İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

13 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Sinema ve dizi film oyuncusu. 1 Haziran 1964, Ankara doğumlu. Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı mezunu. Oyunculuğa 2007 yılında Kurtlar Vadisi Terör filminde rol alarak başladı. 2009’dan itibaren Masumlar, Çalıkuşu, Son Destan, Adı Efsane gibi dizlerde rol aldı. 2019’dan itibaren Hercai dizisinde Esma Demiralp karakterini canlandırdı. 2020’de Muhteşem Üçlü filminde oynadı.

İshak, küçük bir dağ kasabasından çıkmış gezgin bir müzisyendir. 7 yıl önce parçası olduğu bir linç olayı, ölmek üzere olan annesine veda etmek için kasabasına döndüğünde peşini bırakmaz. Çocukluk arkadaşları olan diğer beş faille ve onları destekleyen kasaba halkı ile yüzleşen İshak, üzerine çöken suçluluk duygusuyla mücadele eder. Ancak suç ne kadar büyükse, herkesin elinde kan olduğu için sessizlik o kadar güçlenir.

İki eski sevgili bir düğün salonunda karşılaşır ve birbirlerine karşı hâlâ romantik hisler beslediklerini fark eder. Tek sorun, az önce başkalarıyla evlenmiş olmalarıdır.

Nesillerdir Haydarpaşa Garı'nda Anadolu Tat Lokantası'nı işleten Mermer Ailesi, sekiz kişiden oluşan geniş bir ailedir. Kendi halinde, sade bir yaşamları olan bu insanların durumları biraz karışıktır. Bu ailenin, uzun zamandır gizledikleri bir de sırları vardır. Bu sır, her ne pahasına olursa olsun açığa çıkmaması gerekmektedir.

Fanatiği olduğu takıma ve Duygu’ya aşık olan Zafer, bir türlü büyümeyen adamlardan biridir. Bir gün babasının zoruyla kendini istemediği bir evlilikte bulur. Birbirinden komik şekillerde bu evlilikten kurtulmaya çalışan Zafer’in planları beklediği gibi gitmez. Zafer, son düdük çalmadan gerçek aşkın ne olduğunu anlayabilecek midir? Kahkaha dolu bir seyir vaat eden "El Değmemiş Aşk" filmi, iki aşk arasında kalan Zafer’in eğlenceli hikayesinde aşktan, dostluktan, aileden bahsediyor. Yeni sezonun öne çıkan romantik komedilerinden biri olmaya hazırlanan filmin yönetmen koltuğundaysa Umut Kırca var.

Leyla başından geçen bir ayrılık sonrası baba evine dönmüştür. Kalbi kırıktır ve çocukluğundan beri sorunlu bir ilişkileri olan babası Selim ile aralarındaki sorunları çözmeye çalışmaktadırlar.İskender ise küçük yaşlardan beri şanssız bir hayat yaşamış olan yetimhanede büyümüş ve hayatı boyunca hiç evim diyebileceği bir yere sahip olmamış bir adamdır. Beklenmedik bir şekilde karşılaşan bu ikili onları aradıklarını bulmalarını sağlayacak bir aşkın içine sürüklenir, Leyla yaralarını sararken , İskender’in evi Leyla olur fakat bu güzel hikayenin böyle sürmesine engel olacak olaylar peşlerini bırakmaz...

Leman, Şahika, Mine, Suzi ve Demir’in iç içe geçen yaşamlarına odaklanıyor. Yıllar önce gizlenmiş sırların gün yüzüne çıktığı, dostlukların ve aşkların sınandığı, derin yüzleşmelerin yaşandığı bu hikâye; sakin görünen hayatların ardında kopan fırtınaları gözler önüne seriyor.

Zenginden çalıp fakire vermek… Hala bir halk kahramanlığı hikayesi mi yoksa hepimizin- en fakirimizin bile kahramanı artık paranın ta kendisi mi? Ferhan rüşvetçilerin, dolandırıcıların, hak edilmeden yapılan vurgunlarla zengin olan insanların parasını çalar ve bu parayla mahallesindeki yoksul gençlere el uzatır, onları okutup ailelerine yardım eder. Hiç beklenmedik bir ölüm onun bütün yaşamını sarsacaktır. Bu olay onu sadece idealleriyle değil aşkıyla da sınayacak, bu sınavı vermenin yollarını arayacaktır. Haksızlıklarla yalnızca Ferhan olarak savaşamayacağını anlayınca, Orhan kimliğine bürünür. Böylece Ferhan mahallesinde sevdiği ancak uzak durması gerektiği Müjde’nin babası ile mücadele ederken, avukat Orhan’ın da yolu mahalleyi ele geçirmeye çalışan ailenin varisi İpek ile kesişir. Hiçbir iyiliğin cezasız kalmadığı bir dünyada oyunu tersine çevirmek hala mümkün… Kopuk… çekirdek ailesinden daha fazlasına sahip çıkanların hikayesi…

10 yıldır bir yalanın içinde yaşayan Elif, her şeye sıfırdan başlamak zorunda kalır. Genç kadının yeni yaşamındaki yolu zengin iş adamı Fırat ile kesiştiğinde ise her şey daha da karmaşık bir hal alır.

