İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

24 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Gani Müjde (d. 27 Kasım 1959, İstanbul), Türk yazar, karikatürist, senarist, yönetmen, sunucu. Güngören İzzet Ünver Lisesi ve Mimar Sinan Üniversitesi Sinema - Televizyon Bölümü mezunudur. Kosova-Prizren göçmeni bir ailenin dördüncü ve son çocuğudur. Lise yıllarında karikatüre olan ilgisi nedeni ile Gırgır dergisine gidip gelirken zamanla dergide çalışmaya başladı. Sekiz yıla yakın bir süre Gırgır ve Fırt dergilerinde çalıştı. Laklak adlı dergide bir süre editörlük yaptı. Sonra bir grup arkadaşı ile birlikte ayrılıp Limon dergisini kurdu. Bu dergide "Peynir Gemisi" başlığı altında sürekli yazılar yazmaya başladı. Tükenmezkalem adlı bir yazım ve prodüksiyon şirketi kurdu. Sanatçı Belma Canciğer ile evlidir. Ece Su ve Arda adında iki çocuğu vardır.

Güney Amerika’nın sıcağı Mayalar'ın canına tak ettirir ve taşının toprağının altın olduğunu duydukları Anadolu’ya göç etmeye karar verirler. Bağcılar civarına yerleşen Mayalar, Türk boyları ile kaynaşır ve Güney Amerika’nın tekniğini Anadolu’nun kültürüyle birleştirirler. Ama kısa zamandaki bu yükselişleri komşuları olan Bizans’ın dikkatini çeker. Barışsever Bizans Kralı 3. Klitor gerçek bir Maya hayranıdır ama imparatorluk içerisinde karısı 5. Klitorya ve kardeşi Muhteris'in entrikalarına engel olamaz. Plana göre Klitorya ve kayınçosu Muhteris, önce Klitor’u ortadan kaldıracak, ardından da Mayaların bütün kadınlarını kaçırıp Bizans zindanlarına atacaktır. Bu şekilde Bizanslılar Maya kadınlarıyla soylarını ıslah ederken Bizans erkekleri de “yalnızlık Allah’a mahsus” deyip çevre kabilelerin düşük profilli kadınlarıyla birleşecek ve Mayalar’ın kusursuz genleri zamanla sıradan DNA’lara dönüşecektir.

Filmde Atatürk’ün hiç lider olmaması, Kurtuluş Savaşı’nın yapılmamasıyla Osmanlı Cumhuriyeti’nin günümüze uyarlanmış devamı anlatılıyor.Türkiye Cumhuriyeti yerine Osmanlı Cumhuriyeti’nin devam etmesi, Ankara’nın başkent olmaması, tabelaların, plâkaların hem Türkçe, hem Arapça olması, padişahın kaftanının altında takım elbise olması gibi trajikomik durumlar filmin hikayesini oluşturuyor.

Hayat, prensiplerine sımsıkı bağlı bir edebiyat öğretmenidir. Küçük yaşta anne ve babasını bir kazada kaybeden Hayat, kardeşi Gözde’ye hem annelik hem babalık yapar. Büyük bir aşk ile bağlı olduğu Tamer ile evleneceği sırada, nikâh masasında terkedilen Hayat için artık işinden ve kardeşinden başka düşünecek bir şey yoktur. Hayat’ın tam tersi özelliklere sahip ve son derece şımarık olan kız kardeşi Gözde ise Hayat’ın görev yaptığı okulda okumaktadır. Eski bir mafya babası olan Cerrah’ın kardeşi Koray, Hayat’ın kardeşi Gözde’ye aşıktır. Bu sorunlu genç tarafından kız kardeşinin rahatsız edildiğini öğrenen Hayat Öğretmen, çalıştığı okulu değiştirmeye karar verir. Eski okulundan olabildiğince uzağa gitmek isteyen Hayat, İstanbul’un diğer yakasında olan Gedikpaşa Lisesi’nde görev yapmaya başlar. Hayat Öğretmen’in yeni okulunda Şerif adında, paradan başka hiçbir şey düşünmeyen bir müdür görev yapmaktadır. Eski okulda kardeşini rahatsız eden Koray’ın da kaydını aynı okula aldırması ile işler büsbütün karışır. Bir yandan da çalıştığı okuldaki öğrencilerin ele avuca sığmaz halleri ve haylazlıklarıyla mücadele etmeye çalışan idealist öğretmen için her şey daha zorlaşacaktır.

