İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

16 filminden 4'ü İzlenir çıktı
Gerard James Butler, 13 Kasım 1969 tarihinde İskoçya'nın Paisley kasabasında dünyaya geldi. Gençlik yıllarında akademik başarı göstererek Glasgow Üniversitesi'nde hukuk eğitimi aldı ve hatta üniversitenin hukuk topluluğunun başkanlığını yürüttü. Prestijli bir hukuk firmasında stajyer avukat olarak kariyerine başlasa da, mezuniyetine sadece bir hafta kala, mesleğin gerektirdiği disipline uymayan yaşam tarzı ve devamsızlıkları nedeniyle işine son verildi. Bu olay, Butler için bir dönüm noktası oldu; hukuk kariyerini geride bırakarak 25 yaşında çocukluk hayali olan oyunculuğun peşinden gitmek üzere Londra'ya taşındı. Oyunculuk kariyerine tiyatro sahnesinde adım atan Butler, Coriolanus ve Trainspotting'in sahne uyarlaması gibi oyunlarda rol aldıktan sonra sinemaya geçiş yaptı. İlk dönem filmleri arasında Mrs Brown (1997) ve James Bond serisinin Yarın Asla Ölmez (Tomorrow Never Dies, 1997) filmi gibi yapımlarda aldığı küçük roller bulunmaktadır. 2000'li yılların başında Attila (2001) adlı mini dizi, Drakula 2000 (Dracula 2000, 2000), Ateş Krallığı (Reign of Fire, 2002) ve Lara Croft Tomb Raider: Yaşamın Kaynağı (Lara Croft: Tomb Raider – The Cradle of Life, 2003) gibi filmlerle daha görünür hale gelmeye başladı. 2004 yılında Andrew Lloyd Webber'in ünlü müzikalinin Joel Schumacher tarafından yönetilen sinema uyarlaması Operadaki Hayalet (The Phantom of the Opera)'te başrolü üstlenerek sadece oyunculuk değil, şarkıcılık yeteneğini de sergileme fırsatı buldu. Gerard Butler'ı uluslararası bir yıldıza dönüştüren ve ona dünya çapında şöhret kazandıran rol, Zack Snyder'ın yönettiği stilize epik aksiyon filmi 300 Spartalı (300, 2007)'daki Sparta Kralı Leonidas performansı oldu. Butler'ın karizmatik ve güçlü lider portresi, özellikle de "This is Sparta!" ("Bu Sparta!") şeklindeki ikonik repliği, filmin vizyona girmesiyle birlikte bir popüler kültür fenomeni haline geldi. Bu film, Butler'ın Hollywood'daki yerini sağlamlaştırdı ve onu aksiyon sinemasının aranan yüzlerinden biri yaptı. 300 Spartalı'nın getirdiği büyük başarının ardından Butler, kariyerinde farklı türleri denemekten çekinmedi. Not: Seni Seviyorum (P.S. I Love You, 2007) ve Kadın Aklı Erkek Aklı (The Ugly Truth, 2009) gibi romantik komedilerde başrol oynarken, Guy Ritchie'nin yönettiği RocknRolla (2008) ve yapımcılığını da üstlendiği gerilim filmi Adalet Peşinde (Law Abiding Citizen, 2009) gibi yapımlarda aksiyon ve drama yönünü gösterdi. 2013 yılında Kod Adı: Olympus (Olympus Has Fallen) ile başlattığı ve Gizli Servis ajanı Mike Banning'i canlandırdığı Fallen serisi (Kod Adı: Londra, Kod Adı: Angel) ile kendi aksiyon markasını yarattı. Ayrıca, büyük beğeni toplayan animasyon serisi Ejderhanı Nasıl Eğitirsin (How to Train Your Dragon)'de Viking lideri Stoick the Vast karakterine sesiyle hayat verdi. Gerard Butler, özellikle son yıllarda Greenland: Son Sığınak (Greenland, 2020), Copshop (2021) ve Uçak (Plane, 2023) gibi saf aksiyon ve gerilim filmlerindeki başrolleriyle bu türdeki iddiasını sürdürmektedir. Genellikle canlandırdığı fiziksel gücü yüksek, kararlı ve cesur karakterlerle tanınan Butler, aynı zamanda birçok projesinin yapımcılığını da üstlenmektedir.