Özel Kuvvetler’den ayrılma eski bir asker olan Maraşlı, açtığı sahaf dükkanı ile hayatını geçirmek istemektedir. Gözü pek, cesur, adaleti kendi bildiği yollarla sağlamaya çalışan Maraşlı’nın hayatının dönüm noktası, kızı Zeliş’in vurulduğu gündür. Tek amacı, hasta olanı kızını hayata döndürmek olan Maraşlı, evladına yaşatılan büyük acıyı unutamamaktadır. Bir gün sahaf dükkanından içeri dünyalar güzeli Mahur Türel girer ve Mahur o gün istemeden bir olaya karışır. Maraşlı, Mahur’un hayatını kurtarır. Ve o gün kaderleri birbirine bağlanır. Dizide başarılı oyuncu Burak Deniz ‘Maraşlı’, Alina Boz ise ‘Mahur' karakterine hayat veriyor. Maraşlı’nın görkemli oyuncu kadrosunda ayrıca; Kerem Atabeyoğlu, Rojda Demirer, Ahmet Varlı, Cemil Büyükdöğerli, Abdül Süsler, Melis İşiten, Cengiz Sezgin ve Neslihan Acar rol alıyor.

Psikiyatri kliniğindeki doktorların ve onlara başvuran hastaların hayatlarının anlatılacağı “Kırmızı Oda”da acılar, sevinçler, mutluluk ve hüzünler izleyicinin de ruhunun kapalı kapılarını aralayacak. Hastalar o güne kadar kimselere söyleyemedikleri sırları dile getirirken izleyiciler de kendi bugünleri, geçmişleri ve yarınlarına dair bir şeyler bulacak.

Midyat'ın en güçlü ailelerinden Şadoğullarının torunlarından biri olan Reyyan ile yıllar önce öldürülen anne babasının intikamını almak isteyen Miran'ın imkansız aşk hikayesi.

Berlin’de; tutucu bir Türk ailesinin kızı olarak dünyaya gelen 23 yaşındaki Zehra Şimşek’in yaşadıkları ne planlanabilir ne de yeryüzündeki herhangi biri, onun yaşadıklarını hayal edebilirdir! Dizi, Göçmen Türk kızı Zehra’nın Berlin’deki yoksul ve bağnaz ailesinin evinde başlayıp, İstanbullu zengin bir ailenin sırlarla ve korkunç bir suçla gölgelenmiş konağında devam eden inanılmaz öyküsünü anlatıyor.

Kariyerinin zirvesindeyken ağır biz kaza geçirip sakatlanan efsane basketbolcu Tarık Aksoy, basketbolu bırakmak zorunda kalır. Ardından, sahip olduğu her şeyi birer birer yitiren Tarık, en son çocuklarının velayetini de kaybeder. Tam hayata karşı güvenini kaybetmişken, karşısına çıkan son şans, belki de kızlarını kazanmanın yolu olacaktır.