Trakya'da bir kasabada ayçiçek tarlaları olan Reşat maddi olarak zor durumdadır, bu yüzden kızı Rüya'nın belediye başkanının oğlu Fettah'la evlendirmek istemektedir. Ablasının zoraki evliliğine içi el vermeyen erkek kardeşi Rüzgar, başkanını kızıyla nişanlanıp ablasını kurtarmak istemektedir. Ancak, kasabaya uzun yıllardır görmediği çocuk aşkı Günce geri dönmüştür.
Görsel yokKomedi Türkiye'de 7 amatör komedyen Gülse Birsel, Gani Müjde ve Haluk Bilginer'in karşısında tüm hünerlerini sergiliyorlar.

Dikmen, bağlama çalan bir Ankara sanatçısıdır. Müzikhollerde çalışırken İstanbullu bir menajerden teklif alır. Patronuyla tartışan Dikmen, teklifi kabul eder ve İstanbul'a gider. İstanbul'da taksicilik yapan asker arkadaşıyla karşılaşır. Arkadaşı ona İstanbul macerasında yarenlik edecektir. Bu arada Dikmen'in hala oğlu Latif de İstanbul'da yaşamaktadır. Latif, müzisyen karısı Tilbe'nin sözünden çıkmayan kılıbık birisidir. Bu arada Latif ve ailesinin yaşadığı evin yarı hissesi Dikmen'e aittir. İstanbul'a büyük umutlarla gelen Dikmen menajer tarafından dolandırılarak bütün parasını kaybeder. Bu nedenle kendi ortağı olduğu evde, kuzeni Latiflerle birlikte kalmaya karar verir. Ancak alafranga Tilbe'nin alaturka Dikmen ile birlikte yaşamayı kabul etmesi imkansızdır.

İzzet Ünver Yatılı Anadolu Lisesi’nin 100. Yıl kutlamasında ortaya çıkan bir gerçek, okulun eski sekiz öğrencisini yeniden aynı sıralarda bir araya getirecektir. Zira bu sekiz öğrencinin aileleri çocukları sınıfı geçsin diye para vermişlerdir. Bir anda tüm medyaya yayılan bu haber, büyük bir karışıklığa neden olur ve devlet kararını verir. Bu öğrenciler son sınıfı yeniden okuyacak!

Babasının kıskançlıkları ile büyüyen Yağmur üniversiteye hazırlanmaktadır. Ancak babası Erman, ilan edilen öğrenci affından faydalanarak üniversiteye tekrar başlamaya karar vermiştir. Erman, hem üniversite tahsilini tamamlamak hem de kızına üniversitede göz kulak olmak istemektedir.

İnsan insana benzer derler. İşte dar gelirli Bahtiyar'ın başına talih kuşu, onu Salih sanmaları ile konar. Eşi, iki çocuğu, kayınvalidesi ve kayınçosuyla ay sonunu zor eden bir hayat yaşayan Bahtiyar'ın hayatı bir gece parkta uyurken onu holding patronu Salih Bey sanıp eve götürmeleri ile bir anda değişir. Bahtiyar başta ne olduğunu anlayamasa da, sonradan köşk hayatının ona tatlı geldiğini fark eder ve kendi ailesini de, çeşitli sebepler uydurarak yanına alır ve bu rahat hayatın tadını çıkarmaya başlar.

Mezopotamya’da bir halk; Basurlular. Basur sarayında, halkın can-ı gönülden sevdiği Sultan Küçük Esat. Birbirinden değişik, renkli kişiliklere sahip kadınlardan oluşan Küçük Esat’ın Harem’i. Harem’deki kadınların tek bir amacı var; Sultan Küçük Esat’a erkek bir çocuk doğurabilmek...

Pis Yedili, okudukları lisede yangın çıktığı için açıkta kalır. Filiz Hanım, onları özel bir liseye yerleştirir. Ama sınıf arkadaşları onları hiç sevmez ve onlara "varoş" diye hitap etmeye başlar. Kolejin başarıya endeksli sistemine sıkı sıkıya sahip çıkan müdire Esma Sultan, bu öğrencilerin lisenin not ortalamasını düşüreceği endişesiyle onları istemese de, altın kalpli müdür yardımcısı Hasan Paşa'nın ve Filiz Hanım'ın destekleri ile bu yedi öğrencinin hayatında, yeni okullarında yepyeni bir yaşam başlar.