Ejderhalar Berk Adası'nı kendilerine mesken seçmişlerdir. Senelerce acımasız mahlukat tarafından yağmalanan talihsiz adanın biçare yerlileri için hayvanlarını çalıp evlerini yakan bu ejderhaları tepelemek bir nevi namus borcudur. Yetişkinlik çağına erişen genç erkeklerin yapması gereken tek şey bir ejderhayı öldürmektir. Zamanı geldiğinde köyün şefinin tuhaf oğlu Hiccup, icat ettiği tuhaf mekanizmalı silahı bir yaratığa doğrultarak onu öldürmeye yeltenir. Nadir bir türe ait olan bu ejderhayı bir türlü öldüremeyen Hiccup, hayvanı ormana götürerek serbest bırakır. Sonrasında ise aralarında sadakat ve içtenlik barındıran bir arkadaşlık gelişir.

Vikingler ve ejderhaların nesiller boyu amansız düşmanlar olduğu Berk adasında Hıçkıdık farklı bir duruş sergiliyor. Vast Şefi Stoick’in yaratıcı ama göz ardı edilen oğlu Hıçkıdık, korkulan bir Gecenin Öfkesi ejderhası olan Dişsiz ile arkadaş olduğunda yüzyıllardır süregelen geleneklere meydan okur. Aralarındaki alışılmadık bağ, ejderhaların gerçek doğasını ortaya çıkararak Viking toplumunun temellerine karşı gelir. Azimli ve hırslı Astrid ve köyün tuhaf demircisi Gobber ile birlikte Hıçkıdık, korku ve yanlış anlamalarla dolu bir dünyayla yüzleşir. Hem Vikingleri hem de ejderhaları tehlikeye atan kadim bir tehdit ortaya çıkarken, Hıçkıdık’ın Dişsiz ile olan dostluğu yeni bir gelecek kurmanın anahtarı haline gelir. Birlikte, dünyalarının sınırlarının ötesine uçarak ve bir kahraman ve lider olmanın ne anlama geldiğini yeniden tanımlayarak barışa giden hassas yolda ilerlemeleri gerekir.

Hicks, Vikinglerin ilk ejderha eğitmeni olmuş ve ejderhalar ile insanlar arasındaki barışı sağlama görevini başarıyla yerine getirmiştir. Ejderhası Dişsiz ile kazandıkları bu barış, Dişsiz'in yeni keşfi ile önemini kaybeder. Dişsiz artık tükendiğini sandığı kendi soyuna mensup bir ejderhayı keşfeder. Bu dişi ejderha vahşi ve zorludur. Tehlike bir kez daha kapıya dayandığında ve Hicks'in otoritesi sınandığında, ejderha da binici de kendi türünü korumak için önemli kararlar vermek zorunda kalacaktır.

Berk Adası'nda ejderha ve vikinglerin birleşmesinin üstünden beş yıl geçmiştir ve adada tam bir barış ve huzur atmosferi hakimdir. Astrid ve ekibi artık boş zamanlarını adanın yeni gözde oyunu olan ejderha yarışlarıyla geçirmekte ve kahramanlar yeni keşif gezilerine adım atmaktadırlar. Bu yolculuklardan birinde çok eski zamanlardan kalma buzdan gizli bir mağara keşfederler ve mağaranın içinde yaşayan yüzlerce vahşi ejderhayı böylece uyandırmış olurlar. Gizemli Dragon Rider'ın da büyük bir tehlike yarattığı bir savaş başladığında, iki kahramanımız Hiccup ve Toothless'a düşen barışı koruyup inandıkları şeyi savunmaları olur.

Bir yazar, Dante'nin "İlahî Komedya"sının orijinal kopyasını çalmak için bir mafya babasına yardım ederken bir yandan da 14. yüzyılda bu şaheserin yaratılış öyküsünü izleriz.

Dünyayı vuran büyük bir felaketler zincirinden Grönland sığınağına gitmeyi başararak kurtulan John Garrity ve ailesinin, güvenlik gerekçesiyle sığınaktan ayrılarak kendilerine yeni bir yaşam yeri bulmak için zorlu bir yolculuğa çıkarlar.

Vikingler ve ejderhaların nesiller boyu amansız düşmanlar olduğu Berk adasında Hıçkıdık farklı bir duruş sergiliyor. Vast Şefi Stoick’in yaratıcı ama göz ardı edilen oğlu Hıçkıdık, korkulan bir Gecenin Öfkesi ejderhası olan Dişsiz ile arkadaş olduğunda yüzyıllardır süregelen geleneklere meydan okur. Aralarındaki alışılmadık bağ, ejderhaların gerçek doğasını ortaya çıkararak Viking toplumunun temellerine karşı gelir. Azimli ve hırslı Astrid ve köyün tuhaf demircisi Gobber ile birlikte Hıçkıdık, korku ve yanlış anlamalarla dolu bir dünyayla yüzleşir. Hem Vikingleri hem de ejderhaları tehlikeye atan kadim bir tehdit ortaya çıkarken, Hıçkıdık’ın Dişsiz ile olan dostluğu yeni bir gelecek kurmanın anahtarı haline gelir. Birlikte, dünyalarının sınırlarının ötesine uçarak ve bir kahraman ve lider olmanın ne anlama geldiğini yeniden tanımlayarak barışa giden hassas yolda ilerlemeleri gerekir.

