İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

1977'de İzmir'de doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi Konservatuvarı Sahne Sanatları Opera Şan Bölümünde eğitim aldı. Oyunculuk kariyeri ile birlikte çeşitli gruplarda solistlik ve Ruhi Su Kültür Sanat Vakfında şan hocalığı yaptı. Oynadığı ilk sinema filmi olan Türev, 2005 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde en iyi film ödülünü kazandı. Bu filmde oynadığı Süreyya rolü ile 13. ÇASOD ödüllerinde "Umut Vadeden Kadın Oyuncu" ödülüne layık görüldü. Bir klasik hâline gelen Elveda Rumeli dizisindeki Hatice rolü ülke çapında tanındı. 2007 yılında yönetmen Semih Kaplanoğlu'nun Yumurta, Süt, Bal üçlemesinin ilk filmi olan Yumurta filminde Nejat İşler, Saadet Işıl Aksoy ve Ufuk Bayraktar ile birlikte rol aldı. Film ulusal ve uluslararası çeşitli festivallerde ödüller aldı. 2008 yılında başrollerini Kaan Keskin ile paylaştığı üçüncü sinema filmi olan İki Çizgi, 65. Venedik Film Festivali ve 45. Antalya Altın Portakal Film Festivali dâhil olmak üzere 30'un üzerinde ulusal ve uluslararası festivale katıldı. Sonrasında çeşitli sinema ve dizi film projelerinde yer aldı. 2012 yılında Badem grubunun "Badem ve Konukları" albümünde "Ala Gözlerini Sevdiğim Dilber" şarkısını seslendirdi. 2013 yılında Roterdam Altın Lale Film Festivali'nde jüri üyeliği de yapan oyuncu son olarak Kara Ekmek ve Oyunbozan adlı dizilerde rol almıştır.

Yalı Çapkını, Gaziantepli Korhan Ailesi'nin direği Halis Ağa'nın (Çetin Tekindor) el bebek gül bebek yetiştirilmiş torunu Ferit'in (Mert Ramazan Demir) evlenmesine karar vermesiyle gelişecek olayları konu alıyor.

Midyat'ın en güçlü ailelerinden Şadoğullarının torunlarından biri olan Reyyan ile yıllar önce öldürülen anne babasının intikamını almak isteyen Miran'ın imkansız aşk hikayesi.

“O; Güneşi bayrak, göğü çadır eyleyip kısraklarını uçsuz bucaksız ovalara sürdü. Yağız yeri titretip, mavi göğü deldi. Pusatlarını yar eyleyip, ordularını gür kıldı. Daha çok denize, daha çok toprağa ilahi muştuyu taşıdı. Dünyanın iki hükümdara dar geldiğine inandı. Ve dünyayı bir hükümdara yar kıldı. Süleyman Şah oğlu Ertuğrul ümitlerin tükendiği bir çağda dirilişin adı oldu. ”Diriliş “Ertuğrul” , dünyanın kaderini belirleyen adamın hikayesi.

Evli ve iki çocuk babası olan tuhafiyeci Yusuf, 50’li yaşlarının başında orta yaş bunalımına girer. Bedeninin yaşlanmasını kafasına takan Yusuf, hem dış görünüşünü hem de yaşam tarzını değiştirmek ister. Yusuf’un en büyük hayali ise, Meryem ile evlendiği günden beri oturduğu evden ayrılıp, deniz kenarında bir eve taşınmaktır. Hayalini gerçekleştirmeye çalışan Yusuf, evi almak için mücadele ederken kendisini beklenmedik durumların içinde bulur.

Yalı Çapkını, Gaziantepli Korhan Ailesi'nin direği Halis Ağa'nın (Çetin Tekindor) el bebek gül bebek yetiştirilmiş torunu Ferit'in (Mert Ramazan Demir) evlenmesine karar vermesiyle gelişecek olayları konu alıyor.

Midyat'ın en güçlü ailelerinden Şadoğullarının torunlarından biri olan Reyyan ile yıllar önce öldürülen anne babasının intikamını almak isteyen Miran'ın imkansız aşk hikayesi.

Rüya Kıran o sabah Berlin'deki evinden Suriye'ye doğru yola çıktığında ölümü çoktan göze almıştır. Aynı sabah, “bir daha dönmem,” diyerek ailesini terk eden Yusuf Alacan'ın altı yıl sonra ilk kez Antakya'ya, baba evine döneceği gündür. Yine o gün, Yusufların arazisinden Suriye'ye geçmeye çalışan kaçak bir konvoy yakalanmış, Mit görevlisi Selma Çelik Atmaca lakaplı uluslararası büyük bir kaçakçının peşine düşmüştür. O akşam Yusuf ve Rüya'nın yolları Suriye sınırında çakışır. Rüya karşıya geçebilmek için Boran'la buluşmaya, Yusuf ise arazideki sorun yüzünden kaçırılan babasını kurtarmaya gelmiştir. Yusuf'un tetiği çekmesiyle birlikte kıyamet kopar. Boran Yusuf'un babasını, Yusuf ise babasına karşılık Rüya'yı rehin alır. İkisinin de bilmediği, konvoyun sahibi Atmaca lakaplı uluslararası kaçakçının, Berlin'de çok sevilen bir lokantacı olan Rüya'nın babası Ayaz Kıranolduğudur.

