İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

8 dizisinden 1'i İzlenir çıktı

14 yıllık eski sevgililer Efsun ve Sinan evlenmeye karar verdiklerinde başlarına gelmeyen kalmaz. Düğün günü geldiğinde ise her şey daha da karışır.

Şebnem Burcuoğlu’nun çok satan Kocan Kadar Konuş romanından uyarlanan film bu toprağın kadınlarının daha çocukken nasıl koca bulmaya programlandıklarını anlatıyor. Bu kadınların arasında 30 yaşındaki Efsun (Ezgi Mola) gerçek aşkı, sevgiyi, dürüstlüğü arar ama diğer kızlar gibi numara yapmayı, trip atmayı, erkeği parmağının ucunda oynatmayı bilmez. Bu yüzden bu yaşına kadar düzgün bir ilişkisi olmamıştır. Efsun’un kadınlığın kitabını yazmış İzmirli ailesi ise ona kadınlığı öğretmeye kararlıdır. Efsun da nihayet kendini Türk kızlarına emanet eder. Ailesi tepeden tırnağa yeniledikleri Efsun’u takdim etmeye hazırlanırken Efsun’un karşısına hiç unutamadığı, üstüne yenisini koyamadığı lise aşkı Sinan (Murat Yıldırım) çıkar.

Temel Karadeniz'de yaşayan saf ve hayallerinin peşinden giden bir delikanlıdır ve bu haliyle herkesin alay konusudur. Kalbinin sesini dinleyen beş parasız Temel, Trabzon'un en bilindik ve zengin ailelerinden Yücesoyların kızı Zuhal'e aşık olur. Zuhal'i babasından isteyen Temel'i, Hıdır Yücesoy kapı dışarı eder. Sevdiğine ulaşamayan ve hayalleri yıkılan Temel, arkadaşı Turgay'ın Sümela Manastırı'nın çatısına çıkarak intihara giriştiğini öğrenir. Arkadaşını vazgeçirmek için manastırın çatısına çıkan Temel, Turgay'ı ikan etmek yerine kendisi de intihar etmeye karar verir. Onları çatıdan indirmeye çalışan polislerden Sümela Manastırı'nda büyük bir hazine saklandığını öğrenen Temel intihar etmekten cayıp bahsedilen hazineyi aramaya başlar. Bu sayede hem zengin olacak hem de Zuhal'e olan aşkını ispatlayacaktır.

Hayatını dürüstlük, aile sevgisi ve güven üzerine kuran Serhat’ın, eşi Berrak’ın yıllardır sakladığı büyük bir sırrı öğrenmesiyle alt üst olan hayatına odaklanıyor. Serhat’ın yolu, dobra ve cesur tavırlarıyla dikkat çeken Zeynep’le kesiştiğinde ikili kendilerini büyük bir fırtınanın içinde buluyor.

Köklü ve güçlü bir aileden gelen Cezayir Türk, devleti için çalışan ve bir sabotaja kurban giden ağabeyinin intikamını alır. Devletin bekası ve ailesinin güvenliği için öldü gösterilerek yeni bir hayata başlar. Cezayir Türk, yurtdışında devam eden operasyonlarda bir yaralanma sonucu sınır tanımayan doktorlardan Firuze ile tanışır. Her ne kadar eşini ve ailesini özlese de onlara bir daha dönemeyeceğini bilmektedir. Firuze'ye aşık olup yeniden bir aile kuran Cezayir, bir süre sonra deşifre olur ve tekrardan hayata, İstanbul'a dönmek zorunda kalır. Fakat bu gelişmelerden ne yeni ailesinin ne de yıllardır onu özleyen ve mezarında dua eden ailesinin haberi vardır. Emanet ederek geride bıraktığı İstanbul ise bambaşka bir İstanbul olarak karşısına çıkacaktır.

İslam dünyasını içine sürüklendiği büyük bir iç savaş ve kaostan çıkarıp birleştirmeye çalışan, dünyayı kasıp kavuran Moğollara ilk mağlubiyeti tattıran ve onların yenilmezlik efsanesini yerle bir eden "Bozkır Arslanı Celaleddin"in hikayesi.

