İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

Fırat Albayram (d. 11 Ocak 1985, Aydın), Türk oyuncu ve YouTuber. İzmir Bornova Anadolu Lisesi mezunudur. Haliç Üniversitesi Tiyatro Bölümünü bitirmiştir. atv'de yayımlanan Adanalı, Show TV'de yayımlanan Suskunlar ve Kanal D'de yayımlanan Merhamet adlı dizilerdeki rolleriyle bilinmektedir. Kaçak Gelinler dizisinde Özgür karakterini canlandırmıştır. Ayrıca eşi Ceyda Kasabalı ile birlikte Twitch üzerinde canlı yayınlar yapmakta ve Noluyo Ya ¿ YouTube kanalında içerik üretmektedirler.

Hande Altaylı'nın çok satan romanı Kahperengi'den uyarlanan dizi Anadolu'nun küçük bir kasabasında doğup, büyüyen Narin'in hikayesini anlatıyor. Narin, azmi ve zekası sayesinde eğitimini büyük güçlüklerle olsa da tamamlamış ve zorlu geçmişini ardında bırakarak İstanbul'a, yeni bir hayat kurmaya gelmiştir. Narin'in çocukluktan büyük bir aşkla sevdiği Fırat, yıllar sonra Narin'in karşısına hiç beklemediği birisinin nişanlısı olarak çıktığında, Narin'in daha yeni açtığı temiz sayfası bir anda geçmişin izleri ile dolar. Diğer taraftan geçmişin bir hayaleti daha, Narin'in karşısına dikilmek için gün saymaktadır.

Birbirlerinden başka tutunacak şeyi olmayan, dört küçük çocuğun hikayesi bu. Dört arkadaş. Dört kardeşten öte. Büyümeleri yıllar sürecek sandılar. Ama bazı çocuklar. Tek bir günde büyür. Basit, masum, tek bir hata yaptılar. Ve çocukluklarına veda ettiler. O günden sonra bir söz verdiler birbirlerine. Sustular. Ve dağıldılar şehrin dört bir yanına. Ama içlerinden biri tutmadı sözünü. Yıllar sonra bir araya topladı hepsini. Başladığı işi bitirmeleri için... Şimdi her biri bambaşka bir adam. Biri gözü kara bir serseri. Biri başarılı bir kanun adamı. Biri hiç büyümemiş, kocaman kalpli bir çocukadam. Biri de sözü ilk bozan. Şehrin dört bir yanından esen dört rüzgar gibi çıktılar bir yola. Arkalarında paylaşılamayan bir aşk, önlerinde sorulacak bir hesap, tek silahlarıysa girdiği her savaştan galip çıkan dostluklarıydı. Onlar yıllarca sustular. Şimdi konuşma zamanı...

Tarihin gördüğü en iyi okçu Tozkoparan İskender, geçmişten bugüne geliyor!

Aslı ve Serkan, bebek izinlerinden ayrılarak Yıldız Taşı görevini tamamlamak amacıyla tüm aile ile birlikte zamanda yolculuğa çıkar. Kendilerini beklenmedik bir şekilde geçmişin tarihi dönemlerinde, zorlu maceralarda bulurlar.

4 kardeş, anne ve babalarının zorlu eğitimlerini başarıyla tamamlayarak gerçek birer ajan olmuşlardır. Ünlü bir meyve suyu markasının sahibi onlara yardım için başvurur. Meyve suyunun tarifi, hazırladığı gizli karışımla tüm çocukları mutsuz etmek isteyen kötü bir adamın eline geçmiştir. Bu kez tüm aile, zorlu görev için birlikte çalışmak zorundalardır.

Sıradan bir okul sabahına uyandığını zanneden 4 kardeş Deniz, Derya, Ali ve Yaz; anne babalarının aslında birer gizli ajan olduklarını öğrenirler. Anne babaları, kötü güçler tarafından kaçırılmışlardır. Evlerindeki gizli bir bölmede saklanan süper bilgisayar TA-OZ 4000 nam-ı diğer TAKOZ’un da yardımlarıyla hem anne ve babalarını hem de Dünya’nın geleceğini kurtarmak için maceraya atılan 4 kardeş; bu zorlu yolculukta gerçek bir Kardeş Takımı’na dönüşeceklerdir.

