İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

10 filminden 3'ü İzlenir çıktı, 2 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Frankie Faison is an American stage and screen actor, best known for his role as Deputy Commissioner Ervin Burrell in HBO's television series "The Wire", and as Barney Matthews in the "Hannibal Lecter" franchise. He studied Drama at Wesleyan University, Bloomington, Illinois, and graduated from New York Universities' Acting Program.

Baltimore sokaklarında geçen dizi; uyuşturucu ticareti, liman işçileri, siyaset, eğitim sistemi ve medyanın iç içe geçtiği katmanlı bir şehir portresi çizer. David Simon imzalı dizi, klasik bir polisiye gibi başlar ancak zamanla adalet, kurumlar ve bireyin sistem içindeki yerini sorgulayan gerçekçi bir toplumsal eleştiriye dönüşür. Her sezon farklı bir kuruma odaklanarak, "iyi" ile "kötü" arasındaki çizginin ne kadar bulanık olabileceğini gösterir.

New York Brooklyne’de, yılın en sıcak günündeyiz. Mahallede geveze bir DJ’yin yeteneklerini sergilediği bir radyo istasyonu ve Koreli bir çiftin işlettiği bakkal dükkanı dışındaki yegane hareket merkezi, mıntıkanın bir beyazın işlettiği tek ticarethane olan pizzacıdır. Sal’ın Meşhur Pizzaları isimli dükkanda adamın birbirinden deli saçması iki oğlu ve bezgin siyahi Mookie çalışmaktadır. Mookie’nin hayatında ise gereğinden fazla sorumluluk sahibi kızkardeşi Tina dışında, iki kankası, rap düşkünü sessiz Radio Raheem ve çabuk alevlenen mizacıyla Buggin' Out vardır. Buggin’ bir gün Sam’ın dükkanında asılı bir İtalyan asıllı Amerikalılar köşesinde neden hep beyazlar olduğunu gündeme getirip mahalle çapında eylem yapmaya kalkar. Küçük aklıyla hesabedemediği şey ise, sinirlerin zaten gergin olduğu bu yılın en sıcak gününde olayların ne kadar kolay kontrolden çıkabileceğidir.

Irkçı geçmişiyle tanınan, ABD’nin güney eyaleti Mississipi’de, 60’lı yıllarda bir zenci için yaşam hiç de kolay değildir. Bunu değiştirmek için çalışan 3 insan hakları eylemcisinin ortadan kaybolması iki FBI ajanının bölgeye gelmesiyle sonuçlanır.

Akademiden başarıyla mezun olmuş genç FBI ajanı Clarice Starling, kurbanlarının derilerini yüzen sapık bir katilin elinden bir kadını kurtarmaya çalışır. Clarice, katile ulaşmak için başka bir psikopat olan ünlü doktor Hannibal Lecter ile yakınlaşır. Lecter'dan bilgi alabilmesi için önce onun güvenini kazanması gerekmektedir.1992 yılında 7 dalda Oscar'a aday olan film, yönetmeni ve başrol oyuncularına altın heykelciği getirirken en iyi film ve en iyi senaryo uyarlaması dalında da ödüle hak kazanmıştı.

Dul kalan çiçeği burnunda bir baba, kızını tek başına büyütmek için bilinmezlik, korku, üzüntü ve bebek bezleriyle dolu bir serüvene atılır. Gerçek bir öyküden esinlendi.

Genç bir kadının kendi evlerinde tüm ailesini katletmesinin ardından, oğluyla yaşayan bir anne ve bir dedektif olayı çözmek için mücadele vereceklerdir. Kadın, bir süre sonra evin intikamcı bir ruh tarafından lanetlendiğini öğrenir. Eve giren her kimse, vahşi bir şekilde ölmeye mahkumdur. Bu durumda kendisini ve oğlunu mahallelerinde bulunan bu evdeki şeytani ruhlardan kurtarmak için mücadele vermek zorundadır.

Tek başına yaşayan Asperger sendromlu Adam'ın hayatı, güzel Beth'in aynı binaya taşınması ile birlikte değişir Yeni komşusu ile yakınlaşma çabaları başlangıçta sonuç vermese de zamanla ikisi arasında romantik bir ilişki başlar Beth, Adam'ı kendi ailesi ve arkadaşlarıyla bile tanıştırır Adam, Beth ile birlikte dış dünyaya açılmaya başlamıştır Ancak zamanla her ilişkide olduğu gibi onların arasında da sorunlar başgösterir...

Marcus ve Kevin Copeland FBI 'da çalışırken son baskınları tam bir fiyasko olmuştur . Sosyetenin şımarık genç kızlarından Brittany ve Tiffany Wilson kardeşlerin kaçırılacağını haber alan FBI, bu büyük davayı Marcus ve Kevin'ın rakipleri Vincent Gomez ve Jake Harper'a verir. Bu aşağılanmayı daha da ileri götürmek için, Kevin ve Marcus'a nankör ve berbat bir iş verilir: Gucci kıyafetli şımarık çocukları havaalanında karşılayıp Hamptons'taki otellerine götürme işi.Hikaye burada başlayıp komedi türünde bir filmdir.

Anthony Hopkins, en başarılı ve en tüyler ürpertici performansını sergilediği Dr. Hannibal Lecter rolüyle tekrar karşınızda... FBI ajanı Will Graham artık emekli olmasına rağmen "Diş Perisi" olarak bilinen seri bir katili bulmak için tekrar göreve çağırılır. Graham, bu vahşi cinayetleri durdurabilmek için ilk başta Dr. Lecter'ın zihnine girmesine izin vermelidir... Oscar ödüllü oyuncular Ralph Fiennes, Emily Watson, Harvey Keitel, Mary Louise Parker ve Philip Seymour Hoffman gibi oyuncuların inanılmaz performanslarıyla devleşen bu filmi kaçırmayın.

