İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

6 dizisinden 2'si İzlenir çıktı

1960'lı yıllarda, kocasının kendisine yaptığı onca kötülüğü ve yaşadığı aile dramını unutamamış, bir evladını torununun doğumunda kaybetmiş bir annenin ve aynı zamanda kendisine ait bir konfeksiyon atölyesinin sahibi olan Cemile'nin, kızları Berrin ve Aylin; oğulları Mete ve Osman, kayınvalidesi Hasefe Hanım, damatları ve torunları ile verdiği mücadele anlatılmaktadır. Geçen bu olayları Cemile'nin küçük oğlu Osman anlatmaktadır. 3. Sezonda 12 Eylül Darbesi anlatılmaktadır.

İstanbul'un sayılı iş adamlarından biri olan Adnan Ziyagil, çok sevdiği eşi İnci öldükten sonra 17 yaşındaki kızı Nihal ve 11 yaşındaki oğlu Bülent ile köşkte bir başına kalır. Çocukların eğitimi için köşke yerleşen Matmazel Deniz de Courton, zaman içerisinde köşkte söz sahibi de olmaya başlar. Matmazel Adnan'ı yıllarca kendi içinde sevmiş olsa da, Adnan kendisinin yarı yaşında olan Bihter Yöreoğlu’na aşık olur ve onunla evlenir. Önce Bihter bir süre sonra da annesi Firdevs Yöreoğlu köşke yerleşir. Eşini kaybeden Firdevs’in hayattaki tek amacı lüks içindeki yaşamını sürdürebilmektir. Bihter annesine inat uğruna evlendiği Adnan’ı aralarındaki yaş farkına rağmen başlarda sevse de, bir süre sonra Adnan’ın manevi yeğeni hızlı çapkın Behlül Haznedar'a kapılır. Behlül ise Nihal’in küçüklüğünden beri ona aşık olduğunu anlamamazlıktan gelerek uzatmalı okuduğu üniversitede çapkın yaşamına devam eder; ta ki Bihter’le yasak bir aşkın içine girene kadar...

Alya Albora, vefat eden eşinin vasiyetini yerine getirmek için cenazesi ve beş yaşındaki oğluyla Kanada’dan Mardin’deki Albora topraklarına gelir. Ancak bu gelişin bir dönüşü ve Albora’dan çıkışı yoktur. Albora aşiretinin başı Cihan Albora, Alya’nın çırpınışlarına kayıtsız kalmasa da çocuğunu alıp gitmesine izin vermez. Geçmişin karanlığı, saklanan sırlar ve bölgenin gerçeği ile yüzleşen Alya Albora, kendini kocasının ailesiyle büyük bir mücadele içinde bulur.

Bu hikaye İstanbul’un 1970’li yıllarında adalet arayan bir savcının ve kalemine güvenen genç bir gazetecinin mücadelesin anlatıyor. Orhan ve Leyla’nın aşkı 70’lerin renkli mahalle kültürü ve karanlık yer altı dünyası arasında savruluyor. Onlar adaletin peşinden koşarken bizler bir ülkenin özgür, çılgın, umutlu gençliğinin kavgayla, siyasetle, aşkla ve müzikle büyüyüp kabadayılıktan mafyaya, rocktan arabeske, köylerden şehirlere, şehirlerden başka yeni bir ülkeye dönüşmesini anlatıyoruz.

Kapadokya’nın zengin ve güçlü adamlarından, ileri yaştaki Fikret Karakaya, genç güzel Zühre ile evlenmek ister. Zühre, düğün için Niğde’den konağa getirilir. Mertliği ile tanınan taş ustası Seyit’in yolu Zühre’yle bu süreçte kesişir. Ateş ve su kadar birbirlerinden uzak durmaları gerekse de, Seyit ile Zühre arasında, tutkulu, büyüleyici bir aşk başlar. Ancak aşkları, değdikleri herşeyi, yakıp yıkar, küle döndürür. Üstelik karşılarında Fikret Karakaya kadar güçlü bir engel daha vardır. Çoban Yıldızı, Seyit ile Zühre’nin Kapadokya’nın masalsı dünyasında başlayıp, İstanbul’a uzanan, soluk soluğa izlenecek, gerilim dozu yüksek bir aşk hikayesi.

Hicran; bütün insanlar arasında bir insan. Bütün kadınlar arasında bir kadın. Doğup büyüdüğü yuvada söz dinleyen bir çocuk. Sonra bir genç kız. Seven, aşık olan, kırılan bir yürek sonra da. Bütün anneler arasında bir anne. Sürüklenen bir hayatın içinde bir kadın. Bu hayat, günün birinde seçim yapmaya zorlar Hicran’ı. “Ben senin annen değilim” der, kızına. “Peki, sana ne diyeyim anne?” sorusuna yanıtı ise, çaresizlik ve isyan dolu bir fısıltıdır: “Bana artık Hicran de...”

1960'lı yıllarda, kocasının kendisine yaptığı onca kötülüğü ve yaşadığı aile dramını unutamamış, bir evladını torununun doğumunda kaybetmiş bir annenin ve aynı zamanda kendisine ait bir konfeksiyon atölyesinin sahibi olan Cemile'nin, kızları Berrin ve Aylin; oğulları Mete ve Osman, kayınvalidesi Hasefe Hanım, damatları ve torunları ile verdiği mücadele anlatılmaktadır. Geçen bu olayları Cemile'nin küçük oğlu Osman anlatmaktadır. 3. Sezonda 12 Eylül Darbesi anlatılmaktadır.

İstanbul'un sayılı iş adamlarından biri olan Adnan Ziyagil, çok sevdiği eşi İnci öldükten sonra 17 yaşındaki kızı Nihal ve 11 yaşındaki oğlu Bülent ile köşkte bir başına kalır. Çocukların eğitimi için köşke yerleşen Matmazel Deniz de Courton, zaman içerisinde köşkte söz sahibi de olmaya başlar. Matmazel Adnan'ı yıllarca kendi içinde sevmiş olsa da, Adnan kendisinin yarı yaşında olan Bihter Yöreoğlu’na aşık olur ve onunla evlenir. Önce Bihter bir süre sonra da annesi Firdevs Yöreoğlu köşke yerleşir. Eşini kaybeden Firdevs’in hayattaki tek amacı lüks içindeki yaşamını sürdürebilmektir. Bihter annesine inat uğruna evlendiği Adnan’ı aralarındaki yaş farkına rağmen başlarda sevse de, bir süre sonra Adnan’ın manevi yeğeni hızlı çapkın Behlül Haznedar'a kapılır. Behlül ise Nihal’in küçüklüğünden beri ona aşık olduğunu anlamamazlıktan gelerek uzatmalı okuduğu üniversitede çapkın yaşamına devam eder; ta ki Bihter’le yasak bir aşkın içine girene kadar...