İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

14 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, dekoratif tasarımcı. 3 Nisan 1964, Ankara doğumlu. Anadolu Üniversitesi AÖF mezunu. Ankara Sanat Tiyatrosunda uzun yıllar görev yaptı.. Hakan Salınmış, tiyatro oyunculuğu yanı sıra, 1993 yılından itibaren birçok film ve dizide rol aldı. İlk olarak Ferhunde Hanımlar dizisi ile ekranlara geldi ve bu dizideki rolüyle tanındı. Muhteşem Yüzyıl Kösem, Şeref Meselesi, Sevdaluk, Çocuklar Duymasın, Deniz Yıldızı, Yalancı Yarim, Aliye ve Bizim Evin Halleri dizilerinde rol almıştır. Hakan Salınmış, her aldığı son projelerden 2016-12017’de Vatanım Sensin dizisinde Eşref karakterine hayat verdi, 2018’de Tek Yürek dizisinde Belediye Başkanı olarak yer aldı. 2020’de Ramo dizisinde Süleyman karakterini canlandırdı, ayı yıl Arıza ve İyi Günde Kötü Günde dizilerinin kadrolarında yer aldı. Yeni projelerde yer almaya devam ediyor.

Geleneksel bir aileden gelen ve İstanbul’da kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan Pınar, bir gıda firmasında marka müdür yardımcısı olarak çalışır. Dışarıdan güçlü ve kararlı görünen Pınar, iç dünyasındaysa aşkı, terfiyi ve kendi benliğini arar.

Hırçın dalgalarla, dinmez fırtınalarla mücadele etmeye alışmış insanların coğrafyasında, ayakları üzerinde dimdik duran, tüm duygusallığı, dirayeti ve direnci ile bir kadının ve Karadeniz’in fırtınalarıyla yarışan, dalgalarıyla boğuşan “sevdasına” tutkun bir erkeğin hikâyesi etkili bir senaryo eşliğinde ekranlara geliyor… Can düşmanı iki ailenin bitmeyen savaşının ortasında kendini bulan bir yabancının gözünden; dağların, denizin ve insan ruhunun iniş çıkışları anlatılıyor…

Sevdiği kadını ve ailesini geride bırakıp askere giden genç bir adam. Geri döndüğünde onu zalim bir adama dönüştüren beklenmedik olaylarla karşılaşır.

Bir zamanlar sadece karaya vuran dalgaların seslerinin yükseldiği Çamlıkıyı'da; Ali, Defne ve Ozan üçgeninde; çevredeki herkesi de içine alarak sürükleyecek, geri dönüşü olmayan hareketli günlerin ve tutkulu aşkların yaşanması, sırların ve aile ilişkilerinin ortalığa dökülmesi artık kaçınılmazdır.’

Halil ve İbrahim, babalarının vasiyetini gerçekleştirmek üzere bir yolculuğa çıkar. Yüzyıllardır anlatılan kadim Anadolu hikâyeleriyle bezeli bu yolculuk esnasında babalarının geçmişi ve kendileri hakkında pek çok şey öğreneceklerdir.

Fırat Bulut, İstanbul Adliyesi'nde görevli bir cumhuriyet savcısıdır. Başarılı bir savcı olan Fırat, eşi Zeynep ve beş yaşındaki kızı Nazlı'yla mutlu bir hayat yaşar. Ancak bir gün uyandığında son dört ayda olanları hiçbir şekilde hatırlamadan kendisini cezaevinde bulur. En son anısı, kızının doğum gününü kutladığı gecedir. Şok ve dehşet içinde, karısını ve kızını öldürmekle suçlandığını fark eder. İkinci duruşması yaklaşmaktadır ve müebbet cezasına çarptırılmıştır. Karısını ve kızını gerçekten öldürmüş müdür? Cumhuriyet savcısı Fırat Bulut’un hapsedilmesinden önce araştırdığı en son dava, ülkenin en önce gelen ailelerinden olan Yesarilerin halefleri olan ikiz kardeşlerden, Barış Yesari'nin davasıdır. Barış Yesari'nin evinde bir genç kız öldürülmüştür. Hafızası geçici olarak mı yoksa sonsuza dek mi kaybolmuştur teşhis konulamayan Fırat Bulut, masumiyetini kanıtlamak için hem hatırlamak, hem hayatta kalmak hem de cezaevinden kaçmak zorundadır.

Kanada’da yaşayan Halit, eşini kaybettikten sonra, kızı Deniz ve oğlu Rüzgar’la yapayalnız kalır. Buz hokeyi koçluğu yaptığı takımda bir oyuncusuyla yaşadığı bir olay kariyerinin son bulmasına neden olur. Çocuklarıyla İstanbul’a, babasından kalma evlerine geri döner. Tam bu sırada, semtinin Belediye Başkanıyla tesadüfen karşılaşır ve bu vesileyle de buz pistinden haberdar olur. Başkan vizyon sahibi, spora düşkün girişimci bir kişidir. Yıllar önce buz pistini kurmuş, ‘Geri Dönüşüm’ projesi kapsamında insanları paten yapmaya teşvik etmek istemiştir. Şimdi bu mekanda daha büyük işler yapma vakti gelmiştir. Bu güzel tesadüf Halit’e yeni bir fırsat verir, bir buz hokeyi takımı kuracaktır ama kiminle?

