İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

7 dizisinden 1'i İzlenir çıktı

Kariyerindeki büyük hedefleri gerçekleştirmek için çareyi yaşam koçlarının enerji ve frekansını düzenlemesinde arayan Helin, sonsuz bir inançla her gün yeni bir yaşam koçuna giderken yakın arkadaşı Cafer’i de alır. Helin’in bu durumuyla dalga geçen Cafer, bir parti çıkışı magazincilerin “sevgili misiniz?” sorusuna “yaşam koçuyum” cevabını verir ve Helin’in de kariyerindeki büyük değişim ile Türkiye’nin en popüler yaşam koçu haline gelir.

4 yıldır sevgili olan İrem ve Ozan, nişanlanacakları günün sabahında, beraber yaşadıkları evlerinde uyanırlar. İrem bu nişandan dolayı gergindir çünkü ailesinin her üyesi birbirinden deli dolu ve sorun çıkarmaya müsaittir.

Film, sevdiği kıza kavuşabilmek için arkadaşlarıyla birlikte imkansız bir görevin üstesinden gelmeye çalışan Temel'in hikâyesini anlatıyor.

Düğünden önce erkek erkeğe eğlenelim dediler ama tropikal bir meyve akıllarını başlarından aldı. Şimdi herkesin aklında tek bir soru var: Acaba dün gece neler yaşandı?

Bir alışveriş merkezinde çalışan Pelin (Hande Doğandemir) hayatının aşkı, aynı zamanda bir playboy olarak tanınan İlker (Mithat Can Özer) tarafından evlilik hazırlığındayken aldatılır. Bir anda Pelin’in dünyası başına yıkılır. Zavallı Pelin’e yaşadığı hayal kırıklıkları ve intikam dolu serüveninde, yakışıklı bir rock davulcusu olan Burak (Şükrü Özyıldız) yol arkadaşlığı yapacak ve hayatını değiştirecektir. Pelin'e en mutsuz olduğu anda yol gösteren rock grubunda davulcu, doğa tutkunu, yakışıklı Burak'la yaşadıklarını izlerken çok etkileneceksiniz… Çünkü hayat plan yaparken yaşadıklarındır ve aşkın içinde tutku, kavga, gurur biraz da intikam vardır…

Selim, kendi kendisini küçük dünyasına hapsetmiş bir yazardır. Özgüven yetersizliğinden, pek kimseyle doğru düzgün ilişki kuramayan Selim yalnızlığına çare olarak umreden yeni dönmüş annesi Mehpare ile birlikte yaşamaya karar verir. Bir gün spor salonuna gittiğinde sakarlığı sayesinde Ayşıl adında bir kadın ile tanışır. Ayşıl hem zengin hem de herkesin jayran olacağı kadar güzel bir kadındır. Beklenmedik biçimde Ayşıl Selim’e aşık olur! Her şeyden bunalmış olan bu kadın mutluluğa giden yolun Selim’in annesi ve onun arkadaş grubundan geçtiğine inanır.. Aşk dolu bu macerada hem Selim'in hem de Ayşıl'ın başına bir seri komik olaylar gelecektir.

Kadın cinayetlerini araştırmak için emniyet bünyesinde yeni kurulan birimin başına Önem başkomiser getirilir ve ekip katillerle amansız bir mücadeleye başlar.

Yaptıkları dolandırıcılıklar yüzünden İstanbul’dan apar topar kaçan Göçer ailesi, arkalarında bıraktıkları belalılardan olabildiğince uzaklaşmaya çalışırken, kendilerini Ege’de bulurlar. Köyün hırçın güzeli Zarife’nin otlattığı koyunlar yüzünden kaza yaparlar. Zarife, Savaş ve Barış arasındaki aşk üçgeninin fitili de o an ateşlenmiş olur. Kazada yaralanan Şinasi’ye yardım eden Zarife, sadece kendi köylerinde yetişen bir bitki olan ve köye de adını veren Şıpıldak otundan yaptıkları merhem ile onu tedavi eder. Bu merhemin mucizevi bir etkisi olduğunu gören Göçer ailesi, formülün peşine düşerler… Kazara karşılaşan bu üçlünün hayatında artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Bir iddia ile başlayan aşk oyunu, zamanla aşkın en gerçek haline dönüşecektir.

Antakyalı köklü Yörükhan Ailesi’nin ortanca oğlu Kahraman Yörükhan, ailenin soyadını geleceğe taşıyacak 3 erkek çocuktan biridir. Ancak eşi Defne, çok istese de dünyaya bir evlat getirememektedir. Yörükhanların gözbebeği Kahraman’ın yolu, sıradan bir tarım işçisi ailenin kızı olan Elif ile kesişir. Bu kesişmenin ardından, her iki ailenin de hayatlarında fırtınalar kopacaktır.

