şeyi bir anda kaybeder. Bir köylü kızı olan Zeyno, köşklerde büyümüş olan Sinan'a kavuşabilecek mi? Zümrüt Hanım'ın oyunu istediği sonucu verecek mi? Her işin içinde olan köşk çalışanları, bu olaylarda nasıl bir rol oynayacak?

Menekşe Şanlıurfa'da doğmuş, sonra da ailece Almanya'ya taşınmışlardır. Aynı pastanede birlikte çalıştığı Halil'le birbirlerini sevmektedirler. Menekşe'nin babası ise Menekşe'yi Mustafa isimli Urfalı biri ile zorla evlendirince Menekşe ile Halil İstanbul'a kaçarlar. Menekşe'nin kocası Mustafa ve Menekşe'nin abisi Kadir, Menekşe ile Halil'i bulmak için İstanbul'a gelirler.

Bu kimsesizlerin, kimliksizlerin hikayesi... Savrulmuşların, yolunu kaybettiğini fark edip, yeni bir yol arayanların... Bu, hayata hiç hazırlanamayanların... Bu her şeye provasız yakalananların, ağzı birkaç kez yananların, bu sığınmak için yürekten söylenmiş tek bir sözcük arayanların hikayesi...