Üniversiteden yeni mezun olmuş altı yakın arkadaşın İstanbul’da iş bulma ve hayatlarındaki en ciddi başlangıçlar için ilk adımlarını atma hikayesi. Yeni mezun her gencin iş görüşmelerinde yaşadıklarını anlatan film, bu dönemde yaşanan aşkları, gençlik heyecanlarını, ihanetleri de işin içine katarak, gençlerin kendilerini bulma hikayesini ekrana taşıyor.

Tarihin gördüğü en iyi okçu Tozkoparan İskender, geçmişten bugüne geliyor!

Savaşçı, dünyanın en zor şartlarında görev yapan, akla gelebilecek tüm güçlüklere katlanan adanmış kahramanların, “Bordo Berelilerin” hikayesi... Hikayemiz, bir dönem Bordo Berelilerin seçkin birliklerinden olan ünlü Kılıç Timi, komutanları Albay Halil İbrahim Kopuz ve Yüzbaşı Kağan Bozok’un hapisten çıkıp tekrar timi toplamaları ve göreve dönüşleriyle başlar. Üstün beceri, görev duygusu ve sonsuz vatan sevgisiyle Kılıç Timi, ülkenin ihtiyaç duyduğu her noktada görev alacak, Türkiye’nin sıkılmış yumruğu, bükülmez bileği olacaktır. Aşklarını, özlemlerini, yaşadıkları türlü zorlukları omuzlarında taşıyan bu genç adamlar, kendilerini adadıkları vatan için her şeylerini fedaya hazırdırlar. Çünkü onlar için, “söz konusu vatansa, gerisi teferruattır..!”

Salih isimli bir yufkacı eşini kaybettikten sonra üç çocuğuna hem babalık hem annelik hem de “hayat koçluğu” yapmak zorunda kalmıştır. Evinde çocuklarıyla ve kardeşiyle birlikte hayatını sürdürmektedir. Ev halkına daha sonra Ürgüp'ten gelen Ceylan da katılacaktır. Çocuklarının adı Emrecan, Egemen, Ece'dir. Ceylan, 11 yaşında Kapadokya kıyısındaki nehirde boğulmak üzere olan bir çocuğun hayatını kurtarır ve çocuk Ceylan'a 11 yıl sonra onunla evlenmek için Ulus Parkı'nda buluşacaklarına dair söz verir. Ceylan bu çocuğun evin en küçüğü Emrecan olduğunu düşünür ama aslında Emrecan'ın arkadaşı Rüzgar'dır. Rüzgar kendisini Ceylan'a Emrecan diye tanıtmıştır. Emrecan daha sonra Ceylan'a aşık olacak ve evlenme teklif edecektir. Egemen, bir doktor olmuştur. Çalıştığı hastanenin sahibinin kızı Aslı ile evlenir. Ece, özel bir şirkette başkanın yönetici asistanıdır. Şirketin sahibi Hasan Bey'in oğlu Haluk ile ilerleyen bölümlerde bir aşk yaşayacaklardır.

Aylin genç, güzel ve kariyerinin zirvesinde bir kadındır. Nişanlı olan Aylin evlilik hazırlıkları yapmaktadır. Ancak Aylin'in tüm hayatı bir anda alt üst olur. İşinden kovulan Aylin nişanlısı tarafından da terk edilince yapayalnız ve peş parasız ortada kalır. Ne yapacağını bilmeden kara kara düşünürken aldığı bir telefonla hayatı yeniden rayına girmeye başlar. Aylin'e yıllardır görmediği babasından miras kalmıştır. Aylin'e babasından dev bir fabrika kalmıştır. Ama bu fabrikaya sahip olması sandığında zor olacaktır. Aylin babasının mirasına sahip olabilmek için önce Ferhat'ın isteklerini yerine getirmek zorundadır.

