İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
10 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Bir gün “Cesur” adında yakışıklı ve gizemli bir adam, sakin ve huzurlu bir kasaba olarak bilinen “Korludağ” ın ortasına bomba gibi düşer. Daha ilk adımını attığında karşısına güzeller güzeli “Sühan” çıkar. Bu sıra dışı karşılaşmadan sonra aralarında karşı koyamadıkları bir çekim oluşur. Ama bilmedikleri bir şey vardır. Bu iki gencin mutluluk hayali geçmişten beri düşman olan ailelerinin karşı çıkmasıyla imkansız bir aşka dönüşür.
Hayatını kocasına adamış Neslihan (Demet Evgar), dışarıdan bakıldığında sevimli ve utangaç bir ev hanımıdır. Eşinin işi sebebiyle uzun yıllardır Anadolu kasabalarında yaşayan Neslihan, iyi de bir aşçıdır ve tüm çevresi onun yemeklerine bayılır. Gayet sıradan görünen bu aile hayatında, Neslihan'ın yakın çevresindekiler bir bir ölmeye başlayınca tüm gözler ona çevrilir. Mükemmel bir aşçı, evine ve eşine düşkün, kısacası mükemmel bir ev hanımı olan Neslihan, aslında bir seri katildir. Şehre yeni atanmış, çok zeki, Amerika’da eğitim görmüş, hırslı ve genç bir komiser ise bu işin peşini bırakmamaya kararlıdır.
İstanbul’un kenar mahallelerinde büyüyen Yusuf, ailesini ayakta tutmaya çalışan, haksızlığa boyun eğmeyen bir delikanlıdır. Çocukluk aşkı Hazan’la mütevazı bir hayatın hayalini kurarken, kader onu yeraltı dünyasının, güç oyunlarının ve sınıf çatışmasının ortasına sürükler. Yıllar sonra bambaşka bir kimlikle yeniden ortaya çıktığında artık hiçbir şey eskisi gibi değildir; geçmişin yaraları ve saklanan sırlar onu hem kalbinin hem de intikamının peşinden gitmeye zorlayacaktır.
Münevver, giyeceği gelinlik kadar ağır bir yükle, ailesini kurtarabilmek için kaderini bir yabancının ellerine bırakmıştır. Onun bir kasabada başlayan yolculuğu, geçmişin karanlık sırlarını ve geleceğin acımasız hesaplaşmalarını İstanbul’un parıltılı dünyasına taşır. Bu dünyada ise, Türkiye’nin en büyük yıldızı Kenan Akın ışıltılı sahnelerin ardında, kendi yalnızlığıyla ve kaçamadığı bağımlılıklarıyla baş roldedir. Ama ne parıltılı sahneler ne de karanlık sırlar, Kenan’ın arkasındaki manipülatif gücü saklayabilmektedir. Bu güç, Kenan’ın annesi Keriman Akın’dır. Ahsen Çevik’in kalemi hikayenin gerçeğini ararken, her satırda başka bir sırla yüzleşir; ve Şefik Arzen geçmişin kefaretini ödemekle bugünün günahlarını işlemek arasında sıkışıp kalmış yalnız bir adam olarak bu sırların tam ortasındadır. Özge ve Gani Ceylan ise zorlu bir aşk hikayesinin ortasında, aile bağları ve bireysel hırslar arasında savrulurken Münevver’le beraber kendilerini bu sırların merkezinde bulurlar.
Cevher ailesine mensup birbirinden çok farklı dört kadının ortak geçmişlerine olan tepkileri ve farklılıkları işleniyor. Bir evliliğin bütün aşamalarını bu dört kadın kahramanımız üzerinden göreceğimiz dizide; Çolpan (Sumru Yavrucuk) boşanmış, Azra (Gökçe Bahadır) uzun yıllardır evli, Güneş (Tülin Ece) evlilik arifesinde ve Sanem (Gökçe Eyüboğlu) ise evlilik kavramını tümüyle reddetmektedir. Müvekkillerin hikayelerinin de dahil olmasıyla “Evlilik Hakkında Her Şey”; aile, aşk, sadakat ve boşanma hukukunun kirli düzenini gözler önüne sermekten çekinmeyecek hikayeleri anlatıyor.
Savant sendromlu deha Ali Vefa’nın en büyük hayali doktor olmaktır. Engeline ve karşılaştığı bütün önyargılara rağmen tıp fakültesini bitirmiş, stajını tamamlamış ve geriye sadece ihtisas yapmak kalmıştır. Yaşadığı taşra şehrinden ayrılır ve manevi babası Adil Erinç’in Başhekimi olduğu İstanbul Berhayat Hastanesi’nde Cerrahi Bölüm Asistanı olarak işe başlamak üzere yola çıkar. Ama havaalanında meydana gelen bir kaza Ali’yi hayatının en önemli toplantısına geç bırakır. Aynı sıralarda hastane yönetim kurulu toplanmış, Ali’nin işe alınıp alınmayacağını tartışmaktadır. Adil hariç kimse otizmli birinin doktor olabileceğine inanmaz. Ve Ali, saatlerce geç kalarak, korka korka, kendisine acımayla, inançsızlıkla bakan yönetim kurulunun karşısına çıkar… Önyargılar kırılabilir mi? Hayaller gerçek olabilir mi?