Yıl 1920, yer İstanbul. 1. Dünya Savaşı’nda bozguna uğrayan Osmanlı’nın başkenti müttefikler tarafından işgal edilmiş durumdadır. Anadolu’nun İstanbul’dan bir bilgi akışına ihtiyacı vardır, İstanbul’un elitleri ise konudan bağımsız "tatlı" bir hayat yaşamaktadırlar. Sait Molla önderliğinde kurulan İngiliz Muhipleri Cemiyeti, İngilizlerle İstanbul cemiyet hayatını kaynaştırır. Bu noktada Deli Saraylı ve Hüsrev Binbaşı’ya bir görev verilir. Bu ekip İstanbul’da bir konak tutarak istihbarat sağlayacaktır. Yabancı oldukları cemiyet hayatına giren ekip, tam bir aile olarak kurulur, tüm aile fertleri (uşaktan ailenin çocuklarına kadar) istihbarat için çalışırlar. Ancak yabancı oldukları bu ortamda herkes bol bol pot kırmaktadır.

Azeri asıllı Cazibe'nin (Aslıhan Gürbüz) Türk vatandaşı olmak için Kemal (Hakan Yılmaz) ile yaptığı evliliğin komik hikayesi... Ekonomik sıkıntı yaşayan Kemal alacağı yüklü paradan dolayı evlenmeyi kabul eder. Cazibe ve Kemal, birbirlerini ilk kez nikah salonunda görür ve ilk görüşte birbirlerinden nefret ederler. Ekonomik sıkıntı yaşayan Kemal ve Türk vatandaşı olmak isteyen Cazibe mecbur evlenirler. Çakma evlileri bekleyen kabus ise komşuları olan psikopat yabancılar şube komiseri Peker Pekmez'dir (Peker Açıkalın).
Görsel yokZehra'nın ölmesiyle onun yerine geçen Eda, Zehra’nın çocuklarıyla beraber Zehra gibi yaşamaya başlar. Diş hekimi olan ve çocuk yapmaktan korktuğu için evlenmeye hiç yanaşmayan Eda, Zehra'nın ölümüyle kendini bir anda üç çocuklu bir kadın olarak bulur. Çocuklara doğruyu söylemeye karar veren Eda, kendini üç çocuğun anneliğine soyunmaya hazır hissetmez. Ancak eve girer girmez çocuklar tarafından o kadar sıcak ve coşkuyla karşılanır ki ne yapacağını şaşırır.
Görsel yokBaşarılı bir genel cerrah olan Derman Özersoy, uzun yıllar önce evliliğin sorumluluğunu kaldıramayan eşinden boşanıp Amerika'ya yerleşmiş ve çalışmalarını burada sürdürmüştür. Ünlü bir iş adamının ameliyatı için davet edildiği İstanbul'da başından geçen bir görünmez kaza vesilesi ile, ülkenin sağlık sisteminin hiç de tahmin ettiği bir düzeyde olmadığını fark eder ve "ülke böyle bir durumdayken neden ben Amerika'da kalıyorum ki" diye düşünür. Ve şok bir kararla, İstanbul'da kalmaya karar verir. Bu kararının ardından birçok özel hastaneden teklif alan ancak bir devlet hastanesinde çalışmayı tercih eden Cerrah Derman, tahmin ettiğinden de fazla bir çaba sarf etmek zorunda olduğunun henüz farkında değildir.

Sakine Nine, küçük bir kasabada yaşayan, günlerini artık hayatta olmayan kırk yıllık hayat arkadaşı Ethem’in hasretiyle geçiren iyiliksever, tatlı bir ninedir. Eşber ve İlknur adında iki çocuğu olan Sakine Nine’nin torunları da vardır. Fakat çocukları İstanbul’da oturduğu için onları sık sık göremez. Fırtınalı bir günde, eşiyle evlendikleri zaman bahçelerine diktikleri keçiboynuzu ağacına yıldırım düşer. Yıldırım keçiboynuzlarını süper güçlerle donatır. Keçiboynuzundan ısırmasıyla birlikte bu olağanüstü güçlere sahip olan Sakine Nine yeniden doğmuş gibi olur. O artık süper babaannedir. Sakine Nine ilk iş olarak, İstanbul’daki çocuklarını ziyarete gider.