Zeynep ve Yıldız birbirine çok düşkün ama hayalleri birbirinden tamamen farklı olan iki kardeştirler. Yıldız’ın hayatı sosyetenin kraliçesi Ender Argun’la tanışınca değişir. Ender, Yıldız’ı kocası Halit Argun’dan kurtulmak için kullanmaya karar vermiş ve Yıldız’a hayatının teklifini sunmuştur.

7 yaşındaki Melek, pavyonda çalışan annesi Şule ve onun zalim sevgilisi Cengiz'le aynı evde yaşamakta ve sistemli olarak dayak ve işkenceye maruz kalmaktadır. Minik kız ne yaşarsa yaşasın minik tavşanı Pamuk'la ve hayal ettiklerini yazdığı defterle mutlu olmaya çalışmakta ve bir gün hayatının tamamen değişeceğine inanarak hayaller kurmaktan hiç vazgeçmemektedir. Yeterince beslenemediği için çok çelimsiz ve bakımsız görünen minik Melek ile Zeynep arasında çok özel bir bağ kurulur. Zeynep aslında turna kuşlarını fotoğraflayan, soğuk duruşlu, duygularını pek belli etmeyen bir fotoğraf sanatçısıdır. Bir üniversiteye proje sunmuş ve onun onaylanmasını beklerken de geçici olarak okulda ücretli öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Kız kardeşleri ve annesi ile 10 yıldır görüşmüyordur. Melek'in son olarak ölüme terk edilmesi Zeynep'in bütün gelecek planlarını değiştirmesine neden olur.

Kökleri saraya dayanan Katiboğlu ailesi maddi anlamda zor günler geçirmektedir. Kuyumculuk mesleğini atalarından devralan "Saraylı Bey" lakaplı Ata Katiboğlu, ailenin iki asırdır ikamet ettiği yalıyı satışa çıkarmak durumunda kalır. Statülerini kaybetmek üzere olan karısı Üftade ve kızı Feride bu durumdan oldukça hoşnutsuzdur. Yalıya beklenmedik, sürpriz bir alıcı çıkar. Hayatında Kayseri'deki bağ evinden başka bir yer görmemiş olan genç, güzel ve milyoner Ayşen, "Bugünün Saraylısı" olarak yalıya yerleşir. Yalının bu şekilde el değiştirmesiyle herkes şoke olurken, Ayşen'le beraber herkesin de hayatı değişecektir.

Hazin bir aşk hikâyesi… 1974 yılının kışında, bahriyeli Ferit İstanbul’a ayak basar. Müjgan, Ferit, Selim ve Nalan’ın hayatları kesişir. O yıllar ilk görüşte aşk, mümkündür hâlâ. Göz göze gelmek bile bir büyük yangın sebebidir. Ve 1974 İstanbul’u, Boğaziçi, martılar, sahil boyu döşeli Arnavut kaldırımlar, Müjgan ve Ferit’e aşk neymiş öğretecekler. Ve sonra aşkla birlikte gelen diğer tüm duyguları öğretecekler; hasreti, vefayı, sadakati, ihtirası, ihaneti, tutkuyu ama illaki susmayı. Kalbe söz geçirebilmeyi… Selim ve Nalan… İki kardeş… Yıllarca büyütmüşler içlerinde aşkın en karasını. Selim, Müjgan’a sevdalı. Nalan, bahriyeliye yaralı. Birbirine bağlı bu dört genç, dile getirilmesi bile büyük günah sayılan bir aşk yüzünden, ömürlerinin baharını kışa çevirirler.

Estağfurullah Yokuşu fakir bir mahallede onurlu bir şekilde yaşamak için mücadele eden ve desteği birbirlerine duydukları sevgiden alan iki gencin aşk hikayesi. Bu aşk hikayesinden yola çıkılarak mahallede yaşanan yaşam kavgası, delice kıskançlıklar, derin pişmanlıklar, yıllarca saklandıktan sonra gün ışığına çıkan sarsıcı sırlar, taşkın öfkeler, insanın yüreğini yakıp kavuran aşklar anlatılmaktadır.