Film, Big Nick'in Avrupa'ya geri dönüp elmas hırsızlarının ve Pantera mafyasının tehlikeli dünyasına karışan Donnie’nin peşine düşmesini konu ediniyor.

Pilot Brodie Torrance, yıldırım düşmesi sonucu hasar alan uçağı savaş alanına dönmüş bir adaya indirerek yolcuları kurtarır. Fakat bu inişin hayatta kalma mücadelesinin sadece başlangıcı olduğunu fark eder. Bütün yolcular tehlikeli zorbalar tarafından rehin alındığında, Torrance’in yardım isteyeceği tek bir kişi vardır; bu, cinayetle suçlanan ve FBI tarafından başka bir yere transfer edilen Louis Gaspare’in kendisidir ve onda gördüğünden çok daha fazlası olduğunu öğrenecektir.

Dünya büyük bir tehlike ile karşı karşıyadır. Dünyanın yok olmasına neden olabilecek bir gök cismi gittikçe dünyaya yaklaşmaktadır. İnsanların kaçabilmesi için önlerinde sadece 48 saat vardır. Hayatta kalmak için zamana karşı yarışan evli bir çift, oğulları ile birlikte felaketten kurtulabilmek için Grönland’daki bir yeraltı sığınağına ulaşmaya çalışır.

Hicks, Vikinglerin ilk ejderha eğitmeni olmuş ve ejderhalar ile insanlar arasındaki barışı sağlama görevini başarıyla yerine getirmiştir. Ejderhası Dişsiz ile kazandıkları bu barış, Dişsiz'in yeni keşfi ile önemini kaybeder. Dişsiz artık tükendiğini sandığı kendi soyuna mensup bir ejderhayı keşfeder. Bu dişi ejderha vahşi ve zorludur. Tehlike bir kez daha kapıya dayandığında ve Hicks'in otoritesi sınandığında, ejderha da binici de kendi türünü korumak için önemli kararlar vermek zorunda kalacaktır.

George Wallace ve Don Keith'in 2012 yılında çıkan “Firing Point” romanından uyarlanan filmin konusu şöyle: Kuzey Buz Denizi’nin metrelerce altında, Yüzbaşı Joe Glass önderliğindeki bir Amerikan denizaltısı, başka bir Amerikan denizaltısının Rusya’ya karşı gizli bir darbe planladığını ve dünya düzenini tehdit ettiğini öğrenir. Mürettebat ve ülke tehlikedeyken, Yüzbaşı Glass bir grup seçkin deniz komandosuyla birlikte, kaçırılan Rusya başbakanını kurtarmalı ve 3. Dünya Savaşı’na engel olmak için düşman hattına sızmalıdır.

Merkez Bankası her gün 120 milyon dolar nakit parayı dolaşımdan alıp imha etmektedir. Şehrin en başarılı silahlı soygun çetesi de Los Angeles'ın ünlü bankasının günlük olarak imha ettiği bu paraları almak için imkansız bir soygun planına girişir. Ancak farklı yeteneklerle donanmış olan bu elit ekibin işi planladıklarından daha zor olacaktır. Zira Los Angeles Şerif Bürosu'nun deneyimli ve cesur elemanları, hırsız çetesinin tam karşısında durmaktadır.

Dane Jensen (Gerard Butler), Chicago merkezli bir yatırım şirketinde çalışan bir personel avcısıdır. Dane’in patronu (Willem Dafoe) emekliliğini ilan ettiğinde, Dane ile eşit şartlarda karşı karşıya gelen rakibi Lynn Vogel (Alison Brie) ile kıyasıya bir rekabete girer. Dane, hayatının mesleki savaşı için hazırlandığında, 10 yaşındaki oğlu Ryan (Max Jenkins) ‘in kanser tanısı aldığını öğrenir. Aniden, Dane profesyonel hayallerine kavuşmak ve eşi (Gretchen Mol) ile şimdi her zamankinden daha fazla kendisine ihtiyaç duyan Ryan’la vakit geçirmek arasında kalır.

Berk Adası'nda ejderha ve vikinglerin birleşmesinin üstünden beş yıl geçmiştir ve adada tam bir barış ve huzur atmosferi hakimdir. Astrid ve ekibi artık boş zamanlarını adanın yeni gözde oyunu olan ejderha yarışlarıyla geçirmekte ve kahramanlar yeni keşif gezilerine adım atmaktadırlar. Bu yolculuklardan birinde çok eski zamanlardan kalma buzdan gizli bir mağara keşfederler ve mağaranın içinde yaşayan yüzlerce vahşi ejderhayı böylece uyandırmış olurlar. Gizemli Dragon Rider'ın da büyük bir tehlike yarattığı bir savaş başladığında, iki kahramanımız Hiccup ve Toothless'a düşen barışı koruyup inandıkları şeyi savunmaları olur.

