İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

10 filminden 5'i İzlenir çıktı
Geoffrey Roy Rush AC (born 6 July 1951) is an Australian actor. He is known for his eccentric leading man roles on stage and screen. He is among 24 people who have won the Triple Crown of Acting, having received an Academy Award, a Primetime Emmy Award and a Tony Award. He also received three British Academy Film Awards, two Golden Globe Awards, and four Screen Actors Guild Awards. Rush is the founding president of the Australian Academy of Cinema and Television Arts and was named the 2012 Australian of the Year.

Kaptan Jack Sparrow, özgür ve çılgın bir hayat süren sevimli fakat üçkağıtçı bir korsandır. Ancak, düşmanı kurnaz Kaptan Barbossa, Jack'in gemisi olan Siyah İnci'yi çaldığında, Jack'in korsanlık yaşamı altüst olur. Bu da yetmezmiş gibi, Barbossa, Port Royal kasabasına saldırır ve belediye başkanının güzeller güzeli kızı Elizabeth Swann'ı kaçırır. Elizabeth'i kurtarmak ve Siyah İnci'yi geri almak için Elizabeth'in çocukluk arkadaşı Will Turner ve Jack güçlerini birleştirirler. Ancak Will'in bilmediği, lanetli bir hazinenin Barbossa'nın ve mürettebatının kaderini sonsuza kadar ölümsüz olarak değiştirdiğidir. Laneti bozmak için hazinenin tamamının geri dönmesi gerekmektedir, yoksa Barbossa ve mürettebatı birer iskelete dönüşeceklerdir.

Dünyaya gelir gelmez annesini kaybeden Nemo babası tarafından büyütülmektedir. Artık İlkokul çağına geldiğinde babasının ilgisinden sıkılmaya başlar. Bir süzgeci küçük olduğu için babası Okyanusta yüzmeyi Nemo'ya yasaklamıştır. Bir gün Nemo, Okyanusta yüzebileceğini ve o sırada yüzeyde duran cisme dokunabileceğini iddaa eder ve kendini bir anda bir insanın ellerinde bulur. Oğlunun insanlar tarafından yakalanıp götürüldüğünü gören babası, çok kararlıdır ne olursa olsun Nemo'yu bulacak ve eve geri gecektir. Fakat Okyanus sandığından çok daha tehlikelidir.

Babası 5.George'un ölümü ardından ve ağabeyi Edward'ın Amerikalı Wallis Simpson'a olan skandal aşkı yüzünden tahttan feragat etmesi üzerine, Bertie istemeye istemeye Krallık görevini devralmak zorunda kalır... Aile içinde "Bertie" adıyla bilinen Albert, çocukluğundan beri büyük zorluklar yaşadığı, alay konusu olduğu kekemeliği yüzünden Krallık görevinden, yapmak zorunda kalacağı konuşmalardan dehşete düşmektedir. Savaşın eşiğinde olan ve acilen bir lidere ihtiyaçları olduğunu bilen eşi Elizabeth Kraliyet düzeninin zorunlu kurallarına aldırış bile etmeyen Avustralyalı çılgın konuşma terapisti Lionel Logue'u takdim eder. Başta hiç uyuşamayan ikili daha sonra büyük bir aşama kaydedecektir.

Liesel Meminger’in, İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya’da henüz dokuz yaşındayken bir ailenin manevi kızı olur. Çok sevdiği ailesi ve evlerinde kalan sığınmacı Max sayesinde okumayı öğrenen ve çok seven Liesel kitaplarla derin bir bağ kurar. Max ve cesur Liesel için çevrelerinde dünyada yaşanan tüm kötülüklerden uzaklaşmanın tek yolu, kitapların ve kelimelerin ikisine sunduğu hayal dünyasıdır. Fakat bodrum katında saklanan Yahudi Max, sürekli diken üstündedir…

Kaptan Jack Sparrow, yine şanssızlıklarla boğuşurken, denizlerde daha büyük bir tehlikeyle karşı karşıya gelir. Korkunç Kaptan Salazar ve onun ölümcül hayalet korsan ekibi, denizlerdeki tüm korsanları avlamak için Şeytan Üçgeni'nden kaçmayı başarmıştır. Salazar, Jack Sparrow'u yakalamak ve intikam almak için her şeyi göze alır. Jack, bu tehlikeden kurtulmanın tek yolunun Poseidon Asası'nı bulmak olduğunu öğrenir. Asayı bulmak için ise güzel ve zeki gökbilimci Carina Smyth ve Kraliyet Donanması'ndan genç bir denizci olan Henry Turner ile iş birliği yapar. Küçük ve külüstür gemisi Dying Gull ile Jack, kötü kaderini tersine çevirmeye ve Salazar'ın gazabından kurtulmaya çalışır.

Tarih öncesi çağlardan beri kendilerine kötü bir efendi arayışında olan Minyonlar; Dracula'dan Firavun'a, Napolyon'dan, dinozorlara kadar birçok kişiye hizmet etmeye çalışsalar da hepsi bir gün yok olmuştur. Hizmet edecek bir efendi bulamayınca Antartika'da kendi hallerinde yaşamaya başlayan minyonların kaderi 1960'lı yıllarda değişir. Çünkü 3 kişilik maceracı bir minyon ekibi, Amerika'ya doğru yola çıkar.