Vedat, karısı Hatice, annesi Hayriye ve üç tane erkek evladıyla otuz yıldır aynı çiftlikte yaşamaktadır. Ortanca oğulları Umut, bir kaç yıl önce daha merkezi bir yere taşınmıştır ama sık sık ailesini ziyarete gelir. Kardeşlerin en küçüğü Mutlu dışında hepsi ekmeklerini eline almıştır. Oğullarıyla gurur duyan Vedat, bu çiftlikte sakin ve huzurlu bir yaşam sürmektedir. Burcu, iş adamı Tayfun Olgun’un fazlaca şımartılmış tek kızıdır. Kredi kartını sihirli değnek sanan Burcu’nun bir insanın hayal edebileceğinden daha lüks bir yaşamı vardır. Derken Tayfun, bir yolsuzluk suçlaması yüzünden yurt dışına kaçar. Böylelikle Burcu’nun yolu Aslan ailesiyle kesişir çünkü soruşturmayı yöneten komiser, evin iki numaralı oğlu Murat Aslan’dır. Bir akşam Aslan ailesi tüm neşesiyle bahçede otururken Burcu çıkagelir. Çiftliğin boşaltılmasını ister. Vedat ve Hayriye dışında kimse bu kızın ne dediğini anlamamıştır. Zira Vedat’ın, Tayfun ile yıllar önceye dayanan bir sırrı vardır ve bundan ailesinin haberi yoktur.

Azize üç çocuğu ve kayınvalidesi ile zorlu bir mücadelenin içinde bulur kendini... Canından çok sevdiği kocası Cevdet'in yokluğuyla ve savaş yıllarının zorluklarıyla mücadele ederek yetiştirir çocuklarını. 1919 yılında, Yıldız (Pınar Deniz) güzeller güzeli, gözü yükseklerde bir genç kız, Hilal ise memleket sevdalısı mücadeleci bir genç kız olmuştur. Ali Kemal ise gönlündeki aşk acısıyla ve kendisine dair öğrendiği hazin sırla yaşamaya çalışan serseri bir mayın gibidir. Azize her birinin dertleriyle uğraşmaya çalışırken, İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edileceği haberi ile sarsılırlar. Oysa bu işgal onlara yıllar önce kaybettikleri birini geri getirecektir. Ama hiç ummadıkları bir şekilde...

Babasının ani ölümüyle tahta çıkan Sultan Ahmed kendini başka bir dünyada bulur; savaşlar, entrikalar, devlet yönetimi... Ama bir gün bir tablo görmesiyle hayatına bir kadın girer: Kösem Sultan. İlk başlarda tahtın ağırlığında ezilse de yavaş yavaş işlerin farkına varacaktır. Kösem Sultan ise saraya gelmesiyle birlikte artık kendisine bekleyen hayatın ilk adımını atacaktır. O da işlerin farkına vardıktan sonra kendini saray entrikalarında ve taht kavgalarında bulacaktır. Eşinin ani ölümünden sonra zorlu bir hayat onu beklemektedir. İki çocuğunun ve torununun saltanatlarını görecek, Osmanlı İmparatorluğu'nun en kudretli valide sultanı olacak, deyim yerindeyse devleti o idare edecektir. Ne yazık ki en sonunda da kendisi saray entrikalarına kurban gidecektir.

Çamlıhemşin’in Şenyuva Köyü, her yıl düzenlenen müzik festivalinin heyecanı içindedir. Bir yandan Ali İhsan’ın dedesine hürmeten köye dikilen heykelinin açılışı, bir yandan festivalin organizasyon hazırlığı Şenyuva’nın durağanlığını bozarken, Muhtar’ın eşi Hilmiye, kavuşamamış iki eski sevdalı Ali İhsan ve Adalet’i bir araya getirmek için ant içer.
Görsel yokBağcıoğulları ile Çıkrıkçıoğulları Ürgüp’ün birbirine düşman iki köklü ailesidir. Her iki ailenin reisi de kendi fertlerinin mutluğu için fedakarlık yapmaktan çekinmez. Çıkrıkçıoğullarının en küçük kızı Gülüm'ün nişanı ve Bağcıoğulları'ndan Mesut’un sünnet töreni aynı düğün salonunda aynı günde kesişince, birbirine düşman iki aileyi de memnun edecek bir çözüm arınır. Bu çözüm yeni olayların başlangıcına da gebedir.

Tarık Tekelioğlu yurt dışında okumak yerine ailesini kandırıp ralliye merak sarmıştır. İtalya'da Alfonso olarak bilinir ve babası bunu öğrenince tüm haklarını elinden alır, yurt dışına çıkışını yasaklar. Mahkeme, sigortalı bir işte çalışma şartı koyunca ilk gördüğü ilanla iş için başvurduğu evde şoförlük yapmaya başlar. Naz, evin şımarık kızıdır, ne yapar ne eder fakat Tarık'ı bir türlü kovamaz. Zamanla nefret yerini aşka bırakır ve aralarında güçlü bir aşk doğar.
Görsel yokİşini evine taşıyan ve ortağından ayrılan Murat, yeni bir hayatın düşlerini kurarken birdenbire kendini 4. kocasını terk eden ablası, yeğeni, eniştesi, eski ortağı, ortağının kızgın eşi, yeni komşular ve bir türlü peşini bırakmayan eski öğrenciler karşısında buluverir. Hayatı karmaşıklaşmış ve kalabalıklaşmış ama eğlenceli de bir hal almıştır.