Blaming a crooked media mogul for the death of his journalist sister, a surgeon enlists the help of a beautiful psychologist to get revenge.

Asiye yoksul bir mahallede gaddar üvey annesi ve zorba babasıyla yaşamaya çalışan genç bir kızdır. Hayat yeterince üstüne gelmiyormuş gibi bir de sevgilisinden hamile kalır. Ancak sevgilisi onunla evlenmeyi şiddetle reddeder. Asiye de birikmiş öfkesini oğlana salladığı bıçakla alır. Artık Asiye için zaten nefret ettiği mahallesinden kaçmaktan başka çare kalmamıştır. Gerçek hayatından firarında kardeşi Mine de Asiye'yi yalnız bırakmaz. Ceplerinde para olmayan iki kız kardeş mecburen otostop yaparlar. Bindikleri araba ülkenin sayılı zenginlerinden birinin torununa aittir. Çıktıkları yol, onları düşündüklerinden bambaşka bir yere götürecek ve dört kişinin kaderini sonsuza dek değiştirecektir. Şimdi Asiye bütün hırslarının ve arzularının da ötesinde bir yaşamın eşiğindedir.

“O; Güneşi bayrak, göğü çadır eyleyip kısraklarını uçsuz bucaksız ovalara sürdü. Yağız yeri titretip, mavi göğü deldi. Pusatlarını yar eyleyip, ordularını gür kıldı. Daha çok denize, daha çok toprağa ilahi muştuyu taşıdı. Dünyanın iki hükümdara dar geldiğine inandı. Ve dünyayı bir hükümdara yar kıldı. Süleyman Şah oğlu Ertuğrul ümitlerin tükendiği bir çağda dirilişin adı oldu. ”Diriliş “Ertuğrul” , dünyanın kaderini belirleyen adamın hikayesi.

İstanbul'un Fethi sırasında Bizans surlarına ilk Osmanlı bayrağını dikecek olan kişi olmak isteyen Doğan Bey ve Şahin Bey birbirlerine zıt olan iki karakterdir. Fakat görev yerlerini terk eden bu ikiliye Akşemseddin ceza verir.

Aile içi ilişkileri sorgulatacak olan Bir Çocuk Sevdim, mahalle baskısının insan hayatını ne derece etkileyebileceğini gösteren bir aile draması. Zengin bir ailenin tek oğlu olan Sinan ile orta halli bir ailenin küçük kızı Mine birbirlerine aşıktırlar, ancak bu aşk onları hiç tahmin edemeyecekleri başka bir hayata savurur. Değerlerine bir ailenin kızı olan Mine, ilk aşkında yaşadığı hayalkırıklığının ardından, tüm ailesini karşısında bulur.

Serdar'a büyük bir aşkla bağlanan Nehir, kısa bir süre sonra tüm hayatını alt üst eden, annesini babasını yok eden bir ailenin oğlu ile evlenmiş bulur kendini. Ve bu gerçekleri öğrendiğinde çok geçtir. Aşk çoktan esir almıştır hem Nehir'i, hem Serdar'ı.. Sencerlerin veliahdı Doğan ise, karısını yıllardır kendi istediği bir yalana inandırmıştır. Ancak hiçbir yalan sonsuza kadar karanlıkta kalmaz ve karanlık yerlere ışık vurduğunda gördüklerimiz, gönül rahatlığı ile bakabileceğimiz şeyler değildir.. Şahika, on yılın sonunda mutlu evliliğinin bir yalandan ibaret olduğunu öğrenir. Bundan sonra ya bu yalanla yaşayacak ya da gerçeklerle yüzleşerek hayatına yeniden başlayacaktır. Hayat, Şahika ve Doğan için de bir sınava dönüşmüştür ve evlilikleri bu sınavdan kurtulabilecek midir? Öte yandan Nehir geldikten sonra, Sencer ailesinin geçmişindeki sırlar da bir bir açığa çıkacak ve tüm üyelerini bir yana savuracaktır.

Yıl 1896. Osmanlı Balkanlardaki hakimiyetini yavaş yavaş kaybetmektedir. Kahramanımız Sütçü Ramiz Makedonya bölgesinde Manastır şehrine yakın bir köyde evlilik çağındaki üç kızı ve karısıyla birlikte yaşan fakir bir Türk köylüsüdür. Ramiz ve ailesinin ekseninde gelişen olaylar fonda Balkanlardan çekilmekte olan cihan imparatorluğunun o yıllarına da bir ayna da tutmayı hedeflemektedir.

Gülbahar Isparta'nın köklü ailelerinden birinin himayelerine aldığı, büyütüp okuttukları bir genç kızdır. Eğitimini tamamlamak için bulunduğu İtalya'da iş gezisi için Venedik'e gelen Aslan ile tanışır. Gülbahar'ın restaurantta bir tatlı yüzünden çıkardığı kavga Aslan'ın dikkatini çeker. Tatlı bir sürprizle başlayan bu tanışıklık kısa sürede aşka dönüşür. Gülbahar'ın yıllardır gizlice onu seven en yakın arkadaşı Serdar, Aslan ile Gülbahar arasındaki aşkı farketmesiyle işlerin karışması bir olur. Serdar bir planla sevenleri ayırır. Ama Gülbahar ile Aslan'ın yollarının ülkeye döndüklerinde yine kesişeceğinden herkes habersizdir..