Liesel Meminger’in, İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya’da henüz dokuz yaşındayken bir ailenin manevi kızı olur. Çok sevdiği ailesi ve evlerinde kalan sığınmacı Max sayesinde okumayı öğrenen ve çok seven Liesel kitaplarla derin bir bağ kurar. Max ve cesur Liesel için çevrelerinde dünyada yaşanan tüm kötülüklerden uzaklaşmanın tek yolu, kitapların ve kelimelerin ikisine sunduğu hayal dünyasıdır. Fakat bodrum katında saklanan Yahudi Max, sürekli diken üstündedir…

Kaptan Jack Sparrow, efsanevi Gençlik Pınarı'nı bulmak için yeni bir maceraya atılır. Bu kez, Jack eski sevgilisi ve tehlikeli bir kadın olan Angelica ile karşılaşır. Angelica, Jack'i, onun eski düşmanı Kaptan Kara Sakal ile yüzleşmeye zorlar. Kara Sakal, Gençlik Pınarı'nı bulmak ve ölümsüzlüğü elde etmek için her şeyi göze almıştır. Jack, Angelica ve Kara Sakal'la birlikte, İngiliz ve İspanyol donanmalarının da arayışta olduğu Pınar'ı bulmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkar.

Gizemli ve engin bir evrende yüzyıllardır var olan küçük ama güçlü bir birlik vardır; Yeşil Fener Kolordusu olarak adlandırılan barış ve adalet koruyucuları. Gökadalarda düzeni koruyacaklarına söz veren bu savaşçı birliğinin her üyesi, onlara süpergüç veren bir yüzük takar. Ama Parallax adında yeni düşmanları evrendeki güç dengesini bozmaya kalkışınca, kaderleri ve dünyanın kaderi, seçilen ilk insan, yeni asker Hal Jordan'a emanet edilir...

Babası 5.George'un ölümü ardından ve ağabeyi Edward'ın Amerikalı Wallis Simpson'a olan skandal aşkı yüzünden tahttan feragat etmesi üzerine, Bertie istemeye istemeye Krallık görevini devralmak zorunda kalır... Aile içinde "Bertie" adıyla bilinen Albert, çocukluğundan beri büyük zorluklar yaşadığı, alay konusu olduğu kekemeliği yüzünden Krallık görevinden, yapmak zorunda kalacağı konuşmalardan dehşete düşmektedir. Savaşın eşiğinde olan ve acilen bir lidere ihtiyaçları olduğunu bilen eşi Elizabeth Kraliyet düzeninin zorunlu kurallarına aldırış bile etmeyen Avustralyalı çılgın konuşma terapisti Lionel Logue'u takdim eder. Başta hiç uyuşamayan ikili daha sonra büyük bir aşama kaydedecektir.

Önceki filmde Kaptan Jack Sparrow, Davy Jones'un sandığında kapana kısılmıştır. Will Turner ve Elizabeth Swann, efsanevi Kaptan Barbossa'nın yardımıyla Jack'i kurtarmak ve Davy Jones'un hayalet gemisi Uçan Hollandalı'nın lanetinden kurtulmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkarlar. Bu kez, korsanlar Doğu Hindistan Ticaret Şirketi'nin acımasız lideri Lord Cutler Beckett'a karşı savaşıyor. Beckett, Davy Jones'u kontrol ederek denizlere hükmetmeyi amaçlar. Will, Elizabeth ve Barbossa, Jack'i kurtarmak ve korsanlar arasındaki birliği sağlamak için egzotik ve tehlikeli yerlerde dolaşırlar. Yolculukları sırasında, korsan lordları toplamak ve bir araya getirerek korsanların geleceğini belirlemek zorunda kalırlar.

Kaptan Jack Sparrow, özgür ve çılgın bir hayat süren sevimli fakat üçkağıtçı bir korsandır. Ancak, düşmanı kurnaz Kaptan Barbossa, Jack'in gemisi olan Siyah İnci'yi çaldığında, Jack'in korsanlık yaşamı altüst olur. Bu da yetmezmiş gibi, Barbossa, Port Royal kasabasına saldırır ve belediye başkanının güzeller güzeli kızı Elizabeth Swann'ı kaçırır. Elizabeth'i kurtarmak ve Siyah İnci'yi geri almak için Elizabeth'in çocukluk arkadaşı Will Turner ve Jack güçlerini birleştirirler. Ancak Will'in bilmediği, lanetli bir hazinenin Barbossa'nın ve mürettebatının kaderini sonsuza kadar ölümsüz olarak değiştirdiğidir. Laneti bozmak için hazinenin tamamının geri dönmesi gerekmektedir, yoksa Barbossa ve mürettebatı birer iskelete dönüşeceklerdir.

Dünyaya gelir gelmez annesini kaybeden Nemo babası tarafından büyütülmektedir. Artık İlkokul çağına geldiğinde babasının ilgisinden sıkılmaya başlar. Bir süzgeci küçük olduğu için babası Okyanusta yüzmeyi Nemo'ya yasaklamıştır. Bir gün Nemo, Okyanusta yüzebileceğini ve o sırada yüzeyde duran cisme dokunabileceğini iddaa eder ve kendini bir anda bir insanın ellerinde bulur. Oğlunun insanlar tarafından yakalanıp götürüldüğünü gören babası, çok kararlıdır ne olursa olsun Nemo'yu bulacak ve eve geri gecektir. Fakat Okyanus sandığından çok daha tehlikelidir.

David, müziğe karşı çok yetenekli bir çocuktur ve müthiş derecede piyano çalma yeteneğine sahiptir. Ancak babası onun en küçük hatasını bile affetmeyecek kadar katı yüreklidir. Bu baskılara dayanamayan David, evden uzaklaşır ancak yıllar sonra yine babasını arar.