Ejderhalar Berk Adası'nı kendilerine mesken seçmişlerdir. Senelerce acımasız mahlukat tarafından yağmalanan talihsiz adanın biçare yerlileri için hayvanlarını çalıp evlerini yakan bu ejderhaları tepelemek bir nevi namus borcudur. Yetişkinlik çağına erişen genç erkeklerin yapması gereken tek şey bir ejderhayı öldürmektir. Zamanı geldiğinde köyün şefinin tuhaf oğlu Hiccup, icat ettiği tuhaf mekanizmalı silahı bir yaratığa doğrultarak onu öldürmeye yeltenir. Nadir bir türe ait olan bu ejderhayı bir türlü öldüremeyen Hiccup, hayvanı ormana götürerek serbest bırakır. Sonrasında ise aralarında sadakat ve içtenlik barındıran bir arkadaşlık gelişir.

Talihsiz bir ödül avcısı olan Milo Boyd (Gerard Butler), kefaletini ödemeyen eski karısı, muhabir Nicole Hurley'yi izlemesi gerektiğinde (Jennifer Aniston) hayalindeki işi almış olur. Her şeyin bundan ibaret olduğunu ve zahmetsizce para kazanacağını düşünmektedir, ancak Nicole örtbas edilen bir cinayetin izini sürmek için onu atlattığında, Milo hiçbir şeyin kendisi veya Nicole için kolay olmayacağının farkına varır. Eski eşler sürekli birbirlerine üstünlük sağlar – ta ki kendilerini, canlarını kurtarmak için kaçarken bulana kadar. Sevgi, saygı ve itaat için ettikleri yeminin zor olduğunu sanmışken, hayatta kalmanın çok daha güç olduğunu göreceklerdir. Filmi Andy Tennant (Aşk Doktoru/Hitch, Beni Unutma/Sweet Home Alabama) yönetiyor.

Pers Kralı Xerxes, zafer kazanmaya alışmış güçlü ordusunu yine kendinden emin bir eda ile Yunan Krallıkları üzerine yollar. Ne denli güçlü bir ordu ile karşı karşıya olduğunun farkında olan Sparta Kralı, Tanrıları savaşmaya ikna edemeyince en cesur 300 askerini toplayarak Thermopylae'de Perslilerle savaşmaya gider. Çocukluklarından beri tamamen savaşçı olarak yetiştirilmiş olan bu 300 asker, hayatlarının en büyük mücadelesini vereceklerdir. Ölüm ne kadar kaçınılmaz olsa da cesaretleri ve güçleri bunu yenmeye hazırdır. Büyük bir dirençle düşmana karşı koyarken bir yandan da savaşmama kararı ile yanlış bir karar vermiş olan konseyin yanlışını anlayarak orduyu savaşa göndermesini bekleyeceklerdir.

Hoş ve zeki bir kadın olan Holly Kennedy, eşi Gery ile oldukça mutludur. Ancak Gery ölümcül bir hastalığa yakalanır. Bunu öğrenen Holly, kocasından daha kötü bir ruh haline girer. Ancak karısını çok iyi tanıyan Gery ölmeden önce ona farklı zamanlarda eline ulaşacak şekilde düzenlenmiş bir dizi mektup yazar. Holly için bu mektuplar artık bir yol gösterici haline gelir. Bu mektuplar sayesinde hayata yeniden bağlanmayı öğrenecek ve kendini yeniden tanıyacaktır.

Güzel kahramanımız değerli bir malın peşi sıra, dünyanın en ücra köşelerine doğru bir yolculuğa çıkıyor. Yunanistan, Hong Kong, Çin gibi dünya merkezlerinden; Kenya ve Tanzanya gibi dünyanın uzak diyarlarına koşturuyor. Önceki bölümden çok daha karanlık ve seksi olduğu söylenen devam filminde; motorsiklet, at gibi geleneksel aksiyon araçlarının yanı sıra bol bol da jet ski sahneleri yer alıyor. Mücadele edeceği kötü adamlardan birisi ise Çin'in ünlü suç şebekelerinden birinin yöneticiliğini üstlenen Chen Lo'dur. Devam filminde, Croft'a zorlu ve bitmeyen bir macera sunulurken izleyicilere de aksiyonu bol, doyurucu bir Tomb Raider macerası sunuluyor.