Bu, çevremizdeki pek çok ailenin bir köşesinden dahil olduğu bir göç hikayesidir. 2. Dünya Savaşı bitmek üzere. Dünyalar yıkılmış ve yeniden kurulacak. Sen neresinde yer alacaksın bu yeni dünyanın? Sonsuz fırsatlar, yozlaşan hayatlar... Ve hepsinin ortasında “Kimse beni adi bir hırsıza çeviremez!” diyen bir Destan. Toprak ağaları memleketi ele geçirmiş... Buğdayı el altından tüccara satıp milleti açlığa mahkum ediyorlar. Genç nüfus “her an savaşa girebiliriz” endişesiyle askere alınmış, tarlalar ekilemiyor. Oysa Destan, ailesini yerle bir olan Yugoslavya’dan, bir “Umut Ülkesi”ne getirdiğine inanmakta. Bu umudu için bile savaşmak zorunda olduğunu fark ettiğinde, parçası olmayı reddettiği bir savaştan, toprak ağalarına karşı açtığı bir savaşın ortasında bulur kendisini. Destan’ın savaşı bir kişinin değil, bir değerin, erdemin savaşıdır. Savaş yıllarının tüm değerleri test ettiği bu yıllarda, Destan onu o yapan erdemleriyle koca dünyaya karşı yapayalnızdır. Zira öz kardeşi Halit, bu savaşta, kötülerin safında durmaya karar vermiştir. İki kardeşi ayıran, aileleri parçalayan yozlaşmadan başka bir şey değildir. Destan’ın bir toprak ağası olan Yavuz’a karşı verdiği savaş, kardeşi Halit’in de Yavuz’a katılmasıyla Destan’ın tüm değerlerini sınava tabi tutmak üzeredir. Bunca zorlu bir sınavda insan en çok insanlığı ile test edilir. Destan’ın kardeşi Halit’i kaybetmesi yetmezmiş gibi, kız kardeşi Şahsine de yüreğini kopup geldikleri Yugoslavya’da, sözlüsünde rehin bırakmıştır. Destan anavatanında yeni ve hakça bir yaşam kurmaya çabalarken, Şahsine geçmişte bir hayaletle, Osman’la birlikte yaşamaktadır. Şahsine’nin zayıf yüreği ne bunca zorluğu ne bunca özlemi kaldıracak güçtedir. Peki ya Destan’ın yüreği. Destan bunca zorluk içinde, ailesini ayakta tutmaya çabalarken, haktan yana tavır alma gayretindeyken yüreğini düşünemeyeceğini bilmektedir. Lakin en ummadığı şey gerçek olmuştur. Dünyanın en güzel çiçeği en büyük çöplükte karşısına çıkmıştır. Yavuz Ağanın kızı Nergis, görür görmez Destan’a vurulmuştur. Destan nasıl doğruları için kararlılıkla savaşıyorsa, Nergis de onun yüreğindeki buzları çözmek için durmaksızın savaşacaktır. Bir yangının ortasında filizlenen bu aşkı yeşertmek bile uğruna savaşılması gereken bir mücadeledir şimdi. Destan’ın savaşı sadece fiziki bir savaş değildir. O ailesini bir arada tutmak, insanca yaşatmak ve doğru bildiği değerleri yaşatmak için savaşmak zorundadır. Dağılan ailesini bir araya topladığında ise karşısında artık daha acımasız bir zorbalık bulacaktır. Destan düzeni için savaşmaktadır lakin Yavuz ağa canı saydığı mallarını korumak için savaşan yaralı bir aslandır artık. İyi ile kötünün bu mutlak savaşında net olmayan, arada kalan herkes ve her şey kurban olmaya mahkumdur şimdi. “Son Destan” bizi birbirimize bağlayan değerleri savunmak için savaşan bir “muhacir”in, bize kendimizi hatırlatan mücadelesinin öyküsüdür. Yayin Tarihi:

Antakyalı köklü Yörükhan Ailesi’nin ortanca oğlu Kahraman Yörükhan, ailenin soyadını geleceğe taşıyacak 3 erkek çocuktan biridir. Ancak eşi Defne, çok istese de dünyaya bir evlat getirememektedir. Yörükhanların gözbebeği Kahraman’ın yolu, sıradan bir tarım işçisi ailenin kızı olan Elif ile kesişir. Bu kesişmenin ardından, her iki ailenin de hayatlarında fırtınalar kopacaktır.

Türk edebiyatının önemli eserlerinden biri olan, Reşat Nuri Güntekin imzalı Çalıkuşu, birkez daha uyarlanıyor. Çalıkuşu Feride ve Kâmran'ın dillere destan sevgileri, sınanmaya hazır..

1984 yapımı, Halit Refiğ'in yönetmenliğinde çekilen bir Yeşilçam klasiği olan Alev Alev, yıllar sonra bir dizi olarak ekrana geliyor. Cüneyt Arkın, Tarık Akan ve Gülşen Bubikoğlu'nu buluşturan film, bu kez Rojda Demirer, İlker İnanoğlu, Berk Oktay, Rojda Demirer ve Hande Soral'ı bir araya getirecek.. Yakışıklı bir yat kaptanı ile evlenmeye hazırlanan genç kızın hayalleri, kaptanın iş dolasıyla bir süre yurtdışına gitmek zorunda kalmasıyla yıkılır. Kaptanın yokluğunda hamile olduğunu öğrenen genç kız, zengin birisiyle birlikte olur ve onunla evlenmek zorunda kalır..

Gülbahar Isparta'nın köklü ailelerinden birinin himayelerine aldığı, büyütüp okuttukları bir genç kızdır. Eğitimini tamamlamak için bulunduğu İtalya'da iş gezisi için Venedik'e gelen Aslan ile tanışır. Gülbahar'ın restaurantta bir tatlı yüzünden çıkardığı kavga Aslan'ın dikkatini çeker. Tatlı bir sürprizle başlayan bu tanışıklık kısa sürede aşka dönüşür. Gülbahar'ın yıllardır gizlice onu seven en yakın arkadaşı Serdar, Aslan ile Gülbahar arasındaki aşkı farketmesiyle işlerin karışması bir olur. Serdar bir planla sevenleri ayırır. Ama Gülbahar ile Aslan'ın yollarının ülkeye döndüklerinde yine kesişeceğinden herkes habersizdir..