İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Zafer coşkusu içinde, İzmir sokakları 'Yaşasın Gazi, Yaşasın Ordu, Yaşasın Büyük Millet Meclisi' sesleriyle inlemektedir. İzmir`deki evi, Başkumandanlık Karargahı olarak kullanılan Latife Hanım`ın Mustafa Kemal`e olan hayranlığı her geçen gün artmaktadır. Bu arada, Zübeyde Hanım, oğluna ilgi duyan bu İzmirli genç hanımla tanışmak ister. Latife Hanım, İzmir`e gelecek olan Mustafa Kemal`in annesini evinde ağırlamak için ısrar etmektedir. Çankaya Köşkü`nde Zübeyde Hanım`a ve Mustafa Kemal`in Doğu Cephesindeyken evlat edindiği küçük Abdürrahim`e bakan Fikriye Hanım`ın rahatsızlığı ilerlemekte, ancak kendisi bunu özellikle ölesiye sevdiği Mustafa Kemal`e belli etmemeye çalışmaktadır. Çankaya Köşkü`nde bir dost toplantısında piyano çalarken öksürük krizine tutulan Fikriye Hanım, hiç istemediği halde Münih`te bir sanatoryuma gönderilir. Bütün bunlar olurken işgalcilere karşı savaş da bütün hızıyla sürmektedir.

Kaan Tuğlu, bekar bir babadır. Amerika’da doktora yaparken yaşadığı tek gecelik ilişkiden doğan 9 aylık kızıyla birlikte İstanbul’da yaşamakta, bir menkul kıymetler şirketinde borsa brokerlığı yaparak geçimini sağlamaktadır. Bebeğine bakan bakıcı kaçınca Kaan, Ayperi isimli bir köylü kızını dadı olarak işe alır. Kaan'ın sadece cahil bir köylü kızı sandığı Ayperi, onun yozlaşmış hayatına bomba gibi düşer. Kaan son derece çapkın ve sorumsuz bir metropol bekarı, Ayperi ise dediğim dedik bir Antepli köylü kızı olduğu için ikisi sürekli kavga etmeye başlarlar. Ama birbirlerinden hiç haz etmeyen bu iki inatçı keçinin bilmedikleri bir şey vardır. Kaderleri bundan kırk küsur yıl önce Kıbrıs Savaşı'nda yazılmıştır. Ayperi'nin dedesi Asım Onbaşı, Kaan'ın dedesi Emin Ağa'nın hayatını kurtarmak için bir kurşunun önüne atlamış, Emin Ağa’ya büyük bir vicdan borcu yüklemiştir. Kaan’ın Antepli bir Ağa olan dedesi, Asım Ağa’nın torununu kendi torununa almaya ant içmiştir. Dedeleri onların nasibini kertmiştir lakin bizimkiler kanlarıyla canlarıyla bu nasibe karşı dururlar. Ama ikisinin de karşı duramadığı tek bir şey vardır. Kaan’ın tatlı mı tatlı, dokuz aylık kızı Sue Ellen.

Birbirlerinden kilometrelerce uzakta olmalarına rağmen sevginin güçlü bağını hissedebilen iki gencin hikayesini konu ediyor. Sosyal medya üzerinden taşınan iki genç, sohbet ettikçe birbirlerinin hayatlarına dokunduklarını fark eder. Birbirlerini görmeden, duymadan gece gündüz konuşan gençler, aralarındaki mesafelere rağmen aşkın imkansız olmadığını keşfederler.

Kaan Tuğlu, bekar bir babadır. Amerika’da doktora yaparken yaşadığı tek gecelik ilişkiden doğan 9 aylık kızıyla birlikte İstanbul’da yaşamakta, bir menkul kıymetler şirketinde borsa brokerlığı yaparak geçimini sağlamaktadır. Bebeğine bakan bakıcı kaçınca Kaan, Ayperi isimli bir köylü kızını dadı olarak işe alır. Kaan'ın sadece cahil bir köylü kızı sandığı Ayperi, onun yozlaşmış hayatına bomba gibi düşer. Kaan son derece çapkın ve sorumsuz bir metropol bekarı, Ayperi ise dediğim dedik bir Antepli köylü kızı olduğu için ikisi sürekli kavga etmeye başlarlar. Ama birbirlerinden hiç haz etmeyen bu iki inatçı keçinin bilmedikleri bir şey vardır. Kaderleri bundan kırk küsur yıl önce Kıbrıs Savaşı'nda yazılmıştır. Ayperi'nin dedesi Asım Onbaşı, Kaan'ın dedesi Emin Ağa'nın hayatını kurtarmak için bir kurşunun önüne atlamış, Emin Ağa’ya büyük bir vicdan borcu yüklemiştir. Kaan’ın Antepli bir Ağa olan dedesi, Asım Ağa’nın torununu kendi torununa almaya ant içmiştir. Dedeleri onların nasibini kertmiştir lakin bizimkiler kanlarıyla canlarıyla bu nasibe karşı dururlar. Ama ikisinin de karşı duramadığı tek bir şey vardır. Kaan’ın tatlı mı tatlı, dokuz aylık kızı Sue Ellen.