Hayal ve Gerçek birbirlerini seven, Gerçek'in annesi ve kız kardeşinin karşı çıkmalarına rağmen evlenen bir çifttir. Evliliklerinden bir süre sonra Hayal, çalıştığı bankaya yapılan silahlı soygun sonucu hayatını kaybeder. Gerçek, çok sevdiği eşinin kaybıyla şok olur. Bu zor durumda yakın arkadaşı Muzaffer ona destek olur. Gerçek'in annesi Badire, oğluna yeni bir gelin arayışına başlar. Her adayı reddetmesine rağmen Badire, oğlu Gerçek'i evlendirmeye kararlıdır. Hayal, sadece yağmur yağdığı zaman dünyaya gelebilme hakkı kazanır ve sadece Gerçek'e görünebilecektir. Böylece hayattayken yaşayamadıkları evliliği yaşamaya başlarlar.
Görsel yokÜç kocayla evlenmiş, kocalarından (Lütfü hariç) hiçbiri annesi ve ailesi tarafından onay görmemiş, üç kocadan birer çocuk sahibi olmuş fakat koşullar nedeniyle üç kocasından da boşanmış alımlı ve hayata karşı taviz vermeyen Gönül isimli bir kadının hikâyesi. İlk kocası Kudret maço bir minibüs şoförü, ikinci kocası Fernando İtalyan bir pizzacı, son kocası Lütfü ise hala annesiyle yaşayan ana kuzusu bir çiçekçidir. Üç kocanın üçü de halen Gönül’ün peşinde koşmaktadır. Kocaların kendi aralarında rekabeti, çocukların kendi aralarındaki rekabeti yer yer dayanışmaları, yer yer annelerini babalarıyla evlendirme çabalarını anlatan bir komedi dizisi.

Selin, Leyla ve Nazlı, anne ve babalarını bir trafik kazasında kaybederler ve hayatları alt üst olur. Üç küçük kız annelerinden kalan üç beş parça eşya ve bir sandık dolusu hatıra defteri ile birlikte amcalarının yanına yerleşirler. Amcanın huysuz karısı Aslı ve önceki evliliğinden olma kızı Kıvılcım, üç küçük kızı evde istememektedir. Üç öksüz kıza akıllara gelmedik eziyetler yaparlar. Üstelik bu eziyet okulda da müdür Fitnat Hanım ve küçük zengin şımarıklar tarafından da sürdürülmektedir. Selin, Leyla ve Nazlı dünyada yapayalnız kaldıklarını düşünürler evrenin kaderini değiştirecek sırra sahip olduklarını bilemeden. Çünkü ütopya gezegenindeki adalet divanında evrenin iyilik ve kötülük savaşındaki son durak tartışılmaktadır.

Çapkın bir popstar olan Tarcan ile onun büyük hayranı Defne'nin hikayesi. Defne Tarcan'a platonik aşk besleyen genç bir kızdır, tesadüfen tanışmalarının ardından Tarcan'ın vaatlerine kanan Defne, ondan hamile kalır. Bebeği tek başına büyütemeyeceğini anladığında, tek çare onu babasına vermektir. Her türlü sorumluluktan ölümüne kaçan Tarcan'ın hayatı kapısına bırakılan bebekle baştan sona değişir. Bu arada Defne de kızını görmemeye dayanamaz ve kılık değiştirip temizlikçi olarak Tarcan'ın evinde çalışmaya başlar.

Anne ve babasını bir trafik kazasında kaybeden idealist tarih öğretmeni Afet Güçverir (Perran Kutman), küçük kardeşi Kerem (Kerem Kupacı) ile birlikte Anadolu'yu karış karış dolaştıktan sonra İstanbul Rıdvan Kanat Lisesi'ne tayinlerinin çıkmasıyla birlikte hayatlarında unutulmayacak bir hikâye başlar.