"Sessizliği bozun..." sloganıyla ürkütücü içeriğini açığa vuran Hannibal, Thomas Harris'in aynı adlı romanından sinemaya uyarlandı. Kuzuların Sessizliği'nin (hem filmin, hem de romanın) devamı niteliğindeki yapımda, uzun bir aradan sonra Amerika'ya dönen cani Hannibal Lecter'in FBI ajanı Clarice Starling'i bulma çabası konu ediliyor. Floransa'da gizleniyor olan Lecter, Amerika'da kendisiyle hesaplaşmak isteyen diğer bir suçlunun, değer verdiği yegane insan olan Starling'e zarar vermesinden kokmaktadır. İki caninin karmaşık planları arasında kalan ajan Starling, en zorlu mücadeleyi kendini korumak için verecektir...

Bu romantik dramada Richard Gere, savaştan sonra eşi Laurel'in (Jodie Foster) yanına dönen asker Jack Sommersby rolünde. Kocasının savaşta öldüğünü düşünüp nişanlanan Laurel kendini suçlu hisseder. Daha önce hiç sevmediği kocasının tamamen farklı, iyi, yardım sever, düşünceli bir adam olduğunu görüp onu tekrar kazanmaya karar verir. Savaş mı onu böyle değiştirdi yoksa o gerçek Jack değil mi?

Akademiden başarıyla mezun olmuş genç FBI ajanı Clarice Starling, kurbanlarının derilerini yüzen sapık bir katilin elinden bir kadını kurtarmaya çalışır. Clarice, katile ulaşmak için başka bir psikopat olan ünlü doktor Hannibal Lecter ile yakınlaşır. Lecter'dan bilgi alabilmesi için önce onun güvenini kazanması gerekmektedir.1992 yılında 7 dalda Oscar'a aday olan film, yönetmeni ve başrol oyuncularına altın heykelciği getirirken en iyi film ve en iyi senaryo uyarlaması dalında da ödüle hak kazanmıştı.

New York Brooklyne’de, yılın en sıcak günündeyiz. Mahallede geveze bir DJ’yin yeteneklerini sergilediği bir radyo istasyonu ve Koreli bir çiftin işlettiği bakkal dükkanı dışındaki yegane hareket merkezi, mıntıkanın bir beyazın işlettiği tek ticarethane olan pizzacıdır. Sal’ın Meşhur Pizzaları isimli dükkanda adamın birbirinden deli saçması iki oğlu ve bezgin siyahi Mookie çalışmaktadır. Mookie’nin hayatında ise gereğinden fazla sorumluluk sahibi kızkardeşi Tina dışında, iki kankası, rap düşkünü sessiz Radio Raheem ve çabuk alevlenen mizacıyla Buggin' Out vardır. Buggin’ bir gün Sam’ın dükkanında asılı bir İtalyan asıllı Amerikalılar köşesinde neden hep beyazlar olduğunu gündeme getirip mahalle çapında eylem yapmaya kalkar. Küçük aklıyla hesabedemediği şey ise, sinirlerin zaten gergin olduğu bu yılın en sıcak gününde olayların ne kadar kolay kontrolden çıkabileceğidir.

Irkçı geçmişiyle tanınan, ABD’nin güney eyaleti Mississipi’de, 60’lı yıllarda bir zenci için yaşam hiç de kolay değildir. Bunu değiştirmek için çalışan 3 insan hakları eylemcisinin ortadan kaybolması iki FBI ajanının bölgeye gelmesiyle sonuçlanır.

Bir zamanlar ülkenin en ünlüleri arasında yer alan bir mücevher hırsızı (Anthony Starr) hapishaneden yeni çıkmıştır. Yeraltı dünyasından bir arkadaşının yardımıyla, hapishaneye düşmesine neden olan soygundan kazandıklarına sahip olan eski ortağının (Ivana Miličević) peşine düşer. Ama aradan 15 yıl geçmiştir ve Anna olarak tanıdığı kadın artık Carrie ismini kullanan saygın bir emlakçıdır. Kadın Bölge Başsavcısı ile evlidir ve iki çocuğu vardır. Peki ya soygundaki pırlantalara ne oldu? Bu sırada, bizim mücevher hırsızımız kasabaya yeni Şerif ile aynı anda gelir ama birkaç olaydan sonra kahramanımız Şerif Lucas Hood kılığına girer ve kasabaya kendisini öyle tanıtır. Banshee korkunç derecede kanunsuz bir kasabadır. Hood da hemen bu durumu benimser ve bölgenin mafya babasına karşı doldurulur. Ancak bir yerlerde Bay Tavşan ismiyle tanınan bir patron daha vardır. Bu adam da on beş sene önce pırlantalarını çalan ikiliyi aramaktadır

Baltimore sokaklarında geçen dizi; uyuşturucu ticareti, liman işçileri, siyaset, eğitim sistemi ve medyanın iç içe geçtiği katmanlı bir şehir portresi çizer. David Simon imzalı dizi, klasik bir polisiye gibi başlar ancak zamanla adalet, kurumlar ve bireyin sistem içindeki yerini sorgulayan gerçekçi bir toplumsal eleştiriye dönüşür. Her sezon farklı bir kuruma odaklanarak, "iyi" ile "kötü" arasındaki çizginin ne kadar bulanık olabileceğini gösterir.