Kayserili, geleneksel, gittikçe zenginleşen bir aile olan Çınar Ilgaz'ın ailesiyle İstanbullu, sosyetik ve gittikçe maddiyatını kaybeden bir aile olan Lale Taşkıran'ın ailesinin birbirleriyle savaşını ve ikilinin aşkını anlatır. Ayrıca Lale'nin kız kardeşi Yeşim'in Çınar'a olan karşılıksız aşkı ve entrikalarını da atlamamak gerektir. Daha sonra Lale karakterinin yerine Toprak karakteri gelmiştir ve Yeşim'in entrikaları devam etmiştir. Toprak karakterini gelmesiyle birlikte hikâyede hareketlenme olmuş, Toprak'ın çektiği acılar ön plana çıkmıştır. Yeşim karakterinin diziden ayrılmasından sonra Azra karakteri diziye dahil olmuş; Zümrüt Taşkıran, kızları için intikam oyununa başlamıştır.

Servet Sultan, son derece iddiasız görünümüne rağmen düşünceli, kibar, duygulu ve de iyi bir pasta ustasıdır. Buse Beliz ise güzel, alımlı, havalı, şöhrete doymuş, ülkenin en ünlü fotomodellerinden biri. Sıradan bir yaşam süren bu pasta ustasının hayatı, Buse Beliz'in karşı dairesine taşınmasıyla altüst olur.
Görsel yokHerkesin Serçe diye çağırdığı bir doktor kızı olan Mine ve Erzincanlı muhafazakar bir ailenin Amerika'da okuyan oğulları Doğu'nun yaşanmış hikayeleri. Çocukluktan beri arkadaş olan Doğu, Devrim, Demir ve Funda Doğu'nun Amerikan'dan dönüşünü kutlamak üzere bir parti tertip ederler. Güzel başlayan parti ilerledikçe, tatsız gelişmeler yaşanır. Demir aşık olduğu Funda'ya evlenme teklifinde bulunmayı düşünürken, Funda'dan hiç beklemediği tepkiler alır. Doğu ise hiç ummadığı bir anda tüm yaralarını saracak Mine yani Serçe'ye rastlar.

Polat Alemdar, kendisine verilen görevi başarıyla yerine getirip Türkiye'deki mafyanın tepesinde bulunan Kurtlar Konseyi'ni çökertmiş ve Türkiye'deki mafya yapılanmasının sonunu getirmiştir. Bu görevi layığıyla yerine getirdikten sonra Kamu Güvenliği Teşkilatı'nın (KGT) başına geçer ve devlet adına önemli operasyonlarda bulunmak için harekete geçer. Ancak yeni misyonu daha derin ve tehlikelidir.

Otuzlu yaşlarını süren bekar ve evlenmek isteyen kadınların dizisi. "Kadın Her Zaman Haklıdır" adlı dizide kadınların nasıl “her zaman haklı” olduklarına ve saltanatlarını nasıl sürdürdüklerine tanık olacağız.

Zafer coşkusu içinde, İzmir sokakları 'Yaşasın Gazi, Yaşasın Ordu, Yaşasın Büyük Millet Meclisi' sesleriyle inlemektedir. İzmir`deki evi, Başkumandanlık Karargahı olarak kullanılan Latife Hanım`ın Mustafa Kemal`e olan hayranlığı her geçen gün artmaktadır. Bu arada, Zübeyde Hanım, oğluna ilgi duyan bu İzmirli genç hanımla tanışmak ister. Latife Hanım, İzmir`e gelecek olan Mustafa Kemal`in annesini evinde ağırlamak için ısrar etmektedir. Çankaya Köşkü`nde Zübeyde Hanım`a ve Mustafa Kemal`in Doğu Cephesindeyken evlat edindiği küçük Abdürrahim`e bakan Fikriye Hanım`ın rahatsızlığı ilerlemekte, ancak kendisi bunu özellikle ölesiye sevdiği Mustafa Kemal`e belli etmemeye çalışmaktadır. Çankaya Köşkü`nde bir dost toplantısında piyano çalarken öksürük krizine tutulan Fikriye Hanım, hiç istemediği halde Münih`te bir sanatoryuma gönderilir. Bütün bunlar olurken işgalcilere karşı savaş da bütün hızıyla sürmektedir.