Kocabaş'ların otoriter reisi Şehmuz, evin titiz ve klorak bağımlısı kadını Servet, aynı evde damatları iç güveysi Selahattin, kızları Gülistan, torunları Orçun, Orçun'un sevgilisi Eylem ve bekar oğulları Rıza ile birlikte oturmaktadırlar. Antakya’dan İstanbul-Cihangir’e taşınan Kocabaşlar geleneklerine bağlı olan babaları Şehmuz Bey’in hakimiyeti altındadır. Damatları Selahattin, eşi Gülistan’a hiç bağlı değildir; üstelik onu pavyonda tanıştığı Tülay ile aldatmaktadır. Evin tek oğlu olan Rıza, hiç sevmediği Nurhayat ile ailesinin baskısıyla nişanlanmıştır. Ancak bu duruma daha fazla katlanamaz ve Nurhayat’tan ayrılma kararı alır. Bu karar Kocabaşlar için yıkım olur. Aile, Rıza ve Nurhayat’ın arasını düzeltmek için seferber olur. İki defa tertiplenen düğünde önce Rıza, sonra Nurhayat kaçar ve böylece ilişkileri sona erer. Bu olaylar yaşanırken tüm ailenin hayatını değiştirecek bambaşka bir gelişme yaşanır. Deniz, yanında kardeşi Bora ile birlikte, bir dizide bir bölüm konuk oyunculuk yapmak için İzmir’den İstanbul’a gelir. Yıllardır aradığı fırsatı bulamayan Deniz’in hiç beklemediği bir anda şansı döner. Dizinin başrol oyuncusu sette olay çıkartıp işi bırakır. Bir anda bölüm oyunculuğundan başrole terfi eden Deniz, İstanbul’da ev arayışına girer. Setteki diğer bir oyuncu Açılay da ev aramaktadır ve Deniz’e ev arkadaşı olmayı teklif eder. Şehmuz Bey de Rıza’ya kızar ve Nurhayat ile evlendirdikten sonra oturmalarını planladıkları yan daireyi kiraya vermeye karar verir. Herkes bu daireyi tutmak üzere harekete geçer. Damat Selahattin o dairede metresi Tülay’ı oturtmayı planlarken, büyük bir tesadüf sonucu Deniz ve Açılay da aynı eve talip olur. Ancak Şehmuz evi sadece ailelere kiralamaktadır. Daireyi çok isteyen Deniz, Açılay ve Bora’nın aklına bir plan gelir. Plan işe yarar; Şehmuz Bey’i ikna edip evi tutarlar. Ancak ilk başta yolunda giden işler kısa bir süre sonra kontrolden çıkar. Bütün bunların üzerine Deniz'in annesi ve babasının İzmir'den İstanbul'a taşınması ile işler iyice çığırından çıkar.

Geçmişinden taşıdığı bir acının, yaşadığı her anı gölgelediği bir hayatın sahibi Hande ve deli gibi aşık bir adamın geçmişinden çıkagelmesiyle hayatı zindan olan Zehra aynı gün ölümden eşiğinden dönünce, her şeyi geride bırakıp kaçmaya karar verirler.

Yıl 1920, yer İstanbul. 1. Dünya Savaşı’nda bozguna uğrayan Osmanlı’nın başkenti müttefikler tarafından işgal edilmiş durumdadır. Anadolu’nun İstanbul’dan bir bilgi akışına ihtiyacı vardır, İstanbul’un elitleri ise konudan bağımsız "tatlı" bir hayat yaşamaktadırlar. Sait Molla önderliğinde kurulan İngiliz Muhipleri Cemiyeti, İngilizlerle İstanbul cemiyet hayatını kaynaştırır. Bu noktada Deli Saraylı ve Hüsrev Binbaşı’ya bir görev verilir. Bu ekip İstanbul’da bir konak tutarak istihbarat sağlayacaktır. Yabancı oldukları cemiyet hayatına giren ekip, tam bir aile olarak kurulur, tüm aile fertleri (uşaktan ailenin çocuklarına kadar) istihbarat için çalışırlar. Ancak yabancı oldukları bu ortamda herkes bol bol pot kırmaktadır.

Sokaklardan başlayıp belli bir hiyerarşik bütünlük içinde kademe kademe yükselen ve en tepede son derece etkili bir "konseye" dönüşerek ülkeyi avcuna almayı amaçlayan çok güçlü bir mafya örgütü ile o örgütle mücadeleye soyunanların serüvenleri anlatılır. Bu hem toplumsal hem de bireysel yansımaları olan bir serüvendir.