Sıcacık mahalle havasını verebilmek için gerçek bir mahallede çekilen "Mutlu Ol Yeter" İstanbul'da hiç bilinmeyen "İstasyon" semtinde geçen, içinde aşk, komşuluk ve herkesin kendinden bir şey bulabileceği bir hikâyeyi anlatıyor. Babasından kalan köfteci dükkanını işleten Can, mahalleden arkadaşı Zeynep'e aşıktır. Ancak bu zamana kadar açılabilmiş değildir. Can zaman kaybettikçe rakibi ve düşmanı Güneş, Zeynep'e adım adım yaklaşmaktadır.

Biri gelinlik provasından, biri nikah masasından, biri düğün salonundan kaçan üç kadın; Almilla, Şebnem ve Kainat’ın hayatlarının aşkına yetişmek için gittikleri İzmir Adnan Menderes Havaalanı’nda yolları kesişir. Hayatı bir anda kesişecek ve kader ortaklıkları İstanbul’da da devam edecek, aşkı kovalayan üç kadının iç içe geçen hikayeleri, onları birbirine sımsıkı bağlayacaktır. İstanbul’a adım atar atmaz, hem de hiç farkında olmadan şöhret rüzgarına tutulan kızlarımız için hayli ışıltılı başlayan İstanbul macerası, giderek kabusa dönüşecek ve "kaçak gelinler"imiz, İstanbul duvarına toslayacaktır. Üstelik bu İstanbul serüveninde, hayallerindeki "beyaz atlı prens"ler de onları hep hayal kırıklığına uğratır ve olaylar iyice içinden çıkılmaz bir hal alacaktır.

Hande Altaylı'nın çok satan romanı Kahperengi'den uyarlanan dizi Anadolu'nun küçük bir kasabasında doğup, büyüyen Narin'in hikayesini anlatıyor. Narin, azmi ve zekası sayesinde eğitimini büyük güçlüklerle olsa da tamamlamış ve zorlu geçmişini ardında bırakarak İstanbul'a, yeni bir hayat kurmaya gelmiştir. Narin'in çocukluktan büyük bir aşkla sevdiği Fırat, yıllar sonra Narin'in karşısına hiç beklemediği birisinin nişanlısı olarak çıktığında, Narin'in daha yeni açtığı temiz sayfası bir anda geçmişin izleri ile dolar. Diğer taraftan geçmişin bir hayaleti daha, Narin'in karşısına dikilmek için gün saymaktadır.

Birbirlerinden başka tutunacak şeyi olmayan, dört küçük çocuğun hikayesi bu. Dört arkadaş. Dört kardeşten öte. Büyümeleri yıllar sürecek sandılar. Ama bazı çocuklar. Tek bir günde büyür. Basit, masum, tek bir hata yaptılar. Ve çocukluklarına veda ettiler. O günden sonra bir söz verdiler birbirlerine. Sustular. Ve dağıldılar şehrin dört bir yanına. Ama içlerinden biri tutmadı sözünü. Yıllar sonra bir araya topladı hepsini. Başladığı işi bitirmeleri için... Şimdi her biri bambaşka bir adam. Biri gözü kara bir serseri. Biri başarılı bir kanun adamı. Biri hiç büyümemiş, kocaman kalpli bir çocukadam. Biri de sözü ilk bozan. Şehrin dört bir yanından esen dört rüzgar gibi çıktılar bir yola. Arkalarında paylaşılamayan bir aşk, önlerinde sorulacak bir hesap, tek silahlarıysa girdiği her savaştan galip çıkan dostluklarıydı. Onlar yıllarca sustular. Şimdi konuşma zamanı...

Maraz Ali, İstanbul'un en büyük suç çetesinin lideridir. Ancak Maraz Ali ve çetesinin çok büyük bir suç örgütü olarak gören polis, vaktiyle İstanbul'da görev yapan ama sonradan İzmir'e tayin edilen Adanalı'yı, İstanbul'a geri çağırır ve macera başlar.