İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

4 filminden 1'i İzlenir çıktı, 2 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Cheryl Gates McFadden (born March 2, 1949) is an American actress and choreographer. She is best known for portraying the character of Dr. Beverly Crusher in the television and film series Star Trek: The Next Generation. She attended Brandeis University earning B.A Cum Laude in Theater Arts. After graduating from Brandeis, she moved to Paris and studied theater with actor Jacques LeCoq. Before Star Trek: The Next Generation, she was mostly known as a choreographer, often working on Jim Henson productions including the films The Dark Crystal, for which she was a choreographer, Labyrinth, for which she served as Director of Choreography and Puppet Movement, and The Muppets Take Manhattan, in which she has a brief on-screen appearance. As a way of distinguishing her acting work from her choreography, she is usually credited as "Gates McFadden" as an actress and "Cheryl McFadden" as a choreographer. She appeared briefly in the Woody Allen film Stardust Memories, and in The Hunt for Red October as Jack Ryan's wife Cathy, though most of her scenes were cut in post-production. In 1987, McFadden was cast as Dr. Beverly Crusher on Star Trek: The Next Generation. The Crusher character was slated to be Captain Jean-Luc Picard's love interest, and this aspect of the character is what attracted McFadden to the role. Another important aspect of the character was being a widow balancing motherhood and a career. McFadden left after the first season, in part because series executive producer Gene Roddenberry was never enthusiastic about casting McFadden in the first place. Roddenberry also wanted to give the role of ship's doctor to actress Diana Muldaur, with whom he had worked on the original Star Trek series and other occasions. Muldaur's character, Dr. Katherine Pulaski, proved very unpopular with fans and left the show after the second season. McFadden was approached to return for the third season. At first she was hesitant, but after a phone call from co-star Patrick Stewart, McFadden was persuaded to reprise her role.

Uzay Yolu: Yeni Nesil yaklaşık olarak asıl diziden bir yüzyıl sonra geçmekte, gene Atılgan adında fakat daha yeni ve gelişmiş yeni bir yıldız gemisi içermekte ve Kaptan Jean Luc Picard'ın emri altındaki yeni bir mürettabatın maceralarını anlatmaktadır. İnsanların galakside diğer bilinçli canlılarla birleşerek Birleşik Gezegenler Federasyonu'nu kurdukları, kurgusal bir 3. Dünya Savaşı sonrası bir geleceği tasvir eder. Evrende yalnız olmadıklarını anlayınca insanlık kendilerine özgü birçok zayıflık ve kötü alışkanlıklarını geride bırakır. Kahramanlar genelde fedakardır ama zaman zaman sonuç almak için başka yollara baş vurabilirler.

Daha önce televizyonlarda gösterilen sevilen dizi sekizinci kere sinema filmine konu oluyor. Bilim kurgu tarzının klasiklerinden sayılan serinin bu yeni sinema uyarlamasında Kaptan Jean Luc Picard, yeni bir görev alan Enterprise (Atılgan) mürettebatına komuta ediyor. Kaptan ve mürettebatı dünyanın gerçek geleceğini yeniden kazanmak için yarı makina, yarı organik yaratıklar olan kötü Borg ırkına karşı savaşmak zorundalar.

He-Man ve arkadaşları, Eternia'nın kalbi için verilen destansı bir savaşta İskeletor'un karanlık güçlerine karşı mücadele ederken teknoloji ve sihir karşı karşıya gelir.

Uzay Yolu serisinin onuncu sinema filmidir. Kumandan Riker ve Danışman Troi'nin düğününe katılmak üzere yola çıkan Kaptan Picard yönetimindeki Atılgan ekibi, aniden kendilerine verilen bir diplomatik görev yüzünden rotalarını Romulus gezegenine çevirirler. Romulus, Federasyon'un en eski ve zorlu düşmanı olan Romulan'ların gezegenidir. Atılgan'ın görevi, ilk kez anlaşmaya yeşil ışık yakmış Romulan'larla Federasyon adına görüşmektir. Fakat gezegene geldiklerinde, onları bir çok tehlikenin beklediğini ve dünyanın yokolmak üzere olduğunu görürler.

Uzay Yolu serisinin dokuzuncu sinema filmidir.Uzay gemisi Atılgan'da görevli personelden Ön Yüzbaşı Data, barışçıl Ba'ku halkını gözlemlemek üzere gittiği bir gezegende ansızın kontrol edilemeyen davranışlar sergilemeye başlar. Bunun üzerine gezegene çağırılan USS Enterprise ekibi, Data'yı normal haline geri döndürdükten sonra, yıldız filosu amirali Matthew Dougherty'nin gezegenden ayrılmalarını istemeleriyle şüpheye düşer.Gezegenden ayrılmayan USS Enterprise ekibi, LaForge' un gözlerinin yeniden görmesi gibi bazı tuhaf gelişmelere şahit olunca bu gezegendeki özel doğaüstü durumu ve Son'a adındaki, kendi gezegenleri yokolmuş bir halkın bu gezegen üzerindeki gizli planlarını ortaya çıkarmaya başlarlar.

Daha önce televizyonlarda gösterilen sevilen dizi sekizinci kere sinema filmine konu oluyor. Bilim kurgu tarzının klasiklerinden sayılan serinin bu yeni sinema uyarlamasında Kaptan Jean Luc Picard, yeni bir görev alan Enterprise (Atılgan) mürettebatına komuta ediyor. Kaptan ve mürettebatı dünyanın gerçek geleceğini yeniden kazanmak için yarı makina, yarı organik yaratıklar olan kötü Borg ırkına karşı savaşmak zorundalar.

Yıldızgemisi Atılgan'ın yeni bir versiyonu ilk yolculuğuna çıkar ve onur konuğu, hernekadar komuta koltuğunda oturmasa da eski Kaptan Kirk'ten başkası değildir. Yolculuk başlar başlamaz iki gemiden yardım sinyali alırlar ve görev yine emektar kaptana düşer. Olağanüstü yeteneği ve engin tecrübesi ile Kirk, gemilerden birini kurtarmayı başarır. Savaş sırasında Kirk kaybolur ve yolculardan bir tanesi olanlardan hiç memnun değildir. İntikamını yıllar sonra almak üzere harekete geçecektir ama bu kez karşısında yeni jenerasyon Atılgan'ın kaptanı Jean Luc Piccard'ı bulacaktır.

He-Man ve arkadaşları, Eternia'nın kalbi için verilen destansı bir savaşta İskeletor'un karanlık güçlerine karşı mücadele ederken teknoloji ve sihir karşı karşıya gelir.

Uzay Yolu: Yeni Nesil yaklaşık olarak asıl diziden bir yüzyıl sonra geçmekte, gene Atılgan adında fakat daha yeni ve gelişmiş yeni bir yıldız gemisi içermekte ve Kaptan Jean Luc Picard'ın emri altındaki yeni bir mürettabatın maceralarını anlatmaktadır. İnsanların galakside diğer bilinçli canlılarla birleşerek Birleşik Gezegenler Federasyonu'nu kurdukları, kurgusal bir 3. Dünya Savaşı sonrası bir geleceği tasvir eder. Evrende yalnız olmadıklarını anlayınca insanlık kendilerine özgü birçok zayıflık ve kötü alışkanlıklarını geride bırakır. Kahramanlar genelde fedakardır ama zaman zaman sonuç almak için başka yollara baş vurabilirler.