Yaşadığı köyde bir baraj yapılan ve köyü sular altında kalan Kibar Ana çaresiz kalınca İstanbul'a kızlarının yanına gelmek zorunda kalır. Kibar Ana'nın damatlarıyla arası pek iyi olmasa bile başka şansı yoktur. Büyük kızı Hacerlerde kalmaya başlayan Kibar Ananın büyük damadı Feyzullah yorgancılık yapan, muhafazakar ve her şeyi günah sayan biridir. Kibar Ana tarafından Büyükbaş Damat olarak çağrılır. İkinci damat Ekrem ise diğer damatlara göre biraz daha hâli vakti yerinde ve sürekli borsa ile yatıp kalkan biridir. Üçüncü damat Kadir ise çalışmayan ve sürekli ayyaş gezen bir alkoliktir. Zaman içinde Kibar Ana ile kızları ve damatları arasında eğlenceli ve komik maceralar başlar.

Mazhar ile Ruhsar daha yeni evlenir; ama evlililklerinin daha ilk günlerinde Ruhsar amansız bir hastalığa yakalanır ve ne yazık ki ölür; ama her şey öldüğü zaman başlayacaktır. Ruhsar artık bir ruh olmuş ve sadece yağmur yağdığında Mazhar'ın yanına gelebilmektedir. Ama Ruhsar ruh olduğu için onu bir tek Mazhar görebilir. Bu arada Mazhar'ın kurnaz annesi Menkıbe, Ruhsar'ı hiç sevmediğinden Mazhar'a bir eş aramaya başlamıştır. O günlerde Mazhar'ın kankası Müfit, hep yanında olmuştur ve Mazhar'ın kız kardeşi Firdevs, Müfit'e çılgınlar gibi aşıktır. Fakat Müfit, ilk başlarda nefret ediyordur. Tabi bu olayı Mazhar'a söyleyemezler. Mazhar sürekli Reyhan adındaki yarımakıllı bir kız ile evlendirilmeye çalışılır. Apartmanın Muhteşem adında bir de bakkalı bulunmaktadır. Mazhar, Generation Ajans adındaki bir reklam şirketinde çalışmaktadır. Ajansın patronu ise Önder Bey'dir. Önder Bey, devrimcidir ve siyasi görüşlerini ajansta her zaman belli eder. Ruhsar öldükten sonra öbür dünyaya gider ve Gözüm Abla adında ölülerin Türkiye sorumlusu olan bir kadın ile karşılaşır. Gözüm, vefat eden Türkleri cennet ve cehennemden birine göndermektedir. Dizi 29 Aralık 2001 Cumartesi günü sona ermiştir. Ayrıca dizi 1999'daki Marmara Depremi nedeniyle sık sık ara vermiştir.

Üç çocuklu bir ailenin aşırı yemek yeme alışkanlıkları yüzünden başlarına gelenler, seyyar bir satıcının onlara zayıflama ürünleri satarak zayıflamayı vaat etmesi gibi olayların geçtiği 16 bölümlük bir komedi dizisi.

Memnun Kaygısız, Ordulu ve çapkın biridir. Sabriye onun ilk karısıdır. Birkaç yıl sonra çeşmenin başında Terbiye'yi görür ve o an ona aşık olur. Yine birkaç yıl geçmeden tarlada Kafiye'yi görür. Bu üç eşinden tam 36 çocuğu olur. Evi geçindirmek konusunda ne yapacağını bilmeyen Memnun'un aklına, asker arkadaşı ve tertibi İsmail'in yanına, yani İstanbul'a gitmek gelir. Artık İsmail'in başı Memnun, üç karısı ve 36 çocuğu ile derttedir. Tabii hanımı Zeynep ve ev sahipleri Hacı Gaffur Bey'in de.

Cem Özer tarafından sunulan, ilk bölümü 20 Eylül 1991'de Star TV'de yayınlanan bir talk show programıdır. 2 yıl sonra 22 Temmuz 1993 Show TV'ye geçen program, Cem Özer'in Beğenmeyen Dinlemesin lafıyla herkesi güldürmüştür. 10 Şubat 1995'te Kanal D'ye transfer olmuştur. Cem Özer Demiştir Ki, Ben sizin yerinizde olsam, yalnız bu programı izlerdim. Çünkü ben yalnız bu programdayım. Medyapım'la özdeşleşen Laf Lafı Açıyor, ANS'a transfer olduktan 1 yıl sonra bitmiştir. Cuma geceleri yayınlanan program 9 Mart 2007'de yuvası olduğu Show TV'ye geri dönmüştür. 2010-2012 yılları arasında Digiturk'e özel yayın yapan Digi televizyonunda Show TV'deki ekrana gelen bölümlerin tekrarı yayınlandı.