Vedat, karısı Hatice, annesi Hayriye ve üç tane erkek evladıyla otuz yıldır aynı çiftlikte yaşamaktadır. Ortanca oğulları Umut, bir kaç yıl önce daha merkezi bir yere taşınmıştır ama sık sık ailesini ziyarete gelir. Kardeşlerin en küçüğü Mutlu dışında hepsi ekmeklerini eline almıştır. Oğullarıyla gurur duyan Vedat, bu çiftlikte sakin ve huzurlu bir yaşam sürmektedir. Burcu, iş adamı Tayfun Olgun’un fazlaca şımartılmış tek kızıdır. Kredi kartını sihirli değnek sanan Burcu’nun bir insanın hayal edebileceğinden daha lüks bir yaşamı vardır. Derken Tayfun, bir yolsuzluk suçlaması yüzünden yurt dışına kaçar. Böylelikle Burcu’nun yolu Aslan ailesiyle kesişir çünkü soruşturmayı yöneten komiser, evin iki numaralı oğlu Murat Aslan’dır. Bir akşam Aslan ailesi tüm neşesiyle bahçede otururken Burcu çıkagelir. Çiftliğin boşaltılmasını ister. Vedat ve Hayriye dışında kimse bu kızın ne dediğini anlamamıştır. Zira Vedat’ın, Tayfun ile yıllar önceye dayanan bir sırrı vardır ve bundan ailesinin haberi yoktur.
Sessiz, sakin, kendi deminde yaşayıp giden Orhan Yarımcalı’nın, Almanya’dan yirmi yıl sonra memleketine dönüşünü, çektiği hasretlik, sevdiklerinden uzak kalmasına sebep kin ve bitmeyen öfkenin hikâyesi Kehribar… Nam-ı diğer “Yarımcalı Orhan”ın Türkiye’nin en meşhur kabadayılarından biri olma hikayesi. İlk ve tek aşkı Leyla’dan ayrı yaşadığı yirmi yıl boyunca, kendi içine kapanıp, bir gün içinde ki yalnızlıktan geri dönüşünün hikâyesi Kehribar.
İstanbul’un seçkin mağazalarından biri olan Luna’da garson olarak çalışan Maral’ın hayatta hayalini kurduğu iki şey vardır: İlki günün birinde Luna’nın yöneticisi olmak, diğeriyse gönlünü kaptırdığı çikolata ustası Sarp. İlk hayali çok uzaktır, ikincisi çok yakın. Fakat bir gün bir sürpriz olur. Mağazada patlak veren bir skandal, Maral'ın kaderini genç yönetici Arya Feyman ile birleştirir. Arya, Maral’a hayatının teklifini yapar. Hayalleri ve aşkı arasında kalan Maral, aynı anda bir sürü insanın hayatını değiştirecek bir karar verir. Fakat son anda alacağı bir darbe, bütün mağazayı ve Maral'ı yıkımın eşiğine getirecektir.
Biri gelinlik provasından, biri nikah masasından, biri düğün salonundan kaçan üç kadın; Almilla, Şebnem ve Kainat’ın hayatlarının aşkına yetişmek için gittikleri İzmir Adnan Menderes Havaalanı’nda yolları kesişir. Hayatı bir anda kesişecek ve kader ortaklıkları İstanbul’da da devam edecek, aşkı kovalayan üç kadının iç içe geçen hikayeleri, onları birbirine sımsıkı bağlayacaktır. İstanbul’a adım atar atmaz, hem de hiç farkında olmadan şöhret rüzgarına tutulan kızlarımız için hayli ışıltılı başlayan İstanbul macerası, giderek kabusa dönüşecek ve "kaçak gelinler"imiz, İstanbul duvarına toslayacaktır. Üstelik bu İstanbul serüveninde, hayallerindeki "beyaz atlı prens"ler de onları hep hayal kırıklığına uğratır ve olaylar iyice içinden çıkılmaz bir hal alacaktır.
Yıllar sonra mahallesine geri dönmeye karar Keriman, ailesinin ve mazide kalan büyük aşkı Yunus’un hayatında tüm taşları yerinden oynatır. Efsane aşıklar Keriman ve Yunus’un yeğenleri Müge ve Emre’nin de teyzesi ve dayısı gibi birbirlerine aşık olmaları da kaderin garip bir cilvesidir. Aradan geçen yıllar içinde Yunus giderek zenginleşmiş önemli bir iş adamı olmuştur. Ortağının kızı ile nişanlanan Yunus Keriman’ın gelmesiyle eski aşkını unutamadığını fark eder. Yunus’un hayatındaki en büyük zaafı Keriman’dır. Keriman da onca yıl geçmesine rağmen hala ilk günkü gibi Yunus’a aşıktır. Ne yazık ki sadece Keriman’ın bildiği aşılamaz bir engel vardır. Bu engel Keriman’ın ailesine ve Yunus’a karşı soğuk ve anlaşılmaz davranmasına sebep olur.